Tutsam Ellerini

Sayı 25- Mutluluksuzluluk (Ocak 2010)

Güneşin esir düştüğü  şehirde yine bir sonbahar bitmek üzere.

Yitirdik bir ömrün ilkbaharını, ilk heveslerini..

Bir bahçıvan edasıyla buduyorsun, sonbahara inat yeşeren umut fidelerimi..

Ellerini tutsam, tutsam ellerini..

Budamasan yeşeren fideleri..

Güneşin esir olmadığı bir coğrafyada sevmek isterdim seni..

Çıkarıp atardın elbet! İstemeden giydiğin bahçıvan gömleğini..

Milyon kere çoğalıp milyon kere yok ediyorsun kendini..

Ellerini tutsam, tutsam ellerini…

Avuçlarımızda birikirdi yaşamak..

Çoğalırdı her şey yumak yumak..

Dizgin vurmadan duygulara üryan yaşayabilseydik her şeyi..

Ziyan eyleyip aklımı kapına gelmişsem eğer, bil ki senin için her şeye değer…

Ellerini tutsam, tutsam ellerini…

Paylaş benimle sevgini…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir