Söz Kültürü: Posof Atasözleri

Khadizha Sarvarova [1] Giriş İnsanoğlu var olduğu günden bu yana yaşadığı olaylardan dersler çıkarmış ve bu tecrübelerini kendinden sonra gelenlere aktarmak istemiştir. Bu aktarımın en kısa, en etkili ve en kalıcı yolu ise kuşkusuz atasözleridir. En genel tanımıyla atasözleri; söyleyeni belli olmayan, uzun gözlemlere ve yaşanmışlıklara dayanan, öğüt verici nitelikteki kalıplaşmış özlü sözlerdir. Bu sözler, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Axıska ve Çevresi Tarihi Qaynaqlarda

Tahircan Kukulov[1] Axısxa və çevrəsinin tarixi günümüzdə olduğu kimi keçən əsrdən başlayaraq gürcü və Türk tarixçilər arasında mübahisə obyekti olaraq davam etməkdədir. Mübahisələrə səbəb  isə 14 noyabr 1944 – cü ildə bölgədə yaşayan Axısxa Türklələrın ata baba yurdlarından  Qazaxıstan və Qrta Asiyaya sürgün olunduqdan sonra sürgün yerində 12 il komendant rejimi altında yaşamağa məcbur qalmışlar. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yüzemez Yunuslar Derya İçinde

Yaklaşık yirmi beş yıl boyunca arkadaşlık ettiğim merhum Yunus Zeyrek hakkında yazmak, benim için kolay değil ve başlıca zorluk, bu arkadaşlığımızın öncelikle Ahıskalı Türkler sorunuyla bağlı olmasından kaynaklanıyor. 2007’de onun Ahıska Araştırmaları kitabı hakkında yazdığım tanıtma ve değerlendirme notlarımın başlığını ulu adaşı Yunus Emre’den almıştım: ‘Yunus Senin Sözün Derin…’ İşte o dahiyane ve muhteşem mısralardan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Fahrettin Kırzıoğlu Abidesi

“Osmanlıların Kafkas Ellerini Fethi: 1451-1590”[1] kitabının girişindeki ilk cümlelerle F. Kırzıoğlu, 1980’de bana hiç unutamayacağım dersi vermişti: asırlar boyu engin bir coğrafyaya hükmeden Osmanlılar, 19. yüzyıl ortalarına kadar Kafkas(ya) yer adını kullanmamışlardı. Gerçekten de, örneğin, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde sayfalarca Kafkas coğrafyasından bahsedilse de ünlü gezgin, Kafkas adını hiç kaydetmemiştir… Bakü Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi Türk […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Ahıska Masalının Etnopedagojik Yönü

Giriş Eğitim, insanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren, hayatta kalabilmek ve toplumda var olabilmek için gerekli bilgi ve becerilerin kazandırıldığı bir süreçtir. Bu süreç, çocuk yetiştirmenin temelini oluşturmuş ve bireylerin çevrelerine uyum sağlamalarını olanak tanımıştır. Aileler, çocuklarına doğa ile ilişkilerini, sosyal kuralları ve hayatta kalma yöntemlerini öğretme sorumluluğunu üstlenmişlerdir. Eğitim süreci, bireylerin toplumsal hayata katılabilmesi için […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Axiska Atalar Sözlerinin Etnopedaqogikada Rolu

GİRİŞ Axıska Türk mədəniyyəti, kökləri minilliklərə dayanan tarixi keçmişi ilə Türk dünyasının mənəvi coğrafiyasında strateji və zəngin bir mövqeyə malikdir. Bu xalqın folklor irsi, xüsusilə “Esgilər sözi” (Atalar sözləri) adlandırılan paromoloji vahidləri sadəcə linqvistik vahidlər toplusu deyil, həm də nəsillərarası universal təcrübəni və kollektiv yaddaşı ötürən mükəmməl bir etnopedaqoji sistemdir. Axıska Atalar sözləri vasitəsilə gənc […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Borçalı’nın Bir Tarafı Ahıska

Aşağıdaki şiir Azerbaycan’ın ünlü şairi Zelimxan Yaqub’a (1950-2016) aittir. Kendisi Gürcistan’ın Borçalı bölgesindeki Karapapak Türklerindendir. Bu şiirinde Ahıska Türkleri ile Karapapak Türklerinin kardeş olduklarını, Ahıska Türklerinin sürgününden sonra Borçalı Türklerinin de bir kanadı kırılmış kuş gibi kaldığını anlatmaktadır. Şiir uzundur, buraya tanıtım amacıyla kısaltılarak alınmıştır. Kolayca anlaşılması için birkaç sözcükte birkaç harf dışında şiirin sözleri […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Zümrüdüanka ile Yeniden Doğmak

“Biz kimiz? Biz Kaf Dağı’nın zirvesi kadar büyük ve eski, Kaf Dağı’nın geçit vermez sarp kayalıkları kadar sert ve keskin, yaylalarının düzlükleri kadar engin gönüllü ve bir efsaneye göre Kaf Dağı’nın yükseklerinde Zümrüdüanka kuşunun küllerinden doğan yılmaz savaşçıların çocuklarıyız.” şeklinde başlar Ayhan Sarsıcı’nın “Kaf Dağının Yetimleri” adlı eseri. Kaf Dağı’nın yükseklerinde Zümrüdüanka… Masallardaki Zümrüdüanka kuşunun […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Vətənimdür, Vətənimdür, Vətənim!

Cabir Xalid (Halid), Ahıska’nın Dersel köyünden 1944’te sürgün edilen bir ailenin çocuğu olarak 1951’de Özbekistan’ın Semerkant’ın Bulungur köyünde dünyaya geldi. Ailesi 1961’de Azerbaycan’a göç etmiştir. Ahıskalıların yaşadığı Saatli ilçesinde dil ve edebiyat öğretmenliği yaptı. Şiirleri birçok dergide yayımlandı. Azerbaycan Yazarlar Birliği üyesidir. Ahıska Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden biridir. Şiirlerini Ahıska ve Azerbaycan Türkçesiyle yazarak iki […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıska’dan Bayburt’a Ortak Hafızanın İzleri

Elif Altun* Bazı coğrafyalar vardır; haritada yan yana durmaz ama insanına kulak verdiğinizde aralarındaki mesafe hızla kapanır. Bayburt ile Ahıska, Posof, Ardahan ve Artvin arasındaki ilişki tam olarak böyledir. Bugün farklı illerin, hatta farklı ülkelerin sınırları içinde anılsalar da bu toprakların insanı aynı hikâyeyi anlatır. Kelimeler değişir, ezgiler bazen başka bir tınıdadır ama hikâyenin ruhu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atabegler Yurdu Ahıska Bölgesinde Kıpçak Varlığı ve Faaliyetleri Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Dr. Azad Dedeoğlu[1] Tarihte Kıpçak Bozkırı mânasında Deşt-i Kıpçak diye bilinen geniş bir sahaya yayılan Kıpçakların, daha sonraki devirlerle değişik bölgelere dağılarak birçok milletle de irtibata geçtiği bilinmektedir. Bu uruğun başta Kafkaslar olmak üzere Hindistan, Mısır, Bizans, Macaristan ve Romanya’ya kadar uzanan geniş bir sahaya yayıldığı ve buralardaki askerî ve idarî işlerde en yüksek mevkilere […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Vatanı İlk Görüş

Büyüklerimizden hep duyardım; “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.” Sahiden de öyle miydi? Ben şimdiye kadar hiç görmemiştim dedelerimin bir zamanlar yaşadığı o toprakları. Hep büyüklerimin anlattığı hikâyelerden ve masallardan dinleyerek gözümde canlandırmaya çalıştım bu güzel memleketi. Ama hiç görmediğim halde gönlümden eksik olmamıştı Vatan sevdası. Vatan hasreti kuşaktan kuşağa geçmiş, artık bir zamanlar […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Axısxa Kəlməsi Üzərində Düşüncələrim

Tahircan Kukulov[1] Son zamanlara qədər Axısxa türkləri üzərində aparılan çalışmalar elmi deyildisə siyasi məqsədlər cəhədən elm dünyasında yer aldı. Lakin son zamanlar Axısxa türkləri içərisindən çıxan yazar və araşdırmaçılar xalqın mədəniyyətini araşdırmasına və eyni zamanda qorunmasında xüsusi diqqət göstərirlər. Bununlada gerçək elm sahəsinə əsərlər qazandırırlar. Axısxa və çevrəsinin tarixi haqqında çox mühüm məlumatlar verən yabançı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Serhat Eyaletinin Muhafazası: Osmanlı Devleti’nin Ahıska’yı Elde Tutma Stratejileri

Fadime Tosik Dinç [1] Giriş Ahıska toprakları, “Kavimler Kapısı” olarak da ifade edilen Kafkasya, Karadeniz ve Anadolu’yu birbirine bağlayan stratejik bir mevki olup, Kafkasya’ya Anadolu tarafından ulaşabilmenin kilit noktasıydı. Bir başka ifadeyle bu önemli kilidi açacak anahtar konumundaydı. Zira Ahıska’ya hâkim olan bir devlet, Kafkasları rahatlıkla kontrol altına alabileceği gibi Anadolu’ya da kolaylıkla girip nüfuz […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıska ve Posof Bölgesinde Türk Varlığı

Prof. Dr. Ahmet Ocak [1]* Giriş Ahıska-Posof bölgesinin Türk varlığıyla tanışması çok eski çağlarda bölgeye Sakaların gelişiyle başlar. Hazar denizinin doğusunda yaşayan Saka (İskit) Türkleri M.Ö. 713 yılları civarında Kırım bölgesinde yaşayan Kimmerler üzerine saldırıya geçerek, Tarihçi Herodot’un “karanlıklar ülkesi” diye tanımladığı bu bölgedeki halkı Kafkaslar bölgesine doğru hareket ettirmiştir. Sonra bu kaçanların peşinden Kafkasları […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yer Adları Üzerine

Giriş Türk milleti, dikkatinin önemli bir kısmını terör olaylarını önlemeye odaklamışken, minik komşu ülkelerin ve vaktiyle dizleri üzerinde sürünerek ülkemize sığınan ama kalbi hâlâ eski vatanları için çarpan bazılarının ülkemizin ulusal birliğini bozmaya yönelik psikolojik saldırıları, bölücülük girişimleri ve ulusal birlik ve dirliği bozmaya yönelik algı çalışmaları gözleniyor. Sosyal medya ve Wikipedia gibi genellikle konu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Osmanlı Öncesi Dönemde Güney Gürcistan Nüfusunun Türk Dünyasıyla Temasları

Asiyet A. Akhşamakhova[2] – Viktoriya A. Silantyeva[3] Rusçadan Çeviren: Nilüfer Mutlu[1] Ahıska bölgesi daha eskiçağdan beri özel bir konuma sahipti. Ahıska arazisi, kuzeyden Meskhetiya ve Trialet, kuzeydoğu ve doğudan Samsar ve Cavakhet, güneydoğudan Çıldır, güneyden Eruşet ve batıdan Arsiyan sıradağlarıyla çevrili olup bu dağların arasındaki vadiler ile çukurluk topraklardan ibarettir. Bugünkü Ahıska, Samtskhe-Cavakhetya Vilayetinin merkezi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Posof Kent Müzesi

   Posof Kent Müzesi* Benim ailem Acaristan Bako Köyü’ndendir. 93 harbinden sonra göç edip Osmaniye’ye gelmiş, Osmaniye’deki Ahıskalılarla birlikte Osmaniye Merkez/Küllü Köyü’ne yerleşmiştir. 17–20 Ağustos 2014 tarihleri arasında gittiğimiz Posof ve ata toprakları Ahıska, zengin halk kültürü ile dikkatimizi çekmiştir. Bu bağlamda Posof ve Ahıska halk kültürünün Kent Müzesi konseptinde sergilenmesi önerilmiş, hazırlanan ön hazırlık […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dedemin Türküleri

1975 yılı Mayıs ayında Bolu Erkek İlköğretmen Okulu’nu ikmal imtihanlarına kalmadan bitireceğim belli olmuştu. Okul idaresi, mezuniyeti kesin görünen öğrencilerden Öğretmenlik atamaları için bir form doldurmalarını istiyordu. Evrakta, gündüzlü arkadaşlarımızın atamada şehir tercihleriyle ilgili bir bölüm vardı. Benim gibilerin -yatılılıktan dolayı- seçme şansı bulunmadığı hâlde ilgili kısma ilk sırada Kars’ı, sonra Erzurum ve Muş’u yazdım. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıskalı Millî Sporcumuz Ferman Muzaffer’le Söyleşi

Giriş Spor, insanlık tarihinin en eski etkinliklerinden biri olup sadece fiziksel sağlık için değil, aynı zamanda zihinsel, sosyal ve duygusal sağlık için de kritik bir öneme sahiptir. Tarih boyunca farklı uygarlıklar, spor etkinliklerini hem eğlence hem de disiplin aracı olarak görmüştür. Günümüzde ise spor, bireylerin yaşam kalitesini artıran, stres seviyesini azaltan ve sosyal bağları güçlendiren […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ahıska Tarihinin Gurur Sayfalarından

Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanını okuduğumda mankurt kavramını ilk orada duymuştum. Daha sonra o yıllarda Kazakistan’dayken televizyonda “Mankurt” adlı bir film izlemiştim. Bu filmin Aytmatov’un eserinden esinlendiği aşikârdı. Türkmenistan-Türkiye ortak yapımı olan bu film, 1988 yılında çekilmişti. Ben de onu o yıllarda, henüz daha lise son sınıf öğrencisi iken izlemiştim. Ben bu filmin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atabek Yurdu Yazıları

  Atabek Yurdu ve Ahıska Yazıları Atabek Yurdu Özel Sayısına Sunuş Doç. Dr. İkram Çınar Ahıska ve Posof Bölgesinde Türk Varlığı – Prof. Dr. Ahmet Ocak Atabegler Yurdu Ahıska Bölgesinde Kıpçak Varlığı ve Faaliyetleri Üzerine – Dr. Azad Dedeoğlu Bir Serhat Eyaletinin Muhafazası: Osmanlı Devleti’nin Ahıska’yı Elde Tutma Stratejileri – Doç. Dr. Fadime Tosik Dinç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Numanzade: Ben Kimim?

KAFKASYALI FİKİR ADAMI ÖMER FAİK NUMANZADE’NİN MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI VE BİR MAKALESİ Yahya KEMALOĞLU [1] Çarlık Rusya’sı içerisinde geniş bir coğrafyaya dağılmış şekilde yaşayan Müslüman-Türkleri birleştiren ve milliyetçilik fikrinin doğmasına sebep olan unsurların başında, aynı dine, aynı ırka mensubiyetleri ve buna bağlı olarak aynı dili konuşmaları geliyordu. Bunlara ilave olarak matbuatın ve dil tartışmalarının da bu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Gürcistan – Ahıska Gezi Notları

Gürcistan’a gittim ve Ahıska’da turist olarak gezip dolaştım. Kısa kısa notlar aldım, yazıyorum… Ahıska, Gürcistan’ın Türkiye’ye komşu şehri. 100 yıl öncesine kadar halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan bir şehir. Bugünkü Azerbaycan’ın önceki halleri olan Safevi gibi devletlerle yaşarken, 1578’de Osmanlı Devleti’nin eline geçiyor. 1800’lerde Rusya’nın bölgeye burnunu sokmasıyla birlikte kan, gözyaşı, kaçakaç, sürgün ve […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Gürcistan’da Ahıskalılara Dönüş Yasası

Ahıska, bugünkü Gürcistan sınırları içinde kalan, Ardahan ilimizin hemen bitişiğinde olan bir bölgedir. Jeopolitik ve jeostratejik hesapların kurbanı olan Ahıskalılar, 1828’den beri kimi sınırlar arasında, kimi sınırlar ötesinde bazen de paramparça yaşadılar. Ahıskalılar, 1828’de Rusya’nın Kafkasya işgalinden beri baskı, yıldırma, zulüm, sürgün, kısacası her türlü insan hakları ihlallerine uğramış, dünyanın önde gelen toplumlarından biridir. 1944’te […]

Yazının devamı İçin tıklayınız