Macar komutanı János Hunyadi’nin oğlu Macaristan Kralı Mátyás’ın (1458-1490) ailesinin armasında bulunan Macarca “holló” Latince “corvus” olan “karga” dolayısıyla Kral Mátyás’a Latince “Corvinus” unvanı verilmiştir. Bu nedenle Kral Mátyás’ın XV. yüzyılda Macaristan’da Buda’da kurmuş olduğu Kütüphanesi “Bibliotheca Corviniana” (Korvina Kütüphanesi) olarak adlandırılmıştır. Bu kütüphanede biriktirmiş olduğu değerli el yazması eserlere ise “Korvina” adı verilmiştir.
Kral Mátyás, gençlik yıllarında ve saltanatı boyunca okuduğu, ülkesine gelen hümanist bilim adamlarının kendisine tavsiye etmiş olduğu kitapları biriktirmiştir. Bununla yetinmeyip oldukça pahalı fiyatlarla kendisi için el yazması kitaplar hazırlatarak ve bazı eserleri de satın aldırtarak Buda’da Korvina Kütüphanesi’ni kurmuştur. Yaklaşık 2000-2500 ciltten oluşan Korvina Kütüphanesi, Mátyás’ın egemenliği boyunca gelişme göstererek Avrupa kütüphaneleri arasında Vatikan Kütüphanesi’nden sonra en büyük kütüphane olarak yerini almıştır. Bu da Macaristan’ı, Avrupa Devletleri arasında önemli bir yere taşıdığı gibi, Macar kökenli bir Kralın da gücünü tüm dünyaya kanıtlaması açısından önemlidir. Ne yazık ki Korvina Kütüphanesi, Kral Mátyás’ın ölümü dolayısıyla dağılma sürecine girmiş, Mátyás’tan sonra yerine geçen Krallar kütüphanenin dağılmasına engel olamamışlardır.
Kanuni Sultan Süleyman ise Mohaç Savaşı’nı kazandıktan sonra, 10 Eylül 1526 tarihinde Mátyás’ın Buda’daki Korvina Kütüphanesi’ne ait değerli el yazmaları olan ve ortaçağın önemli kültür eserlerini oluşturan Korvinaları İstanbul’a getirip, Topkapı Sarayı Kütüphanesi’ne koymuştur. Macar kültürünün gelişmesinde önemli rol oynayan Korvinalar, Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul’a getirilmesiyle de Osmanlı kütüphanelerinin zenginleşmesini sağlamıştır.
Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıktığı sırada Osmanlı Devleti Sırbistan ile mücadele halinde idi (1876). Bu mücadelede Macarlar, Türk yanlısı bir politika takip etmişlerdir. Bununla Habsburgları destekleyen Sırplara karşı Osmanlı’ya olan bağlılıklarını göstermişlerdir. Osmanlı ordusu Sırplara karşı Aleksinaç Zaferi’ni kazanmış olup, Türk ordusunun başarısını kutlamak amacıyla çoğu Macar üniversite öğrencilerinden oluşan 60 kişilik bir heyet İstanbul’a gelerek Serdar-ı Ekrem Abdülkerim Paşa’ya değerli bir tören kılıcı sunmuşlardır. Kılıç taşıyan Macar üniversite gençlerinin İstanbul yolculuğu II. Abdülhamid’in sürpriz davranışıyla taçlandırılmıştı. Nitekim 1877 yılında II. Abdülhamid, Macaristan Kralı Mátyás’ın ünlü Korvina Kütüphanesi’nden Kanuni zamanında İstanbul’a getirilen ve Macaristan’ın “ulusal hazinesi” olan Korvinalardan 35 adet cildini Macaristan’a hediye olarak geri vermiştir.
II. Abdülhamid tarafından Macaristan Kralı Mátyás’ın Korvina Kütüphanesi’ne ait eserleri olan Korvinaların hediye olarak Macaristan’a verildiği haberi İstanbul’dan “Budapesti Napilap” gazetesine çekilen bir telgrafla Macar halkına duyurulmuştur. Telgrafta Korvinaları getirmekle Mustafa Tahir Bey ile Murat Bey’in görevlendirildiği de belirtilmiştir. Korvinaların Macaristan’a geleceği haberini müjdeleyen telgraf haberi Macar basını aracılığı ile kısa sürede tüm Macaristan’a duyurulmuştu. Gazete haberlerinin kamuoyunda büyük bir yankı uyandırması üzerine Korvinaları getirecek olan Mustafa Tahir Bey Heyeti’nin karşılanması için Macaristan’da hazırlıklara başlanarak bir karşılama komitesi kurulmuştur. Macar Hükümeti, başkent makamları, akademi ve diğer yetkili çevreler de Sultan’ın hediyesinin layıkıyla karşılanması için gerekli önlemlerin alınacağını ifade etmişlerdir.
Macaristan’da, Korvinaları getiren heyetin iyi bir şekilde karşılanması amacıyla hazırlıklar devam ederken, Viyana Elçiliği’nden İstanbul’a çekilen 16 Nisan 1877 tarihli bir telgrafla “II. Abdülhamid tarafından Budapeşte Üniversitesi’ne gönderilen Korvinaların Avusturya’ya teslim edilip oradan diplomatik yollarla Budapeşte Üniversitesi’ne gönderilecek olduğu” nun bildirilmesi, hem İstanbul’da hem de Macaristan’da büyük bir üzüntüye neden olmuştur. Böylece Korvinalar, Viyana’da 25 Nisan 1877 tarihinde Mustafa Tahir Bey tarafından Viyana’daki Osmanlı Elçiliği’nin Birinci Kâtibi Falkon Efendi’ye teslim edilmiştir. Korvinaların Viyana Dışişleri Bakanlığı’na teslim edilmiş olduğu, Viyana Osmanlı Elçiliği’nin 3 Mayıs 1877 tarihli raporuyla da Osmanlı Hükümeti’ne bildirilmiştir.
Mustafa Tahir Bey tarafından Viyana’da teslim edilen Korvinalar, Dışişleri Bakanı Sekreteri Nikolics tarafından 28 Nisan’da merasim olmaksızın Viyana’dan Budapeşte’ye götürülerek Korvinaları karşılamak amacıyla istasyonda hazır bulunan görevlilere teslim edilmiştir. Korvinaların içerisinde bulunan sandık gara gelişinden sonra Budapeşte Üniversitesi Kütüphanesi’ne götürülerek, burada Ferenc Pulszky, Üniversite Rektörü Laubheimer, Bakan Yardımcısı Károly Száz, Belediye Başkan Yardımcısı Gerloczy ile bu kişilerin dışında Pál Királyi, Flóris Rómer, Arnold Ipolyi, Vilmos Fraknói, Sándor Szilágyi huzurunda açılmıştır. Sandık içerisinde Fransızca yazılmış kitap listesi ile Hariciye Nazırı Saffet Paşa tarafından 12 Nisan tarihli Budapeşte Üniversitesi rektörüne gönderilmiş bir de mektup bulunmakta idi. Saffet Paşa mektubunda, II. Abdülhamid’in Macar milletine karşı duyduğu sempatiyi ifade etmek amacıyla Korvinaları, yaveri Mustafa Tahir Bey ile Budapeşte Üniversitesi’ne gönderdiğini, ayrıca Sultan’ın Korvinaları Macar halkına geri vermekle iki millet arasındaki dostluğu ifade etmek istediğini açıklamaktadır.
Peşte Başşehbenderliği tarafından Korvinaların Budapeşte Üniversitesi’ne teslim edilerek yerine ulaşmış olduğu Osmanlı Hükümeti’ne bildirilmiştir. Korvinaların hediye edilmesi Macaristan’ın her yerinde büyük sevince neden olmuştur. Budapeşte Üniversitesi Rektörü Laubheimer, Korvinaların Macaristan’a geri iade edilmesinden dolayı hem üniversite camiasının hem de Macar halkının ziyadesiyle memnun kaldığını belirterek Korvinalar için teşekkürlerini ifade eden bir mektup yazarak Osmanlı Hükümeti’ne göndermiştir.
Korvinaların orijinal görünümleri lila ve kırmızı renkte kadife cilde sahip iken, II. Abdülhamid tarafından bu eserlerin dış yüzeyleri koyu kırmızı, beyaz ve yeşil renkli deri ile ciltlenerek yeni bir görünüm kazandırılmıştır. Eserlerin kapak kısımlarında, dört köşesinde hilâl işareti, ortada Kral Mátyás’a ait amblem görülmektedir. Böylece Türk ve Macar sembolü bir arada kullanılmıştır.
El yazmalarının çoğunlukla ikinci ve üçüncü sayfalarında Sultan II. Abdülhamid’in altın renginde ve sülüs ile yazmış olduğu “Devlet-i Osmaniye padişahı şevketlü Abdülhamid Han Sanî hazretlerinin Macaristan Darülfünunu’na hediyeleridir. Fi 1294. Rebi-ül evvel 25-inci gününde.” ve “Kanuni Sultan Süleyman Han hazretlerinin zamanlarından beri Topkapı Saray-ı Hümayunu Kütüphanesi’nde mahfuz bulunan kitaplardandır” yazısı görülmektedir.
Böylece Türk mülkünde olan ve Macaristan’a hediye edilen bu eserler Macar bilim hayatının birçok seçkin uzmanı tarafından incelenmiştir. İncelemelerin ardından kitapların bibliyografik tanzimi ve tanımları yapılmıştır. Bu konuda ilk çalışmayı 1877 yılında János Csontosi yapmış ve İstanbul’dan Macaristan’a geri iade edilen bu Korvinaları “A Konstantinápolyból érkezett Corvinák bibliographiai ismertetése”(İstanbul’dan gelen Korvinaların Bibliyografik Açıklaması) başlıklı eserinde şüphesiz Korvinalar, muhtemel Korvinalar ve diğer el yazmaları olmak üzere üç gruba ayırmıştır. Burada önemli nokta incelemelerin ardından bilim adamlarının söz konusu eserler içerisinde bir kısmının “orijinal” yani “şüphesiz” Korvina olduğu kanısına varmasıdır. Böyle bir kanıda olmalarının nedeni eserlerin doğrudan Kral Mátyás’ın emri üzerine hazırlanmış ve kapak sayfası üzerinde armasının yer almasıdır. Bunun dışında ailesine ait çeşitli armalar, amblemler, ciltçilik, kitap kopyalama kayıtları v.s. özellikler eserlerin orijinal Korvina olmasında etkili olan hususlardır.
İstanbul’dan Macaristan’a geçen bu eserler, Macaristan’da, Budapeşte Eötvös Loránd Üniversitesi Kütüphanesi’nde (ELTE Egyetemi Könyvtára) olup “1’den 32’ye kadar codex Latince (cod.lat.), 33.34.35. kitaplara ise codex İtalyanca (cod.ital.1-2-3)” şeklinde kayıt numarası verilmiştir.
II. Abdülhamid’in Macaristan’ın ulusal hazinesi, değerli 35 Korvinayı üç asır sonra geri vermekle yaptığı dostça jest, Macar halkı tarafından, ifade edildiği üzere büyük bir sevgiyle karşılanmıştı. Bu gayet önemli kültürel ve siyasi adım, iki halkın birbirine karşı duyduğu hisleri derinleştirmiş, iki ülke arasındaki münasebetlerin dostluk temeline dayanan yeni şeklini daha şuurlu bir hale getirmiştir.
Korvinaların II. Abdülhamid tarafından Osmanlı-Rus Harbi öncesinde Macaristan’a geri verilmesi tesadüf görülmemekle birlikte, II. Abdülhamid mükemmel bir zamanlama ve siyasi bir manevra ile Korvinaları Macarlara geri vermekle hem Türk yanlısı bir atmosfer yaratmak, hem de iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin güçlenmesini sağlamak gibi ustalıklı bir politika izlemiştir. Nitekim Korvinaların hediye edilmesi Macaristan’da büyük bir yankı uyandırmış, Türk-Macar ilişkilerinde oldukça olumlu bir atmosferle iki ülke arasındaki ilişkiler zirveye taşınmıştır. Buna en güzel örnek XIX. yüzyılın sonunda patlak veren Türk-Rus Savaşı sırasında ve XX. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Bosna-Hersek Krizi gibi siyasi olaylarda Macarların Türklerden yana bir tutum sergilemeleridir. Bu gelişmeler II. Abdülhamid ile Macarlar arasında olumlu ilişkilerin yaşanmasını sağlamış olup, II. Abdülhamid tarafından İstanbul’u ziyaret eden Macar Türkolog Ármin Vámbéry’e yakın ilgi gösterilerek, Macar Bilimler Akademisi (MTA) üyelerinin İstanbul’da Yıldız Kütüphanesi’ni ziyaret etmelerine izin verilmesinde büyük rol oynamıştır.
Böylece Macarlara iade edilen Korvinalar, iki ülke arasındaki siyasî gelişmelerdeki dostluğun kültürel bağlarla pekiştirilmesine katkıda bulunmuş olup, XIX. yüzyıldaki Türk ve Macar milletleri arasındaki olumlu ilişkilerin XX. yüzyılda da devam etmesini sağlayan önemli bir kültür köprüsü vazifesi görmüştür.
KAYNAKÇA
CSAPODİ, Csaba “A Corvina Könyvtár Története”, Bibliotheca Corviniana, Országos Széchenyi Könyvtár, s.s. 1-36.
CSONTOSİ, János, “A Konstantinápolyból Érkezett Corvinák Bibliographiai İsmertetése”, Magyar Könyvszemle, 1877, 2. Évfolyam, 3-4. szám, s.s. 157-218.
MIKÓ, Árpád, „Mátyás Király Könnyvtára az Uralkodó Reprezentációjában”, Holló Jegyében, szerkesztő: István Monok, Corvina Kiadó, Országos Széchényi Könyvtár, 2004, s.s. 19-40.
TOPAL MIZRAK, Sezgin, II. Abdülhamid Döneminde Türk-Macar Kültürel İlişkileri (Korvina Örneği), Berikan Yayınevi, Ankara 2024.
TOPAL MIZRAK, Sezgin, “Sultan II. Abdülhamid ve Korvinalar (Macar Kaynaklarına Göre)”, Sultan II. Abdülhamid ve Osmanlı Modernleşmesi, Cilt: III, Özyetgin A. M. (Editör), Engin V. (Editör), Hut D. (Editör), Ersay Yüksel A. (Editör), Kurt E. T. (Editör), Açıkel G. (Editör), Bilnet Matbaacılık ve Yayıncılık, İstanbul 2022.
EKLER
EK:1
II. Abdülhamid tarafından 1877 yılında Macaristan’a iade edilen Korvinaların Fransızca olarak yazılmış isimlerinin bulunduğu katalog listesi.
BOA, HR. SYS., Dos. 176, no.11, Lef. 1.
Ek:2

BOA, HR. SYS., Dos. 176, no.11, Lef. 2.
Ek:3

II. Abdülhamid tarafından Macaristan’a iade edilen ve koyu kırmızı, beyaz ve yeşil renkli deri ile ciltlenen Korvinaların üzerinde hilal ve Kral Mátyás’a ait amblemin görüntüsü. (Örnek olarak: “(cod.lat.2), Cicero: In Verrem (Cicero’nun Verres’e Karşı Söylevleri)”
ELTE Egyetemi Könyvtár Katalógus
(Eötvös Loránd Üniversitesi Kütüphane Kataloğu)
Budapeşte/MACARİSTAN
Ek:4

II. Abdülhamid tarafından Korvinaların sayfalarına altın renginde ve sülüs ile not düştüğü yazısı: “Devlet-i Osmaniye padişahı şevketlü Abdülhamid Han Sanî hazretlerinin Macaristan Darülfünununa hediyeleridir. Fi 1294. Rebi-ül evvel 25-inci gününde.” (Örnek olarak: (cod.lat.1) Theophrastos: De Plantis (Theophrastos: Bitkiler Hakkında)
ELTE Egyetemi Könyvtár Katalógus
(Eötvös Loránd Üniversitesi Kütüphane Kataloğu)
Budapeşte/MACARİSTAN

