Sessiz, Sedasız

Gün karanlığın gölgesinde, ışıklarıyla son kez odayı sarmış ve veda ediyordu. Yine,  yeniden, yeni yarınlara, yeni umutlara doğabilmek için. O ise sanki sonsuz bir uykuya dalmak üzere olduğunu,  mühürlenecek bir anın soluğunu tadacağını, masumiyetin en alıcı mevsiminin şu an olduğunu anlamıştı. Artık ölümün sonsuz uykusundaki rüyadan uyanma, yani hayat denen tiyatroda perdeye veda etme vakti […]

Yazının devamı İçin tıklayınız