Ali Şîr Nevâî: Türkçeye Adanmış Bir Ömür

Bir milletin kültürel kimliğini yaşatan en güçlü unsur dildir. Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Bunun yanında, tarihî hafızayı, edebiyatı, düşünceyi ve medeniyet birikimini gelecek kuşaklara aktaran en önemli mirastır. Tarih boyunca bazı büyük şahsiyetler, yaşadıkları dönemin sınırlarını aşarak milletlerinin diline yön vermiş ve onu kalıcı eserlerle ölümsüzleştirmiştir. İngiliz edebiyatında William Shakespeare’in İngilizcenin ifade […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türk Dilcisi Agop Dilâçar

Hakkında yazılan bir kitap[1], “Bugün Türkçenin eriştiği aydınlık aşamayı, başta Atatürk’e ve çevresinde topladığı dilcilere borçluyuz. A. Dilâçar, onlardan biridir.” tümcesiyle başlıyor. Aşağıdaki satırlar büyük ölçüde Kaya Türkay’ın A. Dilâçar adlı bu kitabından yararlanılarak yazıldı. Agop Dilâçar, Türk diliyle ilgili çalışmalarına Atatürk’le birlikte başlamış, yaşamı boyunca bu yoldaki katkılarını hiç aksatmadan sürdürmüştür. Bu çabalarıyla, dilbilimci, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Asrın Ardından Bakü’de Yeniden Buluşma

Türk Dünyası Haftası ve I. Türkoloji Kurultayı’nın 100. Yılı Bakü’den Karabağ’a uzanan bilim, kültür, ortak hafıza ve gelecek vizyonu Prof. Dr. İlkin Gulusoy[1] 29 Haziran-3 Temmuz 2026 tarihleri arasında, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı anısına Bakü, Ağdam, Şuşa ve Hankendi’de “Türk Dünyası Haftası” düzenlendi. Türkoloji tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 1926 Bakü Türkoloji […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dilde Devrim, Dilde Karşıdevrimcilik ve Karşıdevrimci Yalanlar

Bir ulus, kendi dilinde düşünemiyorsa gerçekten özgür olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yıllar süren bir tartışmanın da yaratıcısı olmuş gibi görünüyor. Alfabe ve dil devrimlerinin Türk halkı üzerindeki etkisi bu sorunun yanıtını günümüzde çok daha anlamlı kılmaktadır. Dil ile özgürlük arasındaki bağlantı dilin yaşantıyı ve yaşamsal edimlerin yaratıcısı olan düşünceyle olan ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Ulusal ayrımlar, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk’ün Dilimize Kazandırdığı Güç

Atatürk’ün Dilimize Kazandırdığı Güç[1] Ömer Asım Aksoy Terimlerin Türkçeleştirilmesi Dilimizdeki yabancı terimlerin Türkçeleştirilmesine önderlik eden de Atatürk’tür. Tanzimat döneminde dilin sadeleştirilmesi için, sınırlı da olsa, bir akım oluşmuştur. Ama bilim terimlerini Türkçeleştirmeyi hiç kimse düşünmemiştir. Yeni Lisan ve Türkçülük akımlarının en önemli kişilerinden Ziya Gökalp bile yeni terimler yaparken Arapça ve Farsçaya başvurmuştur. Yabancı terimleri […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil, Gücünü Kendi Kavram Dünyasından Alır

Yabancı dillerden ödünçlenen sözcüklere neden daha az yer vermeliyiz? Bir dilin kendi tarihî ve kavramsal gelişimi içinde oluşmuş çekirdek sözcükleri, o dilin anlam ağının merkezinde yer aldıkları için, konuşanları tarafından daha kolay işlenir, çağrışım üretir ve yeni kavramların oluşturulmasına daha elverişli olur. Bir dili güçlü kılan yalnızca konuşan insan sayısı veya zengin söz varlığı değildir. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk’ün Yarım Kalan Dil Devrimi

ÖZET Atatürk neden dil devrimine gerek duydu? Dil devrimi neydi, nasıl gelişti, evreleri nelerdi? Atatürk öldükten sonra devrim neden ve nasıl reddedildi? Atatürk öldükten sonra onun dil ve tarih devrimini inkar edenler başlıca hangi yalanları uydurdu? Bu makalede kapsamlı olarak ve ilk kaynaklardan belgelere dayanarak bunlar açıklanacaktır.  “‘Güneş – Dil Teorisi’ adını verdiğimiz bu notları […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atalarımızdan Miras Çocuklarımıza Emanet Ağızlarımız

Dil, temel yapı taşı sesler olan bir düzenek. Seslerden sözcükler, sözcüklerle cümleler, cümlelerle metinler. Metinlerin toplamı insan. Dilsiz insan nedir ki? İnsanın doğumundan ölümüne, hayatının her döneminde içinde yaşadığı ve fakat pek çoğumuzun farkına varamadığı bir ortam. Akciğerliler için hava, solungaçlılar için su neyse insan için dil de odur. İnsanı insan yapan geçmişten tevarüs ettirdiği […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Anı: Sözcük Yasağı

Öğretmendim. 1986’da Özal-Evren dönemiydi ve okula bir genelge geldi. “Yasaklanan kelimeler ve karşılıkları” başlığını taşıyordu. Resmî yazının ekiydi ve fotokopi ile çoğaltılmıştı. O zamanlar fotokopi henüz yeni icattı ve ıslak biçimde çekilebiliyordu. Belki toner de zayıftı ve net çekilmemişti. Yıllar içinde rengi daha da soldu. Müdür, biz genç öğretmenleri topladı ve buyruğu “tebliğ” etti. Bizim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Politikaları

Hüseyin Sadoğlu,  Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Ana Bilim dalı, Siyaset ve Sosyal Bilimler bilim dalında “Uluslaşma Sürecinde Türk Dil Politikaları (1839–1950)” başlıklı teziyle 2002 yılında doktor unvanını aldı. Ekim 2003’te Sadoğlu’nun doktora tezi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından “Türkiye’de Ulusçuluk ve Dil Politikaları” adıyla kitaplaştırılmıştır. Sadoğlu, eserini dört ana başlık üzerinde kurgular: Birinci […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Tartışmalarına Pakistan’dan Katkı

DİL [osmanlıca-türkçe] TARTIŞMALARINA PAKİSTAN ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN KATKI Güncel dilbilimin üç güçlü vargısı bize bilinen bir gerçeği, güçlü biçimde haykırmaktadır; ey insanlar dil ile oynayamazsınız. Ekonomik, politik, kültürel, dinsel, bilimsel hiç bir alanın hiçbir etkisi, olgusu, vurgusu, bulgusu, gerçeği dile, dilin öz işleyişine etki edemez, değiştiremez. Dile ilişkin kararlar alamazsınız. Alsanız da dile uygulayamazsınız. Dilbilimin iki […]

Yazının devamı İçin tıklayınız