Kadınların Ne Giyeceği…

“28 Şubat” öncesinde başını örtmediği için İslamcıların zulmüne uğrayan kadınlarımıza ithaf ediyorum. Yaşım müsait, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (Eski Rusya) henüz Doğu toplumlarının liderliğini yaptığı dönemde TRT kırk yılda bir Amerikan medyasından aldığı Sovyetlerden haberler de verilirdi ve genellikle Sovyet parlamentosunu gösterirdi. Oradan aklımda kalanlar görüntülerden biri de başörtülü, kaftanlı, hatta peştamallı kadın vekillerdi. Belli […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ulgar

Uzaklardan çook uzaklardan, Yayla çiçekleri kokar, Davul sesleri gelir yayıklardan. Şoseye çıkınca Güneş. Etrafta koşuşturur çocukluğum. Karpuz kabuklarına takılır ayağım. Büyürüm… Yaylaya inerken, Eteğinde iki mezar, Karakışın işi. Ulgar, Yolculuklarımdaki engel, Soğuk Pınar’dan akar hüzünlerim, Üşürüm. Ulgar bir uzun yokuş. Yamaçlarında anılar bıraktığım düş. Ulgar çocukluğumda ki gülüş.. Bazen üzülüş.. Yine de seni özler, Seni […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kültürün ABC’si

“Kültürün ABCsi”, Bozkurt Güvenç tarafından yazılmış bir kiap. Güvenç, bu denemeyi yazarken,  gerçek bir ABC olması için, Kültürün başlıca konularını Türkçenin 29 harfinden “ğ” harfi dışında, harf sırasına uyularak yazılan 28 bölümlük kısa bir özet niteliğinde olduğunu belirtmektedir. Tabi bu sıralamaya uyularak yazma konusunda güçlükler çektiğinden bahsettiğine değinmeden geçemeyeceğim. Özetle Yazar konuları bir köşe yazısı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dibek

Her sabah olduğu  gibi, evin gelini Gün doğumundan önce uyandı. Önce avlulara göz gezdirdi Düzeltti dünden kalan  öte beriyi Sırtında  günler öncesinden Kuruttuğu  buğday torbası El attı, dibeğin yanında duran İki akrabası… El birliğiyle  temizlediler dibeği Sonra bulgurla doldurdular içini. Vurdular tokmağı sırasıyla Kepeğini çıkarasıya Kurutup hazırladılar sofraya Akşama yorgunluğun tatlı telaşı. Hüzünle, kırgınlıklarla dolu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Savruk Düşünceler – 3

  Demokrasimsi Demokrasilerde muhafazakârlık olur. İnsanların bir kısmı geleneklerini, dinî inanç ritüellerini ve alışageldikleri, kimseyi engellemeyen yaşama biçimlerine bağlıklarını savunmak isteyebilirler. Ancak demokrasiler totalitarizmin hiç birine meşruiyet sağlamaz. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde dini ya da mezhep temellerine dayanan bir toplum mühendisliğine soyunan parti bulunmamaktadır. Türkiye’de biraz farklı. Türkiye’de şu sıralarda siyasi yelpazenin sağ tarafında muhafazakâr bir […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yaşamanın Ertesi Yok

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar, kolay olsaydı keşke; -sevilmediğimizi anladığımızda, kişiye yüreğimizi kapatmak. -Müşfik Kenter Yine bir sürü saniyeli dünleri geride bıraktık. Ne mi değişti? Şöyle bir dönüp bakın arkanıza… İnsanlara bakarken gözlerinden küçücük hayat hikâyeleri okuyorum, biriktiriyorum, düşünüyorum, kah üzülüp kah tebessüm ediyorum. Sağlık sorunları, sınav sıralamaları, vize mağduriyetleri, tembellik bahaneleri, kişilik çarpışıklıkları, televizyon programları, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Eksik Yaşamlar İçin Empati

3 Aralık Dünya Engelliler Gününüz kutlu olsun. Bu anlamı büyük ve derin gün yurdumuzun birçok yerinde, empati bolluğu içinde duyguların en yüksek seviyede olduğu güzel etkinliklerle kutlandı. Bu güzel güne emekleriyle renk katan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerine, Özel Rehabilitasyon kurumlarına, engelli yaşam üzerine çalışmalarıyla gündeme ses getirmeye çalışan sivil toplum kuruluşlarına […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Anadolu Zamanları-2

Bir sonbaharın en enfes anı, şüphesiz, bir sabah uyandığınızda etrafınızın tamamen beyazla kaplı olduğunu gördüğünüz, gündelik elbiselerinizden feragat ederek urba hamalı olmaya başladığınız zamandır. Artık, güneşli zamanlara katık edilen hafif serin rüzgârlar, muhtemelen dört aylık bir seyahate çıkmış; yerine de, bir önceki yıl Balkanlar’a yahut Kafkasya’ya Nevruz zamanı yolcu edilen, aralıkla birlikte Anadolu topraklarına teşrif […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Aşı Kartının Hikâyesi

Bundan altı sene önce, karnında bir oğlan olduğunu öğrendiğinde, nasıl sevinerek eve gelip annesine haber verdiğini dün gibi hatırlıyordu… İlk evladı zaten altı senelik hasretin bitim yeriydi; ikinci evladı da bir o kadar zaman sonra müjde gibi gelmişti… Doğuma yakın zamanlarında, rüyasında bir büyük zat -kim olduğunu hala söylemez- ‘Adını İbrahim koy kızım’ dedi diye, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Öğrenmeye Övgü

En basiti öğren, Şimdi zamanı gelmiş olanlar için Asla geç değildir! Alfabeyi öğren, bu yetmez, ama Öğren onu! Üşenme Başla! Her şeyi bilmek zorundasın! Yönetimi almak zorundasın. Öğren, barınaktaki adam! Öğren, hapisteki adam! Öğren, mutfaktaki kadın! Öğren, altmış yaşındaki! Yönetimi almak zorundasın. Okula git, evsiz barksız adam! Bilgi bul kendine, üşüyen! Açlık çeken, kitaba sarıl; […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kuvantum Mekaniği

Nötronlarım,   Protonlarım,   Elektronlarım…   Kah orada, kah buradasınız.   Bugün bende, yarın başka yerdesiniz.   Kim bilir daha kimlerin koynuna girersiniz?   Ne utanmaz şeylersiniz…   Siz valla, orospu gibisiniz!..       T. Yarman, 1976  Modern atom kuramına göre, madde “dalgasal” özelliğe sahiptir. Öyleyse,  belli bir yerde olmaz! Ancak, biryerlerde bulunabilir.

Yazının devamı İçin tıklayınız

İnekler İnek Değildir

Yönetim biliminde çalışanlarla ilgili yüzlerce kuram, binlerce teknik vardır, daha çok üretilecektir de. Adı, felsefi dayanağı, yaklaşımı ne olursa olsun, sonuç hep aynıdır; etkililik ve verimlilik putuna iman etmek. Yönetim rasyonal eylemler dizisidir ve yöneticilerin rasyonalite adına işgörenleri çalıştırma çabaları bana hep inekten daha fazla süt çıkarma çabası olarak gelir. Açıklamama izin verin. İnekleri bilirsiniz. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Almanyalı Türkler

Yaklaşık olarak 50 yıl önce gelmiş Türk işçileri Almanya’ya; çalışıp para kazanıp geri dönmek için. Şu anda Almanya’da yaklaşık 2,5 milyon Türk vatandaşı yaşıyor. Memlekette iş olmadığı için şanslarını yabancı ve dillerini bilmediği yerde denemek istediler. Trenlerle geldiler. Önce bir Sağlık Testinden geçmişler. Bu testle diş kontrolü ve bit kontrolünden dahi geçmişler. Sağlık testinden geçemeyenler […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Beceri Eğitiminde Neredeyiz

Okullarda perfomansa dayalı çalışmalar 2013-2014 öğretim yılı sonunda yapılan düzenleme ile kaldırıldı. Başta veliler ve öğretmenler olmak üzere eğitim çevresi pek bir sevindi. Performans çalışmaları büyük ölçüde el becerilerinin öğretilmesine dayalıydı. Kesme, katlama, yapıştırma… Bu çalışmalar genellikle ödev biçiminde veriliyor ve ödevleri öğrenciler değil velilerin yaptığı öğretmenlerce dile getiriliyordu. Bu çalışmaların kaldırılması beni düşündürdü. Çocukların […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yoz-Yorum

Yorumlama, iletişimde kod çözme ile ulaşılan bildirim içeriğine o andaki tüm ilişkiler başka koşullar çerçevesinde yeniden anlam verilmesi süreci. Kimi durumlarda kod çözülmesi ile ulaşılan anlamla, yorumlama sonucu ulaşılan anlam arasında herhangi bir ayrım ortaya çıkmamakta, kimi zaman ise ikisi arasındaki ayrım çok büyük olabilmektedir. [i] Yoz yorum, çıkarlara, beklentilere, duruma uygunlaştırmak için, bir gerçekliğin özüne […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kadınsı Yansımalar 11

Bölük pörçük uykularından birini daha yaşamanın verdiği yorgunlukla uyandı. Sırt ağrıları dayanılmazdı. Elleri uyuşuyor, boynu kopacakmışçasına ağırlık yapıyordu bedeninde. Gecenin köründe aniden uyanıyor, elinde bitki çayı, aklınca uyguladığı terapilerle derdine derman olmaya çabalıyor ama tüm bu uğraşları sonuçsuz kalmakta ısrar ediyordu. “Eskiden” diye düşündü…”Ne kadar da rahatmışım! Rahatmışız!”              “Aklımı başıma toplamalıyım tez zamanda” diyerek […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Peace in the Nation Peace in the World

I would like to dedicate this article to the Memory of Dear and Wise Friend, Professor in Naval Engineering, Reşat Özkan (1946 – 2002). T.Y. An accoıunt on the saying “Peace In The Nation, Peace In The World” of Mustafa Kemal Atatürk,  the Founder of the Turkish Republic, is provided, troughout the history of about thousand […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Tarihsel Bağlamda Çanakkale Savaşları ve Ermeni Meselesi

Anadolu topraklarına, Orta Asya kültürümüzle, geçen bin yılın başlarında, günümüzden yuvarlak dokuzyüzyılkadar önce giriyoruz. Kilit olarak tasnif edilen tarih, malum, Malazgirt Savaşı (1071). Konya-Söğüt-Bursa-Edirne sıçramalarıyla, tüm Anadolu’yu, nihayette de İstanbul’u çevirip zaptetmemiz, yaklaşık üçyüzseksen yıl sonra gerçekleşiyor (1453). Bu aşamadan itibaren yuvarlak yüz-yüzelli yıllık aralarla, iki kez (1529, 1683), Viyana kapılarına dayanıyoruz. Bu süreçte, fethedilen yerlerdeki “inanç dünyalarıyla” karşılaştırıldığında sergilediğimiz “inanç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ataol Behramoğlu İçin

O’nu uzaktan tanırdım. Sevgi ve hayranlıkla anardım… Ama karşılaşmamız, çok eskilere dayanmıyor… İlk karşılaşmamızda, sanki çok sevdiğim ve fakat epeydir görmediğim bir çocukluk arkadaşımı bulmuş gibi oldum. O da, sanki benzer bir duygudaydı… Biribirini yazılarından bilen ve aynı, düşün ve duygu dünyalarınıpaylaşan, iki insanın buluşması nasıl olursa, işte öyle bir şey… Deyim yerindeyse, “ilk buluşmamız”, bir yazı ortamında, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bilim Nedir?

Bilim nedir? Bilim insanın gerçeğe ulaşma çabasıdır. Genel ifadesi ile bilim gerçeğe ulaşma çabasıdır. Gerçeğe ulaşma çabası içindeki insanın var olanın edimselinin eylemine ulaşılması bilimdir. Bu tanımın ne anlama geldiğini örnekler üzerinden çözümleyerek açıklamaya çalışalım. Örneğin gözümüz var olan bir organımızdır. Bu organın edimi görmektir. Gözümüzün ediminin yani görmenin, yakına, uzağa, televizyona, karşıdan gelen kişiye, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Tartışmalarına Pakistan’dan Katkı

DİL [osmanlıca-türkçe] TARTIŞMALARINA PAKİSTAN ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN KATKI Güncel dilbilimin üç güçlü vargısı bize bilinen bir gerçeği, güçlü biçimde haykırmaktadır; ey insanlar dil ile oynayamazsınız. Ekonomik, politik, kültürel, dinsel, bilimsel hiç bir alanın hiçbir etkisi, olgusu, vurgusu, bulgusu, gerçeği dile, dilin öz işleyişine etki edemez, değiştiremez. Dile ilişkin kararlar alamazsınız. Alsanız da dile uygulayamazsınız. Dilbilimin iki […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Tupikçe Eğitiminde Doçentlik Sınavı Ya Da Etik Üzerine Güzelleme

Tupik dili ve edebiyatı eğitimi aldım üniversitede. Ardından Tupik dili ve edebiyatı öğretmeni oldum. Hem Tupikçeyi hem de mesleğimi seviyordum. Tupikiye’nin en ücra yerlerinde Tupikçeyi sonradan öğrenen öğrencilerime Tupikçeyle yazılmış edebî eserleri tanıtıyor, okuyor, Tupikçenin söyleyiş güzelliğini ve sistematik yapısını hissettiriyordum. Mutluydum fakat bu mutluluk bana yetmiyordu. Çünkü borçluydum. Tupikçenin güzelliğini hücrelerimize işleyen yazarlara, şairlere, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Etik, Ahlakilik ve Özerklik

Annemarie Pieper, Etiğe Giriş adlı yapıtında felsefî bir disiplin olarak etiği, kabaca ‘ahlaksal olanın araştırılması’ olarak belirler. Bu haliyle, ona göre etik, ‘ahlakilik’ kavramını temellendirmek üzere insan pratiğini, mevcut ahlakilik koşulları bakımından irdeleyen felsefi bir disiplindir. Burada ‘ahlakilik’, bir eylemi ahlaksal bakımdan iyi bir eylem olarak nitelemeyi mümkün kılan koşulları ifade etmektedir.  Bu koşullar, özerklik, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

ABD Eğitim Sistemine İlişkin İzlenimler

Amerikan Eğitim sistemini 1996-1999 yılları arasında Cincinnati Üniversitesinde ikinci doktoramı yaparken yakından tanıma fırsatım olmuştu. O yıllarda eğitimde ciddi sorunlar yaşadıklarını gözlemlemiştim. Özellikle şehir merkezindeki (urban schools) okullarda ciddi sorunlar vardı. Daha sonra 2011 yılında tekrar Wisconsin Üniversitesine iki aylık bir çalışma için gelmiştim. O zaman eğitimde biraz daha bir iyileşme görmüştüm. 2014-2015 yıllı içinde […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türk Eğitim Politikasında Batı Etkisi

  TÜRK EĞİTİM POLİTİKASINDA BATI ETKİSİ (*) Özet: Bu çalışmada Türk eğitim sisteminde Osmanlı Devleti’nin gerileme devri ile başlayan ve günümüzde de süren modernleşme-batılılaşma süreci değerlendirilmiştir. Bu süreçte mektepler, azınlık ve yabancı okulları ile Batıdan gelerek Osmanlı Devleti’ne hizmet eden Avrupalı üst düzey memurların Türkiye’ye aktardığı Batılılık değerlendirilmiştir. Batılılaşma ve modernleşme birbirinden ayrı olarak ele […]

Yazının devamı İçin tıklayınız