Gayri Ciddi Durumlar

Beni çok sıkan gayrı ciddi durumlarım var son günlerde! Bunaltan, kasan, çıldırma noktasına getirip bırakan durumlar. Bozuğum kısacası. Nelere mi? Buyurun: Egosu tavan yapmış da kat çıkmaya çalışanlara, Kendini bir halt sananlara, Her konuda söyleyecek sözü, anlatacak anısı olanlara, Telefon konuşmalarını ve watsap mesajlarını uzun tutanlara, Facebook’ta, İnstagram’da ota b*ka, her şeye yorum yazanlara, Sosyal […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Savruk Düşünceler – 5

Feminist yağmacılık Tatil yeridir deyu, sıcak olur deyu, şems siperlikli bir serpuş almaklı oldum. Siperi hayli geniş. Şemsiye niyetine bile kullanılabilir. Tezgâhtar kız muzip muzip gülümsedi ama hikmetini anlayamadım. Bekliyorum, ne diyecek diye… Sonunda “beyefendi, bu tür şapkaları daha çok kadınlar kullanıyor ama seçtiğiniz renk erkeklerce kullanılan bir renk olduğu için siz de kullanabilirsiniz!” Anlaşıldı. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kuruyan Ağaç

Kumla yazılmışım sanki yüreğine Bir yağmurda silineninden hem de Sadece sadakatin ıslaklıkları kalır Tüm bedeni boğanından hem de Oysa biz tohum ekmemiştik, Dikmiştik fidanımızı.. En yeşilinden en duygulusundan hem de Nice sonbaharlar gördük oysaki Süzüldü yeşil yapraklarımız toprağa Ama tazelendik hep, Ferah okyanus sularıyla hem de Fidan ağaç olmuştu oysaki Yemyeşil meyve vermeye Hazır… Peki […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Öğretmenim

Kardelen misali cehalet delen Tebessüm yüzünde yanıma gelen En zor anlarımda halimi bilen Canda can dediğim öğretmenim sen              Anam babam gibi sevgi dolusun              Karanlığın ışık aydın yolusun  Konu tekrarıydı sorular sordun Anlamadım dedim üstünde durdun Gece gündüz demez kendini yordun Canda can dediğim öğretmenim sen                 Irmak ırmak akan bilgi selisin                 Meşakkat […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Fikir Bahçem

Sevinç gözyaşlarıyla ıslansa düşüncelerim. Yüzünün kalbinin sıcaklığıyla tomurcuklar açıverse kurak fikir bahçemde. Etrafımda dolaşan haşereleri aşk ilacı ile temizlesem, bir sürü farklı renkte çiçekler açan sevgi dallarım olsa… Yaz sıcaklarında tatlı suların ve hoş nefesinle serinlesem. Kışın keskin soğuklarında sıcacık kalbinle sımsıkı sarmalasan beni. Fikir bahçelerinin yaz,kış sevgi çiçeği açan tek fidanı ben olsam… ÇOCUK […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Gördüm, Bendim

Gördüm, çünkü bendim Yalnızlığın, çaresizliğin ve bilinmezliğin Ve ayyaş bir terk edilmişliğin Rüzgârıyla kavrulan Bendim, kupkuru elleriyle Yarım pabuçlarını yürüten Kirli sarı kazağıyla, kışa inat Mendil satan çocuğun sümüğü Bendim Parça parça paltosunu sürükleyen Çorapları dizine değin çekilmiş Üç dişi olmayan, çöp karıştıran adamın Aç karnı Yine bendim Göğüsleri yeni yeten On yedisinde karı diye […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kadın Olmak

Kadın olmak büyük bir denge işidir aslında. Dengenin bir an bozulması akla hayale gelmeyecek sonuçları çıkarıverir karşımıza bir saniye bile beklemeden. Herkes kadından bir şeyler bekler: Terbiyeli, söz dinleyen bir kız çocuğu, eve geldiğinde yemek yapan, evi düzenleyen ve daima anlayışlı olması beklenen bir eş, çocuğu için tek sorumluluk onunmuş gibi bütün ayrıntıları düşünmek zorunda […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yitik Hayatlar

Hayatı elinden alınmış bir adamın umarsızlığıyla yürüdüm tüm gün. Tepemdeki kızgın güneş Tanrının da beni terk ettiğinin işareti sayılabilir miydi? Evet, bir şeyler kaybetmiştim. İnanç mı, umut mu yoksa; sadakat miydi beni terk edip giden… İş makinelerinin çıkardığı gürültü ve toz içerisinde dar bir patikadan istasyona yürürken insanlar, konuşup yürüyen anlamsız biblolar gibi görünüyordu. Herkesin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Benim…

Bizi sürgün edәnin yurdu yıxılsın, Vәtәndәn ayrıldi millәtim bәnim. Alışsın od kimi, yansın, yaxılsın Açılmamış soldi güllәrim bәnim.     Vәtәndәn sürüldüm qürbәtә getdim, Ayırdın gohumdan, hәsrәtlux çekdim, Ağladım, sızladım, qöz yaşı tökdüm Çox ağır qeçmişdür qünlәrim bәnim.     Hәsrәtim Vәtәnә, әlim yetmiyer, Piyada getmәya dizim dutmiyer Yürәk tayanmiyer, daha etmiyer, Gözümdәn axiyer sellәrim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çoruh’a Ağıt

Bu kaçıncı oldu, uslanmaz mısın? Suların yerlere çalınsın Çoruh! Yârin yüreğine yaslanmaz mısın? Seninde yüreğin alınsın Çoruh!  Artvin yetmedi mi başka illerden,  Taze fidanları büyüyen yerden…  Kırdın buduyorsun bilmedin halden,  Kıydın onca cana bilinsin Çoruh! Evladımı aldın geri vermedin, Mezarı çok gördün, halim görmedin. Şu bayramda olsun yaram sarmadın, Sana bedduayla gelinsin Çoruh! Nice bahar […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Öleceğim

Çıkmış da birileri, aslımı unutmam için, Plan proje yapıp, duruyormuş duydum ki, Oyunlar oynanır, ülkümü bırakmam için, Cehalet hırkasın söküp, oyunu böleceğim, Ben Türküm Türk doğmuşum, Türk diye öleceğim. Aramızda yaşayan çok hainler olsa da, Sabır kabı karası hiddetimle dolsa da, Tespih taşı sayısı on altıda dursa da, Her şeyi ortaya döküp, gerçeği bileceğim, Ben […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Neyidux, Neoldux, Neolacaux

İnsanlar, düşüncelerini, duygularını, isteklerini konuştuğu dilden yararlanarak paylaşır. Bu yönüyle dil, öz kültürün ve kimliğin oluşmasında önemli bir rol oynar. Kültürel ve sanatsal etkinlikler dille gerçekleşir ve kuşaktan kuşağa yine dille aktarılır. Hiçbir dil tarihi süreç içerisinde değişmeden kullanılamaz. Konuşulan dil zamana ve dilin konuşulduğu coğrafyaya bağlı kalarak değişikliklere uğrar. Ahıskalıların kullandıkları dil, bir ağız […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Siz Nerenin Axısxalisisız

Kafkas Üniversitesi, Çağdaş Türk Lehçeleri bölümünün Ekim 2015’te düzenlediği Azerbaycanşinaslık sempozyumu bitti. Katılabildiğim oturumların birinde süregelen tartışmalardan biri yenilendi. Azerbaycan Türklerine “Azeri” deyince artık kızıyorlar. Kendilerine “Azerbaycanlı” denilmesini istiyorlar. Azerbaycan’dan bir hanımefendi verdi veriştirdi. Bizimkileri cahil olmakla suçladı. Dediğine göre 13. asırda bugünkü Azerbaycan arazisinde “Azeri” adlı Fars kökenli bir halk yaşarmış. O halk, adını […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıska: Kaçkın Türklerin Haykırışı

AÇIKLAMA: Bu yazı Seeddin Hürüşanoğlu’nun “Gaçkın Türklerin Harayı” [Kaçkın Türklerin Haykırışı] başlıklı makalesidir. Makale, 1990 yılında, Azerbaycan’da Diderginler [Kaçkınlar] 1918-20, 1948-52, 1988-89. Baku: Genclik, adlı kitabın 212-230. sayfaları arasında yayınlanmış ve oradan alınarak yayınlanmıştır. Bu yazı, Sovyetler Birliği’nin henüz dağıldığı ve Ahıskalılara Özbekistan’ın Fergana kentinde yaşatılan katliamın hemen akabinde yazılmış, olayları sıcağı sıcağına anlatan ilk elden bir […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Röportaj: Ahıska Araştırmaları Üzerine

Dr. Fadime Tosik Dinç ile Röportaj: Ahıska, bugün Gürcistan sınırları içinde kalmış olan tarihi bir Türk yurdudur. Stratejik bir bölgedir ve böyle olduğu için de sık sık işgallere maruz kalmıştır. Son işgalci Rusya yaman çıktı: İşgalle yetinmedi, bölgenin nüfus yapısını değiştirmek için büyük katliamlar yaptı, insanları 1829’dan itibaren sürgüne gönderdi, kültürel soykırım yaptı. Kalanları, bir […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yine Yeni Bir Yıl

Öğrencilerin gözlerinde büyük bir heyecan velilerin meraklı, kuşkucu, kaygılı ve bir o kadar da heyecanlı bakışları Diğer taraftan koca bir yazı öğrencilerine özlemle geçirmiş, bu işe gönülden bağlı bir okul dolusu eğitim neferi Öğretmenlik nasıl bir mesleksin sen? Bir yüreğe girdiğin zaman hiç çıkmazsın binlerce minicik yürekte taht kurarsın, her yıl yenidünyalarla tanışır sen hiç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Köy Enstitülü Öğretmen Olmak Onurumdur

Sene 1947. Onyedi yaşımda Ladik Akpınar Köy Enstitüsünü bitirdim. Tahta bavulumu elime alıp, tayin olduğum köye gitmek için yola koyulmak üzereyken heyecanım sonsuzdu. Dış kapının önüne sıralanmış ailemin ellerini büyükten küçüğe doğru öptüğümde, hiç kimsenin beni yolcu ederken ağladığını görmedim. Yalnız, içlerinde benim bir küçüğüm olan kız kardeşimin yanaklarını öptüğümde dudaklarımı gözyaşları ıslattı. Başını yere […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çetin ALTAN’ın Ardından

22 Ekim 2015 O’nu, en önce Milliyet’teki, sonra Akşam’daki “Taş” Köşesi’den okumaya adım attık, İlk Lise Yıllarımız’da… Her yazısı ayrı bir lezzet, ayrı bir derinlik, ayrı bir ve bıçkın mı bıçkın, efelenmeydi… Sevgili İlhan Selçuk’un Cumhuriyet Gazetesi’ndeki, Pencere Köşesi’ndeki yazıları gibi… Her sabah heyecan içinde, “Acaba ne demişler?” diye, bakar, yazdıklarını, siler süpürür, hatmederdik, Köşeleri’ndeki […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bilim ve Üniversitelerimiz

Üniversiteler meslek yüksek liseleri değillerdir. Üniversitelerin birincil amacı mezunlarını meslek sahibi yapmak değildir. İnsan meslek lisesine giderek ya da usta çırak ilişkisi içerisinde bir meslek sahibi olabilir. Üniversitelerin asıl amacı bilimsel bilgi üreterek bilimsel gelişimi sağlamaktır. Bunun gerçekleştirilebilmesi için bilim insanı yetiştirebilmek gerekir. Üniversitelerde eğitim gören gençlerin bilime hevesli, bilimsel ahlaka uygun, zeki ve çalışkan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçe Dersi (1 – 8. Sınıflar) Öğretim Programı Hakkında Mütalaa

“Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, onurlu, yüksek bir topluluk biçiminde yaşatır ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa götürür.” Atatürk Şu an klavyenin tuşlarına basarken neler yazacağımı kestiremiyorum. Kendimi bırakıp içimden gelenleri yazmaya karar verdim. Eskiden eleştirel bir yazı kalem alırken ister istemez kendimi dizginliyordum. Bu dizginleme bazılarından korktuğum içim değil, karşıdaki insanların emeğine […]

Yazının devamı İçin tıklayınız