Dokuz yüz elli de göçler başladı,

Zonguldak’ı mekan tuttu Posoflu.

Bir pağaça,bir de sararmış peynir,

Heybeyi sırtına attı Posoflu.

 

Kömür ocaklarında eriyen canlar,

Bin metre kuyuya inenler onlar.

Orada çalışmayı kolay sananları

Tarlayı, çayırı sattı Posoflu.

 

Kimisi madende canından oldu,

Kiminin bacağı, kolu kırıldı.

Çok çalıştı lakin, fazla yoruldu.

Gitti dispanserde yattı Posoflu.

 

Almanya’ya, Avrupa’ya yayıldık,

Para kazanmaya, işe koyulduk,

Yeri geldi yorgunluktan bayıldık,

Özledi, gözyaşı döktü Posoflu.

 

Biri gitti, arkasından gittiler

Ev bulmadı, hayımlarda yattılar

Şehrin varoşlarını mekan tuttular.

Birleşti, çoğaldı, arttı Posoflu.

 

Bir nesil, iki nesil, üç nesil oldu

Kimi sebat etti, işe koyuldu,

Posoflunun ismi çoktan duyuldu.

Sıla hasretini tattı Posoflu.

 

Kalanlar da gitti düştü yollara,

Bursa ve Ankara, İnegöllere

Ülkenin her yanı başka illere,

Daha bilmem nere gitti Posoflu.

 

Halkımız çalışkandır; helal kazanır,

Bizden olmayanlar bize özenir.

Yalan dolan yoktur, herkes güvenir

Söz verip, sözünü tuttu Posoflu.

 

Çok akademisyen doktorumuz var,

Zaten Posof çocuğu öğretmen doğar.

Bizden bu devlete gelmez ki zarar,

Kimi şanssız, kimi mutlu Posoflu.

Casim Öztürk

Posof’un Göç Kronolojisi (Şiir)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir