Sizce kadın nedir?

Profesyonel bir doğum uzmanı mı? Yoksa dokuz ayda bir insan üreten bir tesis mi? Belki de sadece hizmetçimizdir.

Belki de ne dersek diyelim, kadın erkek için her halükarda “bir şey” olabiliyor.

Peki erkek kadın için “çok şey” olabiliyor mu?

Hani dedik ya dünya hızla değişiyor. Tamam, kabul değişsin değişmesine de ama hangi yönde?

Bende elimin hamuruyla kadın işine karışarak, bu olumsuz değişimi ve günden güne bozulan gidişi ülkemiz kadınları açısından ele alayım. Alayım almasına da neresinden alırsam alayım bu konunun elimde kalmasından korkuyorum.

Kadınlarımız kızmasın bana, “buna mı kaldı haklarımızı savunmak” diye. Ben kadınların haklarını değil “insanların haklarını” savunuyorum. Kadın kâinatın “insanı” olduğu sürece de savunacağım.

Pembe dizilerin entrikalarında hep “kadın” vardı, var olmaya devam ediyor. Evlilik programlarında “kadın” vardı, var olmaya devam ediyor.

Daha dilimin varmadığı, sayamacağım sayısız örnekte de “kadın” vardı ve kadınlar kendilerine yapılan bu haklısızlıklara ses çıkarmadıkları müddetçe de içinde bulunduğumuz bu acı tablo var olmaya devam edecektir. Peki 8 Mart‘ta hep erkekleri suçlayan kadınlar, kendilerine yapılan bu haksızlıklara, o popülist programları seyretmeyerek neden tepkilerini ortaya koymuyorlar?

İçinizden bir kısmınızın “ben zaten seyretmiyorum” dediğini duyar gibiyim. Öyleyse sen seyretmiyorsan, o seyretmiyorsa, peki kim seyrediyor, kültürümüzle hiç ama hiç bağdaşmayan, bu programları ve dizileri?

Bugün herkesin izlediği “Yaprak Dökümü”nde Ferhunde karakteri bize ne kadar ait ya da “Aşk-ı Memnu” dizisinde kocasını akrabasıyla aldatan “Bihter” hanginiz?

Bu iki örnek ders almak için yetmez mi?

Uyanın ey kadınlar!

Sözüm ilgilileredir: Siz sadakatle eşini bekleyen, her sıkıntıya göğüs geren kadınlar değilsiniz artık, uğruna şiirler yazılan, gözyaşı dökülenler ise hiç.

Siz olsa olsa “Bihter” olursunuz. Zaten doğurmayı da bıraktınız “sadece anı yaşayıp aldatan” oldunuz…

Uyanın ey kadınlar!

Televizyonlar reyting uğruna sizi kullanmakta ve siz bu gidişe dur demedikçe sizi kullanmaya devam edeceklerdir. Onurunuzu kurtarmak için geç kalmayın.

Uyanın ey kadınlar!

Anadolu’da “ Behlül ile Bihter” yoktu, anlayın. Anadolu’da “ Leyla ile Mecnun”lar, “Kerem ile Aslı”lar, Şirin uğruna dağları delen Ferhat’lar vardı. Sevdanın sadakati onlardaydı, zamanın yok edemediği ve yok edemeyeceği “aşk” onlardaydı. Samimiyet ve dürüstlük onlardaydı…

Uyanın ey erkekler!

Kendimize gelelim. Üç günlük dizilerde kadınlarımızı aşağılamayalım. Bunları yalnız kadınlara söylemiyorum,  onları o duruma sokan herkese sesleniyorum. Aldatan kadını model olarak yaratmayalım. Ve siz kadınlar aşağılık karakterleri izleyerek “ kahramanlaştırmayın” çünkü aşağılanan sizlersiniz o sahte kahramanlar değil…

 

Medyayla Aşağılanan Kadın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir