Cılavuz Köy Enstitüsü Yaşantılarım 11

Cılavuz Köy Enstitüsü Yaşantılarım – 11                                                     Önceki Bölüm SON DURAK “FOÇA” YAŞANTILARIMDAN KESİTLER Köşeme çekilip okuma ve yazmaya dönük işlerimle uğraşmak üzere 26 yıl önce yerleştiğim İzmir’in Foça’sında bakıyorum, hiç […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkiye Türkçesi Orfografisi

Giriş Dil, bir halkın kültürel mirasının saklanması, aktarılması ve iletişim kurulması için en önemli araçtır. Sözlü dil, sosyal, tarihî ve bölgesel faktörlerin etkisiyle sürekli değişirken dilin yazılı biçimi, sözcüklerin yazımında birliği sağlayan köklü kurallara ihtiyaç duyar. Bu işlevi orfografi (yazım kuralları) yerine getirir. “Orfografi” terimi, Yunanca orthos (“doğru”) ve grapho (“yazıyorum”) sözcüklerinden türemiş olup “doğru […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Âşığın Hafızasında Başka Bir Âşık: Ahmet Poyrazoğlu ve Sabit Müdami

Bu yazıda Ercişli büyük ozanımız Ahmet Poyrazoğlu ve onun Posoflu Âşık Müdâmî ile olan ilişkisine değinilmiştir. Âşıklık geleneğinin 20. yüzyıldaki zincirinin önemli halkalarını oluşturan bu iki büyük ozanın ilişkisinin ortaya konulması halk edebiyatımız açısından önemlidir. Ozanların ilişkiler ağı ve kültürel temasları sosyal bilimlerin birçok alanı için güvenilir veri sağlamaktadır. Halk ozanı Ahmet Poyrazoğlu, kendi beyanına […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Güzel Türkçemiz Üzerine Düşünceler

Bu yazının konusu, dilimizi konuşmayanların bile kulağına hoş geldiğini duyduğumuz ama ne yazık ki yıllardır ihmal ettiğimiz güzel Türkçemiz. Çoğu zaman yurtdışında tek başına dolaşırken değerinin farkına vardığımız, herhangi bir kişinin konuşması kulağımıza çalındığında da kırk yıllık dosta rastlamışız gibi mutlu olduğumuz anadilimiz üzerine yazmak. Bir dilbilimci, edebiyatçı ya da Türkçe uzmanı olmadan hem de. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ali Şîr Nevâî: Türkçeye Adanmış Bir Ömür

Bir milletin kültürel kimliğini yaşatan en güçlü unsur dildir. Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Bunun yanında, tarihî hafızayı, edebiyatı, düşünceyi ve medeniyet birikimini gelecek kuşaklara aktaran en önemli mirastır. Tarih boyunca bazı büyük şahsiyetler, yaşadıkları dönemin sınırlarını aşarak milletlerinin diline yön vermiş ve onu kalıcı eserlerle ölümsüzleştirmiştir. İngiliz edebiyatında William Shakespeare’in İngilizcenin ifade […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kalbini ne Kadar Koruyorsan Dilini de O Kadar Sev

Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dilin önemini vurgulamak için ifade ettiği şu söz ne kadar kıymetlidir: “Türk dili Türk Milleti’nin kalbidir, zihnidir.” Her canlı varlığın yaşamsal fonksiyonlarının sağlıkla devam edebilmesi için kalp sağlığı ne kadar önemliyse, bir ülkenin kültürünün temel değeri olan “Dil” kullanım şeklinin de sağlıklı, bilinçli, özüne uygun olması şarttır. Çünkü dil, yalnızca […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türk Dilcisi Agop Dilâçar

Hakkında yazılan bir kitap[1], “Bugün Türkçenin eriştiği aydınlık aşamayı, başta Atatürk’e ve çevresinde topladığı dilcilere borçluyuz. A. Dilâçar, onlardan biridir.” tümcesiyle başlıyor. Aşağıdaki satırlar büyük ölçüde Kaya Türkay’ın A. Dilâçar adlı bu kitabından yararlanılarak yazıldı. Agop Dilâçar, Türk diliyle ilgili çalışmalarına Atatürk’le birlikte başlamış, yaşamı boyunca bu yoldaki katkılarını hiç aksatmadan sürdürmüştür. Bu çabalarıyla, dilbilimci, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Asrın Ardından Bakü’de Yeniden Buluşma

Türk Dünyası Haftası ve I. Türkoloji Kurultayı’nın 100. Yılı Bakü’den Karabağ’a uzanan bilim, kültür, ortak hafıza ve gelecek vizyonu Prof. Dr. İlkin Gulusoy[1] 29 Haziran-3 Temmuz 2026 tarihleri arasında, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı anısına Bakü, Ağdam, Şuşa ve Hankendi’de “Türk Dünyası Haftası” düzenlendi. Türkoloji tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 1926 Bakü Türkoloji […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türk Dünyasında Dildə Birlik: Dünəndən Sabaha

Prof. Dr. Elçin İbrahimov[1] Türk dünyasının tarixində xalqları bir-birinə bağlayan ən mühüm amillərdən biri ortaq dil və ortaq mədəniyyət olmuşdur. Minilliklər boyu müxtəlif coğrafiyalarda yaşayan türk xalqları fərqli siyasi şəraitdə inkişaf etsələr də, ortaq dil yaddaşı, ortaq söz xəzinəsi və ortaq mədəni dəyərlər onların qarşılıqlı əlaqəsini qoruyub saxlamışdır. Məhz buna görə də Türk dünyasında dil […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçeyi Sunuş

Eğitişim Dergisi’nin 91. sayısı ile karşınızdayız. Konumuz, kültürümüzü sırtında taşıyan ve birbirimizle iletişim kurmamızı sağlayan Türkçemizdir. Son yıllarındaki çalışmalarının büyük kısmını Türkçeye ayıran Atatürk, “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” derken bu önemi vurguluyordu. Öyleyse Türkçenin sağlığını korumak ve durumunu gözden geçirmek bir an bile göz ardı etmememiz gereken bir görevdir. Onun iyi oluşu, işlevini […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kavuşma

Nurullah Ataç[1] Sevincimi, önce sevincimi söyliyeyim size, yürek dolusu sevincimi. Kavuştum, iki yıla yakın bir ayrılıktan sonra gene kavuştum öz-türkçeye. Gözlerim aydın!… Artık beğenmediğim, inanmadığım için mi, o yolu doğru bulmadığım için mi bırakmıştım? Bilirsiniz, değil öyle. Öz-türkçeye inanım, yabancı tilcikler kullanmadan da büyük, ışıklı bir Türk dili kurulabileceğine inanım gevşemedi bir gün, sarsılmadı. Çok […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Gerçeği

Kurtuluş Savaşımızın 26 Ağustos gibi bir de 26 Eylül’ü vardır. Biri, Türk yurdu üzerinde egemenlik kurmaya çalışan yabancı ulus ordularını tepeleme atılımımızın başladığı gündür. Öteki Türk dili üzerinde egemenlik kurmuş olan yabancı dil ordularını ulusal dilimizin sınırları dışına çıkarma atılımımızın başladığı gündür. Adları ve başlangıç tarihleri ayrı olmakla birlikte her ikisi –ve benzerleri– tek atılımın […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dilde Devrim, Dilde Karşıdevrimcilik ve Karşıdevrimci Yalanlar

Bir ulus, kendi dilinde düşünemiyorsa gerçekten özgür olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yıllar süren bir tartışmanın da yaratıcısı olmuş gibi görünüyor. Alfabe ve dil devrimlerinin Türk halkı üzerindeki etkisi bu sorunun yanıtını günümüzde çok daha anlamlı kılmaktadır. Dil ile özgürlük arasındaki bağlantı dilin yaşantıyı ve yaşamsal edimlerin yaratıcısı olan düşünceyle olan ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Ulusal ayrımlar, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Göğüne Sığmayan Bulut

Adnan Binyazar[1] Her yıl eylülün ilk haftasında, Emin Özdemir’in son günlerinde, öğrencisi Hatice Aydoğdu’nun sorularına verdiği yanıtları içeren Göğüne Sığmayan Bulut (Arkadaş Yayınları, 2016) adlı kitabını okurum. Emin Özdemir’le, 1950’den 1 Eylül 2017’ye değin aynı yerlerde görev yaparak, yıllarca birlikte kitaplar yazarak birbirimizden hiç ayrılmadık. Onun hastalık günlerini görmek, yıllardır bana acıların en dayanılmazını yaşatıyor. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçeyle Yolculuk

Prof. Dr. Ali Demir[1] İlkokulu köyde (Dalkırmaz-Çiftlik), ortaokulu Şavşat’ta, liseyi Artvin’de okuduğum yıllarda, bölgemizde konuşulan “Ahıska Ağzı” ile iletişim kurdum yakın çevremde. “Ölçünlü Türkçe sorunu”, daha çok yazılı ve sözlü sınavlarda karşımıza çıkıyordu, özellikle bizim yöreden olmayan öğretmenlerle. Kaldı ki, yalnız Ahıska Ağzı değil; aynı il sınırları içinde yaşayan, aile ortamlarında kendi dillerini kullanan Gürcüler, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Millileşmek-2

Burada Türkçemizin güzelliğinden, Türk edebiyatı tarihinden bahsedecek değilim. Ancak burasını hatırlatmak istiyorum ki, Fransız dili Batı’da ne ise, Yakın Doğu’da da Türk dili odur. Batı’da Fransız dili ne şekilde ortak dil hizmeti görüyorsa, Yakın Doğu’da, yani Kafkasya’da, İran’ın yarısında, Türkistan’da, Rusya’nın güneybatısında, Kırım’da, Anadolu’da, Rumeli’de, Suriye’de, Irak’ta da Türk dili aynı şekilde ortak dil görevini […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Məsələsi

Əli Nəzmi Dil var ikən, gəlin lisan deməyək, Döndərib farscaya, zəban deməyək. Hər kəsin var sözü, dili, ağızı, Ağıza, and içək, dəhan deməyək. Ərəbi göndərək öz evlərinə, Farsa, “qal bizdə mehman”, deməyək. Göz dururkən yazaq nə eyn, nə çeşm, Gizlini gizlədib nəhan deməyək. Var ikən türklərin oxu, yayı, Kirpiyə tir, qaşa kəman deməyək. Ya günə […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türk’ün Dili

Şehriyar[1] Türkün dili tək sevgili, istəkli dil olmaz, Ayrı dilə qatsan bu əsil dil əsil olmaz. Öz ləfzini farsa, ərəbə qatmasa şair, Şerin oxuyanlar, eşidənlər kəsil olmaz Şerin gərək ehsas ilə riqqətlə qarışsın, Kənd əhli bilirlər ki, doşabsız xəşil olmaz. Məndən də nə zalım çıxar, oğlum, nə qisasçı, Bir dəfə bunu anla, ipəkdən qəzil olmaz. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Yazın ve Bilim Dilimiz

“Yazın ve Bilim Dilimiz” [1] Adnan Binyazar – Metin Öztekin Zeynep Korkmaz, Emin Özdemir, Turgut Özakman, Fikret Otyam, Mehmet Akçay, Aydın Köksal ve Bozkurt Güvenç’le konuşma A. BİNYAZAR — Bu iki mektuptan sonra, bir gazetede çıkan başka bir mektuba da değinmek istiyorum. Programımızı ilgilendirdiği için üzerinde durmak yararlı olacak sanırım. “Bizde bir öz Türkçe akımı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Bilinci Işığında Türkçemiz

Nusret Ertürk [1] Şair Resul Hamzatov (1923-2003) yapıtlarını, yeryüzünde sadece sekiz yüz bin kişinin konuştuğu Avar diliyle yazmıştır. Acaba neden? En temel iletişim aracı olan dili yaşatan, geliştiren, ona can suyu veren yazarlardır, ozanlardır, sanatçılardır. Dil yoksa ulus da yoktur. Başta Dede Korkut’a, Yunus Emre’ye, Karacaoğlan’a…çok şey borçluyuz. Yeni Türk edebiyatı dalında öğretim üyesi olan […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil Canlı Bir Varlıktır, Ama…

Ayça Akçay [1] “Dil canlı bir varlıktır.” Dil yanlışlarını savunanların en sık başvurduğu cümlelerden biridir bu. Elbette doğrudur. Hangi dil elli yıl önceki hâliyle kalmıştır ki? Diller, onları konuşan toplumlarla birlikte değişir; yeni kelimeler kazanır, bazı kelimeleri kaybeder, anlam alanlarını genişletir ya da daraltır. Bugün birçok genç okurun klasik eserler karşısındaki ilk tepkileri okudukları kitabın […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Yerleşke” Sözcüğünün Üretilmesi

Not: Cumhuriyet dönemi boyunca düşünür ve okur-yazarların uğraşması gereken birçok sorunu olmuştur. Bunlardan biri de Türkçeyi geliştirmekti. Nice emekler ve uğraşılar… Prof. Mıhçıoğlu o emektarlardan biridir. Yabana gitmiş değildir. Prof. Dr. Cemal Mıhçıoğlu 1927’de Kilis’te doğdu. SBF-Maliye mezunu, orada ve TODAİE’de öğretim üyesi… İş ve eylemlerinin dışında çok sayıda Türkçe sözcük üretmiştir. Ürettiği sözcükleri 540 […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Harf Devrimi Öncesi Yayımlanan Latin Harfli Elifbalar

Harf Devrimi Öncesi Yayımlanan Latin Harfli Elifbalar[1] Prof. Dr. Namık Kemal Şahbaz [2] Giriş Alfabenin duygu ve düşünceleri yazılı olarak aktarmada önemli bir işlevi vardır. Alfabedeki her bir harfin dildeki her ses biriminin birer simgesi olarak en üst düzeyde karşılığının bulunması gözetilir. Tarih boyunca birçok alfabesi olan Türkler, bugün kullandığımız Latin harflerinden önce Arap kökenli […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Geleceğin Türkçesine Açılan Kapı: Çocuk Kitapları

Prof. Dr. Kelime Erdal[1] Dil, bireyin düşünme, öğrenme ve iletişim kurma süreçlerinin temelini oluşturmasının yanı sıra toplumların kültürel sürekliliğini sağlayan önemli unsurlardan biridir. Bir toplumun sahip olduğu dil mirası, yeni kuşaklara ancak nitelikli bir dil eğitimi aracılığıyla aktarılabilir. Bu bağlamda çocuklara öğretilen Türkçe, yalnızca mevcut eğitim sürecinin bir bileşeni değil, aynı zamanda gelecekte kullanılacak Türkçenin […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Arap-Fars Dil ve Yazısıyla Ayrı Ulus Olunamaz

Bağımsız varlığa sahip uygar bir toplum, bilim, sanat, felsefe ve teknoloji üretebilen, bunun için de kendine özgü dilbilimsel (gramatik) yapısı bulunan bir dile sahip olmayı zorunlu kılar. Folklor, ne bilim, ne sanat, ne de teknolojidir; folklor, yerelliktir! Yerellik alalaması yapmak, bir topluluğu bilim, sanat ve teknoloji düzeyinin altında kalmaya, sömürge olmaya yöneltmek demektir! Yerel değerler […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk’ün Dilimize Kazandırdığı Güç

Atatürk’ün Dilimize Kazandırdığı Güç[1] Ömer Asım Aksoy Terimlerin Türkçeleştirilmesi Dilimizdeki yabancı terimlerin Türkçeleştirilmesine önderlik eden de Atatürk’tür. Tanzimat döneminde dilin sadeleştirilmesi için, sınırlı da olsa, bir akım oluşmuştur. Ama bilim terimlerini Türkçeleştirmeyi hiç kimse düşünmemiştir. Yeni Lisan ve Türkçülük akımlarının en önemli kişilerinden Ziya Gökalp bile yeni terimler yaparken Arapça ve Farsçaya başvurmuştur. Yabancı terimleri […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil, Gücünü Kendi Kavram Dünyasından Alır

Yabancı dillerden ödünçlenen sözcüklere neden daha az yer vermeliyiz? Bir dilin kendi tarihî ve kavramsal gelişimi içinde oluşmuş çekirdek sözcükleri, o dilin anlam ağının merkezinde yer aldıkları için, konuşanları tarafından daha kolay işlenir, çağrışım üretir ve yeni kavramların oluşturulmasına daha elverişli olur. Bir dili güçlü kılan yalnızca konuşan insan sayısı veya zengin söz varlığı değildir. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dil ve İnsan

Dil, insanlar arasında iletişim kurma aracıdır. İnsanların yaradılışından hemen sonra dile ihtiyaç duyulmuştur. Dil de insan gibi evrim geçirmiştir. Dil için evrimin başlangıcı işaret dili sayılabilir. Sonu ise gelmemiştir. Çünkü insan geliştikçe dillerde insanlarla birlikte gelişim göstermektedir. Bugün kullandığımız bilgisayarlar, televizyon ve telefon da dilin farklı yönlerde gelişeceğini göstermektedir. Farklı dillerin yaranmasını insanların birbirinden uzakta […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Savruk Düşünceler – 27

Sözlük ve sözlükçe Dilbilimin ünlü sözlüğü “Divanü Lügati’t Türk”ü bir Uygur olan Kaşgarlı Mahmud 1072’de yazmaya başlayıp 1074 yılında yayımlamıştı. O tarihte Batı dillerinde değil sözlük, sözlükçe bile yoktu. İngilizcenin ilk sözlüğü 1604, Fransızcanınki ise 1694 yılında yayımlanmıştı. Sözlük bile değil, sözlükçe! Yele karşı yürüyen Türkçe Taşkent’te işlek bir caddede büyük düşünürümüz Farabi’nin heykeli var; […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atatürk’ün Yarım Kalan Dil Devrimi

ÖZET Atatürk neden dil devrimine gerek duydu? Dil devrimi neydi, nasıl gelişti, evreleri nelerdi? Atatürk öldükten sonra devrim neden ve nasıl reddedildi? Atatürk öldükten sonra onun dil ve tarih devrimini inkar edenler başlıca hangi yalanları uydurdu? Bu makalede kapsamlı olarak ve ilk kaynaklardan belgelere dayanarak bunlar açıklanacaktır.  “‘Güneş – Dil Teorisi’ adını verdiğimiz bu notları […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Türkçenin Gücü

Türkçenin Türklerden Çektiği 1075 yılında Türkmenistan’ın Taşoğuz ilçesinde doğan Zemahşeri, “El Mufassal” adlı Arapça dilbilgisi kitabını yazdı. O zamana kadar yazılanların en iyisi. Yazarı da bunun farkındaydı. Ebu Kubeys Tepesine çıktı ve Araplara seslendi: -Ey Araplar, gelin, dilinizi bir Türk’ten öğrenin! *** On birinci yüzyılda Türkçe Avrupa dillerinden, (İngilizce, Almanca Fransızca gibi) daha iyi durumdaydı. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Özdemir Asaf’ın Şiir Dilinde Sapmalar

Kelime ve Cümle Düzeyinde Sapmalar Özdemir Asaf’ın şiir dili, günlük konuşma dilidir. Her okurunu, muhakkak, bir yargıya ya da duyguya götürebilen bu dil; yalın, açık ve basittir. Fakat Asaf’ta bile, kimi zaman dili zorlama, onun unsurları ile köşe kapmaca oynama eğilimi vardır. Bu eğilim, nazmın anlatım olanaklarının sınırlılığı ve bu sınırlılığın da şairi, -ve tüm […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Yaralı Top” Efsanesi

“Yaralı Top” Efsanesi[1] Balkan Harbi ve Büyük Harp, Anadolu folkloruna birçok yeni mevzular vermiş, yahut da birçok eski mevzular bu harplerin büyük tarihi ve sosyal hâdiseleri arasında yeniden yoğurulmuş, yeni şekiller almıştır. Kars’ta bana birçok halk edebiyatı malzemesi veren Poshof’lu âşık Müdâmî’nin anlattığı “Yaralı Top” efsanesi, her halde Balkan harbini görmüş askerlerin muhayyelelerinde doğmuş bu […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Atalarımızdan Miras Çocuklarımıza Emanet Ağızlarımız

Dil, temel yapı taşı sesler olan bir düzenek. Seslerden sözcükler, sözcüklerle cümleler, cümlelerle metinler. Metinlerin toplamı insan. Dilsiz insan nedir ki? İnsanın doğumundan ölümüne, hayatının her döneminde içinde yaşadığı ve fakat pek çoğumuzun farkına varamadığı bir ortam. Akciğerliler için hava, solungaçlılar için su neyse insan için dil de odur. İnsanı insan yapan geçmişten tevarüs ettirdiği […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Bir Anı: Sözcük Yasağı

Öğretmendim. 1986’da Özal-Evren dönemiydi ve okula bir genelge geldi. “Yasaklanan kelimeler ve karşılıkları” başlığını taşıyordu. Resmî yazının ekiydi ve fotokopi ile çoğaltılmıştı. O zamanlar fotokopi henüz yeni icattı ve ıslak biçimde çekilebiliyordu. Belki toner de zayıftı ve net çekilmemişti. Yıllar içinde rengi daha da soldu. Müdür, biz genç öğretmenleri topladı ve buyruğu “tebliğ” etti. Bizim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Genel Türkçenin Güncel Durumu

Dil, insanlar arasında anlam aktarımını sağlayan temel iletişim aracıdır. Bu işlevi yerine getirebilmesi, dilin yapısal ve anlamsal bakımdan sağlıklı kullanılmasına bağlıdır. Her dilin kendi mantığı ve sözcüklerin oluşturduğu anlam ağları vardır. Dil, kendi içinde olabildiğince temiz kullanılırsa mantığı iyi işler ve ilettiği anlam düşünmeyi kolaylaştırır. Temiz olması, olabildiğince aynı dilin sözcüklerini kullanmakla olanaklıdır. Tersi de […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Öz Türkçe Hızla Yetkinleşme Yolunda

Öz Türkçe akımı arada bir duraklatılsa da hızla yetkinleşiyor. Dil devriminden bu yana geçen süre içinde öbür Atatürk devrimleri gibi bu devrim de belirli çevrelerin sürekli saldırılarına uğradı; dilimizin özleşmesini engellemek isteyen genelgeler bile yayımlandı. Tutucu, gerici kalemler, hızla özleşen dilimizin önünü kesmek için bir sürü dayanaksız gerekçeler uydurdular. Yazık ki bu uğursuz çabalar bugün […]

Yazının devamı İçin tıklayınız