Mertlik Etnopedagojisi

Hepimiz insanız, peki etnik grupların değer ve davranışlarındaki farklılık nereden kaynaklanıyor? Toplumların değer ve davranış kalıpları nasıl oluşur? İnsan topluluklarının benzer olaylara benzer tepkiler vermesinde çocuk yetiştirme kültürünün rolü nedir? Etnopsikoloji ile genetik etkinin ilişkisine girmek istemem, konu dağılır. Ancak aynı kavim üyelerinin benzer yaklaşım sergiledikleri de bir gerçektir. Öyleyse bir etnopsikolojik durum var ve […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dört Ana

Muhtar Şahanov, Kazakistan’ın tanınmış edebiyatçılarından biridir. 1942 yılında Kazakistan’ın Çimkent şehrinde dünyaya gelmiştir. 19 Nisan 2026 günü yaşama veda etmiştir. Kazakistan’da “halk yazarı”, Kırgızistan’da “halk şairi” unvanlarını almış, sevilen ve sayılan bir sanatçı ve devlet adamıydı. Türkiye Türkçesine aktarılmış kitapları vardır. Nisan 2026’da aramızdan ayrılan Türk dünyasının bu büyük ozanını saygıyla anıyoruz. Bir şiirinde iktidarı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bizim Köyde Geleneksel Çocuk Yetiştirme

Aşağı Irmaklar adını taşıyan ve Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı olan bizim köyün geleneksel çocuk yetiştirme biçimi, gerçek yaşamın içinde, iş yaparak yetişmeye dayanması ile köy enstitülerinde uygulanan eğitime benziyor. Bizim köyde yetişkinler, eli iş tutmaya başlayan çocuğa ev içinde ve dışındaki her yerde yaşına, cinsiyetine, kendi kişisel yetenek ve eğilimlerine uygun işlerin sorumluluğunu yükleyerek onu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji için Sunuş

Etnopedagoji için Sunuş Eğitişim’in 90. sayısını iki genç eğitim biliminin adını ve işlevini yaygınlaştırmak amacıyla onu tanıtan yazılara ayırdık. Bu bilimler etnopedagoji ve etnoandragojidir.  Bunlar okul dışında, aile ve toplumda yapılan eğitimi inceler. İnsanların çocuklarını neyle, neye göre, nasıl ve niçin eğittiklerini araştırmak bu bilimlerin konusudur. Üniversitede eğitim bilimleri daha çok öğretmen yetiştirme ve okul […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Söz Kültürü: Posof Atasözleri

Khadizha Sarvarova [1] Giriş İnsanoğlu var olduğu günden bu yana yaşadığı olaylardan dersler çıkarmış ve bu tecrübelerini kendinden sonra gelenlere aktarmak istemiştir. Bu aktarımın en kısa, en etkili ve en kalıcı yolu ise kuşkusuz atasözleridir. En genel tanımıyla atasözleri; söyleyeni belli olmayan, uzun gözlemlere ve yaşanmışlıklara dayanan, öğüt verici nitelikteki kalıplaşmış özlü sözlerdir. Bu sözler, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Türk Dünyası Etnopedagojisi” Kitabı Hakkında Editörleriyle Söyleşi

Şubat 2026’da bir kitap yayımlandı: Türk Dünyası Etnopedagojisi. Editörleri Dr. İkram Çınar ve Dr. Minara Aliyeva Çınar. Kitapta editörlerin yazıları da vardır. Etnopedagoji eski Doğu blokunda bilinen ama Türkiye’de henüz yeni olan bir eğitim bilimidir. Kitabın adı oldukça kapsamlı; Türk Dünyası. Dar bir enlemde iki kıtaya yayılmış bir milletin çeşitli topluluklarının geleneksel eğitim birikimlerini ortaya […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnoandragoji Nedir?

Etnoandragoji Okul, yazının bulunuşundan sonra açıldı, birkaç bin yıllık bir geçmişi var. Oysa eğitim-öğretim insanlığın başından beri vardır. İnsanlar, çocuklarına yaşamını sürdürebilme becerilerini bir an önce öğreterek hayatta kalmalarını sağlamak zorundaydı. Bu açıdan eğitimin ilk ve halen geçerli olan amacı çocuklara hayatta kalmayı öğretmektir. Yaşayakalmak, doğal tehlikelerden korunmak olduğu kadar, üretim yapmayı öğrenmeyi de gerektiriyordu. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Oyun…

Sözlükler, gönüllü katılımla belli kurallara göre yapılan, bedensel harekete, yetenek ve zekâya dayalı olan, hoşça vakit geçirmeyi sağlayan eğlenceler veya yarışmalar olarak tanımlıyor. Bunun için kullanılan araç-gereçlere ise “oyuncak” dendiğini belirtiyor. Oyunun ayrıca; “dans”, “piyes”, “taktik”, “hüner”, “yarışma”, “müsabaka”, “şans”, kumar”, “hile”, “entrika” anlamları ve geniş bir dil ve kültür hazinesi vardır. Dilimize Farsçadan geçen […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Ahıska Masalının Etnopedagojik Yönü

Giriş Eğitim, insanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren, hayatta kalabilmek ve toplumda var olabilmek için gerekli bilgi ve becerilerin kazandırıldığı bir süreçtir. Bu süreç, çocuk yetiştirmenin temelini oluşturmuş ve bireylerin çevrelerine uyum sağlamalarını olanak tanımıştır. Aileler, çocuklarına doğa ile ilişkilerini, sosyal kuralları ve hayatta kalma yöntemlerini öğretme sorumluluğunu üstlenmişlerdir. Eğitim süreci, bireylerin toplumsal hayata katılabilmesi için […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çalışkanlık, Emek ve Etnopedagoji

Giriş Türk halk kültüründe çalışkanlık alın teri ve emek üzerine birçok atasözlerinin olduğu göz ardı edilmeyecek düzeydedir. Bu kavramlar esasen sadece tek bir kültüre değil evrenselliğe bir vurgudur. Her kültürde bu kavramların yeri önemi ve değeri ayrıdır. Kendi kültürümüzde baktığımızda atasözleri bu kavramlara   yönelik övgüler taşımaktadır. Biz de alın teri, emek ve çalışkanlığın kutsiyeti her […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dede Korkut Hikâyelerinden Boğaç Han Bölümünün Etnopedagojik Yönü

 Giriş Etnopedagoji ve etnoandragoji bilimlerinin asıl hedefi; bir toplumun hayalindeki ‘kusursuz insan’ modelini tanımak ve bu insanı yetiştirmek için hangi eğitim yollarını izlediğini anlamaktır. Her toplum; ailesini geçindirebilen, çevresine güven veren, başarılı ve herkes tarafından saygı duyulan bir birey profili arzular. Bu iki disiplin ise, toplumun zihnindeki bu ideal karakterin hangi yöntemlerle, ne tür eğitim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Küçük Ağaç’ın Eğitimi” Kitabındaki Etnopedagojik Unsurlar

Giriş Belirli bir grubun parçası olarak dünyaya gelen insanlar, yaşamlarını içinde bulundukları toplumların gelenek ve göreneklerine göre sürdürürlerken aynı zamanda ait oldukları toplumun çocuk yetiştirme yöntemlerine bağlı olarak yetişirler. Bu yöntemler zamanla toplumların içerisinde nesilden nesile aktarılarak o topluma özgü olan bir çocuk yetiştirme biçimi haline gelir. Bu geleneksel eğitime literatürde etnopedagoji denilmektedir. Etnopedagoji, eğitimle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Maysa ve Bulut” Çizgi Dizisinin Etnopedagojik Açıdan Değerlendirilmesi

Giriş Son yıllarda özellikle çocuklara yönelik medya ürünlerinin sayısında ve çeşitliliğinde belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Bu çeşitlilik, çocukların televizyon, tablet gibi medya araçlarını vazgeçilmez bir eğlence unsuru olarak benimsemelerine yol açmıştır. Çocuklar için eğlencenin yanı sıra eğitici ve öğretici işlevi de bulunan bu medya ürünlerinin başında, görsel ve işitsel duyuları yoğun şekilde etkileyen çizgi filmler […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Oğlum Mehemmed’e Nasihat

OĞLUM MƏHƏMMƏDƏ NƏSİHƏT[1] Genceli Nizami’nin Hemse adlı kitabında beş destan vardır. Buraya aktardığım epizod kitaptaki dördüncü destan olan “Yedi Güzel” adlı destandandır. Yedi Güzel destanı Marağa egemeni Alaeddin Körpe Arslan’a ithaf olunmuş bir şiirdir. Eser, Sasani hükümdarı Behram’ın yaşamını, hükümdarlık faaliyetlerini, aşk ve maceralarını betimlemektedir. Behram, taht ve tacını güç bela ele geçirdiğini unutarak hükümdarlık […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkmenistan’ın Atasözleri

Ateşi karıştırırsan söner, komşunu rahatsız edersen göçer. (Odu oýnasañ öçer, goñşyñy gozgasañ göçer) Bal tatlı, bala baldan tatlı. Damla damla göl olur; hiç damlamazsa çöl olur. (Dama dama köl bolar dammazsa çöl bolar) Anlamı: küçük şeyler zamanla birikerek büyük sonuçlar oluşturur, ama hiç çaba olmazsa hiçbir şey elde edemeyeceğin anlamını taşır Dostun eskisi arabanın yenisi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Axiska Atalar Sözlerinin Etnopedaqogikada Rolu

GİRİŞ Axıska Türk mədəniyyəti, kökləri minilliklərə dayanan tarixi keçmişi ilə Türk dünyasının mənəvi coğrafiyasında strateji və zəngin bir mövqeyə malikdir. Bu xalqın folklor irsi, xüsusilə “Esgilər sözi” (Atalar sözləri) adlandırılan paromoloji vahidləri sadəcə linqvistik vahidlər toplusu deyil, həm də nəsillərarası universal təcrübəni və kollektiv yaddaşı ötürən mükəmməl bir etnopedaqoji sistemdir. Axıska Atalar sözləri vasitəsilə gənc […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Malatya Yöresi Etnopedagojisine Dair Bir Kesit: Kültürel Değerlerin Eğitime Yansımaları

Eğitim ve Etnopedagoji Etnopedagoji, bir toplumun kültürel değerleri, gelenekleri, inançları ve yaşam pratiklerini eğitim açısından inceleyen disiplinlerarası bir alandır. Toplumların insan yetiştirme sistemlerinde formal ve informal eğitim süreçlerinin önemli bir yeri vardır. Eğitim sadece formal süreçlerden ibaret değildir. Birey, doğduğu andan itibaren içinde bulunduğu kültürel çevre tarafından şekillenir.  Etnopedagoji ise bu bağlamda yerel kültürlerin eğitim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Halk Masalları ve Hikâyelerinde İslam Öncesi ve Sonrası Türk Kültürü

Halk masalları ve hikâyelerinde İslam öncesi ve sonrası Türk kültürü: Ziya Gökalp’in Küçük Mecmuası Örneği-[1] Önceki yazılarımda başta Atatürk olmak üzere, tanıttığım bazı düşünürlerimizin filozof olduklarını belirtmiştim. Bazı Veryansıntv okurları, filozof nitelemesini hak ettiklerini düşündüğüm kişiler için, “her şey olabilirler ama filozof değildirler” tarzında eleştirilerini dile getirmişlerdi. Tam tersini düşünüyorum: her şey olabilmenin yolu filozofluktan geçer. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Homeros ve Dede Korkut

Homeros’u yeniden keşfeden Batı dünyası, Aydınlanma ve Romantizm çağlarından başlayarak onu bir daha hiç terk etmedi; dünyalılaştırdı, küreselleştirdi, evrenselleştirdi. Homeros böylece insanlığın ortak mirası oldu. Keşfin ilk dönemlerinde İlyada ve Odysseia gibi başyapıtları yazan veya söyleyen Homeros gibi biri, insanüstü bir varlık olmalı denildi; sonra onun taşları, tuğlaları, kerpiçleri geleneğe göre yerli yerinde ören yetenekli […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkiye’de Etnopedagoji Biliminin Gelişimi

Değerli meslektaşlarım,[1] Bugün sizlere Türkiye’de etnopedagoji biliminin gelişimini ve Türk etnopedagojisinin temel dinamiklerinden söz edeceğim. Konuşmamı, son günlerde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ortak yayını olarak çıkan “Türk Dünyası Etnopedagojisi” adlı kitaptan söz ederek bitireceğim. Etnopedagoji Kavramı Etnopedagoji, bir toplumun kendi geleneğinden getirdiği deneyimle ülküselleştirdiği “ideal insanı” […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Posof Yöresinden “Türk gelmemiş” Deyimi Üzerine Notlar

Deyimler, bir milletin yüzyıllar boyunca edindiği tecrübe, gözlem ve değer yargılarının kısa, öz ve çoğu zaman mecazlı bir anlatımla dile getirdiği önemli söz varlığı unsurlarıdır. Toplumların düşünce dünyalarını, hayat biçimlerini ve hayatı nasıl algıladıklarını en sade fakat en etkili biçimde yansıtan deyimler, sözlü kültürün en canlı öğeleri arasında yer almaktadır. Nesilden nesle aktarılan bu güçlü […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Masallar Çok İşlevli Bir Organizmaya Benzer

Okurun ve dinleyicinin masala ilgisini artırmak için her masalcı, masalı detaylandırmış, ballandırmış ve ona birçok işlev yüklemiş. Öylesine işlev yüklemiş ki, masalların her bir parçası ayrı ayrı işlev gören büyük bir organizmaya dönüşmüş. Örneğin bir kafa düşünelim: Saç, kaş, göz, kirpik, kulak, burun, ağız, damak, diş, dil, çene, deri… Nasıl ki kafada hepsinin ayrı işlevi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Aile İnsanın Yuvası, Milletin Temelidir

Dünya genelinde uzun süredir aile karşıtı bir program uygulanıyor. Ailenin kötü ve modası geçmiş bir kurum olduğu, bir insana (hayat yoldaşına) yıllarca katlanmanın sıkıcılığı dillere dolanıyor, ihanet ve aldatmanın kaçınılmazlığından söz ediliyor, yuva kurmanın pahalı, çocuk yetiştirmenin masraflı, zahmetli ve zaman alıcı olduğu propagandası bulabildikleri her kanaldan topluma şırınga ediliyor. Bu kötü propaganda evlenme çağında […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Uluslararası Etnopedagoji Sempozyumu Yapıldı

Kars’tan yayın yapan akademik Uluslararası Etnopedagoji Dergisi’nin girişimiyle 26 Nisan 2025 günü düzenlenen etnopedagoji sempozyumu başarıyla yapıldı. Sempozyumun tam adı “Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu Anısına Uluslararası Küreselleşme ve Yapay Zeka Ekseninde Etnopedagoji: Eğitimde Sosyokültürel Yaklaşımlar Sempozyumu”ydu. Bu uluslararası sempozyum, Bursa Uludağ Üniversitesi ile Kafkas Üniversitesi’nce desteklendi ve Türk Dünyası Kültür ve Sanat Derneği’nin (Türk-San) uzmanlaşmış […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Annemden Öğrendiklerim

Üretici Annemin Yaşamı ve Ondan Öğrendiklerim Yunus Emre “Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil” der. Orhan Veli Kanık’ın, Sakın Şaşırma şiirinde belirttiği “Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı” dizelerinde belirtiği ayrılık duygusu aklımdan çıkmıyordu. Daha iki gün önce kabrini ziyaret ettiğimde zihnimde, “annemi kaybetmedim, çocukluğumun şekillenmesindeki akıl hocamı kaybettim” diye düşündüm. Ölümünden iki hafta sonra […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları – 7

İlgi, bilgi, marifet, hikmet ve iltifat… Türkiye’de uluslararası kitap deyince uluslararası saygınlığı olan, mümkünse yabancı bir ülkede yayınlanan kitap akla geliyor. Bir de değişik uluslardan bir kadronun bir araya gelerek/getirilerek yayınlandığı kitaplar var. Bu kitabımız hem değişik uluslardan yazarların emeği hem de uluslararası saygınlığı olan bir yayınevinin yayını olarak önemlidir. İçeriğine zaten güveniyoruz. Kaldı ki, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Eğitişimci Dr. İkram Çınar’la Eğitim Söyleşisi

Değerli Hocam; eğitim bilimleri, mankurtlaştırma, etnopedagoji, bilgi yönetimi, öğrenci kulüpleri, Ahıska ve Atabek Yurdu jeokültürü üzerine yaptığınız bilimsel çalışmalarınızla bu alanlardaki çok önemli eksikleri tamamlıyorsunuz. Bu önemli konular üzerine çalışma yapan İkram Çınar kimdir? Sizi, söyleşimize başlamadan önce tanıyabilir miyiz? Söyleyince fark ettim; çok geniş bir alanda dolaşmışım. Kendimce artılarım ve eksilerim buradan kaynaklanıyor olabilir. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yerel Dilimizin Anlam Zenginliği

      Eğitişim Dergisinin Ekim 2021 tarihli 72. sayısındaki “Geleneksel Söz Varlığımız” başlıklı yazımda, arkadaşım Nuri ile gerçekleştirdiğimiz düşsel söyleşiden bir kesit sunmuştum. O söyleşide, çok uzaklardaki acı-tatlı çocukluk yaşantılarımızla biçimlenip belleğimize sinen söz varlığımızdan örnekler vermiştik. Onlar, her kuşakta biraz daha gürleşip gürbüzleşerek yüzyıllar öncesinden Artvin yereline ulaşan; özellikle de Ardanuç ilçesine bağlı Aşağı Irmaklar […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Genceli Nizami’den Oğluna Öğüt

Genceli Nizami, Türkiye’de hak ettiği kadar tanınmayan Azerbaycan Türk’ü bir düşünür ve şairdir. Mevlâna Celaleddin Rumi türü şair-filozof bir kalem ustasıdır. Öykülerini edebiyatın şiir türünü kullanarak anlatmıştır. Nizami, şiirlerini Fars dilinde yazmak zorunda kalmıştır. Bunu, şiirlerini takdim ettiği Şirvan şahının isteği üzerine yaptığını belirtir. O dönemde yazı ve şiirleri Farsça veya Arapça yazma eğilimi de […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Masallar Bize Ne Anlatır”

Bu soru cümlesi Yücel Feyzioğlu’nun yazdığı bir kitabın adıdır. İlk yayınlandığında tam da bu soruya yanıt arıyordum. İlaç niyetine almıştım ve nitekim ilaç gibi geldi. Bir hayli yararlandım. Yeni baskısı yapılmış, daha bir güzeltilmiş. Okulsuz zamanların müfredatı folklorun içindeydi. Folklor, yani halk bilimi… Halkın geleneklerini, masallarını, hikâyelerini ve inanışlarını inceleyen bilim… Folklor, etnopedagojinin en önemli […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları-6

Etnopedagoji Nedir? Etnopedagoji nedir? Ne anlama gelir? Etnopedagoji hakkında neleri bilmek gerekir? Etnopedagoji iyi bilinen ama adı yeni duyulan, yeni bir eğitim bilim dalının adıdır. Halkın geleneksel eğitimi demek mümkündür. Kapsamlı bir tanım vermek gerekirse şu söylenebilir: “Etnopedagoji; bir toplumun çocuk yetiştirmeye ilişkin tarihin derinliklerinden geliştirerek taşıdığı etnik-ulusal bilgi ve bilinci, yetişkinliğindeki yükümlülükleri taşıması için […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Sovyetler’de Masal Kapısını Bana Kim Açtı?

Sovyetler Birliği’ndeki Türk yurtlarından masal derlemeye karar verdiğimde oralardan kimseyi tanımıyordum. Arkama güçlü bir dayı almadan bu işi başaramayacaktım. Türkçeye çevrilmiş kitaplarından adını sanını bildiğim birçok yazar ve şair vardı. Çevrilmeyenleri anlamak aşkı ile 1970’li yıllarda kiril alfabesini öğrenip onları da okumaya başlamıştım. Özellikle Çolpan, Abay, Muhtar Avazov, İsmail Gaspıralı, Mustafa Çokay, Abdullah Tukay, Hüseyin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Geleneksel Söz Varlığımız

      Köyümüz Aşağı Irmaklar, on üç çevre köyün merkezi konumundadır. Bucak yönetimi kaldırılıncaya dek yıllarca bucak müdürü ve karakol komutanı ile bucak işlevini sürdürmüştür. Artvin ilinin Ardanuç ilçesine bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beş yıl sonra, okul gelmiş, bizim köye. On üç çevre köyün çocukları, kendi okulları açılana dek, bizim köyün okulundan yararlanmışlar.       27 Mayıs […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları – 5

Ezik mi, soylu mu? Yıllar önceydi. Soma maden kazasında madenden hafif yaralı olarak çıkarılan genç işçi sedyeye konulurken, sedye kirlenmesin diye çizmelerini çıkarmak istedi. Bu sahne birçok kişiye dokunmuş, duygulanmıştı. İşçinin “ezik” olduğunu düşünmüş ve bu haline acımışlardı! Ben de duygulandım, ama davranışını hiç de eziklik olarak değerlendirmedim. O halini asil buldum, eğitilmiş kişiliğine bağladım […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yerel Dil ve Toplumsallaşma

Sağlıklı bir kişilik geliştirme, toplumsallaşmış olma anlamını taşıyor. Toplumsallaşma, “bireyin, içinde yaşadığı toplumun normlarını, değerlerini, kendisine biçilen rolleri, tutumları, davranış yapılarını, toplumsal etkileşim için gerekli becerileri, benlik ve kimlik duygusunu kazanma, içinde yaşadığı kültürü içselleştirme süreci” olarak tanımlanıyor. Bu tanım, aynı zamanda “kültürel uyum” anlamına geliyor. Kişiliğimizin temel yapısını ilkin, içine doğduğumuz ailemizden edindiğimiz derin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları 4

Masallara Gömülü İletiler Masallar sözlü kültürün en etkili müfredat araçlarından biridir. Masalların etkisi geçmişte kalmış değildir; yine etkisini sürdürmektedir. Masallar elbette kurmacadır ve eğitim aracı olarak düşünüldüğünde aktardığı iletiler ve vurguladığı değerleri incelemek etnopedagojinin görevlerinden biridir. Geleneksel masallarda cümleler arasında gömülen, bazen masalla doğrudan ilişkisi olmayan cümleler araya sıkıştırılır. Bu cümlelerdeki iletiler çocuklara sanki özellikle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları-3

  Etnopedagoji Okumaları Bilim yolundan çıkınca akıl kullanımından da vaz geçilir. Doğru ve yanlışı belirlemede kullanılan ölçüt bir anda ortadan kalkar. Ak ile kara birbirinden ayrılmaz olur, belirsizlik olur ve grileşme başlar. Türkiye, grileşme yüzünden rasyonel bir toplum olamamanın sancılarını birçok boyutta çekiyor. Bu boyutlardan biri de ahlâkî boyut. Karakterli insan yetiştirmekte sıkıntı yaşanıyor. Karakterli […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Halk Masal ve Hikayelerinde Türk Kültürü

Halk masalları ve hikâyelerinde İslam öncesi ve sonrası Türk kültürü -Ziya Gökalp’in Küçük Mecmuası Örneği- [1] Önceki yazılarımda başta Atatürk olmak üzere, tanıttığım bazı düşünürlerimizin filozof olduklarını belirtmiştim. Bazı Veryansıntv okurları, filozof nitelemesini hak ettiklerini düşündüğüm kişiler için, ‘her şey olabilirler ama filozof değildirler’ tarzında eleştirilerini dile getirmişlerdi. Tam tersini düşünüyorum: her şey olabilmenin yolu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kendini Eken Tarla

Posof ilçesinin Uğurca Köyünde doğdum ve on sekiz yaşıma kadar köyde kaldım. Bu süre içerisinde büyüklerimden öğrendiğim çoğu şey hayatımın diğer bölümü için fazlasıyla ışık tutup yol gösterecekti. İyilik yapmak, büyüklere ve insanlara saygılı olmak, çalışkan olmak, merhametli olmak hep yerleşmiştir içime, o günlerden. Ailede saygı çok önemliydi. Büyükler konuşurken biz pür dikkat dinlerdik. Söze […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları-2

Tarihte örneği az bulunur zamanlardan geçiyoruz. Yaşadığımız “Korona Durumu” dünya ekonomisini daha şimdiden vurdu. Bu durumun birkaç ay sürmesi halinde büyük çöküşler göreceğiz. Önemli toplumsal çalkantılar yaşanabilir. Binlerce şirket batabilir, yüzbinlerce kişi işsiz kalabilir. İşsizlik büyük bir faciadır. Afrika atasözünde denildiği gibi “Aç insan değerlerini yer.” Aile faciaları, boşanmalar, kadın cinayetleri, sokak çocuklarında artış, suç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları 1

İnsan türünün düşünsel seyrine bakınca genelden özele, uzaktan yakına doğru bir yaklaşım izlediği görülür. İlk gelişen bilim uzaklarla ilgilidir ve adı Astronomidir. Yakına gelmek için çok uzaktan başlanmıştır. En yakındaki yani beyin ise az bilinen organdır. Beyin araştırmaları yakın zamanlarda ivme kazandı ve insanlar için hala gizlerle doludur. Genelden özele yaklaşımıyla insan mantığının önce bütünü […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Destanların Toplum İçin Önemi

Destan, gerçek üstü ile gerçeğin, efsane ile tarihin birbirine karıştığı, bir kahraman ya da önemli bir tarihsel olayı övüp yücelten manzume yazılardır. Destan, kültürleri yeniden üretir. Destanlar, milletlerin kültür kodlarını taşır. Aynı destanı bilen kuşaklar birbirine benzer ve milletin devamlılığını sağlar. Örneğin Manas Destanı o dönemin kültürünü ve Türklerin yaşam tarzını anlatır. Yine Ergenekon Destanı’nı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız