OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİN DENETMENLERİN KLİNİKSEL DENETİM DAVRANIŞLARINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

Giriş

Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik davranışlar oluşturma sürecidir. İşte insanlar, sosyal bir sistem içinde yaşamaya başladıkları günden bu yana, bir arada yaşamanın kurallarını da öğrenmek zorunda kalmışlardır. Yani toplumun var olabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için belli davranış kalıplarının, kuralların yerine getirilmesi gerekmiştir. Bu noktada eğitim toplumun istediği bu davranış kalıplarını, kurallarını “istendik davranış”lar biçiminde bireylere kazandırmakla yükümlüdür (Ertürk 1979’dan akt. Sarpkaya, 2010: 2).

Uras (2002: 189)’a göre; Eğitim, insanlık tarihinin ilk aşamasında ortaya çıkmış ve insanoğlu var oldukça da devam edecek toplumsal bir olgudur. Kültür birikiminin sınırlı olduğu ilkel toplumlarda yetişen kuşağın eğitimi aile ve yakın çevredeki yetişkinler tarafından gerçekleştirilmekteydi. Ancak, toplum yapısı değiştikçe çocukların eğitiminde aile tek başına yetersiz kalmış ve bu işin yeterlilik sahibi kişilerce yapılması toplumsal bir zorunluluk haline gelmiştir.

Sağlam (2008: 98)’a göre; Toplumla eğitim kurumu arasındaki ilişkiye bireyin toplumsallaşması adı da verilir. Eğitim kurumları bu işlevi, çocuğun toplumsallaşmasını, yaşadığı toplumun kültürünü, tarihini, kurumlarını tanımasını sağlayarak yerine getirir.

Eğitim sisteminin amaçlarına ulaşması için eğitimin denetimi gerekli görülmektedir. Denetime ilişkin farklı bakış açıları denetim ne amaçla yapıldığını  ortaya koymaktadır. Örneğin; Haris ve Bessent, yönetsel bir bakış açısı ile denetimi, okulun öğretimsel amaçlarını gerçekleştirmek, okulun işleyişini sağlamak ve değiştirmek amacıyla okul çalışanlarının insanlar ve diğer nesnelerle ilişkili olarak yaptıklarının denetimi olarak tanımlamışlardır. Denetimi bir program geliştirme etkinliği olarak gören, Cogan ise, denetimin, öğretim programlarının yazılması, gözden geçirilmesi, öğretim materyalinin hazırlanması, sürecin gözden geçirilmesi, öğretim sonuçlarının ailelere açıklanması ve genel olarak eğitim programının tümünün değerlendirilmesi olduğunu vurgulamıştır. Marks, Stoops ve King ise denetimi, öğretim programı ve öğretimin geliştirilmesini sağlamayı amaçlayan uygulamaların değerlendirilmesi biçiminde tanımlamışlardır. Son olarak Wiles, Sergiovanni ve Starratt denetimi bir insan ilişkileri süreci olarak tanımlamış ve okulun amaçlarının başarılmasının okuldaki insan ilişkilerine bağlı olduğunu vurgulamışlardır (Aydın, 2005: 4).  Bursalıoğlu (2005: 126)’na göre denetim ise, bir fikir ve eylem bileşimi olarak kabul edilmeli ve uygulanmalıdır. Eğitim denetimi, çeşitli kuramlar yoluyla tahmin edilen sonuçları birleştiren bir süreçtir.

Türkiye’de eğitimin amaçlarının gerçekleşmesi ve eğitim örgütlerinin etkililiğinin sağlanması denetimin amaçlarının gerçekleşmesi denetim ilkelerine uyulmasıyla gerçekleşir (Gökçe, 1994: 78). Denetim, eğitim örgütlerinde verilen eğitim hizmetinin amacına ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi, eğitim-öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve daha iyi bir eğitim verilmesi açısından çok önemlidir (Oğuz ve Diğ. 2007’den akt. Yücel, 2009: 9). Lucio’ya göre, denetim sisteminin eğitim sistemi içerisindeki en önemli fonksiyonları,  eğitim ve öğretimi geliştirme, amaçları organize etme ve öğretmen-öğrenci alt sistemini eşgüdümleyerek kapsamlı amaçlara yöneltme şeklinde sıralanabilir (Öz, 2003: 29). Fakat, denetmen ile öğretmen arasındaki ilişkilerin istenilir nitelikte olduğunu söylemek güçtür. Bu nedenle, eğitim denetmenleri ile öğretmenler arasında insan ilişkileri konusu önem kazanmaktadır ve incelemeye değer bir durum olarak düşünülmüştür. Çünkü eğitimin dolayısıyla toplumun amaçlarının gerçekleşme düzeyi, denetimde insan ilişkilerinin niteliğine bağlıdır (Özer, 2010, 2). Okul öncesi eğitimde de öğretmenlerin denetimi, okul öncesi eğitimin bir bütün olarak niteliğini artırmak için gereklidir.

14. Milli Eğitim Şurasında okul öncesi eğitim, 0–72 ay grubundaki çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun, zengin uyarıcı çevre imkânları sağlayan, onların bedensel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini destekleyen, çocukları toplumun kültürel değerleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren ve ilköğretime hazırlayan temel eğitim bütünlüğü içerisinde yer alan eğitim süreci (Turaşlı, 2007, 2) olarak tanımlanmıştır. Bir başka tanıma göre de, doğumdan ilkokulun başlangıcına kadar, çocukların bireysel özelliklerine ve gelişimsel düzeylerine uygun zengin uyarıcı çevre imkânları sunan ve onların tüm gelişimlerini toplumun kültürel değerleri ve özellikleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren bir eğitim sürecidir (Poyraz ve Dere, 2001, 21).

Okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin denetim süreci Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Rehberlik ve Teftiş Yönergesi’nde şu şöyle yer almaktadır: Rehberlik ve teftiş, grupça yapılan plânlamaya uygun olarak yürütülür. Rehberlik ve teftişten önce ve sonra öğretmenle görüşülür. Öğretmenin rehberlik ve teftişinde gerekli görülürse yöneticiden bilgi alınır. Müfettiş veya yetkili kılınmış müfettiş yardımcısı sınıfa öğretmenle birlikte girer ve birlikte çıkar. Müfettiş veya yetkili kılınmış müfettiş yardımcısı teftiş sırasında sınıfın bir üyesi gibi davranır. Rehberlik ve teftişte çevre koşulları ve olanakları dikkate alınır. Teftiş sonunda yapılan değerlendirmeler kesin olarak belirlenir. Rehberlik ve teftiş sonunda zümre ve şube öğretmenleri ile ayrı ayrı görüşülür gerekirse birlikte toplantılar düzenlenir. Gözlenen davranışlarla ilgili olarak gerektiğinde öğretmen ve öğrencilere soru sorulabilir, açıklama yapılabilir, bilgi ve belge istenebilir (MEB, 2007).

Okul öncesi eğitim öğretmenlerinin, denetmenlerin denetim etkinlikleri sırasında yapmaları gereken görev ve davranışlarailişkin görüşleri bu araştırma ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin denetmenlerin tim dendavranışlarına ilişkin görüşleri, anaokullarında ve ilköğretim okullarında çalışan okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine başvurularak toplanmıştır. Elde edilen görüşler neticesinde, okul öncesi eğitimde denetimin niteliğinin geliştirilmesine ilişkin önerilere yer verilebilmesi açısından bu araştırma önem arz etmektedir.

Yöntem

Bu bölümde; araştırmanın yöntemi, araştırmada kullanılan model, evren ve örneklem, verilerin toplanması, verilerin analizi ile ilgili yapılan bütün çalışmalar ve araştırmada kullanılan istatistiksel teknikler hakkında bilgi verilmiştir. Bu araştırma betimsel bir araştırma olup tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada Okul öncesi öğretmenlerinin eğitimin denetimine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu şekilde var olan bir durum betimlenmeye çalışıldığı için tarama modeli tercih edilmiştir. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan bir durumu varolduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne, kendi koşulları içinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır (Karasar, 2009, 77).

Araştırmada kiliniksel denetime ilişkin görüşlerin belirlenmesi için geliştirilen anket sorularından yararlanılmıştır. Okul öncesi öğretmenleri için hazırlanan toplam 27 adet soru örneği, örneklemdeki öğretmenlere “Okul Öncesi Öğretmenlerinin Kiliniksel Denetimine İlişkin Görüşleri” başlığı altında uygulanmıştır. Ayrıca araştırmada sorulara bağlı olarak, ortalama ve standart sapmalara bakılmıştır. Bulgular ve yorum bölümünde bu hesaplamalara ait değerler ilgili tablolarda yansıtılmıştır.

Evren-Örneklem

Araştırmanın çalışma evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Sivas merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan resmi anaokullarında ve ilköğretim okullarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada tüm evrene ulaşma yolu seçilmiş ve örneklem alma yoluna gidilmemiştir.

Verilerin Toplanması

Veri toplama aracı olarak “Okul Öncesi Öğretmenlerinin Kiliniksel Denetimine İlişkin Görüşleri” başlığı altında geliştirilen anket kullanılmıştır. Likgöre tipi ankete  göre sorular (1) Hiçbir zaman (2) Nadiren (3) Bazen (4) Sık sık (5) Her zaman şeklinde düzenlenmiştir. anketin geçerliliğinin sağlanması için uzman kanısına başvurulmuştur. Uzmanlardan gelen öneri ve eleştiriler doğrultusunda bazı maddeler çıkarılmış ve değiştirilmiştir. Uygulamadan elde edilen  verilere dayalı yapılan güvenirlik hesabından elde edilen verilerin Cronbach’s Alpha katsayısı .95 olarak bulunmuştur. Görüldüğü gibi bu sonuç  genel olarak kabul gören .70’in (Büyüköztürk, 2007) üstünde bir katsayıya sahiptir.

Verilerin Analizi

Araştırman kapsamına ile ilgili ölçmeler tamamlandıktan sonra verilerin analiz ve yorumuna geçilmiştir. İstatistiksel hesaplamalar toplam 94 öğretmen üzerinde yapılmıştır. Verilerin analizlerinde, Sosyal Bilimler İçin İstatistiksel Paket (SPSS 10.0 for Windows) programından yararlanılmıştır.

Bulgular ve Yorum

Araştırmanın bu bölümünde ilköğretim okullarında ve anaokullarında çalışmakta olan okul öncesi öğretmenlerinden anketler aracılığı ile toplanan verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ve yorumlar yer almaktadır.

“Okul öncesi öğretmenlerinin kiliniksel denetime ilişkin görüşleri ne düzeydedir?” sorusuna ilişkin bulgular ve yorum:

Tablo 1. Okul öncesi öğretmenlerinin kiliniksel denetime ilişkin görüşleri.

Maddeler

N

_

X

Ss

Öğretmenle denetmen arasında yüz yüze etkileşim vardır.

94

3,92

1,13

Denetmen, gözlem yapmadan önce öğretmenle tanışır.

94

4,44

,91

Gözlem esnasında yapılacak faaliyetler öğretmen ile denetmen tarafından ortaklaşa planlanır.

94

2,39

1,41

Denetim süreci boyunca öğretmen ile denetmen arasında işbirliği vardır.

94

2,98

1,31

Denetmen, denetim esnasında ne yapması gerektiğini bilir.

94

3,37

1,25

Denetmen, denetimini yaptığı dersin uzmanıdır.

94

2,88

1,34

Denetmen, denetlediği dersin ve öğretmenin amacını bilir.

94

3,62

1,29

Denetmen, öğretmenin ders araç-gereçlerini uygun ve zamanında kullanıp kullanmadığına dikkat eder.

94

3,53

1,22

Denetmen,  öğretmen-öğrenci etkileşimine önem verir.

94

4,04

1,18

Denetmen, sınıf içi fiziki ortama dikkat eder.

94

4,24

1,05

Denetmen,  denetim esnasında olumlu bir hava oluşturur.

94

3,34

1,15

Denetmen ile öğretmen ders içi faaliyetleri birlikte değerlendirir.

94

3,02

1,31

Denetmenler, öğretmenleri takdir eder.

94

2,84

1,05

Denetmen, denetim esnasında öğretmenin teknik yeterliliği üzerinde durur.

94

3,40

1,13

Denetmen,  denetim sonunda denetimin verimli işleyip işlemediğini kontrol eder.

94

3,31

1,32

Denetmen,  öğretmenin öğretimsel performansının gelişimine yardımcı olur.

94

3,08

1,30

Denetmen,  öğretmeni değerlendireceği standart ve ölçütleri öğretmene açıklar.

94

2,68

1,46

Denetmen, denetim anındaki gözlemlerini denetim sonunda öğretmenle paylaşır.

94

2,91

1,47

Denetmen ile öğretmen gözlemden önce gerekli hazırlıkları yapar.

94

3,05

1,45

Denetmen, sınıf içi etkinliklerin ve kullanılan yöntemlerin öğrencilerle birlikte planlanıp planlanmadığına dikkat eder.

94

3,20

1,29

Denetmen, derslerde araç gereç kullanımını teşvik eder.

94

3,58

1,22

Denetmen, öğrencilerde, yaratıcı düşünmenin özendirilip özendirilmediğini değerlendirir.

94

3,15

1,30

Denetmen, analiz sürecinde öğretmenin güçlü yanlarını belirler.

94

2,94

1,20

Denetmen, öğretmenin yetersizliklerini gidermede öğretmene yardımcı olur.

94

3,01

1,16

Denetmenin amacı, öğretmenin kişiliğini değiştirmek değil, öğretimi geliştirmektir.

94

3,71

1,36

Öğretmenler denetim sürecinin gelişimini tartışmak için buluşurlar.

94

3,04

1,41

Denetmen, denetim esnasında öğretmenin mesleksel doyumu üzerinde durur.

94

2,87

1,32

Maddeler incelendiğinde, okul öncesi öğretmenlerinin eğitimin denetimine ilişkin 27 ifadeye yönelik görüşleri aritmetik ortalamaya göre sıralandığında en yüksek ortalamaya sahip olan maddelerden bazıları şöyle sıralanmaktadır.

Denetmen, gözlem yapmadan önce öğretmenle tanışır  (X=4,44) yargısını okul öncesi öğretmenleri 27 madde içerisinde en yüksek ortalama ile değerlendirmişlerdir. İkinci sırada, “Denetmen, öğretmen-öğrenci etkileşimine önem verir”X =4,24), üçüncü sırada, “Denetmen, sınıf içi fiziki ortama dikkat eder” ( X=4,04), dördüncü sırada, “Öğretmenle denetmen arasında yüz yüze etkileşim vardır” (=3,92) yargıları yer almaktadır. Dört yargıya bir bütün olarak bakıldığında, denetmenlerin öğretmenle tanışması, fiziki koşullara ilişkin gözlemi ve etkileşimin ön planda olduğu görülmektedir. Denetmenlerin, daha çok fiziki durum ve etkileşimi öncelikle ön plana aldıkları görülmektedir. Bir durumun gözlenmesi ve değerlendirilmesinde de ilk olarak tanışmak ve ortamın özellikleri ile ilgilenmek ve ortamdaki bireylerin davranışlarına odaklanmak beklenilen bir durumdur.

Denetmenlerin denetim eylemlerinde en az dikkat ettikleri durumlara bakıldığında ise, en düşük yargıların, “Gözlem esnasında yapılacak faaliyetler öğretmen ile denetmen tarafından ortaklaşa planlanır” (=2,39), “Denetmen, öğretmeni değerlendireceği standart ve ölçütleri öğretmene açıklar” (X=2,69), “Denetmenler, öğretmenleri takdir eder” ( X=2,84),  “Denetmen, denetim esnasında öğretmenin mesleksel doyumu üzerinde durur” (X=2,87), “Denetmen, denetimini yaptığı dersin uzmanıdır” (=2,88) şeklinde sıralanmaktadır. Denetim yargılarına bir bütün olarak bakıldığında, denetmen ile öğretmenin denetim davranışlarını ortaklaşa planlamasına ilişkin yargının çok düşük olduğu görülmektedir. Kiliniksel denetim anlayışında denetim planının öğretmenle birlikte yapılması öngörülürken, denetmenlerin bu davranışı çok düşük düzeyde gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğretmeni övme, takdir etme, öğretmenin iş doyumunu önemseme ve buna uygun davranış sergileme, denetmenlerin düşük ortalamalarla değerlendirildikleri yargılardır. Yine denetmenlerin denetledikleri dersin uzmanı olarak görülmeyişleri en düşük puanı alan yargılardan biridir. Düşük algılanan denetmen davranışlarının özellikle öğretmen-denetmen insan ilişkileri düzeyine yönelik olduğu söylenebilir. Özellikle, okul öncesi eğitim alanında okul öncesi eğitim öğretmeni branşında denetmenlerin azlığı, denetlenen öğretmenlerin denetmenleri alanın uzmanı olarak görmeyişlerinin bir nedeni olarak kabul edilir. Çünkü, birçok okul öncesi öğretmeni alandan olmayan denetmenlerce denetlenmektedir.

Sağlam (2002)’ın yapmış olduğu araştırmada, öğretimin denetiminin amaçlarının gerçekleşme derecesini, denetmenler “çoğu zaman” olarak belirlemişler ve bu amaçların “çok önemli” olduğunu ifade etmiştir. Müdürler ve öğretmenler, bu amaçların gerçekleşme derecesini “ara sıra” olarak ifade etmişler ve bu amaçların “çok” önemli olduğunu belirtmişlerdir. Benzer bir şekilde, Denetmenlerin insan ilişkileri becerilerini sergileme derecesini öğretmenler “ara sıra” olarak belirlemişlerdir. Öğretmenler, denetmenin sergilemesi gereken teknik becerilerin çok önemli olduğunu belirtmekle birlikte bunların “ara sıra” uygulandığını ifade etmektedirler. Sağlam (2002)’ın yaptığı araştırma sonuçları ile bu çalışmanın sonuçlarının bazı noktalarda benzerlik gösterdiğini söylemek mümkündür. Büyükaslan (1998)’ın yaptığı araştırmada ise, öğretmenlerin %70.17’si ders denetim etkinliklerine ilişkin algıları “az” ve “orta” derecede olurken, beklenti düzeyinde ise 91.20’si “çok” ve “pek çok” derecede olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum, okul öncesi öğretmenlerin kiliniksel denetime ilişkin denetmen davranışlarına ilişkin algılarla benzerlik göstermektedir.

Sonuç ve Öneriler

Bu bölümde araştırmanın sonuçları sıralanmış ve açıklanmıştır;

Okul öncesi öğretmenlerin, kiliniksel denetime ilişkin görüşlerinin daha çok fiziki denetim ve etkileşim yargılarında yüksek değerlendirildiği görülmüştür. Ancak denetmenlerin, denetimin öğretmenle planlanması, denetim sonuçlarının öğretmenle paylaşılması, öğretmeni övme ve takdir etme gibi durumlarda olumlu algılanmadıkları görülmektedir.

Araştırmanın bu bölümünde elde edilen bulgulardan ve ulaşılan sonuçlardan faydalanılarak, aşağıdaki önerilerde bulunulmuştur.

1. Denetmenin, denetimini yaptığı dersin uzmanı olması gerekmektedir.

2. Denetmenin,  öğretmeni değerlendireceği standart ve ölçütleri öğretmene açıklaması gerekmektedir.

3. Denetmenin, öğretmenleri takdir etmesi gerekmektedir.

4. Denetmenin, denetim esnasında öğretmenin mesleksel doyumu üzerinde durması gerekmektedir.

5. Gözlem esnasında yapılacak faaliyetlerin öğretmen ile denetmen tarafından ortaklaşa planlanması gerekmektedir.

Araştırmacılar İçin Öneriler

1. Bu araştırmada, eğitimin denetimine ilişkin denetmenlerin sergiledikleri davranışları araştırılırken okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine yer verilmiştir. Bu konuda okul yöneticileri ve denetmenlerin de görüşlerine yer verilen çalışmaların yapılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

2. Bu araştırmanın çalışma evreni  Sivas merkez ilçe ile sınırlı tutulmuştur. Aynı konuda daha geniş evren üzerinde çalışmaların yapılması önerilebilir. Farklı illerde çalışılarak karşılaştırmalı sonuçlar elde edilebilir.

3. Bu araştırma tarama modelinde nicel bir araştırmadır. Uygulama sürecinde öğretmenlerin veri toplama aracını doldururken isteksiz olmaları, zaman ayırmak istememeleri gibi sorunlar yaşanmıştır. Bu nedenle bu konuyla ilgili geniş bir kitleden veri toplamak yerine daha özel örneklerle çalışılabilecek nitel araştırma yöntemleri ile araştırmalar yapılabilir.

Kaynakça

Aydın, İ. (2005). Öğretimde Denetim: Durum Saptama, Değerlendirme ve Geliştirme. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.

Aydın, M. (2000). Çağdaş Eğitim Denetimi. Ankara: Hatipoğlu Yayınları, 4. Baskı.

Buluç, B. (2007). Türk Eğitim Sisteminde Teftiş ve Denetim Alt Sisteminin Gelişim Süreci. İnternet’ten 15 Haziran 2011’de elde edilmiştir: http://w3.gazi.edu.tr/~buluc/TEFMAK.DOC

Bursalıoğlu, Z. (2005). Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık. 13. Baskı.

Büyüköztürk, Ş. (2007) Sosyal bilimler için veri analizi el kitabı, istatistik, araştırma deseni spss uygulamaları ve yorum. Ankara: Pegem A Yayıncılık. 8.Baskı.

Büyükaslan, M. A. (1998) İlköğretim Okullarındaki Öğretmenlerin İlköğretim Denetmenlerinin Ders Denetimine İlişkin Algı ve Beklentileri. Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).

Erdoğan, İ. (2006). Çağdaş Eğitim Sistemleri. İstanbul: Sistem Yayıncılık. 6. Baskı.

Karasar, N. (2009). Bilimsel Araştırma Yöntemi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım. 20. Baskı.

MEB. (2007). Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği. 26.09.2007 tarih ve 26655 sayılı Resmi Gazete.

Özer, Z. (2010). İlköğretim Müfettişlerinin Sergiledikleri İnsan İlişkileri Hakkında İlköğretim Okulu Öğretmenlerinin Görüşleri (Konya İli Örneği). Selçuk Üniversitesi. (Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi).

Poyraz, H. ve Dere H. (2001). Okul Öncesi Eğitimin İlke ve Yöntemleri. Ankara: Anı Yayıncılık.

Sağlam, H. İ. (2008). Eğitimin Toplumsal Temelleri. A. Ç. Sağlam (Ed.), Eğitim Bilimine Giriş. Ankara: Maya Akademi Yayıncılık.

Sarpkaya, R. (Ed.). (2010). Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi. Ankara: Anı Yayıncılık.

Süngü, H. (2005). Fransa, İngiltere ve Almanya Eğitim Denetimi Sistemlerinin Yapı ve İşleyişi. Milli Eğitim Dergisi, Sayı: 167.

Uras, M. (2002). Eğitimin Toplumsal Temelleri. E. Toprakçı (Ed.), Eğitim Üzerine. Ankara: Ütopya Yayınevi.

Turaşlı, N. (2007). Okul Öncesi Eğitimin Tanımı, Kapsamı ve Önemi. G. Haktanır (Ed.), Okul Öncesi Eğitime Giriş. Ankara: Anı Yayıncılık.

Yücel, H. (2009). Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenlerinin Denetimi. Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler nstitüsü  (Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi).

Okul Öncesi Eğitimde Kliniksel Denetim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir