Akademik Yetkinlik-Yozlaşma İkileminde Âli’ye Mektuplar

“Bu hayatta insanın amacı nedir?”   İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik bu olsa gerek. Soru sorabiliyoruz. Sorulara verebildiğimiz yanıtlar kadar mutlu oluyoruz. Sahi insan yeryüzünde mutlu olmak için uğraş vermiyor mu? Bütün çabamız mutlu olmak değil mi? Okuduğumuz kitaplar, tükettiğimiz yiyecekler, harcadığımız zaman hep mutluluğa bir adım atmak için değil mi? Yaşamımızda bizi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

İtalya’ya Seyahat

Daha önceki gezi yazılarımda da söylemişimdir özellikle yurtdışında gerçekleştirilen sempozyumlar, kongreler bilimselliğinden çok gezi gözlem olanağı verdiği için anlamlıdır, önemlidir. Geçen yıl bu zamanlar İtalya’ya sempozyuma gitmeye niyet ettik. Sempozyum şimdiye kadar gittiğimiz yurtdışı etkinliklerin en berbatıydı. Bu konu ayrıca ayrıntılı bir şekilde ele alınması ve eleştirilmesi gereken bir konudur. Fakat burada bir iki cümle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Eğik El Yazısı Üzerine

Eğik el yazısı üzerine söylenmesi gerekenleri Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz net olarak söylemiş. Ne demiş bir dinleyelim sonra sorunun kökenini irdeleyelim: “Eğik yazıya geçersek evlatlarımız daha iyi düşünür, daha güzel yazar. Güzel yazı kişinin karakterini gösterir, çocuk üzerinde ayrı bir pozitif imaj bırakır. İyi bir şey güzel yazmak. Herkes hat yazamaz ama güzel hat […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçe Dersi (1-8) Öğretim Programı Hakkında Mütalaa – 2

Öncelikle bu dergide yazı yazmanın ve yazdıklarımın geniş kitlelere ulaşmasının beni çok mutlu ettiğini belirtmek isterim. Kalemimizden salt bilimsel yazı yazmanın sizi dizginleyen özelliğinden azade ama hedef kitlenin de az biraz bilgi almasını sağlayacak akademimsi yazılar çıkmasından belki de bu mutluluk. Akademik teşvik yalancı memesinin bizi nitelik açısından kısırlaştıran, sığlaştıran ve dahi papağanlaştıran yanına inat […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bakü: 82. Vilayet

Yazının başlığının politik bir içerik taşımadığını tamamen hissi olduğunu belirtmek isterim. Zira duygularınız sizi böyle bir yola sevk ediyor. Havaalanından iner inmez kendinizi Türkiye’de gibi hissetmemeniz için hiç bir neden yok. Türkiye’den farklı yanları belki de yaşanan coğrafyayla doğrudan ilintili pek çok yanları da var. Yazının kim bilir yazılış gayesi de budur. Gezi yazılarını birkaç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçeye Hizmet Eden En Büyük Türk: Atatürk

“Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Ulu Önder, bütün yaşamı boyunca bağımsızlık düşüncesini her anlamıyla benimsemiş ve bunu çocukluğundan ölümüne kadar bütün eylemlerinin odak noktası durumuna getirmiştir. Kurduğu Cumhuriyetin hamuru da tam bağımsızlık ilkesiyle yoğrulmuştur. Yeni Cumhuriyetin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

İlkokuma Yazma Metinlerinde Vatan Kavramı

Vatan sözcüğü ne dereceye kadar soyut bir sözcüktür? Somutlaştırılmak istense, okuma yazmayı yeni öğrenen çocuklara vatan kavramı aşılanmaya çalışılsa nasıl bir yol izlenmeli? Hangi metinlerle öğretilirse çocuk bu kavramı içselleştirir? Bunların hiç birini dert etmeyip çok soyut bir kavram çocuk öğrenecek de ne olacak demek mi gerekir acaba? Bu cümleden hareketle yeni programı hazırlayanlar da böyle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Prof. Dr. Namık Kemal Şahbaz’ın Yazıları

Prof. Dr. NAMIK KEMAL ŞAHBAZ 9 Mart 1974 tarihinde İskenderun’da doğdu. İlköğrenimini Mut / Ballı Köyü İlkokulunda, lise öğrenimini Düziçi Öğretmen Lisesinde tamamladı. 1991 yılında girmiş olduğu İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümünden 1995′te mezun oldu. 1995-1997 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında Türkçe öğretmenliği yaptı. 1997 (Aralık)-1999 yıllarında […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

1.59 Dakika Saygı Duruşu Ve İstiklal Marşı Üzerine Bir Çözümleme

Giriş Bundan 91 yıl önce 23 Nisan 1920’ de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır. 1920 yazı içinde ülke topraklarının büyük bir bölümü işgal altındadır. Ankara düzenli bir ordu kurma çalışmaları içindedir. İstanbul Hükümeti Mondros Ateşkes hükümleri gereğince orduyu terhis etmiştir. Yeni bir ordu kurma çalışmalarında ise sayısız güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Meclis hükümeti yeni bir ordu kurarken […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Bir Sürgün” Romanı Ve Tıpta Denklik Sınavı

Başlangıçta yazının başlığına bakan bir okuyucu, “Ne ilgisi var? 1937 yılında kaleme alınan bir romanla günümüzde yapılan bir sınavla nasıl bir ilişki kurulabilir? Bu kadar da zorlama olamaz” deyip yazıyı okumayabilir. Eğer böyle bir yolu tercih ederse bir okuyucu, çok şey kaybedeceğini yazının sonunda anlayacaktır. Yakup Kadri, sanatçı kimliğinin ilk döneminde benimsediği, “sanat şahsî ve […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Millî Eğitim Bakanlığının Yeni Görevleri Üzerine Birkaç Söz

Bu yazıyla herkesin bildiği üzere, 25 Ağustos 2011 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilen ve 14 Eylül 2011 tarihinde, 28054 numaralı Resmî Gazete’de yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin “Görevler” başlığı altında yer alan ilk maddesi hakkında birkaç kelam etmektir. Kelam sözcüğünü bilinçli kullandım. Zira, “Mecliste arif ol kelamı dinle / El […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Zindanda Uçmak

NOT: Bu yazı, Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü 3. sınıf yazma eğitimi dersinde yuvarlık masa yazarlığı yöntemine bağlı olarak 10 dakikada yazılmıştır. Ben yazının sadece ilk cümlesini (Ben, bugün bir kuş gördüm.) verdim. Her öğrenciye 1 dakikalık yazma süresi verilmiştir. Bir dakikalık sürede, öğrenciler yazdıklarını diğer arkadaşına devretmiştir. Yrd. Doç. Dr. Namık Kemal […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos, 29 Ekim…

Yukarıda sadece gün ve ayları yazılı dört tarihin bugün Türkiye’de yaşayan pek çok insan için bir anlamı vardır. Söz konusu tarihler, 100 yıl sonraki çocuklarımız için bir şeyler ifade eder mi? Bu tarihlerin gelecek nesiller için anlamı iki düzlemde ifade bulacaktır kanımca: Birincisi “Ah o tarihler yok mu o tarihler, keşke o tarihlerde yaşananların anlamını […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk Döneminde Psikoloji Öğretimi

Eğitim kurumlarımız arasında önemli bir yere sahip olan liselerde (ortaokullar dâhil) -Atatürk Dönemi (1923-1938) ‘nde- psikoloji derslerinin tarihçesine, derslerin haftada kaç saat, nasıl, hangi kaynaklara bağlı olarak işlendiğine geçmeden önce “psikoloji” teriminin günümüz verilerine göre geniş bir özetini vermenin yararlı olacağı kanısındayım. Psikoloji Nedir? İnsan ve hayvan davranışlarıyla ve bilişsel süreçleriyle ilgilenen psikoloji biliminin 125 […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk Döneminde Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimi-1

Dili, en genel biçimde, insanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma olarak tanımlamak mümkündür. Ana dili ise, insanın çocukken anasından, evindekilerden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dildir[1]. Ana dilimiz Türkçenin ve onun durulanmış sözcükleriyle meydana gelmiş olan edebiyatımızın örgün eğitim kurumlarında öğretiminin tarihsel bir öyküsü vardır Bu çalışmanın amacı, bu öykünün […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk Döneminde Türkçe ve Türk Dili Edebiyatı Öğretimi-2

ATATÜRK DÖNEMİ (1923-1938) ORTAOKULLARDA TÜRKÇE VE LİSELERDE TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETİMİ – 2 2. Liselerde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretiminin Gelişimi  Liselerde Türk dili ve edebiyatı öğretimini, ortaokullarda Türkçe öğretiminde olduğu gibi, iki bölüm hâlinde ele alacağız: 2.1. Yazı devrimi öncesi Türk dili ve edebiyatı öğretimi ve 2.2. Yazı devrimi sonrası Türk dili ve […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Amerika’dan Notlar 1

Amerika… Pek çok insanın gelmek istediği bir ülke. Hayaller ülkesi, pek çok filme, pek çok edebî metne konu olmuş ülke. En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim o kadar da önemsenecek düzeyde bir ülke değil. Dil ve İnsan Dil, insanın üzerindeki en korunaklı elbise bence. Kendinizi güvende hissetmenin temel ögesi. Varlığınızın olmazsa olmaz ön koşulu. Ne […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk Döneminde Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimi -3

3. EDEBİYAT EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ ÜZERİNE SÜRELİ YAYINLARDAKİ ELEŞTİRİLER 1923-38 yılları arasında süreli yayınlarda edebiyatçıların, eğitimcilerin, Türkçe, edebiyat, Türk dili ve bu konuların öğretimi üzerine eleştirilerine sıkça rastlamak mümkündür. Konumuz kapsamında bu eleştirilerin daha çok eğitim-öğretimle ilgili yönlerini sunmanın yararlı olacağı kanısındayız. Hızrırrahman Raşit Öymen’in kaleme aldığı, “Bizde Orta Öğretimin Verimi ve Çalışma Yolu[1]” adlı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Amerika’dan Notlar 2

Üniversitede Yaşam Amerika’da benim kaldığım yere küçük büyük bir kasaba demek mümkün. Çünkü yaklaşık 40 bin nüfusu var. Bu şekilde yerleşim birimleri çok. Neredeyse her yerleşim biriminde de üniversite mevcut. Binghamton’da üniversite (Binghamton Üniversitesi) New York Eyalet Üniversitesine bağlı. Binghamton Üniversitesi 1940’lı yıllarda kurulmuş. O yıllarda yerleşkenin özellikleri belirlenmiş. İnternetten haritalara baktığınızda üniversitenin yerleşkesinin beyin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Erasmus Öğretim Üyeliği ve Duisburg’da Türkçe Eğitimi

Geçmiş yıllarda, üniversitede değişik ortamlarda öğretim üyesi arkadaşlarla sohbet ederken arkadaşların bazıları, yurt dışına gittiğini, orada ders anlattığı söylerdi. Bu konuşmalar, geçen yıla kadar pek ilgilimi çekmezdi, önemsemezdim. Geçen yıl, -ABD’den dönüşte- kendi dünyamızdan farklı dünyaların olduğu, başka başka yaşam tarzlarının başka başka mekânlarda gerçekleştiğini daha belirgin hissetmeye başladım. İnsanlara salt insan olarak bakabilme becerisinin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Moskova’dan Helsinki’ye

Uluslararası bilimsel toplantıların -ülke dışında yapılanlarının- en önemli işlevi, o toplantıya katılan bilim insanların gittikleri ülkeler hakkındaki gözlemlerinin paylaşımıdır kanımca. Nicelik olarak (713 kabul edilen bildiri vardı) oldukça kapsamlı, V. European Conference on Social and Behavioral Sciences 11-14 Eylül 2014 tarihinde St Petersburg’da yapıldı. Bilimsel toplantının niteliğine ilişkin niceliğiyle paralel şeyler söylemek mümkün değil. Zira […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Tupikçe Eğitiminde Doçentlik Sınavı Ya Da Etik Üzerine Güzelleme

Tupik dili ve edebiyatı eğitimi aldım üniversitede. Ardından Tupik dili ve edebiyatı öğretmeni oldum. Hem Tupikçeyi hem de mesleğimi seviyordum. Tupikiye’nin en ücra yerlerinde Tupikçeyi sonradan öğrenen öğrencilerime Tupikçeyle yazılmış edebî eserleri tanıtıyor, okuyor, Tupikçenin söyleyiş güzelliğini ve sistematik yapısını hissettiriyordum. Mutluydum fakat bu mutluluk bana yetmiyordu. Çünkü borçluydum. Tupikçenin güzelliğini hücrelerimize işleyen yazarlara, şairlere, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Peyami Safa’nın Elifbaları

Edebiyatımızın önemli şahsiyetlerinden biri olan Peyami Safa, kaleme aldığı romanlarıyla geniş halk kitlelerinin beğenisini kazanmıştır. Romanlarında ele aldığı konuların bireysellikten toplumsallığa daha sonra da mistisizme açılan bir pencere işlevi görmesi kendi yaşamıyla doğrudan ilişkilidir. Server Bedi müstear adıyla ve bir nevi geçim sıkıntısını bertaraf etmek amacıyla yazdıklarını bir kenara bırakırsak, onu toplumsal sorunların içinde var […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk Okuma Yazmayı Nasıl Öğrendi?

Hayatı boyunca pratik biri olarak bilinen Ulu Önder Atatürk’ün bu yönü hiç kuşkusuz çok iyi bir kuramcı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yazıyla Atatürk’ün kuramcı kişiliğinin temellerinde yatan ipuçları ortaya konulacaktır. O her şeyden önce çok iyi bir eğitim ve kültür ortamının olduğu kentte, Selanik’te dünyaya gözlerini açmıştır. Bu ortam içinde onu yetiştiren öğretmenlerin yadsınamayacak bir payı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçe Dersi (1 – 8. Sınıflar) Öğretim Programı Hakkında Mütalaa

“Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, onurlu, yüksek bir topluluk biçiminde yaşatır ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa götürür.” Atatürk Şu an klavyenin tuşlarına basarken neler yazacağımı kestiremiyorum. Kendimi bırakıp içimden gelenleri yazmaya karar verdim. Eskiden eleştirel bir yazı kalem alırken ister istemez kendimi dizginliyordum. Bu dizginleme bazılarından korktuğum içim değil, karşıdaki insanların emeğine […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çocuk Edebiyatımızda İlk Önemli Kaynak: Nuhbetü’l Etfal

Ülkemizde çocuk edebiyatı ürünlerinin hedef kitleye görelik ilkesine bağlı olarak ilk örneklerinin Satı Bey’in yönlendirmeleriyle verildiği bilinmektedir. Bu da ilk ana mekteplerinin açıldığı 1910’lu yıllara rastlar. Satı Bey’in yönlendirmeleri sonucunda, Tevfik Fikret, İbrahim Alaettin (Gövsa), Ali Ulvi (Elöve) ilk çocuk şiiri örneklerini çocuğa görelik ilkesi doğrultusunda verirler. Bunların haricinde, eğitim tarihimizde ve çocuk edebiyatının tarihsel […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dönüm Noktası

“Hadi” diyordu, durup dururken, “hadi, yazsana, yazsana” diyordu. Ne yazacağımı bilmeden gayri ihtiyari aldım kalemi elime. Bütünüyle kendimi ona verdim. Elim titriyor, soğuk soğuk terliyordum. “Benim söylediklerimi yazacaksın. Kafanı, yüreğini, kalemini benim istediğim şekilde kullanacaksın.” diyordu. İtiraz etmiyor, aksine kutsal bir görevi yerine getirenlerin gönül rahatlığıyla emirleri bekliyordum. —Hani yıllar önce kente yağan kırk ikindi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

20. Yüzyılda Türkçeye Hizmet Edenler – 3

3. YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU Türkçe’yi kocaman bir çınara benzeten Yakup Kadri, “Önce arabiyat ve acemiyat mutasallıflarının, sonra da, bizim, biz frengiyat snoplarının elinde bir melez lehçe haline girdi.” diyerek eleştiren yazar: “Büyük halk kütlelerinin bizim yazılarımızı anmayışı, birtakım yabancı lûgatler kullanmamızdan ziyade bu yüzdendir. Bütün medenî lisânlar arasında hesapsız kelime mübadelesi vardır. Elverir ki bu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

20. Yüzyılda Türkçeye Hizmet Edenler – 2

5) Vasıf Çınar [1892 İzmir- 08.03.1924 tarihinde millî eğitim bakanı olan Vasıf Çınar, birinci millî eğitim bakanlığını 21.11.1924 tarihine kadar 8 ay 14 gün sürdürmüştür. Vasıf Bey’in millî eğitim bakanı olarak görev almış olduğu ikinci İsmet Paşa kabinesi, TBMM’ye hükümet programı sunmamıştır. Bu nedenle Vasıf Bey’in çalışmalarını daha çok diğer hükümetlerin programlarındaki eğitim hedefleriyle Atatürk’ün […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

20. Yüzyılda Türkçeye Hizmet Edenler – 1

Güzel dilimizin tarihî seyir içinde, ana çatısı daimilik göstermek şartıyla değişmesi, değişime paralel gelişmesi yüzyıllara göre belli bir ivme kazanmaktadır. Yirminci yüzyılın başında, bütün olumsuzluklara karşın, milleti millet yapan temel unsurun dil olduğunu bilen Atatürk’ün bizzat çalışmaları bu yüzyıldaki Türkçenin kazandığı ivmenin anahtarı konumundadır. Dili, en genel biçimde, insanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Okuma Yazma Öğretiminde Evrim Teorisi

Türkçe eğitiminin ilk ve önemli bir parçası olarak değerlendirilen ilkokuma ve yazma öğretiminde hangi yöntemi kullanırsanız kullanın çocuklara okuma yazma öğretirsiniz. Bugün 2005 yılından bu yana ülkemizde ilkokuma ve yazma öğretimi ses temelli cümle yöntemi esasına göre yürütülmektedir. Öncelikle ses temelli cümle yönteminin yeni bir yöntemmiş gibi sunulması çok yanlıştır. Bu yanlışı ilkokuma ve yazma […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çocuk ve Oyun

Bilimsel gelişmelerin her geçen gün hızına erişilmez bir durum kazandığı günümüzde güzel sanatlar aracılığıyla eğitimin yerini dolduracak nitelikte bir teknoloji, bir yöntem konulamamıştır. Geçmişin derinliklerine göz attığımızda iki değer insanlık tarihiyle özdeştir. Bunlardan ilki çocuktur: “Çocuk insanın babasıdır” der bir İngiliz şair; ikincisi sanattır ki tarih öncesi mağaralardaki duvar resimleri, binlerce yıl öncesi insanların ellerinden […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Okuma Yazma

İnsanı yeryüzündeki diğer canlılardan ayıran en önemli özellik dili kullanma becerisidir. Dil beceresi anlama ve anlatma temeline dayanır. Anlama, okuma ve dinleme becerileriyle; anlatma yazma ve konuşma becerileriyle gerçekleştirilir. Genel anlamda dil eğitimi, bu dört temel dil becerisinin geliştirilmesi üzerine inşa edilir. Güzel, ahenkli ve dünyanın en sistematik dili olan ana dilimiz Türkçe’nin eğitimi de […]

Yazının devamı İçin tıklayınız