Posoflu Âşıklar ve Kars’ın Kadirbilirliği!

Sayı 89- Atabek Yurdu (Ocak 2026)

Âşık Zülali (1873 – 1956), Atabek Yurdu’nda 20. yüzyılının başındaki büyük ozanlarından biridir. Adı devrinin büyükleri olan Narmanlı Âşık Sümmani, Çıldırlı Âşık Şenlik gibi ozanlarla birlikte anılır. Kendisi Azerbaycan’da ceditçi okullarda öğretmenlik, Türkiye’de ozanlık ve imamlık yapmıştır. Toplanabilen şiirleri birkaç yazar tarafından yayınlanmıştır. Bu derlemelerden en kapsamlı olanı Yunus Zeyrek tarafından hazırlanan Posoflu Zülali adlı kitaptır.

1926’da Ardahan vilayet olmaktan çıkarılmış ve Posof gibi kültür merkezleri Kars’a bağlanmıştır. Önemli âşıklık kollarının bulunduğu Posof da böylece Kars’a dahil olmuştur. Posoflu Zülali ve Müdami gibi büyük ozanlar şiirlerinde Kars’ı methetti, adını yücelttiler, Kars’ta program yaptı, Kars adına ve Kars için Kars kültürüne edebiyat, estetik ve zarafet kattılar kendilerince.

Âşık Müdami, Kars Halkevinde yıllarca akşam programları yaptı. Halkı eğitti. Kahvehanelerde halk hikâyesi anlattı, türkü söyledi, ozan yetiştirdi. Pertev Naili Boratav, Âşık Müdami’yi 20. yüzyılın en büyük beş Türk ozanından birisi olarak gösterir. Diğerleri Âşık Veysel, Ali İzzet gibi ozanlardı. Konya âşıklar bayramında dört kez birincilik aldı, 1968’de de vefat etti zaten. Karslı âşıklar Âşık Murat Çobanoğlu ve Şeref Taşlıova, Müdami’den çok şey öğrendiklerini, âdeta hoca ve ağabey gibi kendilerine yardım ettiğini belirtmişlerdir.

Bekir Sami Özsoy’un[1] tezi vesilesiyle görüştüğü Şeref Taşlıova, Müdami için şunları söylemiştir: “Müdami (…), âşıklık töresinin her dalını bilirdi.  Bir yerde bir eksiğimiz olsa bizi incitmeden söyler, biz de eksiğimizi düzeltirdik. (…) Müdami Baba, yüzden fazla makam bilirdi. Hikâye anlatmaya başladı mı, o hikâyeyi sanki yaşardı. Yanında bulunan âşıklara bildiğini öğretmekten zevk alırdı. Ayrıca tam hafız olduğu için Arapça ve Farsçası iyiydi. Bizim kuşak hepimiz Müdami Baba’dan bir şeyler öğrendik.[2]

Posoflu Âşık Müdami

Karslı âşık Murat Çobanoğlu da Müdami’ye hem minnettarlığını hem de öğreticiliği için şükranını dile getiriyor. “Ben soyumun devamını Müdami Baba’ya borçluyum. Çocuklarım bebekken ölüyordu. Tavsiyesine uydum, sonraki çocuklarım yaşadı. Müdami Baba nerde bir şey bulsa okurdu. Birgün Kars’ta kitapçı Mürüz’ün dükkanının önünde elinde bir kitap hem okuyor hem ağlıyor. Halini sorduğumda: ‘Keşiş kızı Kerem’e neler çektirmiş, ona ağlıyorum.’ dedi. Nerde bir garip görse yardım ederdi. Bildiklerini bize öğretir, yanlışlarımızı düzeltirdi. Yeni bir şey söylesek, kendisine danışırdık. Sazına sahip olamayanlara şöyle bir bakar saza iyi davranmalarını söylerdi. Ben Seyfiyülyezan hikayesini ondan dinledim. Şimdi anlatıyorum. Çok hikâye bilir, anlatırdı. Davut Sulari, Mevlüt İhsani, Reyhani, İlhami, Rahmetli Rüstem, Kemal Devrani Müdami Baba’dan çok şey öğrendiler. Hatta Deryami Baba rahmetli de ondan birçok şey öğrendi.[3] Karslı âşıkların Müdami’den söz ederken onu “Müdami Baba” diye anmaları dikkate değer.

Tez çalışmasını yazan Bekir Sami Özsoy, “1940 yılından bu yana Doğu Anadolu’da yetişen âşıkların çoğunun Müdami’nin tesiri altında kaldığını söyleyebiliriz.” demekten kendini alamamıştır. Ercişli halk ozanı Âşık Ahmet Poyrazoğlu da Müdami Baba’nın çocukluğunda Erciş gibi yerlerde program yaptığını ve günlerce onu izlediğini, ondan çok şey öğrendiğini söyler.

1940’larda Pertev Naili Boratav ve İlhan Başgöz tarafından Müdami’den derlenen halk hikayeleri Fransız ve Amerikan üniversitelerinin arşivlerinde duruyor!

Kadirbilirlik veya Vefakârlık
Birileri Kars’ta Namık Kemal evinin bahçesine Karslı âşıkların büstlerini yapmış. Ne güzel… Kadirbilir ve vefalı olmak yüce bir erdemdir. İçlerinde Posoflu Âşık Üzeyir, Âşık Zülali ve Âşık Müdami’yi gözümüz arıyor ama yok! Neden yok? Büstü yapılanlar Karslı âşıklarsa Çıldırlı Şenlik neden var, Şenlik varsa Posoflu Zülali ve Müdami neden yok?

Çıldırlı Şenlik büyük ozandır. Onunla oturup kalkan, ondan ilgi iltifat gören, deyişen, atışan Posoflu Zülali’nin küçük olduğuna kim, ne hakla karar vermiş? Ölçü nedir? Kadirbilirlik ve vefakarlık erdemi mahcup edilmiştir.

Kars’ta birkaç meydanda da Çobanoğlu, Taşlıova ve Şenlik’in anıt ve heykellerini görüyor ve seviniyoruz. Öğrencilerin heykelleri varken kendi deyişleriyle hocaları Müdami Baba’nın heykelinin olmaması yadırgatıcı değil midir?

Sadece Kars’ta da değil, Ardahan’da da öyle. Ana caddelerden birinin adı Çıldırlı Şenlik Caddesi. Üniversitenin kültür merkezinin adı Çıldırlı Şenlik Kültür Merkezi. Ardahan’da bile ne Zülali’nin ne de Müdami’nin adını anan var! Bu durum nasıl açıklanabilir?

Ardahan Üniversitesi’nin adını “Ardahan Âşık Müdami Üniversitesi” olarak değiştirmeyi öneriyorum. Yüzleri kızarır mı bilmiyorum, Kars’ta anıtta ona yer vermeyenlere Âşık Zülali’nin Kars destanını gösteriyorum.

Kars’ın Şadlık Destanı[4]
Ezelbahar geldi çimenli dağlar

Açıp cennet oldu ovalarımız
Şakıyor bülbüller donandı bağlar
Şenlendi her yandan yuvalarımız

Anasını buldu körpe kuzular
Gezer sevinç ile meler sızılar
Çıkmış yaylasına gelinler kızlar
Giyinmiş salınır sonalarımız.

Tarihimiz doksanüç’e gelmişken
Güzel Kars’ımıza düşman dolmuşken
Moskofun zülmünden yıkılmışken
Cennete benziyen hanalarımız

Düşmanın elinden kara bağladık
Yürek yaraladık ciğer dağladık
Tam kırk sene Mecnun gibi ağladık
Yetişti feryada Leylâlarımız

Otuzdört’te geldi arslan ordumuz
Bezendi Ay-yıldız ile yurdumuz
Kalmadı gam keder asla derdimiz
Mezarda sevindi atalarımız.

Kars’ın kal’asina astık Ay-Yıldız
Karanlık geceler oldu güpe-gündüz
Düşman dayanamaz Türkoğlu Türk’üz
Tarihte şahiddir künyalarımız

Kurtuldu kardaşlar karagünlerden
Zulmet kalktı mescid ile minberden
Şad oldu çok ruhlar yükseldi yerden
Şükür kabul oldu dualarımız

Askerimiz Demirkapı’ya vardı.
Al-Sancağı nice bin hasret gördü
Arpaçayı’nda son hududu kurdu
Şimdilik siyasi danalarımız.

Bir zamanda Millî Şûra’lar kurduk.
Yediden yetmişe cihada girdik
Üç düşmana karşı göksümüz gerdik
Ermeni Gürcü baş belâlarımız

Altı ay dayandı Kars tek başına
Millî teşkilatlar baktı işine
Düşman od salmışken toprak taşına
Ankara’ya vardı alaylarımız

Sanman unutmuştuk vatan adını
Bugün aldık lezzetini tadını
Çoğu kurban etti öz evladını
Bunu duyar duymaz kazalarımız

Ordumuz gelirken yola baktılar
Al-Sancağımıza çiçek taktılar
Nezretmiş ellere kına yaktılar
Sevindi güvendi analarımız

Otuzaltı’da Kars kurtuldu sonu
Gazi Hükümeti eyledi yeni
Arkadaşlarıyla İsmet İnönü
Sağladı temelden binalarımız

Askerlerimiz gelip yurda şan Verdi
Kökrek arslan gibi oturdu durdu
Kıyamete kadar bir ahenk kurdu
Kız gelin seyrânı yaylalarımız.

Zalimler dalmışken Türk yuvasına
İmdada geldi mazlûm yavru sesine
Zaten Al-Bayrağı Alp Kalası’na
Çekmek idi emel hülyalarımız

Savaşa kurt gibi dalanlarız biz
Düşmana bozgunu salanlarız biz
Dünyada intikam alanlarız biz
Kalmaz ahirete davalarımız

Serhad boylarının ezeli şânı
Koç yiğit yatağı gaziler kanı
Yurdumun şerefi Kars’ın meydanı
Mertlik verir ab-ü havalarımız

Ulaştı tabibler bulundu derman
Açıldı bahtımız bulduk el-amân
Yaşa Çıldır Göle Posof Ardahan
Şenlendi dağ dere kalalarımız.

Hele Kağızman’ın bahçesi bağı
Gül gülistan oldu sahrası dağı
Çağladı Kür Suyu Aras Irmağı
Sanarsin çalkandı deryalarımız

Süregel Zarşad’ın ova düzünü
Yeri görgük baharını yazını
Ya Rabbi gösterme düşman yüzünü
Bundan sonra söyler babalarımız

Allahüekber’den Sarıkamışa
Her şehit Cennet’te tuttu bir köşe
Sardık yaramızı gitti endişe
Kudretten yetişti şifalarımız

Sürmeliçukur’u Pamuk Ovası
Sanarsın yeniden doğdu anası
Tuzluca Iğdır’ım yurdumun hası
Kavuştu hasrete cûdalarımız.

Ceyhûni Baba’nın ruhu şad olsun
Aldık ülkemizi şen abad olsun
Yeni Türkiyemiz ber murad oldun
Kıyamete varsın nevalarımız

Der ZÜLALİ Ordu-Millet yaşasın
Zabit kumandanlar Devlet yaşasın
Başımızda Baba İsmet yaşasın
Bütün Erkaniharp paşalarımız.
_____

[1] Özsoy, Bekir Sami. (1993). Posoflu Âşık Sabit Müdami: Hayatı, Edebi Şahsiyeti ve Şiirleri. Yüksek lisans tezi. Erciyes Üniversitesi, SBE.

[2] Özsoy, agy. s. 96-97.

[3] Özsoy, agy, s. 97.

[4] Bu şiir, Âşık Zülali (Yusuf Kökten) tarafından 1940 yılında Afyon-Emirdağı’nda yazılmış, ilk olarak 1945’te “Folklor Postası” dergisinin 11. sayısında yayımlanmıştır (Kırzıoğlu, Edebiyatımızda Kars, s. 175).

Doğduğu köyde Âşık Zülali anıtı

1 thought on “Posoflu Âşıklar ve Kars’ın Kadirbilirliği!

  1. Kars’ta bu işi yapanlar vefasızlık, değerbilmezlik ve bilinçli olarak sadistlik yapmışladır, bunu yapanlar, tarhine ve gereçeğe ihanetlik yapmışlardır, hakka girmişlerdir, kınıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir