Eğitişim Dergisi’nin 20. yılının 80. sayısı çok özel bir tarihe denk geldi: Cumhuriyetimizin 100. yıldönümüne! Eğitişim Dergisi, yayın siyasasında yurduna ve ulusuna bağlılık ve hizmeti ilkelerinin üst sırasında tutan bir dergi olarak bu değerli yıldönümünün sevincine katılıp, ulusal bilinci uyanık tutma görevini yapmalıydı. Bu sayı, bu niyetin ürünüdür.
***
Türk Kara Kuvvetleri, 2232. yıldönümünü kutlarken Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yaşını kutlaması ne anlama gelir? M.Ö. 209’dan beri varlığını sürdüren bu ordu, milletini bağımsız tutmuş ve devletsiz bırakmamış, kendisiyle kader birliği eden toplumlara da kol-kanat germiştir. Bu ordu elbette Türk ulusunun ordusudur, ayakta tutan da ulusun kendisidir. Peki, cumhuriyetin 100. yıldönümü ne anlama geliyor?
Türk ulusu, 1600’lü yıllardan itibaren girdiği bilimsizlik ve gönüllü sömürgeleşmenin etkisiyle mankurtlaşmış, 19. yüzyılın sonu itibarıyla da vatanlarında komşuları tarafından etnik temizliklere maruz bırakılarak katledilmiş, Avrasya’da kurulu olan devletleri yıkılmış, uygarlıkları talan edilmiştir. İçinde bulunduğumuz Anadolu’da bile Sevr Haritasında sınırları çizilmiş bir alana hapsedilmek, mümkünse burada da imha edilmek istenmiştir. Emperyalizm ve onunla elbirliği yapanlar Türksüz bir Anadolu, Türksüz bir devlet kurmak istemişlerdir.
Haklı olarak çok korktuk ve “Korkma!” diye başlayan ulusal marş yazdık!
“Ya istiklal ya ölüm!” diyerek yola çıkanlar üç büyük yemin etti: Misak-ı Millî, Misak-ı İktisadî ve Misak-ı Maarif… Kutladığımız 100. yıl işte bu yeminlerle elde ettiğimiz yeniden dirilişin, mankurtluktan kurtuluşun ve Ergenekon’dan çıkışın yıldönümüdür.
Bu bilinçle nice yıllara…
Eğitişim Dergisi’nin bu sayısına yazılarıyla destek veren değerli eğitişimcilere katkıları için teşekkür ederim. Dergiyi güzeltip, düşüncelerimizi zenginleştirdiler.
Dr. İkram Çınar

