Köy Enstitüleri

KÖY ENSTİTÜLERİ ATATÜRK’ÜN UYGARLIK TASARIMININ AYRILMAZ BÖLÜMÜDÜR VE 17 ŞUBAT 1923 İZMİR İKTİSAT KONGRESİ’NDE BAŞLATILIR! Prof. Dr. Özer Ozankaya ADD Kurucu Üyesi, 4. Genel Başkanı Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümünü kutlama tarihi olarak 17 Nisan 1940’ın seçilmiş olması, bu devrimsel demokratik eğitim atılımının tümüyle insanlığa örnek bir uygarlık tasarımı değerindeki Türk Devriminin bütüncül bir parçası olduğu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ulusal Egemenlik: Bağımsızlık ve Özgürlük Sağlayan Tek Yönetim Düzeni

ULUSAL EGEMENLİK: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK SAĞLAYAN TEK YÖNETİM DÜZENİ! Prof. Dr. Özer Ozankaya ADD Kurucu Üyesi, 4. Gnl. Bşk. Ulusal Egemenlik Bayrağının en yüce gönderi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, 102. kuruluş yıldönümünde, ancak birlikte var olabilen hem ulusal bağımsızlığımızın, hem de yurttaş hak ve özgürlüklerimizin kurucusu, kurtarıcısı ve bir daha kurtulmak zorunluğuna düşmemelerinin güvencesi olarak […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yerel Dilimizin Anlam Zenginliği

      Eğitişim Dergisinin Ekim 2021 tarihli 72. sayısındaki “Geleneksel Söz Varlığımız” başlıklı yazımda, arkadaşım Nuri ile gerçekleştirdiğimiz düşsel söyleşiden bir kesit sunmuştum. O söyleşide, çok uzaklardaki acı-tatlı çocukluk yaşantılarımızla biçimlenip belleğimize sinen söz varlığımızdan örnekler vermiştik. Onlar, her kuşakta biraz daha gürleşip gürbüzleşerek yüzyıllar öncesinden Artvin yereline ulaşan; özellikle de Ardanuç ilçesine bağlı Aşağı Irmaklar […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıskalı Gülperi Gelin-2

Tarihimizin, vatanı için canını hiçe sayan, ünlenmiş Türk kadınlarının kahramanlıklarıyla dolu olduğunu biliyoruz. Bir de bu ülkede, evlerinden yurtlarından, eşleri, oğulları boğazlanmış, kurşunlanarak öldürülmüş, kadınına kızına tecavüz edilerek, göçe zorlanmış Ahıskalı Türk kadınlarının hikâyeleriyle var. Ne yazık ki, çoğu dilden dile anlatılsa da unutulmuştur. Ben ise annemden duyduğum kadarıyla büyük büyük nenem Gülperi’nin hikâyesinin bazı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Finlandiya’da Okula Başlarken

                                          FİNLANDİYA’DA OKULA BAŞLARKEN Gamze Koni [1] Finlandiya eğitim sistemi, dünyayı kendisine hayran bıraktıran sistemlerden biri. Finlandiya’daki eğitim sistemini bu kadar farklı kılan ve onun başarılı olmasını sağlayan ne? Burayı öven, eğitimini ulaşılmaz bir sistem gibi anlatan birçok farklı yazı okudum; değerlendirme yazıları, gezi yazıları, incelemeler… Kendi ülkemiz adına, bu sistem gerçekten ulaşılmaz bir sistem […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yaşamak Üstüne

                           Yaşamak üstüne sayısız yazılan yazılara ve mısralarına küskün onlarca şiire inat sayısız cümle kalıplarının içinde kol kola yürüyoruz. Bir, o bizi öteki sayıyor, bir biz, hayatı. “Yaşamak” ne muazzam ve ne kadar büyüleyici bir sanat oysaki. Herkes, bu çok renkli sanatın içinde kendine bir ton uydurma derdinde, kendi rengini arayanların işi ise anlatılamayacak kadar […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Din Eğitiminde Gelişmeler Üzerine

Sunuş Aşağıdaki yazı 1977 yılında tarihçi ve eğitimci yazar Yaşar Çağlayan tarafından yazılmış ve “Yeni Toplum” adlı dergide yayınlanmıştır. Yazar hakkında kısa bir yaşam öyküsünü dipnotta bulacaksınız. Yazının tekrar yayınlanmasının nedeni yazarını anmak olduğu kadar, 70’li yıllarda konuya bakış açısını da yansıtmaktır. Yazı, olduğu gibi aktarılmıştır. (İkram Çınar)   Tanzimattan bu yana laik dünya görüşü […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Nizami Adlı Okean

                                      YAZİYERİM Yazdım, varax ataşlandi, Yüregimə yaziyerim. Sətirləri göz yaşiynan, İnci kimi düziyerim. Qolay dəgül ömür yoli, Dərd içürdi, boli-boli, Mürəkkəbim qanla doli, Hücrələrə sıziyerim. Zəhər qatar bil aşına, Nələr gətürməz başına? Sözləri səbir daşına Ağır-ağır qazıyerim. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Nizami’nin Dünyada İzi

NİZAMİ’NİN DÜNYADA İZİ Bengül BİROĞLU ŞAHBAZ[1] İ. Işıl. GILIÇ[2] “Çalış öz xalqının işinə yara, Giysin əməlinlə dünya zərxara” Genceli Nizami, yüzyıllar öncesinden bizlere şöyle sesleniyor: “Çalış, kendi halkına faydalı ol; senin gayretinle dünya altından ipek giyinsin.” Bu yazıda yukarıdaki gibi ilham veren pek çok beytin yazarı, Azerbaycan’ın Yunus Emre’si “Genceli Nizami”yi dünyaya tanıtmayı hedefleyen, Azerbaycan’dan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çağdaş Milliyetçilik Feodal Irkçılığa Karşı

İkisi, birbirinden çok ayrı iki dünyayı anlatır. Feodal ırkçılık, nesnelleştirme adı altında nesneleştirme yolundadır. Oysa nesnellik tam olarak bilimin hedefidir. Kesinleştirilmiş ve örgütlü bilgi olarak bilim, herkesçe kabul edilen; öznel düşünce ve kanaatlere göre değişmeyen somut kanıtlarla hareket eder. Ancak bilimin yerine bilimin ideolojisi geçerse, nesneleştirme başlamış demektir. Nesnellik arayışı fizik, kimya, tıp, biyoloji ve […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Genceli Nizami’den Oğluna Öğüt

Genceli Nizami, Türkiye’de hak ettiği kadar tanınmayan Azerbaycan Türk’ü bir düşünür ve şairdir. Mevlâna Celaleddin Rumi türü şair-filozof bir kalem ustasıdır. Öykülerini edebiyatın şiir türünü kullanarak anlatmıştır. Nizami, şiirlerini Fars dilinde yazmak zorunda kalmıştır. Bunu, şiirlerini takdim ettiği Şirvan şahının isteği üzerine yaptığını belirtir. O dönemde yazı ve şiirleri Farsça veya Arapça yazma eğilimi de […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Öncelikli Sorun: Yetkin Öğretmeni Yetiştirmek

1997 yılında gerçekleştirilen yeni yapılandırma ile beklenen çağın çağdaşı eğitimi yetkinlikle uygulayacak öğretmeni yetiştirmede eğitim fakültelerinin yaya kaldığı anlaşılıyor. “Akademik düzeyde öğretmen yetiştireceğiz.” derken, bu konudaki geçmiş deneyim ve birikimlerin bile çarçur edildiği, pek çok kez söylendi ve yazıldı. Daha da önemlisi, 2005’te Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi; 2006’da da Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), eğitim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Emekli Öğretim Üyelerinden Yararlanma

  Dünyanın en pahalı ve zor yetişen birikimli ve donanımlı insanlarından yararlanmamak israftır. Bilim insanlığı aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Merak, öğrenme ve öğrendiğini içinde yaşadığı toplum ve insanlığa hizmet için sunmak olan bilim insanlığı özel bir yaşam biçimidir. Bilim insanı yaşam biçimi, hiçbir para, makam ve mevki beklentisi olmayan, zaman mekânı olmaksızın sürekli insan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Masallar Bize Ne Anlatır”

Bu soru cümlesi Yücel Feyzioğlu’nun yazdığı bir kitabın adıdır. İlk yayınlandığında tam da bu soruya yanıt arıyordum ve ilaç niyetine almıştım. Yeni baskısı yapılmış, daha bir güzeltilmiş. Okulsuz zamanların müfredatı folklorun içindeydi. Folklor, yani halk bilimi… Halkın geleneklerini, masallarını, hikâyelerini ve inanışlarını inceleyen bilim… Folklor, etnopedagojinin en önemli kaynaklarından biridir. Modernizmin taşraya yerleştiği yıllarda çocuktum. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dr. Tayfun Atmaca ile Ahıska Türk Edebiyatı Üzerine

   Başlarken Bir edebiyat eseri ait olduğu toplumdan ve içinde bulunulan zamandan bağımsız olarak düşünülemez. Toplumların yaşadığı savaş, göç, sürgün vb. olaylar ortaya çıkan edebî ürünleri de etkilemektedir. Kimi zaman bir destan kimi zaman bir halk hikâyesi olarak karşımıza çıkan bu olaylar modern edebî türlerin de konusu hâline gelmiştir. Özellikle temasını tarihten veya sosyal konulardan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Osman Kaya Şiirlerinde Yerelden Evrensele Barış Temi

Cahide Sultan EROL*   Özet Cumhuriyet devri şairlerinden olan Osman Kaya, ömrünün büyük kısmını şiir yazmaya ayırmıştır. Aynı zamanda halk ozanı olan Osman Kaya’nın şiirlerinde semai, koşma gibi milli şekilli şiirleri büyük yer kaplar. Şiirlerini 8’li ve 11’li hece ölçüleriyle oluşturmuştur. Küçük yaşlarda aşk temalı şiirlerle yazım dünyasına atılan şair, zamanla barışa, savaş karşıtlığına, memleket […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları-6

Etnopedagoji Nedir? Etnopedagoji nedir? Ne anlama gelir? Etnopedagoji hakkında neleri bilmek gerekir? Etnopedagoji iyi bilinen ama adı yeni duyulan, yeni bir eğitim bilim dalının adıdır. Halkın geleneksel eğitimi demek mümkündür. Kapsamlı bir tanım vermek gerekirse şu söylenebilir: “Etnopedagoji; bir toplumun çocuk yetiştirmeye ilişkin tarihin derinliklerinden geliştirerek taşıdığı etnik-ulusal bilgi ve bilinci, yetişkinliğindeki yükümlülükleri taşıması için […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Pozitif Psikoloji ve Pozitif Ruh Sağlığı

Pozitif psikolojiye, dolayısıyla pozitif ruh sağlığı kavramına özgün katkıları, insancı (hümanistik) psikolojinin sözcülüğünü yapan Maslow, Rogers, Frankl, May, Yalom ve bir ölçüde de Fromm gibi toplumsal düşünürler ve özgün ruhsal tedaviciler (psikoterapistler) yaptı. İnsan davranışlarını ve insanın ruhsal işlevlerini ele aldığımızda karşımıza, “normal ve normal dışı” kavramları çıkıyor. O nedenle konuya bu kavramlara açıklık kazandırarak […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ölmedim, Yitmedim…

  ÖLMƏDİM, YİTMADIM… 77 yil əvvəl bögün, Yox etmax iştadilar bəni,     üç bin yillux tariximi,         içimdaki Vətən səvgimi,              böyük Türk ruhumi. Bir avuc insanlux düşməni,     başında İstalin adli cani Atdilar zamanın degirmanına     toz edib yellərə savurmax üçün. 77 yildur əzib yügüdiyerlar. Ac buraxdilar,     yollarda ġırdilar,         işlədib bezdurdilar… Ölmədim, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Tarım Eğitiminin 176. Yıldönümü

Ziraat Mühendisliği Eğitimi ve Amacı Nedir? Dünyanın en eski öğretimi tarım devrimi ile insanın doğadan öğrendiklerini ebe beyinlerin yaparak öğrenmesi ile başlandığına inanılmaktadır. Günümüz İletişim Teknolojileri çağında dahi insanın en büyük kaygısı ve amacı gıda güvenliğini sağlamaktır. Gıdanın sürdürülebilir şekilde güvenle sağlanması tarım eğitiminin çağın teknolojilerine göre yapılmasını gerekmektedir. Tarım: ” İnsanlara besin maddeleri ve […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıskalı Gülperi Gelin

Benim burada anlatacağım Ahıska’dan 93 Harbinde Türkiye’ye göçe mecbur bırakılan yiğit Gülperi’nin acı dolu hayatından kısa bir bölümdür. Ailem içinde bu kahraman kadının hikâyeleri anlatıldığı için çoğumuz bu büyük büyük nenemizi çok iyi tanırız. Rahmetli annem Münevver (Yücel) Kaya yaşamının on dört yılını onunla geçirmiş. Nenesinin anlattıkları bütün aile fertlerimizi olduğu gibi annemi de çok […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Nesip Yusufbeyli’den Şefika Gaspıralı’ya Mektuplar” Üzerine

“Şefi! Bazı insanlar, acı çekmek için yaratılmıştır. Muhtemelen senle ben de acı çekenlerdeniz.” Nesip Yusufbeyli, sevgilisi Şefika Hanım’a, ailesinden uzak, maddi sıkıntı içinde olduğu, ailesine maddi olarak pek destek olamadığı, çok zor dönemlerden geçtiği günlerin birinde yazıyor, bu iki cümleyi. Bu cümlelere, araştırmacı yazar, Doç. Dr. Aliyeva Çınar, yoğun bir göz nuru ve büyük bir […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Sovyetler’de Masal Kapısını Bana Kim Açtı?

Sovyetler Birliği’ndeki Türk yurtlarından masal derlemeye karar verdiğimde oralardan kimseyi tanımıyordum. Arkama güçlü bir dayı almadan bu işi başaramayacaktım. Türkçeye çevrilmiş kitaplarından adını sanını bildiğim birçok yazar ve şair vardı. Çevrilmeyenleri anlamak aşkı ile 1970’li yıllarda kiril alfabesini öğrenip onları da okumaya başlamıştım. Özellikle Çolpan, Abay, Muhtar Avazov, İsmail Gaspıralı, Mustafa Çokay, Abdullah Tukay, Hüseyin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Asena’nın İzinde…

Asena’nın İzinde… (Türklerin doğuş efsanesinin en ünlü kahramanı: Asena) Acaba ASENA uydurulmuş hayali bir efsane miydi? Yoksa yaşamış da biz mi efsaneleştirmiştik? Yücel Feyzioğlu bu merakla ASENA’nın izine düştü. Anadolu ve diğer Türk yurtlarından “Kardeş Masalları” derlerken 42 yılın ardından ASENA’nın da izini buldu. Asena Göktürklerin ilk Prensesi Göktürk Devleti kurulduğunda Asena henüz iki yaşındaydı. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Osman Kaya’nın Şiirlerinde Göçe Bağlı Hasret

Osman Kaya’nın Şiirlerinde Göçe Bağlı Hasret: Sıla Duygusunun Görünümleri Serap ÖLMEZ* Özet Göç, birçok yönden toplumu derinden etkileyen bir konudur. Göç eden toplumlar, kültüründen ve sosyal ortamının bir kısmından fedakârlık etmek zorunda kalmaktadır. Bu yüzden, göç eden insanlarda eski yaşamlarına dair bir hasret duygusu yaşanır. Göçen insanlar, aynı zamanda göçtükleri yerin yaşamına dâhil olmaya çalışırlar. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Geleneksel Söz Varlığımız

      Köyümüz Aşağı Irmaklar, on üç çevre köyün merkezi konumundadır. Bucak yönetimi kaldırılıncaya dek yıllarca bucak müdürü ve karakol komutanı ile bucak işlevini sürdürmüştür. Artvin ilinin Ardanuç ilçesine bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beş yıl sonra, okul gelmiş, bizim köye. On üç çevre köyün çocukları, kendi okulları açılana dek, bizim köyün okulundan yararlanmışlar.       27 Mayıs […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Selahattin Aydemir ile Röportaj

Çorum’da eser veren, iz bırakan şair ve yazarları tanıtmaya devam ediyorum. Bugün konuğum sayın şair, yazar, gazeteci ve araştırmacı Selâhattin Aydemir.    ZÜLÂL KAYA:  Sayın Selâhattin Aydemir, bize kedinizi nasıl tanıtırsınız, diyerek sohbetimize başlayalım mı?    Selâhattin Aydemir: Elbette neden olmasın. Memnuniyetle. Efendim zahmet buyurup buraya kadar geldiniz. Öncelikle size teşekkür etmek isterim. Anadolu’muzun bağrında […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Posof Metristir

Morbet çağımda hodaklık da yaptım. Yine de çocuktum. İşten kalan zamanlarımda kendime ilginç ciciler bulur, oyuncak yapar, oyun oynardım. Benim oyuncaklarım beşli mavzer mermi kovanlarıydı. Tarlalardan topluyordum. Tarlalar sürüldükçe ortaya çıkıyordu. Bütün uyarılara rağmen yere bakarak yürüyordum; depresif bir çocuk olmalıyım… Öyle yürüyünce mermi bulmak da kolay oluyordu. İçleri toprak doluydu. Boşaltıp, yıkayıp kurutuyor, öyle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Neden Seven Yürek Ezilsin

Sabircan Cəlilov, 01 Temmuz 1957’de Özbəkistan Cumhuriyeti’nin Sır-Derya vilayətində anadan olmuşdur. 1959’da ailəsi ilə birlikte Azərbaycan’ın Saatlı ilçesinin Severski, indiki Fətəlikənd köyüne köçüb gəlmişlər. 1963-1973 yılları arasında Fətəlikənd köy orta məktəbində təhsil almışdır. İlk şeirləri 10-cu sinifdə oxuyanda (1973-cü ildə) ilçenin “Dönüş“ qəzetində çap olunmuşdur. Daha sonralar isə mütəmadi olaraq rayon qəzetində şeirꓹ hekayəꓹ ədəbi-tənqidi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Şair Osman Kaya ile Röportaj

  Şair Osman Kaya, 1947 yılında Artvin ili, Ardanuç ilçesi, Kutlu köyünde dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan beri şiire ilgisinin olduğunu fark etmiş ve fırsat bulduğu her an, her yerde şiir yazmıştır. Hatta şairin kendi ifadesi ile “Sağlık sorunlarım olmasına rağmen şiir yazmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Şiir yazmak benim en büyük hastalığım.” diyerek şiire olan tutkusunu dile […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Aklın Nakle Mahkumiyeti!

İSLÂM DÜNYASININ YOL HARİTASI VE AKLIN NAKLE MAHKUMİYETİ!..   İslâm Dünyası, bire bir somut olarak yaşanılan somut olaylardan yola çıkılarak ulaşılan genellemeler çerçevesinde çok önemli dönüm noktalarından geçmiştir. Bu dönüm noktalarından birisi de 1058-1111 yıllarına tekabül eden ortaçağ döneminde yaşanan kutuplaşmalar ve aklın maharetiyle biçimlenmeye başlayan ilim ve irfan ehlinin bir anlamda devre dışı bırakılmış […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çok Özledik Seni Çok Duygu Öğretmen

Duygu Öğretmenin, özlenen öğretmenlerden biri olduğunu; okullarımızda uygulamaya konulması beklenen eğitim öğretimi uyguladığını duymayan kalmamıştı. Uygun bir günde, okuluna uğradık Duygu Öğretmenin. Duygu Öğretmene o dillere destan öğretmenliği nasıl gerçekleştirdiğini sorduk. Yüreğimize su serpti Duygu Öğretmen, anlattıklarıyla. Eğitim öğretimimizin geleceğine dönük umutlarımıza güç kattı. Duygu öğretmen, şunları anlattı bize: “Birçoklarınınkinden farklıdır benim ilk derslerim. İlk […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yalanmış (Şiir)

Yalanmış bunca yıl verdiğin sözler Hep sular yakıt olmuş ateşi közler Gönlümde açtığın en ölümcül izler O yokluk pazarında değerin olsun *** Sanma ki her gemi kalır tümsekte Olası sonucu bilsek de bilmesek de Hak edenin hakkını veremesek de Mutlaka sözün ortası eğerin olsun *** Yalanı söylerken hiç utanmadın mı Hesaplan kitaptan kadanmadın mı Dostun […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Torun Baldan Tatlıdır

Denir ki, Âdem ve Havva’nın beraberliklerinden sonra insan nesli üremeye başlamıştır. Yine derler ki, Tanrı dünyayı var etmeye başlarken, her zerreyi özene bezene yaratmış ama insanoğluna can verirken kendi nefesini üflediği için onları çok önemseyerek kıymetlendirmiştir. Buradan anlaşılıyor ki, Tanrı, “Şeytana uyup yasak elmayı yediniz” diye kızıp Âdem ile Havva’yı Cennet’inden atmış olsa da onlardan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

İkindi Vakti Sensizlik

  Yine bir akşam sensiz. Mırıldanıyorum sevdiğimiz şarkıları. Yine yalnız ve senden uzakta, kimsesiz bir cehennem yalnızlığı sarmış bedenimi ve ruhumu. Bu durumuma, içimi hüzünle saran bu boşluğa, düştüğüm bu ruh halini görenlere komik bir intiba bırakıyorum. Bu serserivari duruş zannedilen halim ve tavırlarım hep kritize edilerek gülünç olduğumun kanısına varılıyor. Oysa bu tavrı sergileyenler […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bizim Ahıskalı Aslı

Önce biraz Tarih… Rusya 1700’lerin sonunda Kafkas Dağlarını aşmış ve Güney Kafkasya’ya girmiştir. Yol gösterici papazların kılavuzluğunda 1800’lerde Ahıska, Ardahan, Kars’a doğru ilerlemiştir. Ahıska birkaç kez kuşatma ve saldırıyı püskürtmüş, Kars gibi yerler düştükten sonra yine gerçek anlamda büyük bir direnişten sonra 1828’de Rusya’nın işgaline uğramıştır. Tarihe geçmiş muhteşem bir direniş ve korkunç trajediler vardır. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Korona Gölgesinde Üniversitelerin Sorunları

Korona-Virüsün Gölgesinde Yeniden Eğitime Açılan Üniversitelerin Taşınamayan Sorunları Öğrenciler Üniversiteye Gelmekten Memnun. Virüsten Korunma Kaygısı Yaşanıyor Kovid-19 salgınından bir buçuk yıl sonra yüz yüze eğitim birçok sorunla birlikte yeniden açıldı. Öğrencilerin üniversite ortamını, arkadaşlarını, derslerini ve hocalarını özlediğini coşkularından anlıyoruz. Ancak salgının yüksek şiddette seyretmesi, bazı arkadaşların aşısız olması, bazılarının aşı ve/ya virüs testi bilgilerini […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yangınlar ve Ekosistem Bilimi

Son bir haftada Akdeniz ve Ege kıyı şeridinde yaşanan orman yangınları aynı zamanda hepimizin canını da yakıyor. Çoğu zaman her tarafta çaresiz insanların yardım çığlıkları yürekleri dağlıyor. Bir o kadar da toprak ve ormanda yaşayan büyük-küçük canlıların çığlıklarını duyuyorum. Ekosistemler birçok iç ve dış faktörün eşzamanlı etkisi altında ve kendi doğal yapısı içinde varlığını sürdürür. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Düğünde Damat, Cenazede…

Gorki’nin tanımladığı anlamda bir küçük burjuva değildi. Düğünde damat, cenaze töreninde ölü olmak isteyen tiplerden nefret ederdi. Düğünlere pek gitmedi, gitmek zorunda kaldıklarını uzaktan izledi. Taziyelerden de nefret ederdi. Kalabalığın arasına karışıp başsağlığı dileyip oradan kaçardı. Birkaç defa evlendiği halde düğün de yapmadı, nikâh töreni ile geçiştirdi. Bir defasında nikâh masasında evlendirme memuru ile aralarında […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları – 5

Ezik mi, soylu mu? Yıllar önceydi. Soma maden kazasında madenden hafif yaralı olarak çıkarılan genç işçi sedyeye konulurken, sedye kirlenmesin diye çizmelerini çıkarmak istedi. Bu sahne birçok kişiye dokunmuş, duygulanmıştı. İşçinin “ezik” olduğunu düşünmüş ve bu haline acımışlardı! Ben de duygulandım, ama davranışını hiç de eziklik olarak değerlendirmedim. O halini asil buldum, eğitilmiş kişiliğine bağladım […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dostoyevski’nin Panislavist Yönü-2

Dünya klasik edebiyatçılarının önde gelenlerinden biri olan Dostoyevski, aynı zamanda önemli bir Panislavist idi. Bu özelliği zaman içinde unutuldu, en azından Rusya dışındaki ülkelerin çoğunda bu durum sıradan okuyucuyu ilgilendirmez. Ancak bunlar Rus okuyucu tarafından bilinir. Yani Dostoyevski yazılarıyla Rusya’da Panislavist olmaya devam ediyor! Bu ise Rusya’da Panislavizmin üretimde olduğu, en azından kendini yüksek sesle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Sel Felaketinde Can ve Mal Kaybı

Temmuz 2021’de Rize ve Artvin’de yaşanan sel felaketi önlenebilir miydi? sorusu doğal olarak sorulması gereken bir soru. Ülkemizin en yüksek yağışının düştüğü Doğu Karadeniz’de yağışlarla birlikte yaşanan sel ve heyelan çok ciddi de maddi hasara neden olmakla birlikte zaman zaman ölümlere neden olmaktadır. Rize ve Artvin’de yaşanan sel ve heyelanlar sonucu 6 insanın yaşamını yitirmesine neden […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Muzaffer Gündoğar ile Söyleşi

  Eğitimci-Yazar Muzaffer Gündoğar Çorum’da, kültür sanat bağlamında lider bir insandır. Ben Muzaffer Gündoğar’ı biraz geç tanıdım ama tanıştığımız bu on yılı aşkın süre içinde kendisinde gördüğüm, dürüstlüğü, yardımseverliği ve arkadaşlarına olan vefasını her zaman takdir etmişimdir. Bu yüzden ona olan saygım gün geçtikçe çoğalmıştır. O sadece çocukların ufkunu açıp düşündüren, okuma zevki aşılayan çocuk […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Neden ve Nasıl Mankurtlaştırılıyoruz”

        Dr. İkram Çınar, yaşamsal bir konuyu, çok sayıda bilimsel kaynağın tanıklığı ve çok yönlü bir bakış açısıyla oldukça kapsamlı ve ayrıntılı bir biçimde ve yoğun bir emekle ortaya koymuş, “Neden ve Nasıl Mankurtlaştırılıyoruz” adlı yapıtında.[1] Yapıtın bir benzerinin olmadığını sanıyorum.         Çınar, kitabının “Yeni Baskı için Önsöz”ünde, özellikle şu düşünceleri dile getiriyor: Ulusal […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kars ve Oltu Mazlumları İçin

Sunuş Aşağıdaki şiir Nahçıvanlı şair Hüseyn Cavid tarafından 1914 yılında yazılmıştır. Şiirin okununca anlaşılacağı gibi, o günlerde yine Ermeni teröristler tarafından katliama maruz kalan Oltu ve Kars ahalisi Müslümanlar için yazılmıştır. 1830’lardan itibaren Rusya’nın Güney Kafkasya’da ilerleyip Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bölgeleri işgal etmesi insanlık açısından büyük trajedilerin başlamasına yol açmıştır. Rusya’nın bölgede tutunabilmek […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ölmeyecek İnsanlar Vardır

Uzunca bir süreden beri gecelerim gündüzleşmiş bir şekilde yaşamaya çalışıyorum. Bu gecede dondurucu soğuğun rüzgârlı esintisiyle gelen uğultular eşliğinde uykusuz bir gece geçirmenin tatsız serüveniyle boğuşup durdum. Dışarıdan rüzgârın uğultusunun dışında başka bir sese tanıklık etmek hayalin de ötesinde kalan bir gerçekti. Yer yer tipiyle beraber de olsa kristal kar taneleri dökülürken toprak henüz o […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yerel Dil ve Toplumsallaşma

Sağlıklı bir kişilik geliştirme, toplumsallaşmış olma anlamını taşıyor. Toplumsallaşma, “bireyin, içinde yaşadığı toplumun normlarını, değerlerini, kendisine biçilen rolleri, tutumları, davranış yapılarını, toplumsal etkileşim için gerekli becerileri, benlik ve kimlik duygusunu kazanma, içinde yaşadığı kültürü içselleştirme süreci” olarak tanımlanıyor. Bu tanım, aynı zamanda “kültürel uyum” anlamına geliyor. Kişiliğimizin temel yapısını ilkin, içine doğduğumuz ailemizden edindiğimiz derin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıskalı Ömer Faik Numanzade’nin Matbuat Hayatı-27

Yazının baş tarafı önceki sayılarda [1] XX. Yüzyılın başında Rusya (1905), İran (1906-1911) ve Osmanlı (1908) devletlerinde meşrutiyet ilan edildi ve millet meclisleri kuruldu. Bunun sonucunda bir çok alanda kısmî serbestlikler ve müsaadeler elde edildi. Özellikle Rusya Müslümanları basın-yayın ile eğitim ve hayır kurumlarının sayısının artmasında kısa sürede büyük mesafeler kat ettiler. Ancak bu serbestlik […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ay Aydınlatır Geceyi

Ay adında yalnızca bedeni küçük olan bir çocuk… Taşıdığı o güzel ve özgür ruhunda kendi kurallarının sınırları varmış. Bu kuralların en önemli özelliği Ay’ın düşüncülerini dizginleyemeyişleriydi. Ne olursa olsun kalbinden geçen şeyleri savunmaktan, ruhunun yapmak istediğini yapmaktan, kendi sınırlarını aşmaktan asla çekinmezdi. Kalbinde halledemediği bazı sorunları olsa da güneş batarken ve ay geceyi şenlendirirken tüm […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Vatana Dönme Aşkıyla Geçen Ömür: Seyfettin Dursunov

