TBMM’nin açılışını takiben, yakın komşularıyla iyi ilişkiler kurabilmek için bu ülkelere temsilciler göndermiştir. Özelikle Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan bunların başında gelmektedir. Yakın komşularımızın başkentlerine ve önemli görülen şehirlerine açılan mümessillikler daha sonra şehbenderliklere ve ardından konsolosluklara dönüştürülmüştür.
Bu çerçevede Kızılordu tarafından Mart 1922’de işgal edilen, Ahıska’ya 25 Mayıs 1922’de Asaf Talat Bey mümessil olarak tayin edilmiştir. Ahıska bu yıllarda Türk ve Müslümanların yoğun olarak yaşadığı yerlerden biridir. Bu nedenle halk hem komünist rejim hem de Gürcülerin ve Ermenilerin baskısıyla burada yaşamanın zorluğu karşısında Türkiye’ye göç etmeye karar vermişlerdir. Çünkü Ahıska’da kalmaları durumunda, Gürcü ve Ermeni Komünist propagandistleri tarafından ya komünist olmaları gerektiği veya yaşadıkları yerlerden sürülecekleri tehditleri ile karşı karşıya gelmişlerdir.
Asaf Talat Bey buraya atandıktan sonra, her ne kadar başlarda Gürcü Hükümeti tarafından tanınmasa da, çalışmalarına başlamış ve Ahıska’nın durumunu Türk Hariciye Vekaletine ve Moskova Türk Büyükelçiliğine bildirmiştir. Bunlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz; Ocak 1923 tarihli raporda Gürcistan Hükümeti’nin Ahıska’da bulunan Müslüman okullarının çoğunu kapattığı, Ahıska Şehbenderinin hala tanınmadığı ile ilgilidir. Bir diğer bilgi ise orada yaşayan halkın, Türkiye’ye casusluk yaptıkları iddiasıyla bazılarının iç taraflara sürgün edildiği, bazılarının ise Türkiye’ye göçe zorlanarak, Arpaçay ve Akbaba Köylerine Ermeni ve Rusların yerleştirildiği hakkındadır.
Bu raporlardan en çok dikkatimizi çeken, Ahıska Türk Şehbenderi Asaf Talat Bey’in 28 Temmuz 1923 tarihli raporudur. Asaf Bey bu raporu Hariciye Vekaleti Celilesine göndermiştir. Rapor “Sovyet Gürcistan’ın son zamanlardaki ahval ve Sovyet Umummiyesi hakkında vakıa olan tedkikatım” başlığını taşımaktadır.
Bu raporda öncelikle Gürcistan’ın Sovyetleştirilmesi karşısında milliyetçi Gürcü halkının bundan memnun olmadığı ve zaman zaman isyan çıkardıkları hakkındadır. Asaf Bey Durumu şöyle izah etmiştir:
“Ekseriyet ahalisi milliyetperver olan Gürcistan’ın Sovyet idaresine aleyhdar bulunduğu ve bu alehdarlık “Menşevik” partisi namı altındaki teşekkülat vasıtasıyla ara sıra zuhur eden isyanlarla tezahür etmekte olduğu cihetle bu memleketteki Rus kuvva-i askeriyesi (Merkezi Tiflis’te bulunan müstakil Kafkas Ordusu) tezyid ve takviye edildiği gibi ahval ve tarz-ı idarede daha ziyade şiddetli durulmaktadır.”
Daha sonra aslında bu olayların cereyan ettiği sırada Moskova’da toplanan Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan yetkilileri Sovyet Rusya ile birleşmeye karar verdiklerini belirtmiştir.
“Aynı zamanda bu şiddetten maksat bir çok olaylar mukaddem Moskova’da İctima eden Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan Ruesası günlerce devam eden müzakerat ve münakaşat neticesinde bu üç cumhuriyette büyük Rusya ile ittihadına karar vermiş ve aradan bu kadar zaman mürur etmiş olduğu halde…. Federasyonun henüz mevkii faile izali edilememiş, esbabı doğrudan doğruya Rusya’ya atılmak demek olan bu tarz idareyi Gürcistan’ın kolayca kabul etmeyeceği bilhassa ihtilal zuhur edeceği ihtimaline binaen kuvvetli bulunmak mülahazasıyla atf ediliyor.”
Asaf Bey Gürcistan’da yeni duruma kolay kolay alışılamayacağını ve halkın olumsuz düşüncelere sahip olduğunu ve Gürcistan ekonomisinin ne kadar zor durumda olduğunu şu sözlerle dile getirmiştir:
“Esasen idarenin şiddetinden ve tefsikattan bezmiş olan ahali gayr-i memnundur. Bir taraftan memlekete ithali olunan eşya emtiadan gayet ağır gümrük resmi istifadesiyle Batum Limanına yirmi günde bir defa gelen Fransız pake vapurlarında ara sıra Marsilya için gönderdiği…. ve bütün faaliyeti anca birkaç yolcu nakline mahsur kalmış tüccar ve ihtifa az vergiler tarh edilmiş olduğundan memlekette hayat-ı ticariye ve iktisadiyesi mezluc bir haldedir. Rusya dahilinde fabrikalar henüz matlub olan faaliyeti iktisab edemediğinden bu fabrikalarda istihsalat-ı ihtiyacat-ı umumiyeyi tahkim edemiyor.
Ferza Rusya’dan gelen şeyler bir okkaya muadil olan üç fondu iki milyon dört yüz bin yani bir Türk lirasıdır. Mukaddema Gürcü parası Rus-Ermeni ve Azerbaycan parsına nispeten ziyade kıymeti haiz ve hatta beş altı ay mukaddem vasıta yüz elli bin ruble Gürcü parası bir Türk parası kıymetinde iken……..tedabir hesabıyla pek ziyade kıymetten düşmüş ve iki buçuk milyon ruble bir Türk lirası muadil bulunmuştur. İş bu tedbirden mütevellid hayat pahalılığı bütün şiddetle devam etmekte bulunduğundan ahali üzerinde elim teessürat husule getirmekte ve hükümete karşı gayr-i memnunların adedini tezyid etmektedir. Hükümet bu müşkülat muvacehesinde bulunan efkarı oyalamak maksadıyla beray-ı mukaddem Batum’da serbest liman ilan olunacağını….”
Raporun sonunda ise kendi görev yeri içerisinde bulunan, Ahıska, Ahılkelek ve Abasiltuman ve civarında yaşayan halkın hak ve hukukunun gasp edildiğini vurgulayarak, ekonomide alınan yeni kararlar neticesinde gelecekten ümitli olduğu belirtilmiştir.
“Gürcü Hükümeti’nin şimdiye kadar teba ve menafiamıza karşı ibraz etmiş olduğu teşkilat-ı makam- ı samilerince meçhul değildir. Acara’da ki tebamızdan az müşkilata maruz bulunuyor. En ziyade zülüm gören ve hukuku gasp edilmiş tebamızın bulunduğu mahaller suzu-i memuriyet çakiranem dahilinde bulunan Ahıska, Ahılkelek, Abasiltuman ve civarıdır. Mahaza son zamanlarda hükümetin bu hususatta mukabele bahsiyle tevsili tedbir olarak Rus Zakafkas emtia ve eşyasına limanlarımıza mani’ ihraç kararıyla mahsul bir tesir ifa ettiğini arz edebilirim. Bu sureti harekette atiyen hukukumuza riyaseti temin edeceği maruzdur efendim. Ahıska Şehbenderi.[1]”
Bu rapor, 1923 Temmuz ayı sonunda yazılmış ve bize Sovyet Gürcistan ve özellikle Ahıska’da yaşayan halkın, mevcut sistemi nasıl karşıladığı, ekonominin ne kadar kötü bir durumda olduğunu ve en önemlisi Ahıska’da yaşayan Müslüman Türk halkının haklarının gasp edildiğini göstermektedir. Ahıska Şehbenderi Asaf Bey burada bulunduğu sürece Ahıska’da meydana gelen olayları Türk hariciyesine bildirerek Sovyet Gürcistan ve Sovyet Rusya nezdinde gerekli girişimlerin yapılmasını istemiştir. Ayrıca Ahıska halkının isteklerinin Türk Hükümetine ulaşmasında da aracı olmuştur.
[1] Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri, Türk Diplomatik Arşivi, 571.34747.136893.29.

