Sanki Heidi Yazıyor

Bir ütopyam var. Biraz bana özel galiba yani en azından bende bir parça gibi duruyor.

Bana göre eğitim güler yüz, iyi niyet, samimiyet ve insanlarla doğrudan iletişimdir. Olaya biraz farklı bakalım istiyorum. Aslında bir düşünsenize, her okula bir tane yavru hayvan (kedi, köpek vs.) verelim ve öğrencilere, onlara bakmalarını söyleyelim ama bakım konusunda onlara herhangi bir eğitim vermeyelim.

Her öğrenci onların bakımı için bir şeyler araştırsın belki de beraberce. Böylece beraber hareket etme ve koordine olma konusunda kendilerini geliştirmiş olurlar. Öğrenciler o hayvana bir isim versinler ve onu sahiplensinler hatta o okul, çevresince o isimle anılsın böylece okulları daha sempatik hale getirmiş oluruz. Bir öğrenci okulunu bitirene kadar o hayvanın neleri nasıl öğrendiğini bizzat kendi gözlemlesin ve kendi adına çıkarımlar yapsın.

Hayvanın yavru yapması için diğer okuldakilerle arkadaşlık edip konuşsunlar böylece kendilerinin de leylekler tarafından getirilmediklerini anlasınlar. Olur da o hayvan ölürse ortak değer verdikleri canlı için beraberce üzülsünler.

Bunların dışında şehrin her yerini gülen insan ve hayvan resimleriyle donatalım. Alışverişler yine alışveriş merkezlerinde dağıtılan GÜLERYÜZ LİRA olarak tanımlanan paralarla en azından bir kısım yapılabilsin. Yılın belirli dönemlerinde insanlar birbirlerini tanısınlar ya da tanımasınlar birbirlerine selam ve çiçek versinler.

Okullar bir gün soğuk görünümlerinden kurtulabilirlerse işte o zaman ülke olarak Avrupa Birliğine katılmamız için gelen teklifi kabul etmeyecek duruma geleceğiz, bana kalırsa.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir