Eğitim ve Sorumsuzluk

Eğitim, sözlük anlamı olarak davranış değişikliğine yol açan eylemler dizisi olarak tanımlayabiliriz. Eğitim çoğu kişi tarafından sayıların ya da harflerin öğrenilmesinden ibaretmiş gibi algılanır. Fakat  Eğitim bir toplumun uygarlık temellerinin sağlam dinamiklerle oluşturulmasının, geçmişten gelen kültürün geleceğe taşınmasında, bir toplumdaki

Bir Ülke Böyle Yıkıldı

Öncelikle ülkeyi ekonomik olarak zayıflatıp bağımlı hale getiririm. Atatürk’ün dediği gibi askeri zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça gerçek bağımsızlık yaşanmaz. Ardından bu ülke ekonomik açıdan zayıf olduğundan istediğim her şeyi yaptırırım. Olaya eğitim açısından baktığımızda öncelikle o ülkenin seçkin, çalışkan çocuklarını

Eğitim Yoluyla Bir Ülkenin Yıkılışı

Monteigne “bir ülkenin konuşmuş olduğu dildeki kelime sayısına bakılarak o ülkenin sosyo-ekonomik yapısını, kültür seviyesini çok kolay tespit edebiliriz” görüşünü dile getirmiştir. Bir ülke düşünün ki bütün yaşantısını beş yüz kelimeyle ifade ediyor, düşünüyor, yaşamı tasarlıyor. Tolstoy; “insanlar kelimelerle hayal

Ülkeyi Yıkıma Götüren Eğitim Sistemi

Eğitim yoluyla bir ülkenin yıkılması mümkün olduğu gibi yeniden yapılandırılması da mümkündür. Eğitim ile toplumlar genel kabul görmüş erdem ve değerleri, bilgi birikimlerini yetişen kuşaklara aktarırlar. Yeni nesillere verilecek olan eğitim toplumun yapısına, üretim ve yaşayışına göre biçimlenir. Oysa günümüzde

Eğitim Felsefesiyle Yıkmak

Bir ülkeyi yıkmanın yollarından biride eğitim felsefesini yok etmekle ülkeyi sömürmeyi mümkün olabilmektedir. Öncelikle toplumdaki bireylerin kültürel değerlerini, tarihini beyinlerinden silmek, bireyleri kendi benliğinden soyutlamak gerekir ve birey geriye baktığında geçmişi olmayan ben kimim sorusuna cevap veremez duruma getirmek gerekir.

Ütopya: Özgürlükler Ülkesi

Sanayi öncesi haraçlı topluluklarda, gruplar, mekansal olarak birbirinden kopuk yaşamaktaydı. Büyük bir bütünün parçası olan bu toplulukların gelenekleri ve yaşam tarzları birbirinden farklı olmakla birlikte, tek ortak yanları, vergi ödemeleridir. Topluluklardan birinin dağılması diğer toplulukları doğrudan etkileyen bir olay değildir.

Ütopik Bir Eğitici

Çok uğraşmıştı buralara gelebilmek için. İlk gençlik yıllarından başlayarak kafasına koymuştu, eğitimci olacaktı. Böylece kafasındaki düşünceleri körpe beyinlere daha kolay kabul ettirebilecek, öğretmen ve eğitimci sıfatını kullanarak kendisi gibi düşünen, anlayan hayata bakış açıları aynı olan fertler yetiştirebilecekti. Öğretmenlik mesleğini

Eğitim Yoluyla Bir Ülke Nasıl Yıkılır?

Eğitim yoluyla bir ülkenin nasıl yıkılabileceğini anlatmadan önce eğitim hakkında kısa bir bilgi verelim. Eğitim doğumdan ölüme kadar yaşamın her evresinde var olan öğretilerdir. Çocukların evde, okulda, çevresinde gördüklerini taklit etmesi ile oluşan davranış değişiklikleridir. Eğitim iki türlüdür. Bunlar yaygın

Eğitimle Meydana Gelen Toplumsal Parçalanma

Bir devletin devamının sağlanmasındaki en büyük etken varlık nedeni olan ideolojinin yeni kuşaklara aktarılmasını en iyi biçimde sağlayabilmesidir. Eğitim istendik davranışlar yaratma sürecidir. Bu davranış biçimleriyle devlet ideolojisinin zıtlaştığı ülkelerde; özellikle yüksek öğretimli yeni kuşaklar başta olmak üzere toplumun tamamına