  Bir insanı vatanından ayırmak; bir çocuğu annesinden ayırmaya, anne sütünden kesmeye benzer. Bir insanın doğup büyüdüğü yerde çayırlarda koşarken, derelere tepelere tırmanırken soluduğu havadan mahrum bırakmak; baharın uyanışıyla her tarafa yayılan çiçeklerin kokusunu, güneşin ufukta belirmesiyle cıvıl cıvıl öten kuşların sesini duyamamaktır. Bir insanı vatansız bırakmak, onu diri diri toprağa gömmek; gönlünde taç etmiş […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Zamanlar Cılavuz Köy Enstitüsü

Cılavuz Köy Enstitüsü, Kars-Ardahan yolu üzerinde, uzunca bir vadinin, batıdan doğuya doğru alçaldıkça genişleyip yayvanlaşan ve Cılavuz’un doğusundaki Susuz köyünde düzlüğe dönüşen tabanında kurulmuştu. Vadinin ortasından akıp gitmekte olan dere, batıdaki daha yüksek kesimlerden gelen sulara, Coşkun Pınar’la Telli Pınar’ın katılımıyla oluşuyordu. Susuz bucağının (şimdiki Susuz ilçesinin) kuzey ve kuzeydoğusunu çevreleyen düzlüklerin yeşilliğini ulu kavak […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Eğitim Bütünü Kavratmalı

Eğitim Kişiye Bütünü Kavramayı kazandırmalıdır Kişilerin içinde yaşadığı dünyayı ve onun işleyiş mekanizmasını öncelikle kavraması gerekir. Yaşamı bütünsel kavraması sosyal yaşamında da kişilerin olay ve olgular arasında doğru ilişki kurmasına yol açacaktır. Doğal olarak insan içinde doğduğu doğayı, toplumu ve ortanı tanımak ve ona göre kendine bir yaşam yol haritası çıkarmak ister. Bu süreçte insanı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları 4

Masallara Gömülü İletiler Masallar sözlü kültürün en etkili müfredat araçlarından biridir. Masalların etkisi geçmişte kalmış değildir; yine etkisini sürdürmektedir. Masallar elbette kurmacadır ve eğitim aracı olarak düşünüldüğünde aktardığı iletiler ve vurguladığı değerleri incelemek etnopedagojinin görevlerinden biridir. Geleneksel masallarda cümleler arasında gömülen, bazen masalla doğrudan ilişkisi olmayan cümleler araya sıkıştırılır. Bu cümlelerdeki iletiler çocuklara sanki özellikle […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Sanatın Yaratıcı Düşünce İçin Önemi

Doğadan Öğrenen ve Doğayı Sanat Yolu ile Taklit Eden İnsan İnsan olma bilincine ulaşan insanın çevresinden öğrenmeye başladığı ve çevresini sorguladığı için beyinsel gelişimini arttırdığı belirtilir. İnsanlığın bugün kazandığı bilgi birikimi zamanla yılların sezgi, sorgulama ve deneyleri ile oluşmuştur. Son yıllarda doğanın yasalarının deşifre edilmesiyle kazanılan bilginin yeniden doğanın taklit edilmesi için kullanılması yaşamı kolaylaştırmıştır. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dostoyevski’nin Panislavist Yönü-1

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1821’de Moskova’da doğdu ve 1881’de Sen Petersburg’da öldü. Bir toprak ağasının oğluydu. Yaşamı psikolojik sorunları ve kumar bağımlılığı yüzünden sıkıntılarla geçti. Dostoyevski, önemli bir edebiyatçıdır; dünya edebiyatını en çok etkileyen yazarlardan biridir. Kitapları klasik olmuştur ve dünyanın birçok diline çevrilmiştir. Çok okunan bir yazardır. Dostoyevski’nin başka bir yönü daha vardır: Panislavizmin önde […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kalbime Yakışan Sen

Sınırsız bir sevdanın güzelliği var içimde! Seninle başlayıp, seninle büyüyen ve seninle giden. Kökleri bir kamış gibi toprağın derinliğine inmiş ve toprak seninle harçlanıp bütün boşlukları doldurarak boşanıp gitmiş yeniden. Sen, önüme çıkan bir nehirdin hep çağlayarak akan. Bol köpüklü beyaz, berrak mavi mavi akan bir nehrin havai renklerinde yeşile çalan sadelikle dolmuş ve kalmıştın. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kulağımda Çınlayan Sesler

Son dersten sonra evin yolunu tutmuştum. O gün yaşadıklarım, yolda, eğitimden yana yapılması gerekip de yapılmayan birçok şeyi çağrıştırıyordu bana. Öğrencilerin, yetenekleri yönünde ve oranında yetişmelerini tam olarak gerçekleştiremiyorduk. Büyük çoğunluk memnun değildi aldığı eğitimden. Bunları düşünürken ilkokuldan üniversiteye dek birlikte ders yaptığım binlerce öğrencim geçti gözümün önünden. Sonra, kimi sesler çınlamaya başladı kulağımda. BİRİNCİ […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Âşık Yahya Gönül

Aşık Yahya Gönül adına şiirlerini birleştirip bir araya getirme görevi torunu olarak bana kısmet oldu. Şiirlerini özellikle kendi el yazısını değiştirmeden bastırmak istedim. Böylelikle yazısından bile o güzel duygular hissedeceğinizi düşünüyorum. Rahmetli dedemden bizzat dinlediğim ve büyüklerimden de bazı bilgiler alarak sizlere kısaca hayat hikayesini anlatmak istiyorum. Aşık Yahya Gönül, 1930 yılında, Ahıska, Aspinza Kunsa […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Savruk Düşünceler – 24

Test edildi, onaylandı 19.  yüzyılda neredeyse her kavim bir devlet kurmak istiyordu. Belli başlıları kurdu. Sonra bu hareket soğudu. Hümanizm üzerine inşa edilen demokrasinin gelişmesi, kavimlerin devletleşme isteğini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Ulus-devlet modeli giderek geçerlik ve yaygınlık kazandı. Ancak günümüzde başlangıçtakinin tersi bir gelişme yaşanıyor. Bölünerek küçülme değil, birleşerek büyüme! Ulus-Devletlerüstü devlet modeline doğru […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıskalı Ömer Faik Numanzade’nin Matbuat Hayatı-26

AHISKALI ÖMER FAİK NUMANZADE’NİN MATBUAT HAYATI-26 [1] Bilindiği gibi Çarlık Rus idaresi ele geçirdiği yerlerde yerli halka ulaşmak ve onlara çeşitli bilgileri aktarmak için Rusça ve yerel dillerde gazeteler çıkardı. Bu gazetelerde genellikle çeşitli kanunlar ve resmi duyurular, ilgili toplumun yerel dilinde yayınlandı. Rusya Türkleri arasında yayınlanan gazetelere Özbek ve Kazak Türkçesiyle çıkan Türkistan Vilayatınıñ […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yücel Feyzioğlu ile Masallar Üzerine

Masal Dede olarak bilinen Yücel Feyzioğlu ile masallar üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Yücel Feyzioğlu 10 Aralık 1946’da Kars’ta dünyaya gelmiştir. 1972 yılında Almanya’ya gitmiş, 1974-1985 yılları arasında öğretmenlik yapmıştır. Yazar, masallar üzerine uzmanlaşmış ve özellikle Türk dünyası masallarının gün yüzüne çıkmasına öncülük etmiştir. Binlerce masal derlemiş, eski masalları günümüze uyarlamıştır. 2002 yılında “Sihirli Limon” adlı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Küçük Bedendeki Yara

Gecenin bir yarısında yağmaya başlayan yağmur bütün aileyi yatağından kaldırmaya yetti. Şiddetli yağmur ve sık sık çakan şimşek sesine ilk uyanan evin annesi, acelece pencereye koşup perdeyi sıyırdı. Cama vuran şiddetli yağmur tanelerini görünce, evinin önündeki küçük bahçesine bakmaya başladı. Kendi kendine, “Eyvah, yer yerinden oynuyor. Yağmur değil sanki Nuh Tufanı” dedikten sonra çılgınlar gibi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Zihin Odalarında Farkındalıklar

  Günümüzde bizler var olmanın gerekliliklerine taban tabana zıt pek çok beklenti ile yaşıyoruz. Duygularımızın kontrolünü elimizde tutmak… Çoğu zaman duygularımızı bastırmak, değiştirmek ya da içinde bulunduğumuz duygudan kaçmak için bilinçli olarak çaba sarf ediyoruz. Sanki istemediğimiz duyguları zihnimizin odalarına hapsedersek, onlara ilişkin farkındalığımız yok olur ve böylece pek çok sorunumuzun üstesinden gelebiliriz. Bilmiyoruz ki […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Covid 19 Etkisindeki Dünya

  2019 -2020 yılları karşılaştırması eşliğinde 2021 yılına ayak basmak Geçen yıl aşağıdaki ifadeyi kulanmışım:  “2018-2019 yıl sonu itibarı ile 2020 yılına girmenin eşiğinde dünyanın ve ülkemizin eğitim, ekonomik, toplumsal, siyasi, ekolojik fotoğrafı geçmiş yıllara göre çok da iyi bir görüntü yansıtmıyor. Başta işsizlik, kadın cinayetleri, çevresel sorunlar, sosyal yaşam, ekonomideki zorluklar ve ayrımcılık insanların en […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çürütür (Şiir)

  Ç Ü R Ü T Ü R   İnsanlığın mayasını çürütür, Cebir, şiddet, kin ve nefret duygusu. Özgürlüğü bir mum gibi eritir, Cebir, şiddet, kin ve nefret duygusu.            Xxx Cahilliği, hoyratlığı azdırır, İnsanları yaşamından bezdirir, Zorbaların gemisini yüzdürür, Cebir, şiddet, kin ve nefret duygusu.           Xxx İnsafın, vicdanın belini kırar, Sevgi ağacının dalını […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkiye Denkbeyliği

Cumhuriyetin onuncu yıldönümü önemli bir tarihti. Acaba basın ve akademik kuruluşlar Cumhuriyetin 10. yılını kutlamaya nasıl hazırlanmış ya da bu on yılı nasıl değerlendirmişlerdir? Kamu kuruluşları resmî program uygulamıştır. Örneğin Halkevleri ve Türk Dil Kurumu daha yeni kurulmuş olmalarına karşın heyecanlı toplantılar düzenleyip, yayınlar yaptığını biliyoruz. Özel ya da özerk kuruluşların bu yıldönümü için ne […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Güneşim Öldü

Güneşim öldü, günün veya gecenin hangi saati olmasının pek bir önemi kalmadı. Gece yarısını da çoktan geçti! Yazanların hayata hüküm ettikleri saat, gece yarılarından sonra herkesin kendi kabuğuna çekildiği saatlerdir. Sana günün yirmi dört saati yüreğimle hitap ederek yaşamaya çalışan birisi olarak, gecenin bu saatinde yazdığım bu yazı da seni her an düşündüğümün resmi bir […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıska Türklerinde Alfabe Sorunu

Giriş Alfabe, “bir yazı sistemi; bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünüdür” (TS, 2005: 72). Konuşma dilinin önceden belirlenmiş, üzerinde uzlaşılmış harflerle yazılmasıdır (Kocaoğlu, 2020: 70). Doğan Aksan’ın (1990: 3) dil kavramı üzerine yaptığı “her yönüyle bir ulusun kültürünün aynasıdır; insanın ve uygarlığın en önemli belirtisi ve aracıdır” tanımına […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnik Sorun Üzerine

  İnsanlar tarihte değişik biçimlerde örgütlenmişlerdir: Kabile, aşiret, kavim, ümmet, ulus… Bu örgütlenmeler üretim ve yaşama biçimlerinden de etkilenmiştir. Üretimin toprağa dayalı olduğu dönemlerde İmparatorluk sistemi içinde aynı dinden olanların dayanışması niteliğindeki ümmet örgütlenmesi önemliyken, Endüstri Devrimi’nden sonra yeni bir örgütlenme biçimi ortaya çıkmıştır. Endüstri Devrimi ırkçılığa, din ve mezhepçi ayrılıkçılıklara yol açmıştır. Neredeyse her […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Capcanlı Bir Şenliktik!

Bizde “halk”, “kitle”, “toplum” gibi adlar yoktur; biz insanlara “şenlik” deriz. “Bizim şenlik” hane halkı demektir. “Köyün şenliği” de köy halkı anlamına gelir. İnsanlara, kalabalıklara “şenlik” diyen bir kültüre mensubum. Ben çocukken köyde şenlikler çoktu. Şenlik, şenliklerde şenlenirdi. Şenlik, koç katımında şenlik yapardı. Yaylaya çıkmak bir şenlik, inmek başka, yayık zamanı seyranı başka şenlikti. Şenlik, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Antep Aç Kaldı

Şehir dışına çıktığımızda nerelisin sorusu ile karşılaşmamız kaçınılmazdır. Bu sorunun etik olarak doğruluğu tartışılabilir. Ancak her ne kadar hoşumuza gitmese de; karşı konulmaz bir şekilde dudaklardan dökülür, “nerelisin?”.  Bu soruya gelen cevaplar doğrultusunda da kişinin kimliği hakkında nispi bazı bilgiler aklımızda oluşur. Nerelisin sorusunun cevabı Gaziantep olunca da hemen hemen herkesin ilk aklına gelen şüphesiz […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Mankurtlaşma Üzerine Notlar

Kim kimdir sözlükçesi Tuhaf bir mankurtlaşma dönemindeyiz. Mankurtlar mankurt olmayanları mankurtlukla suçlandırıyor! Mankurt sayılma ölçütlerini anlatmak gerekiyor. Yazdımdı ama… Mankurt: Mankurt sözcüğü bir ad niteleyicidir, sıfattır ancak ad olarak da kullanılmaktadır. Özdeğerlerine yabancılaştırılmış hatta özdeğerlerine karşı mücadele eden mankafalı kişi. Eğitim politikası açısından mankurtlaştırma tanımını Neden ve Nasıl Mankurtlaştırılıyoruz adlı kitabımda şöyle yapmıştım: “Mankurtlaştırma; bir […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kendilerini Yaşayamayan Çocuklar

Alice Miller, Yetenekli Çocuğun Dramı ve Benlik Arayışı (1994) adıyla Gönül Sezer’in dilimize çevirdiği, okunası yapıtına 21 maddelik bir ek koymuş. Bu maddeleri, Du sollst nicht merken adlı kitabın yeni sonsözünden alıntıladığını belirtiyor. Söz konusu ek metin, başlığından her maddesinin içeriğine dek, üzerinde düşünüle düşünüle okunması gereken bir nitelik taşıyor. Özellikle anne babalar ve anne […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Öğretmen Marşı

  ÖĞRETMEN MARŞI Karanlıktan kurtaran uğurludur nurumuz, Baş öğretmen Atatürk, haklıdır gururumuz. Her an görev başında bekleriz devrimleri, Cumhuriyet andımız her zaman şuurumuz. *** Öğretmenim kendimi insanlığa adadım; İnsanı yetiştiren kutsaldır büyük adım. *** Elbet bilgi öğretmek fazilettir insana, Dünya’da üç değer var; öğretmen baba ana… Bu üç değer bizde var, insanı insan yapan, Verdiğim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıskalı Ömer Faik Numanzade’nin Matbuat Hayatı-25

AHISKALI ÖMER FAİK NUMANZADE’NİN MATBUAT HAYATI-25[1] Dr. Rıdvan ÇİTİL Bilindiği gibi Çarlık Rusya’sının XVI. yüzyılda başlayan Türk devletleri topraklarındaki ilerlemesi XIX. yüzyılın sonuna gelindiğinde büyük ölçüde tamamlanmıştı. Üç yüz yılı bulun işgal sonucunda Çarlık Rusya’sı, büyük bir Müslüman kitlesinin yaşadığı devasa bir imparatorluk oldu. Rusya Müslümanlarının büyük bir kısmını Türk toplulukları oluşturuyordu. Ayrıca Müslüman olmayan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Timurcuğun Ardından

Yıl 2002… Rahmetli Valide’nin son günleri… Ankara’da Kızkardeşimdeyiz… Ağır Ceza Hakimliği yapmış, Valide; kalem kırmış… Cumhuriyet’in bir “örnek kadını”, diyebilirim… Anaç, aydın ve inançlı… O sırada beyaz, ince, alttan düğümlü, başörtüsü var başında ve elinde tesbihi… Bana pattadanak şöyle deyiverdi: – Sen benim âlim oğlumsun, söyle bana, Kabir Azabı var mı? Hemen çaktım vaziyeti: – […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Deprem ve Tarım Arazileri

Deprem değil, insanların doğanın kurallarını önemsemeyen anlayışı öldürüyor. Depremlerde yıkılan yapıların tarım toprakları üzerinde kurulmuş olması ve en fazla can kaybının buralarda olması tesadüf müdür? Öncelikle 30 Ekim 2020’de Ege Denizinde meydana gelen deprem ve sonrasında yaşanan küçük çaplı tsunami sonucu İzmir-Bayraklı’da hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara geçmiş olsun dileklerimizi sunmak isteriz. AFAD depremin büyüklüğünü […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Köpek Deyip Geçmeyelim

  Yanımızdan geçtikleri zaman, önce korkup kaçtığımız, sonra da hoşt dediğimiz hayvanlardır dünyayı bizimle paylaşan köpek ya da it dediğimiz canlı varlıklar. Bazılarının vahşi saldırılarına çok kızsak, üzülsek de yine de onlara karşı yüreğimizde tutmaya çalıştığımız sıcaklıktan vaz geçemeyiz. Ev ortamlarımız, sağlık sorunlarımız, yaşam şartlarımız bizi onlardan uzak tutmuş olsa da, bütün ülkemizi yasa boğan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Felsefi Sağaltım Modeliyle Eğitim

Felsefi Sağaltım Modeli ile Eğitim Grubu Ortaöğretim Öğrencileri Nasıl Düşünürüz? Duygularımız Ruh var mıdır? Bedenimizi Tanıyalım Akıl nedir? Aklımız nasıl çalışır? Bedenimiz ve Giysi seçimimiz arasındaki uyum Beden zihin gibi mi çalışır? Ailemizi tanıyalım. Ailemiz içindeki yerimizi tanıyalım Yaşadığımız ev ve komşularla bağımız Sınıf arkadaşlarımızla ilişkilerimiz Barış, hoşgörü ve dostluk Şehrimizi ve Ülkemizi tanıyalım. Dünyayı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Той земли, отчизны милой-Ana Yurdum Ahıska

  Я в пустыне знойной вырос, вдалеке от гор и скал, На родной земле с друзьями, я на свадьбах не гулял, Для меня не пели песни, соловьи моей страны, Только каркали вороны, предрекая рок судьбы! *** Я по жизни был виновен, и обязан всем подряд, Даже воздухом отчизны, запретили мне дышать, Нет давно того, кто […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Mikroskop Keşfedilmeseydi Korona Salgınını

Mikroskop Keşfedilmeseydi Korona Salgınını Nasıl Konuşurduk? Mercek İnsanın Doğal Yollarla Göremediği (Çıplak gözle görmediği) Gerçeklerin Görmesini Sağladı 17. yüzyıla kadar çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük, boyutları 0,1-10 nm arasında değişen varlıklar ve mikroorganizmalar ve neden oldukları hastalıklar da hiç bilinmiyordu. İnsan gözünün en fazla ne kadar uzağı görebileceği hep merak konusu olup, sağlıklı bir göz […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etnopedagoji Notları-3

Buğa Gölündeki Taraklı Kuş Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusun yaklaşık % 25’i şehirlerde yaşıyordu. O şehirlerin ne kadar şehir olduğu da çok su götürür. Tarla ve bahçeleriyle bildiğiniz köydü. Köy değerleri egemendi. Zaman içinde köy-şehir oranı tersine döndü. Uygarlık açısından bakınca şehirlilik köylülükten ileri bir durumdur. Kavramların Arapçasını söylersem daha iyi anlaşılacak galiba. Arapçada şehirliye medeni, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Gerçek Benlik Oluşturmak

 Uygulanan eğitimle bireyde sağlıklı bir kişilik geliştirmek amaçlandığında, bireyin kendine özgü bedensel, devimsel ve toplumsal-ruhsal gelişiminin nasıl bir gidiş gösterdiğinin bilinmesi gerekiyor. Sağlıklı bir kişilik geliştirmiş olan birey, başkalarının istedikleri yönde değil; kendi gereksinimlerini doyuma kavuşturarak yaşamını sürdürüyor. Sağlıklı bir kişilik de bireye kendisinin ve içinde yaşadığı toplumun, giderek tüm insanlığın eşit koşullarda yaşamasından yana […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ruhumuzun Işıltıları

RUHUMUZUN IŞILTILARI (9-12 Yaş Çocuk Öyküsü) Bengül Biroğlu Şahbaz[1] Yeteneklerini keşfetmeye cesareti olan tüm çocuklar için… Her doğan günle birlikte binlerce canlı, farklı bir yerde açar gözlerini dünyaya. Kimi bir ağaç kovuğunda, kimi okyanusun derinliklerinde, kimi çok uzak buzullarda, kimi de bizim gibi her biri kalabalık bir aile olan arı kovanlarında. Ben yaşadığım kovanın yani […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Halk Masal ve Hikayelerinde Türk Kültürü

Halk masalları ve hikâyelerinde İslam öncesi ve sonrası Türk kültürü -Ziya Gökalp’in Küçük Mecmuası Örneği- [1] Önceki yazılarımda başta Atatürk olmak üzere, tanıttığım bazı düşünürlerimizin filozof olduklarını belirtmiştim. Bazı Veryansıntv okurları, filozof nitelemesini hak ettiklerini düşündüğüm kişiler için, ‘her şey olabilirler ama filozof değildirler’ tarzında eleştirilerini dile getirmişlerdi. Tam tersini düşünüyorum: her şey olabilmenin yolu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Fergana Olayları Üzerine Mülakat

Fergana Olaylarının Tanığı Bayar Hocagiller ile Mülakat Atabek Yurdu ve Ahıska   Türkiye’nin Kuzeydoğu Anadolu’sunda bir bölge vardır: Atabek Yurdu. Bu bölge son bin yıllık tarihinde biçimlenerek kendi etnogenezini oluşturmuş ve bu dinamizmini günümüzde de sürdürmektedir. Atabek Yurdu, günümüzde Ahıska, Ardahan, Artvin, Kars, Erzurum’un kuzey ilçeleri ve Bayburt’u içine alan bir kültür bölgesidir. Geriye doğru […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk’ün Resmi

  ATATÜRK’ÜN RESMİ   Kürsünün üstünde bir resim; Gözleri denizlerden mavi, Bakışları güneşlerden sıcak. Bu resimle başlar bizim günümüz, Kıvançla dolar, taşar gönlümüz. Öğretmenimiz kürsüde Verdiği dersi Dinler bizimle birlikte, Atatürk’ün resmi.   Çalışkanız çünkü Çalışınca, Bakarız: Atatürk güldü. Bir yanlışlık yaparsak, Bulutlanır gözleri, Anlarız: Atatürk üzüldü.   Behçet NECATİGİL  

Yazının devamı İçin tıklayınız

Haklarımızı Ne Kadar Biliyoruz?

Haklarımızı, Hukukumuzu ve Anayasamızla Bağlı Olduğumuz Toplumsal Sözleşmemizi Ne Kadar Biliyoruz İnsanlık tarihinde bugünkü batı demokrasilerinin temelleri Babil İmparatorluğunu kuran Hammurabi kanunları, Roma devletinin hukuku ve ondan sonra İngiltere’de Kral’a imzalatılan Magna Carta Libertatum’un (Büyük Özgürlük Belgesi), ve daha sonrada 26 Ağustos 1789 Fransız devrimi ile başlayan “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi” ile gelişir. İngiltere […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yaşamı Sorgulayarak Kendini Gerçekleştirmek

Farkındalık Yaratmak. Ancak Nasıl? Bir Sümer atasözünde “Bilge kişi; çıkmaz sokakta yol bulan, karanlıkta ışığı bulandır” der. Sümerlerin binlerce yıllık damıtılmış bilgi birikiminin özü olan yukarıdaki sözü çok anlamlı. Anlaşılan dün de bugünün doğaya ve insana dair sorunları konuşuluyormuş. Önemli olan zorluk içinde alternatifini yaratılabilmektir. Kısır kişilikler alternatif yaratamaz. Olan daracık çemberin etrafından döner durur. Ne […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Rasim Bakırcıoğlu ile Uzaktan Sohbet

Eğitim bir insan imal etme işidir. Bu imalatı en iyi aile yapar, biyolojik olarak dünyaya getirdiği varlığı yuvada etnopedagojik birikimine dayanarak psiko-sosyal bir canlıya yani insana dönüştürür. Aile çocuğunun karakter eğitimiyle değer tabanını oluşturur ve okula salar. Kalanını okul ve aile birlikte geliştirir. Sonra toplum da devreye girer ve insan imalatı sürer. Okullar insana neleri […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Ahıska Masalı: Analık

Ahıska Türklerinin Sözlü Halk Anlatıları Anonim halk edebiyatının en güzel mahsullerinden biri masallardır. Bu mahsuller, insanoğlunun yaratılışıyla birlikte ortaya çıkıp günümüze kadar ulaşır ve sözlü halk ürünleri arasında önemli bire sahip olur. Dilden dile, nesilden nesile aktarılan bu ürünlerin ilk sahibi zamanla unutulmuş ve halkın ortak malı olmuştur. Masalların kaynağı olarak coğrafyayı, kültür ve dini […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Savruk Düşünceler-23

Hayvan Bilgisi Bağlamında Türkçe Kültür insanın ürettiği ve biriktirdiği bir olgudur. Geçmişten gelir, üzerine eklemeler yapılır ve kuşaktan kuşağa aktarılır. Köyden şehre göç hızı, köylülükten şehirliliğe geçme gayreti, gelenek ve törelerden modernleşmeye geçme çabası, adetlere uymaktan kanıta dayalı bilgi kullanma mücadelemizin sonunda bir şeyler kopuyor olmalı ki kültürel mirası kayba uğramadan gelecek kuşaklara aktaramıyoruz. Hayvanat […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yolcu

  YOLCU     – Fırtına var… – Varsın olsun, kıyametler koparsın; Sen yolunda bir büyük dev adımiyle ilerle. Durma, yürü; ayakların yürümekten kabarsın; Ölümlerden kurtulunur ileriye gitmekle!.. *** Ziyanı yok, sendele, düş, şu geçitten uzaklaş; Atacağın her adımla menziline koş, yaklaş; Yürü, yürü; yarı yolda kalma, haydi işeri!.. *** – Oh! Çığ düşmüş… – […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Mustafa Necati’nin Mezarında

  MUSTAFA NECATİ’NİN MEZARINDA     Kaybetmişti bu millet, nazlı bir evlâdını, Anıyoruz her yerde senin mutlu adını. Toplandıkta gönülden sana müjde getirdik. Andırmakta her eser bir kartal kanadını. *** Karardı gitti güneş, gök kubbe yere indi, Kaç gönül yaralandı kaç gözyaşı silindi. Zafer kazandı ölüm, bir yiğit götürdü de, Boynu büküldü günün gamlı ay […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Okul Tarihinde Üçüncü Dönem

2019 yılının mart ayından itibaren Covid-19 adlı salgın başladı. Birçok önlem alındı. Alınan önlemlerin bazıları doğrudan ya da dolaylı olarak eğitimle ilgiliydi. Bu önlemlerin başında okulların kapatılması ve eğitimin uzaktan ve bilişim teknolojisinin desteğiyle sürdürülmesi vardı. Bir dönem böylece sürdürüldü. Uzaktan eğitimin birtakım artıları ve eksileri oldu. Elbette bunlardan birçok deneyim elde edildi. Önümüzdeki yıl […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Siz Bu Konuda Ne Düşünüyorsunuz?

Kenan Evren zamanından beri “Sağcılık-solculuk bitti, ideolojiler bitti. Kavga ve çekişmelerden kurtulduk artık!” diyen tuhaf bir söylem var. “Türkiye ideolojik saflaşmadan ve çatışmalardan neler çekti, neler…” diye güya kanıt da sunuyorlar! Bazılarına bu görüş yeni ve ilginç bir tespitmiş gibi görünüyor, konuşmaya değer buluyorlar.  Türkiye, ideolojik cepheleşmeden ve sağ-sol saflaşmasından mı çekti, terörden mi? Bence […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Köy Enstitüleri Üzerine Değiniler

Köy Enstitülerinin Düşün Babası Sorunu Köy Enstitüleri, Türkiye’nin kendi ihtiyacından hareketle, kendine özgü öğretmen, sağlık memuru ve toplumsal kalkınma uzmanı yetiştirme modelidir. Düşünce kökü olarak Meşrutiyet’e kadar gider ancak Kemalist dönemde (1923-1938) fikir olgunlaştırılmıştır. Atatürk’ün vefatından sonra 17 Nisan 1940’ta savaş ortamında çok yoksul koşullarda açılabilmiştir. Bu okullar CHP zamanında açılmış ve CHP zamanında kapatılmıştır. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Sınavı Vikipedi’de Yapmak

“Öyle bir dünya düşleyelim ki dünya üzerinde herhangi bir kişi insanlığın tüm bilgisine özgürce erişebilir olsun.” Jimmy Walles (Wikipedia Kurucusu) Bilgi, tarihin her döneminde önemliydi. Bilen insanlar daha doğru hareket ediyor, daha üretken oluyor, daha isabetli kararlar veriyor, rekabet esnasında bilmeyenlerin önüne geçiyordu. Genceli Nizamî (1141-1209) bilgi konusunda der ki; “Güç bilgidedir; bilgi dışında hiç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız