Kurtuluş Savaşında Kurtulduk mu?

Kurtuluş savaşında neler yaşadığımız, ne acılar çektiğimiz ve vatan toprağına göz dikmiş emperyallerin menfi emellerini, yaptıkları zulmü az çok hepimiz biliriz. Ecdadımızın Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde canı pahasına vatanı korumak için kendini siperden sipere nasıl attığını duymayan, okumayan kalmamıştır. Savaştan sonra da yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde ülkenin; bilimde, sporda, sanatta vb. alanlarda gerekli ilerlemenin, gelişmenin sağlanması için yapılan devrimleri, fedakârlıkları kimse yadsıyamaz.

Gel gelelim modern dünyada biz onlara layık olabildik mi? Onlar canını ortaya koyup düşmanı def etti ama biz aklımızı ortaya koyup savaşın galibi olduğumuzu kabul ettirebildik mi?
Belki resmi olarak beynelmilel antlaşmalarla sınırlarımızı kabul etmek zorunda kaldılar. Peki kurtuluş savaşını sadece cephede kazanmakla her şey bitti mi? Cephede ki başarımız süre gelen zamanda ilimle, bilimle ve sanatla taçlanmazsa gerçekten savaşı kazandık diyebilir miyiz?

Sanırım biz bu yolda sınıfta kaldık. Ne yazık ki ecdadımızın kemiklerini sızlattık. Biliyorum belki çevrenizde bu durumu açıklayacak onlarca örnek vardır. Ancak beni çok etkileyen biraz daha spesifik bir örneği size anlatmak istiyorum.

Kurtuluş savaşını görsel materyallerle anlatmaya çalışan birçok panoroma müzesi ülkemizde mevcut. Gerçekten o günün şartlarını görsel materyallerle anlatmaya çalışan bu müzeler zaten okumayı çok sevmeyen toplumumuz için oldukça işlevsel diyebiliriz. Acaba siz hiç merak edipte bu müzelerdeki eserleri kimin yaptığına ya da kimlere yaptırdığımıza baktınız mı? Eğer bir gün yolunuz düşerse mutlaka bakın. Umarım benim gördüğümün aksini görürsünüz.

Bende bu müzelerden birçoğunu ziyaret ettim ancak son ziyaret ettiğim müzede bir tabela bana bu yazıyı yazdırdı. Mezkur müzenin hemen giriş kapısının yanında övünç madalyası gibi asılmış ancak utanç tablomuz olan bir tabela. Tabelada bizim yaptığımız mücadeleyi bize anlatanların bizden olmadığı yazıyordu. İçerdeki resimleri çizenlerin istisnasız hepsi yabancı uyrukluydu. Bunu görünce birden tuhaf oldum. Nasıl olurda bizi kurtaranları ve kurtuluşumuzu anlatan resimler vatanımıza tecavüz edenlerin torunları tarafından çizilirdi. Müzenin yetkilisinin yanına koştum neden bu resimlerin hepsini yabancılara çizdirdiniz dedim. Verdiği cevap daha da acıydı. Resimleri çizebilecek yerli bir ressamı çok aradık. Birkaç kişi geldi ancak başarı sağlayamadılar. Yabancılara çizdirmek zorunda kaldık dedi. Tam doksan altı yıl önce dökülen kanımızı çizecek bir vatan evladı yetiştirememişiz.  Yüzlerce üniversite yüzlerce fakülte inşa etmişiz ancak hepsinin toplamı bir ressam etmemiş.

Şimdi soruyorum kendime ve size biz gerçekten kurtuluş savaşında kurtulduk mu!

Hüseyin ÇELİK

Adalet Öğretmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir