Türkiye’nin Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Ardanuç, Artvin (merkez), Posof, Şavşat, Yusufeli ile bugün Gürcistan sınırları içinde kalan Ahıska ortak bir kültüre ve aynı ağız özelliğine sahiptir. Anadolu ağızlarının sınıflandırılmasında aynı ağız grubunda yer almaktadır (Karahan, 2011, s. 96, Ersöz, 2015 s. 79).
Sözlü Türk kültüründe “kargış, ilenç” olarak da yer alan beddualar, binlerce yıl eskiye dayanan kültürel bir birikimin sonucunda günümüze kadar gelmiştir. Beddualar, sözlü halk kültürümüzün en az derlenen ve incelenen ürünlerindendir.
Haksızlığa uğrayan, canı yanan, çaresizlik içinde kalan kişinin, kendine zarar veren her şeye insana, hayvana, eşyaya beddua ettiği görülür. Uğranılan haksızlık karşısında kendini ifade edemeyenler, kendini savunamayanlar beddua ederek gösterdikleri duygusal tepkiyle rahatlamaya çalışırlar.
Ardanuç’ta genellikle kadınlar beddua eder. Erkekler haksızlığa uğradığında, çok sinirlendiğinde ağız dolusu küfreder; yöresel deyişle “ana avrat düz gider”. Ancak kadınlar, beddua ederek içindeki acıyı soğutmaya çalışır. Edilen beddualar öyle “öl, geber” gibi sıradan değildir. Canı yanan kadın dili çok duygulu, çok etkili kullanır. Canının yandığı oranda acısıyla, nefretiyle, kendi duygularıyla, dili kullanma becerisiyle beddua eder. Kadınlar dili daha iyi kullandığından beddualarda söz sanatları da dikkat çeker. Kullanılan sanatlar duyguyu besler, anlatımı güzelleştirir.
Karşıtlık /tezat sanatı çok kullanılan sanatlardandır:
Sıcak yatasın da soğuk kalkasın.
Memen dolu kucağın boş kalsın.
Yumuşak yatasın da ḵeş[1] kalkasın.
Allah ak günlerini kara çaputlara boyatsın.
Gidişin olsun da gelişin /dönüşün/ olmasın.
Benzetme sanatından da yararlanılır:
Domuz topu olasın da yorlana yorlana[2] kapıma gelesin, “ben ettim sen etme!’ diyesin.
İtten aç, yılandan çıplak olasın da yer yüzünde sürünesin.
Boyun çam gibi devrilsin.
Uyaklı sözler anlatımı güzelleştirir.
Sıcakta ayrana, soğukta yorgana muhtaç kalasın.
Dilerim Allah’tan belin bükülsün, ağzında kalmasın dişin dökülsün, göz göz olsun yaraların sökülsün.
Malını mulunu itler, yakasını bitler yesin.
İt ile alamete kurt ile kıyamete kalasın.
Bazı beddualar, ilk duyuşta dua izlenimi verir. Gerçek anlamı sonradan anlaşılınca duyanı, okuyanı gülümsetir.
Allah tik namazın kıldırsın.
Kökün gün görsün.
Cemaat peşinden gelsin.
Beddualar
A
Aç kurtlara nasip olasın.
Adı batsın.
Adı kaynasın.
Adını unutayım.
Adın /adların/ kalsın.
Adlarınız kalmasın /kesilsin/.
Ağılar aksın karnına.
Ağı yiyip güne karşı dikilesin.
Ağzın ardına dönsün.
Ağzına yılan aksın.
Ağzında dilin yansın.
Ağzın dedeme taraf dönsün.
Ağzının tütünü soğusun.
Ağzın kapı gibi soğusun.
Ah derken dumanın tependen çıksın.
Ah deyip kan tüküresin.
Ah edip ah işitesin.
Aldığın paralar ıskatına nasip olsun.
Âlem sana üzülsün.
Alını yeşilini bir çaputa bağlayayım.
Al kana batasın.
Allah ak günlerini kara çaputlara boyatsın.
Allah altını taş, üstünü değnek etsin.
Allah başına taş dolu yağdırsın.
Allah beni görsün de seni alsın.
Allah bir avuç memleket toprağına hasret koysun.
Allah bir gor açmak nasip etmesin.
Allah canına ciğerine sorsun.
Allah çiline çocuğuna sorsun.
Allah dağdan taştan atsın.
Allah dik namazını kıldırsın.
Allah ekmeğini kessin.
Allah elimden alsın.
Allah evlat yüzüne hasret koysun.
Allah gün ışık göstermesin.
Allah’ın ateşi karnına.
Allah’ın ateşine gelesin.
Allah’ın hışmına değesin /uğrayasın/.
Allah’ın rahmeti yanından yel gibi geçsin.
Allah karnını doyurmasın.
Allah kaşınacak tırnak vermesin.
Allah ocağında kara eşekleri yuvarlatsın.
Allah ondurmasın.
Allah öyle ah versin ki dumanın tependen çıksın.
Allah öyle dert versin ki beni unutup kendi derdine düşesin.
Allah öyle güne koysun ki kargalar etlerini koparsın.
Allah sana dert vere de derman vermeye.
Allah sana uyuz vere de tırnak vermeye.
Allah seni dağa taşa düşürsün de ulum ulum uluyasın.
Allah seni güldürmesin.
Allah seni iyi güne yetirmesin.
Allah seni lima luḫma etsin.
Allah seni ondan yukarı büyütmesin.
Allah seni paklasın.
Allah seni yok defterlerine yazsın
Allah seni yordurmasın.
Allah seven sevgiline sorsun.
Allah tatlı canına sorsun.
Altın üstüne dönsün.
Ananı babanı önünde uzalı göresin.
Arabaların altına kalasın.
Arabanın içinde gidesin, üstünde gelesin.
Ardına ağlayayım.
Ardınız gelsin.
Arkan kuyuya gelsin.
Ateşler düşsün karnına.
Ayaz günde yıldırım vursun.
B
Babamın derdi karnına /tutsun/.
Babamın yanına gidesin.
Bahtın bağlansın.
Bahtın kara gelsin.
Bahtın solsun.
Başa boya çıkmayasın.
Başına taş dolu yağsın.
Başına yıldırım çaksın.
Benim leçeğimi örtünesin.
Beşiğin boş sallansın.
Beymurat kalasın.
Bir daha bu vakitlere yetişmeyesin.
Bir iğneye muhtaç kalasın.
Biri tutsun bini parçalasın.
Bir yakaya çıkmayasın.
Boğazına şiş girsin.
Boğazında kalsın.
Boğazın kilitlensin.
Bohçaların dügli/düğümlü kalsın.
Boynun altında kalsın.
Boyun bükülsün.
Boyun çam gibi devrilsin.
Boyundan büyük taş düşsün başına.
Boyun yere girsin.
Bozuk arabalara binesin.
Bu evden tersine çıkasın.
C
Cehennem bu yana, daha oyana gidesin.
Cemaat peşinden gelsin.
Cenazene su bulunmasın.
Ciğerin ağzından dökülsün.
Ciğerin tahtalarda doğrana.
Ciğerin yansın.
Çayırlarda yılan yesin.
Çenelerine hırsız taşı değsin.
Çeneni bağlayayım.
Çenen kurusun.
Çeyizin ellere kalsın.
C̠ırılasın.
Çiçeğin burnunda solsun.
Çor düşsün karnına.
Çürüm çürüm çürüyesin.
D
Dallarda /omuzlarda/ gidesin.
Dedemin yanına gidesin.
Delilenesin de dağa taşa düşesin.
Derdin olsun da dermanın olmasın.
Derelere çekilesin.
Derin gidesin.
Deşilesin.
Dilerim Allah’tan belin bükülsün, ağzında kalmasın dişin dökülsün, göz göz olsun yaraların sökülsün.
Dilin damağın yansın.
Dilinde çıban çıksın.
Dillerin lal olsun.
Dokuz tahtalı damın olsun.
Dokuz tahtalı köye gidesin.
Domuzların yerine bağlanasın.
Domuz topu olasın da yorlana yorlana kapıma gelesin, ‘Ben ettim sen etme!’ diyesin.
Dökülsün saçın sakalın.
Dört adam üstünde gelesin.
Duvağın karaya gelsin.
Düze koşasın da, yormayasın.
E
Ecel sancısı vursun.
Ekmeğin atlı sen yaya olasın da yetişemeyesin.
Elin ayağın yanına yatsın.
Ellerin kırılsın.
Ellerin koynunda kalasın.
Emedenlik olasın.
Etin iliğin dökülsün.
Etlerin dökülsün de kemiklerin kalsın.
Etlerin tika tika olsun.
Evin barkın dökülü kalsın.
Evin barkın yıkılsın da delidüzlerde kalasın.
Evinde incir ağacı dikilsin.
G
Garip mezarlarında yatasın.
Gerili kalasın.
Gider gelmez yola gidesin.
Gidişin olsun da gelişin /dönüşün/ olmasın.
Gittiğin yerden gelmek nasip olmasın.
Gittiğin yerden kara haberlerin gelsin.
Gorbagor olasın.
Gök gürlemeden yıldırım vursun.
Gözlerin bir delikten aksın.
Gözlerine kara su insin.
Gözlerin günsüz olsun.
Gözlerin önüne /yere/ aksın.
Gözün Cennet’te kalsın.
Gözüne mil çekilsin.
Gözün yollarda kalsın.
Gurbetler elin olsun.
Güllerin diken olsun.
Gün ışık görmeyesin.
Günün kesilsin.
H
Haram ateş olsun.
Ḫaroların boş kalsın /dolmasın/.
Helvanı küntliyeyim.
Her iyiliğin solsun.
Her muradın yarıda kalsın.
Her şeylerde gözün kalsın.
Hiç bir iyiliğe doyup usanmayasın.
Hiç o boydan yukarı çıkmayasın.
Hoca salanı versin.
I
Işığa kör bakasın.
Işığın kaybolsun.
İ
İçinizden bulasınız.
İğnesiz kalasın.
İki cihanda yüzün kara olsun.
İki gözün kör olsun.
İkinizi de bir tahtada çimdireyim.
İki yakan bir araya gelmesin.
İşin karaya gelsin.
İt ile alamete kurt ile kıyamete kalasın
İtler dostun olsun.
İtten aç, yılandan çıplak olasın da yer yüzünde sürünesin.
İyiliğim burnundan /gözünden/ gelsin.
K
Kaful kadaya gelesin.
Ḵaḵalların aksın /dökülsün/ .
Ḵaḵlanasın.
Kanadın kırılsın.
Kan kusasın.
Kanların içine aksın.
Kanlı gömleklerin yıkansın.
Kara gününü göreyim.
Kara haberlerin gelsin /işiteyim/.
Kara kan çöksün yüreğine.
Karaltıların kesilsin.
Kara tahtaya çıkasın.
Karaynan gelesin /geleydin/.
Kara yola gidesin.
Karnına ağılar düşesice.
Karnına ateş düşsün.
Karnına çor düşsün.
Karnın dolu kucağın boş kalsın.
Karnın katık görmesin.
Kayalardan düşüp de parça purçuk olasın.
Kızıl kurşunlara gelesin.
Kızıl kurtlara nasip olasın.
Kolun kıçın kırılsın da yanlarına toplansın.
Köküne süpürge vurulsun.
Kökün gün görsün.
Kökün kömürün kazınsın.
Kökün kurusun.
Kör kurşunlara gelesin.
Kör ola da küt kalasın.
Kudura da dağlara düşesin.
Kurda kuşa nasip /yem/ olasın.
Külün göğe savrulsun.
L
Leçeğim başına geçsin.
Leşlerin gerili kalsın.
Leşlerin yayılsın.
M
Malını mulunu itler, yakasını bitler yesin.
Memen dolu kucağın boş kalsın.
Meşede ayı yalasın.
Mezarında ḵuḵ oturasın.
Mezarını kazayım.
Miras kalsın başına.
Munḳeriz olasın.
Muradına yetmeyesin.
Muradın karaya gelsin.
N
Ninnin yarıda kalsın.
Niyetin karaya gelsin.
O
Ocağın bucağın yıkılsın.
Ocağında baykuşlar ötsün.
Ocağında c̠inc̠arlar bitsin.
Ocağında kara eşekler yuvarlansın.
Ocağın sönsün.
Oğul oğul, derin sularda boğul.
Oklara gelesin.
Omuzlarda /dallarda/ gidesin.
Ö
Ölçün alınsın.
Ölmeyesin, iyi güne de kalmayasın.
Ölüp kurtulmayasın, kalıp sürünesin.
Ölüsü hortlayacak /hortlayasıca/.
Ömrün günün kara çaputlara düglensin.
Önüme uzanasın.
Öyle yerden uçasın ki parça pillik olasın.
P
Parmakların ḵaḵlansın.
Peginde c̠inc̠arlar bitsin.
Postacı mektubunu geri getirsin.
S
Sabahlara çıkmayasın.
Saçın elek olsun.
Sandığın kilitli kalsın.
Sandıkların boş kalsın.
Seni teneşirin üstünde göreyim.
Seni uzalı göreyim.
Sesin yedi kat yer altından gelsin.
Sıcakta ayrana, soğukta yorgana muhtaç kalasın.
Sıcak yatasın da soğuk kalkasın.
Soġunki /ahirki/ yediklerin olsun.
Son gülüşün ola.
Suyunun altını yakayım.
Sürüm sürüm sürünesin.
T
Tabutunu ben tutayım.
Tabutunun altına gireyim.
Talan olasın.
Taşlı köye gidesin.
Taun tutasıca.
Tavuk cücügüyle lohusa kundağıyla kalasın.
Teneşire yatasın.
Termaş kalsın başına
Torba takıp da dilenesin.
Töremeden kalasın.
Tüten ocağın peg olsun.
U
Uluya uluya kalasın.
Üstüne toprak atayım.
V
Vayın eksik olmasın.
Vaysız günün olmasın.
Vurgun vursun seni.
Y
Yağlı kurşunlara gelesin.
Yakasız gömlek giyesin.
Yarıda kalasın.
Yarı yolda kalasın.
Yaşın günün karalara boyansın.
Yediğin içtiğin karnından çıkmasın.
Yerinde yatmayasın.
Yerin yurdun kararsın.
Yılanlar vursun.
Yılan olup yeryüzünde sürünesin.
Yıldırımlar vursun.
Yolun izin diken olsun.
Yövmel beter günlere kalasın.
Yumuşak yatasın da ḵeş kalkasın.
Yurdun yuvan dağılsın.
Yük olup gidesin.
Yükün geri dönsün.
Yüzün kara itin götü gibi ak olsun.
Yüzünün suyu dökülsün.
____ Dipçe
[1] ḵeş: Yumuşaklığını kaybetmiş, sertleşmiş.
[2] yorlanmak: Yuvarlanmak.

