Klasik Resimde Bazı Ayrıntılar

Ülkemizde sanat eğitiminin sorunlarından biri de resim okuma ya da yorumlamaktan kaynaklanan yetersizliktir. Bu yetersizlik büyük ölçüde sanat eğitimindeki sorunlardan kaynaklanmaktadır. Sonuçta insanlarda estetik bilinç gelişememektedir. Sanat eğitimiyle kazanılan yaratıcı ve üretici davranışlar, olgulara çok yönlü bakabilmek, esneklik, güzeli ve mükemmeli aramaya yönelmek gibi insan nitelikleri gelişememektedir. Yurttaşlarımızın konu üzerinde düşünmesini öneririm. Aşağıda klasik resimden alınan üç örnek resmin bazı ayrıntıları üzerinde durularak resim sanatından uzak olan okuyucuya bazı mesajlar verilmektedir.

ÂDEM’İN YARATILIŞI

Âdem’in Yaratılışı’nı betimleyen bu meşhur fresk Sixtine şapelinin tavanında yer alıyor. Bu tablo ünlü İtalyan Rönesans dönemi ressamı, heykeltıraşı, mimarı ve şairi Michelangelo (6 Mart  1475 – 18 Şubat 1564)  tarafından 1508 ile 1512 yılları arasında yapılmıştır.

Fresk, Hıristiyanlık’ta İncil’in Yaratılış bölümünde yer alan ilk insan Âdem’e hayat üflenmesi konusunu betimler. Eserde Tanrının yüzü olarak, Michelangelo’nun kendi yüzünü çizdiği düşünülmektedir.

Freskte yer alan Tanrı ve Âdem’in ellerini içeren detay da freskin en ünlü kısımlarındandır. Tanrı, yaşlı ve sakallı bir adam gibi tasvir edilmiştir. Freskte ilginç olan yanlardan biri de kırmızı pelerinin beyin şeklinde görülmesidir. Bu kısımda Michelangelo, Tanrının insana şuur verdiğini anlatmak istemiş sanki…

Eserde, Tanrı temsilinin sol kolunun çevresinde bir kadın figürü yer almaktadır. Böyle bir tasvirde henüz yaratılmamış olan ve cennette insan şeklini almayı bekleyen Havva figürünü temsil etmesi amaçlandığı düşünülmektedir.

Tanrı’nın sağ kolu ise hayat ışığını vermek için Âdem’in parmağına doğru uzatılmış. Bu meşhur detayda parmaklar arasında çok az bir mesafe olduğu görülmekte ve Tanrı’nın duruşu ile Adem’in duruşu birbirine benzemektedir. Bu tablonun asıl anlatmak istediğinin  ‘’Tanrı’nın insanı kendi suretine benzer yaratması olgusu’’ olduğu düşünülmektedir.

Fransa’da Tıp Fakültesi birinci sınıf öğrencisiyken Embriyoloji dersini anlatan hocamız derste Kur’an’ın insanın anne karnında oluşum evrelerinden bahseden bölümünü sunduğunda, Kutsal kitapta asırlar öncesinde anlatılanlarla derste anlatılanlar arasında hiç bir fark olmadığını farkettik. Hocamız Kutsal kitaplar ve bilimin aynı çizgide olduğunu ve aralarında herhangi bir çelişki olmadığını anlattı.

Yaratılışla ilgili Kur’an şu şekilde bahsetmektedir: “And olsun ki biz insanı çamurdan, bir süzmeden yarattık. Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk. Sonra nutfeyi alaka (embriyo) ya çevirdik. Alakayı (embriyo) bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir.” (el-Mü’minûn, 23/12-14)

İncil  Genesis (Yaratılış) bölümünde Adem’in yaratılışını şu şekilde anlatılmaktadır: ‘’RAB Tanrı Ademi topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem, yaşayan varlık oldu. RAB Tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe dikti. Yarattığı Âdemi oraya koydu.’’ ( Yaratılış 2, 7-8)

2012 Kıyamet Günü filminin bir karesinde ise bu freskin Tanrı ve Âdem’in parmakları arasından ikiye ayrıldığı gösterildi. Bu detay, Tanrı’nın kıyamet gününde insanı terk edeceğini ve kendi başına mı bırakacağını anlatıyor yoksa misafir evi olan dünyayı terk etme zamanın geldiğini ve artık asıl ebedi karargaha dönüş vaktinin geldiğini mi sembolize ediyor? Yorumu okuyuculara bırakıyorum…

LA CENA TABLOSU

La Cena ya da “Son Yemek” ( İtalyanca: Il Cenacolo or L’Ultima Cena”), Hıristiyan inanışına göre Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki akşam havarileriyle yediği son yemeğe verilen addır.

Bu resim Leonardo da Vinci tarafından yapılmıştır ve  Milano’daki Santa Maria delle Grazie Kilisesinin yemekhane duvarında bulunmaktadır. Tablo’da Hz. İsa ve havarileri, akşam yemeği yemektedir ve  İsa peygamber üzgün bir şekilde masanın ortasında oturmaktadır.

Resimde, Hz. İsa’nın son akşam yemeğinde, havarilerine içlerinden birinin kendisine ihanet edeceği anlatılmaktadır ve ünlü ressam da bu durumu resmederek havarilerin yüzlerindeki şaşkınlığı ortaya koymuştur. Hz. İsa, sanki sağ eliyle kendisine ihanet edecek olan  Judas’ı gösteriyor. Ayrıca, ressam tablodaki ışık oyunları ile ihanetin geleceği tarafı karanlıkta bırakmıştır. Arka pencereden gelen ışık ise Hz. İsa’yı ön plana çıkarmaktadır. Ayrıca tablodaki ışık oyunlarına dikkat edilirse ihanetin geleceği tarafı ressam karanlıkta bırakmış. Tabloda sağ taraf ihanet etmeyenleri(iyiliği), sol taraf ise ihanet edenleri (kötülüğü) yansıtmaktadır.

Işık her zaman olduğu gibi iyiliği, karanlık ise kötülüğü sembolize ediyor.

Tabloda soldan sağa doğru yer alan havarilerin isimleri şu şekilde: Bartholomaus, Jacobus Minör, Andreas, Judas, Petrus, Jean, Hz.İsa, Thomas, Jacobus Majör, Philippe, Matthieu, Thaddeus, Simon.

La Cena “Ruhun hareketleri” (motti del amme)  teorisini temsil etmektedir çünkü  tablo’da havarilerin düşüncelerini okuyabiliyoruz:

Beden dillerine dikkat edildiğinde ise, masanın en solundaki Bartholomaus, bu sözleri duyunca heyecanla ayağa fırlamış, yanındaki Jacobus Minör ve Andreas ise ellerini havaya kaldırmış şekilde resmedilmiş. Petrus de sinirli bir şekilde ayağa kalkmış. Hainlik yapacak olan Judas da şaşkınlıkla kendini geriye çekmiş ve sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini tutmaktadır.

Tablo’da Judas ve Maria Magdalena’yı aşağıda daha yakından ve Judas’ın sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini de görebiliriz:

Son Akşam Yemeği‘nde bir rivayete göre Hz.İsa ve Havarileri Kutsal Kase’den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı. Fakat resimde kâse ve şaraplı ekmek görülmemesi Hıristiyan dünyasında yıllardır tartışma konusu olmuştur.

Hz.İsa’nın sağında Maria Magdalena ( Mecdelli Meryem) bulunuyor. Yüzünde Mona Lisa tablosundaki benzer ifadeyi görebilirsiniz. Maria Magdalena Yeni Ahit’e göre Hz. İsa‘nın takipçilerinden biri. Markos ve Yuhanna İncillerine göre dirildikten  sonra İsa peygamberi  ilk gören kişidir.

Bazıları onun Hz.İsa’nın eşi olduğunu da düşünmektedirler ama Katolik Kilisesi bu tezi kabul etmemektedir.

İnciller Hz. İsa’nın (as) çarmıha gerildiğini anlatıyor fakat Kuran ’da açıkça Hz. İsa’nın öldürülmediği ve ona  benzetilen başka birinin öldürüldüğünü anlatan ayetler bulunuyor.

Ayrıca, Dan Brown da yazmış olduğu hayal mahsulü Da Vinci Şifresi kitabında Kutsal Kase’nin aslında  Maria Magdalena olduğunu öne sürmüştür.

MONA LİSA ( İtalyanca: La Gioconda, Fransızca : La Joconde)

   

Bu eser Paris’de bulunan Louvre Müzesinde sergilenmektedir ve Rönesans ( Yeniden Doğuş) dönemin ünlü sanatçısıLeonardo Da Vinci tarafından yapılmıştır. O dönemin simgesi haline gelen sanatçı esere 1503 yılında başlamış ve bitirmesi 4 yıl sürmüştür.

Mona Lisa’nın kimliği hakkında hala bugün çeşitli rivayetler bulunmakla beraber  kesin bir bilgiye rastlanmamıştır. Bazı sanat tarihçileri Francesco del Giocondo’nun eşi olduğunu düşünmüşlerdir, bazı uzmanlar ise kullandıkları özel teknikler sayesinde Mona Lisa ile Leonardo’nun yüz özellikleri arasında benzerlik kurmuşlar ve sanatçının aslında kendi portresini yaptığını düşünmüşler.

Eserdeki gizemli gülümse ile ilgili birçok yorum bulunuyor. Gülümsemenin yeni doğum yapmış bir annenin gülümseyişi olduğu ortaya atılmış çünkü o dönemde hamile veya doğum yapmış annelerin saçları topuz şeklinde arkaya toplanıyor ve boyunlarından aşağısını çok ince bir tülle örtüyorlarmış.

Diğer dikkat çeken noktalardan bir tanesi de, sadece dudaklara bakıldığında bir gülümsemenin olmadığı da fark edilecektir.

Ayrıca, birçok uzmana göre tabloda hiçbir fırça ve parmak izine rastlanmamış.

Mona Lisa’nın yüzündeki gülümseyişi bir sonraki makalemde inceleyeceğimiz La Cena (Hz.İsa’nın son akşam yemeği) tablosunda resmedilmiş olan Maria Magdalena’nın yüzündeki gülümseme ile çok benzer olduğunu fark edeceksiniz.

Maria Magdalena ve Mona Lisa

“Bir tablonun arka perdesi” yazımızda incelemesini yaptığım La Cena (Son akşam Yemeği)  tablosunda Hz.İsa’nın sağında Maria Magdalena ( Mecdelli Meryem) bulunuyor. Yüzünde Mona Lisa tablosundaki benzer ifadeyi görebilirsiniz. Maria Magdalena Yeni Ahit’e göre Hz. İsa‘nın takipçilerinden biri. Markos ve Yuhanna İncillerine göre dirildikten sonra İsa peygamberi ilk gören kişidir.

Fransa’da onun adını taşıyan  Madeleine çörekleri tüm Fransa’ya yayılır ve 22 Temmuz Aziz Mecdelli Meryem Günü olarak kabul edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir