Thomas J. Sergiovanni & Robert J. Starratt. “Supervision: Human Perspectives.” 2nd Ed. McGraw-Hill. NY. (Chapter 14, pp. 269-281)’den çevrilmiştir.

Çev. Hasan Güneş

Öğretmenler için iyi çalışma koşullarını geliştirme ve sürekli kılma sorunu değil aynı zamanda öğrenme açısından (tüm yönleriyle) uygun koşullar yaratma sorunu da eğitimcilerin dikkatini çekmektedir. Öğretimsel liderler çocuklar açısından yeterli yaşantı ve öğrenmeyi kolaylaştıracak elverişli sınıf koşullarının önemini fark ettiler. Çağdaş okul yönetiminin belli başlı işlevlerinden biri öğrenmeye etki eden etkenler geliştirmektir. Çocukların sağlıklı, işlevsel öğrenmesine ve sağlıklı yaşamına yardım edecek çevre türünü elde etmede çaba gösterilmelidir. Öğretimsel gelişmenin doğrudan bir anlamı olmamasına karşın okul liderleri tarafından böyle koşullar yaratmak için kullanılan bütün çabalar okul koşullarındaki öğrenme ve öğretmenin gelişmesine pek çok katkıda bulunur. Öğretmeyi geliştirmek için hem doğrudan hem de dolaylı olarak kullanılan teknikler etkili öğretme ve öğrenmeye engel olan koşul ve durumları gidermeye yardım edebilen tüm etkinlik ve işlemleri karşılamalıdır. Bu sorumluluğu başarmak hiç de kolay değildir.

Öğrenci ve öğretmenin okul günleri boyunca yaşadığı çevrenin hem fiziksel hem de duygusal özelliği öğrenmenin niceliği ve niteliğini belirlemeye yardım eder. Bu sadece alan ve binaların fiziksel koşullarının sağlıklı ve güvenilir olması gerektiği anlamına gelmez. Ayrıca istenilir yaşantı, öğrenmeyi göstermesi ve iyi toplumsal tutumları teşvik etmesi gerektiği anlamına da gelir. Öğretimsel lider, ilgileri ve istekleri harekete geçirerek, öneriler sunarak ya da gerekli bilgiyi sağlayarak baştan başa öğretme, öğrenme çevresini geliştirecek çabalar içerisindedir. Öğretmene yardım edebilmelidir.

Öğretmenler, daha iyi bir eğitimsel süreç anlayışı ve deneyimi ile, öğrenme için dinamik bir güç olan bir sınıf çevresini öğrencilerine yaratmada yeteneklerini geliştirirler. Hem eğitimsel hem de hoş olan sınıf koşullarının gelişmesinde müdür ve öğretmenler tarafından dikkatle göz önüne alınması ve anlaşılması gereken belli başlı önemli etkenler vardır. Atak müdür, sınıf ikliminin yalnızca fiziksel koşulları ve çevreyi değil, ayrıca duygusal iklim, entelektüel iklim ve sosyal çevreyi de içerdiğini kabul eder.

Eğer çocuklar etkili bir biçimde öğrenerek güçlü, sağlıklı olacaksa ve istenilen tutumları geliştirecekse, onların uygun çevrelerde yetişmeleri gerekir.

Çağdaş sınıf, mükemmel bir öğrenmenin gelişmesine eğilim gösteren çarpıcı, rahat bir iklime sahip olabilmelidir. Okul müdürlerinin öğrenme için uygun sınıf koşullarını yaratacak öğretmenlere yardım etmek için daha çok çabada bulunabilirler. Eğer bu gerçekleşebilirse, öğretmenin birlikte çalıştığı çocuğun çevresinin beklentilerinin ne olduğunu daha açık biçimde anlaması gerekir. Öğretmen ya da müdür istenilir öğrenme koşullarının niteliğini anlamalıdır. Öğrenme için elverişli koşullara ek olarak, maddi kaynaklar araştırma bulguları, öğretmenlerin ve öğretimsel liderlerin tutum ve teknikleri önemli etkenlerdir.

Bir problem durumunda öğrencilerin çoğunluğunun çabasını destekleyen bir sınıf iklimi öğretme öğrenmeyi kolaylaştırır. Olumlu bir ilişki öğrenme çevresi ve öğrenenlerin performansı arasında ve daha yakın bir ilişki öğrenci tutum ve güdülenmesi arasında oluşur. Öğrenciler öğrenme için güçlü bir tutum geliştirmelerinde daha çok ilgiyi gösterirler. Daha çok çabayı sarf ederler. Tutumdaki değişiklikler öğrenme davranışını etkileyen öğrenme koşullarını geliştiren olumlu etkenlerdir. Doyum getirecek davranış örüntüleri öğrenmeyi etkiler. Başarının getirdiği haz, öğrencilerin gelecekteki başarıları açısından umut ve beklentilerini artırmada gerekli olan güdüleme ve yönlendirmeyi sağlar. Çocuklar, olumlu biçimde öğretmene yönlendirildiğinde ve öğretmen, öğrenci arasında yakın bir ilişki oluştuğu zaman öğrenme için koşullar geliştirir.

John’a göre bir sınıf ikliminde öğrenmenin rolü öğrencinin benimsendiğini hissettiği bir koşulu sağlama ve davranış üzerindeki sınırları belirlemektir. Öğrenmeyi etkileyen etkenlere olgular verilerek, öğrenme koşulları geliştirilir. Bu etkenlerden bazıları şunları kapsamaktadır: Temel gereksinmeler, hazır bulunuşluk, olgunluk, akıllılık, ilk deneyimler ve amaçlar.

Öğrenme, kazanılan olgulardan daha çoğunu kapsar. Öğrenme mantıklı ve duygusal süreçleri kapsar. En etkili öğrenme için çevre en iyisi olmalıdır. Öğrenmeyi engelleyen çoğu engeller hedef tanınır tanınmaz ve olumlu eylem alınır alınmaz giderilir.

Aşağıda sırayla verilen durumlar var olduğunda öğrenme koşulları geliştirilir.

1. Öğrencilerin öğrenme yaşantılarının planlanmasında ve seçimine katıldıklarında

2. Öğrenme yükümlülüklerinin çok kolay ve zor olmadığı durumlarda

3. Doyumun başarılardan meydana geldiği durumlarda

4. Endişe ve korkunun giderildiği durumlarda

5. Yaşantıları harekete geçirmede fırsatlar sağlandığı durumlarda

6. Demokratik liderlik sağlandığında

7. İlgi çeken yükümlülükler yaratıcı düşünce ve problem çözmeye yol gösterdiği durumda

8. Okul koşulları, başarı hazzını yaşamak için çocuklara fırsatlar sağlanmalıdır.

9. Öğrenciler kendi gerçekliklerine yönelik amaç ve çalışmayı saptamaya güdülenmelidirler.

10. Davranışların ödüllendirildiği durumlarda.

Fiziksel çevre

Öğrenme sürecinin başarılmasında önemli bir etken uygun bir fiziksel çevredir. Bununla birlikte sınıf iklimi, doğrudan maddi şeylere bağlı değildir. Gerçekte öğrenme etkinlikleri, elverişsiz kitaplar ve diğer elverişsiz öğretim materyallerinin söz konusu olduğu koşullarda, binalarda sürdürülebilir. Fakat bu koşullar istenilmemektedir. Fiziksel çevrede oluşan ilişkilerin niteliği önemlidir. Bununla birlikte, çekici kullanışlı elverişli araç gerece sahip olan iyi planlanmış, konforlu sınıflar istenilir bir eğitim programı için mükemmel bir katkı sağlarlar. Bu tür bir sınıf öğrenciyi okulu daha çekici bularak okula devamını ve etkili öğrenme ve öğretme için çok daha elverişli bir yer sağlar ve sınıfta iyi bir fiziksel çevrenin gelişmesi büyük ölçüde öğretmenin girişken eğitimsel liderliğin başlamasına bağlıdır.

İlköğretim okulları öğretimsel programın amaçlarını gerçekleştirmek için uygun teçhizat araç gereçlere sahip olmalıdır. Bu şu anlama gelmektedir; öğretme teknikleri ve süreçlerinde çeşitliliğe esnek biçimde olanak tanıyan ve yardım eden, özendiren araç gereçlerin olması gerekir. Kullanışlı yerlerdeki sabit sıralara sahip sınıflar istenilir etkinliklere ve sıraların yaratıcı kullanımına olanak tanımaz. Yeterli nitelikte okuma materyalleri gibi gereçlere sahip olmayan sınıflar öğretimsel olanakları kısıtlar.

Sınıflar grubun çeşitli etkinliklerinin hepsinde grubun gelişmesi ve rahatının sağlanmasında yeterli büyüklükte olmalıdır. Eğer istenirse sınıfların eski ve dökülecek gibi olan durumlarında, araç gereçler okul personeli tarafından boyanarak bu istek yerine getirilebilir. Sınıflar eski olduğunda mutlaka onların sıkıcı, çirkin ve basit olarak sağlıksız olmalarının gereği yoktur. Çoğu durumlarda çekici kitaplıklar, renkli resimler, dolaplar ve ilan tahtası sınıfın fiziksel çevresinin gelişmesini büyük ölçüde artırabilir. Belki bunlara ek olarak ucuz perdeler ve odadaki sandalye ve diğer mobilyaların yeniden düzenlenmesi karanlık ve kasvetli bir sınıf görüntüsünü biraz daha hafifletebilir. Okul müdürü sınıfın havalandırma, ışıklandırma ve sınıfın temizliği gibi sorumlulukları yüklenir. Bunlar elverişli fiziksel bir sınıf çevresini sağlama açısından önemli etkenlerdir. Öğretmenler istenmeyen sıcaklık ve yetersiz havalandırma koşullarından kaynaklanan sorunları ilgililere haber vermelidir. Böylece bu düzenlemeler bu koşulları giderebilirler. Sıkça bu etkenler kapı ve pencerelerin gerçek düzenleri ile kontrol edilebilir ve değiştirilebilirler. Eğer öğretmenler otomatik olarak araçlar ve fiziksel ortam bakımından ayrıcalıklı iseler şanslıdırlar.

Kephart ve Floyd öğrencinin gelişmesi açısından sınıf çevresinin etkilerini belirlemesini amaçlayan bir deneysel çalışmanın sonuçlarını açıkladılar. İki sınıf yeniden düzenlendi ve başlıca üç değişiklik amaçlanmıştı:

1. Bir bakıma ışığın nicelik ve niteliğini odanın her tarafına yayılmasına olanak sağlayacak biçimde yeniden düzenlendi.

2. Öğrencilerin görsel çalışması ile çevresi arasındaki zıtlık miktarı düşünülmüştür. Sıralar açık renk ağaçlarla yeniden düzenlendi. Zemin açıktı, ışık düzeni koyu çalışma masasını değiştirdi.

3. Sıralar istenmeyen gölgeleri azaltmak ve hareket serbestliğini sağlamak için eğimi artırıldı.

Benzer tekrar çalışmalar hem kontrol hem de deneysel sınıflarda yapıldı. Odalardan biri henüz yeni boyandığında diğeri yeni mobilyaları ile zaten boyalı idi. Kontrol sınıfları yenilik ve temizlik bakımından yeniden düzenlenen deney sınıfı ile benzer idi. Geleneksel sınıf çevresinde bir yıl harcayan çocuklar ile deneysel çevre içerisinde bir okul yılı harcayan çocukların oluşturduğu bir benzer grup ile karşılaştırıldı. Gelişme alanları olarak şunlar görüldü: Okul başarısı ve kötü alışkanlıkların ve dikkat dağıtıcı hareketlerin sonuçları. Deneysel çevrede yer alan çocukların okul başarısı, hal ve gidiş, kötü alışkanlık bakımından diğer gruplara göre daha üstün oldukları görüldü.

Uygun aydınlatma, ışığın yayılma miktarı ve ışığın yönüne ilişkin bir dengeye bağlıdır. Belki de çocuklar okurken ve diğer sınıf çalışmalarını yaparken, ışığın onların solundan gelmesi için sınıftaki sıra ve masaların düzenlenmesi gerekir. Ayrıca uygun pencere-perde düzenlemeleri elverişli bir ışıklandırma için önemli bir olgudur. Pencereleri gerektiğinde doğrudan gelen güneş ışınının kontrolünü sağlamak için perdeler ile donatılmalıdır. Sınıfın temizliği öğrenci ve öğretmenin temizliği sağlıklı ve hoş bir sınıf ortamını yaratmada son derece önemli etkenlerdir. Oda mobilyalarının zaman zaman temizlenmiş olmaları, çocukların en çok ilgilerini çeken konu olmuştur. Zemin temizlenmeli ve çocukların belirli etkinliklerini yapmaları gerektiğinde onun üzerinde oturabilmesi için yeniden düzenlenmelidir. Bu süreç sadece yararlı öğretme teknikleri değildir. Süreç ayrıca öğrencilere okulun bir parçası olma hissini verir ve onların ilgilerinin gelişmesine neden olur.

Öğrencilerin içinde çalıştığı sınıfın atmosferi onları büyük ölçüde etkiler. İlkokul öğrencileri güzel düzenlenmiş sınıflara sahip olmaları, sınıfta etkili bireysel ve grup çalışmalarında zorunlu bir ögedir. Etkili ve lüks sınıflar öğrenmeye yardım eder. Boyalı, iyi havalandırılan, ışıklandırılan ve çocukların miktarı kadar teçhizatla donatılmış sınıflar neşeli rahat yaşantı ve öğrenme için motive edilirler.

Duygusal iklim

Duygusal çevre, çocukların yaşantı ve öğrenmesinde fiziksel çevre kadar önemlidir. Öğretmen yetişmemiş gençlerin oluşturduğu bir grup için istenilir bir duygusal iklimi geliştirmeden önce öğretmenin iyi bir kişiliğe sahip olması gerekir. Öğretmenin bol enerjisi ile sadece elverişli olması yetmez, ayrıca normal toplumsal ilişkileri ile oldukça uygun olmalıdır.

Öğretmenin yaşantı düzenleri rahat ve yeterli olmalıdır. Öğretmenin ruhen ilgiye sahip olmalarına ek olarak, çocuklar ile birlikte çalışmaktan hoşlanmalı ve onlara karşı anlayışlı ve sempatik olmalıdır. Öğretmenin rehberlik ve liderliği sağlarken, bunları başarmada belirli amaçlara ve yeterli öğretim süreçlerine sahip olmaları önemlidir. Öğretmen çocuklara çekici gelen ve sağlıklı birlikte çalışmaya yardım eden bir sınıf çevresinin gelişmesi için sorumlulukları kabul eder. Fakat onun denetimsel yardımına gereksinimi vardır. Anlayışlı öğretmen, sınıftaki bir grup çocuk için yaratılan duygusal iletişimi sınıfın öğretim çalışması için uygun bir yeri olup olmadığını belirlemede önemli bir etken olup öğretmen, sınıfta yaratılan duygusal iklim türünün sınıftaki her bir öğrencinin duygusal uyumlarını etkilediğini bilir. Öğretmen duygusal dengenin gelişmesi ile çocukların fiziksel sağlığı başarısı sosyal düzenlemeleri ile doğrudan bir ilgisi olduğunu göz önünde bulundurduğunda iyi bir duygusal çevrenin değeri daha iyi anlaşılabilir. Öğretmen güdülenebilir ve sınıf etkinliklerinde ortak katılım yolu ile yeterli fiziksel, duygusal ve toplumsal düzenlemeleri yapmak için öğrenciyi güdüleyen sınıftaki iyi akılcı bir iklimi yaratmada öğretmene yardım edebilir. Öğretmenin çocukların sevgi ve güvenlik gibi temel gereksinimlerini anlamaları ve bilmeleri, bu gereksinimleri karşılayacak bir sınıf koşulunu sağlamak için çaba göstermeleri gerekir.

Öğretmenin sınıfta istenilir bir duygusal iklimi öğrenciler açısından yaratarak onların duygusal gelişmesinde çocuğa yol göstermek için büyük bir sorumluluğa sahiptirler. Bu durumun sağlanması ise öğretimsel liderlerin okullardaki öğretmenler için böyle bir iklim yaratılır yaratılmaz mümkün olur. Yararlı öğretim yalnızca akademik sorunları olan öğrencilere yardım etmekle kalmaz, daha geniş alanları kapsar. Çocukların okul yaşamının dışındaki sorun ve kişisel sorunlara yönelik öğretmenin tutumu duygusal sınıf çevresinde önemli bir yer tutar. Çocukların güçlükler içinde biri olarak bu sorunları anlayan birine gereksinimleri vardır. Çocukların oluşturduğu bir grubun hepsi ya da duygusal olarak rahatsız, gergin ya da aşırı sınırlı koşullar altında bulunan çocukların bazıları duygusal dengeye yardım eden bir iklim içerisinde yaşayamaz ve öğrenemez. Çoğu sınıflarda hoş ilişkilere ilişkin bir yoksunluk belirtisi vardır. Bu tür bir sınıf ortamında bulunan çocuk öğrenemez. Gerilimi azaltmak için öğretmen ve diğer öğretimsel liderler tarafından gerçekleştirilen bütün eylemler, daha iyi ilişkileri güvence altına almaya yönelik olumlu adımlardır. Bu nedenle öğretimin gelişmesine ve uygun yaşantıya yönelik eylemler olumlu adımlardır.

Eğer öğretmen demokrasi içinde eğitime yönelik en uygun liderlik ve rehberlik biçimini sağlarsa çocuklara anlayışlı ve onların sorunlarını paylaşmak açısından bir demokratik yaşam anlayışı ve yetiştirme, geliştirmeye ilişkin yeterli bilgi yaşamsal öneme sahip niteliklerdir. Sınıfta öğretmen her çocuğun güvenlik, ait olma duygusu ve kişilik değerini vermede elverişli bir örgüt yapısını sürdürebilmelidir. Özgüven ve özdenetim konularında çocuğun yetişmesinde önemle durulması gerekir. Çoğu koşullarda çocuğun gelişmesi süreklilik gösteren bir akım gibidir. Akıllı, dengeli ve anlayışlı öğretmen gelişmenin bu süreklilik gösteren akışının yönünü değiştirmek için çaba göstermez.

Anlayışlı öğretmen çocuğu iyileştirerek gerçek duygusal olgunluğa yönelik çocuğun gelişmesini ve onun yetişkin çevresine uyumunu sağlayacak beklentilerini yerine getirmede çok daha destek sağlayabilir. Öğrencilerin istenilir, benimsenir olduklarını hissetmelerine gereksinimleri vardır. Ayrıca onların güvene gereksinimi vardır ki bu güven onlara neyin yapılabileceğini ve neyin yapılamayacağını gösterir. Onların kendi görüşlerini, kararlarını, benimsenen tepkilerini ve atak liderliğini göstermeleri için fırsatlar verilmelidir. Her gün onların başarılara, yaşantılara gereksinimleri vardır. Duygusal çevreye en çok katkıda bulunan etken sınıftan gelen aşırı çatışmaların ortadan kaldırılmasıdır.

Toplumsal çevre

İstendik bir sınıf iklimi yaratma ve bu iklimi koruma öğretimde oldukça önemlidir. Sınıfta demokratik bir iklim yaratan öğretmen yalnızca öğretmenler tarafından sevilmez, aynı zamanda bu öğretmen öğrenci davranışlarına rehberlik etme olanağı da bulacaktır. Öğrencinin tavırları bir bütün olarak okul çevresi içinde gelişmektedir. İstendik bir toplumsal iklim içerisinde öğretmen grubun bir üyesidir. Öğretmen için yapıcı bir rehberlik sağlamak ancak öğrencinin bakış açısını anlamak, ilgi ve güven ortamı yaratmak, güçlükleri anlamak ve gereken yerde, gereken zamanda güvenin verildiğinden emin olmak ile mümkündür. Diğer öğrencilerin güçlük ve başarısızlığı paylaştığı sırada birkaç öğrencinin başarılı olması (başarıdan hoşlanması) sağlıklı bir durum değildir. Sınıf çevresini etkileyen en önemli öge öğretmendir. Öğretmenin nasıl bir kişi olduğu, ne yaptığı, ne  ve nasıl söylediği, düşünceleri ve sergilediği davranışlar öğrencileri büyük ölçüde etkileyebilmektedir. Sağlıklı bir çevrede öğrenciler arkadaş bulma olanağına sahip olacaklardır. İyi yetişmiş bir öğretmen komik bir olay olduğu zaman öğrencilerle birlikte gülebilir. Öğretmen bu yolla, öğrenciler arkadaşları tarafından kabul görecek bir biçimde kişiliklerini geliştirebilmeleri için yardım edebilir.

Utangaç, olgunlaşmamış ya da kararsız öğrenciler özel bir ilgi istemektedirler. Bütün çocuklarda korku, güvensizlik ve anlama eksikliği olabilir. Sosyal iklim korku tedavisi ve içten bir anlama bu tür çocuklardaki korkuyu üzüntüyü ve diğer istenmeyen duygusal tavırları engellemeye yardım edebilir. Öğretmen bu öğrencinin tam güvenini sağlayan ve ona korkusuzca güven duyulan bir arkadaş olmalıdır. Her öğrenci farklı bireyler olarak algılanmalı ve öğretmen her bir bireye diğerlerine yaklaştığı biçimde yaklaşmalıdır.

Her öğrenci gruba ait olma duygusuna gereksinimi duymaktadır. Bir öğrencinin aidiyet duygusuna sahip olması için bireysel güvenini koruyacak yeterlikte bir ilginin olması gerekmektedir. Bireyin özel bir başarı konumuna ve güvenliğinin bir parçası olarak da bireysel güce gereksinimi vardır. Eğer bu gereksinimler karşılanabilirse sorunların çözümünde ve başarının artmasında gelişme olabilecektir. Öğrencilere bireysel ilgi ve yetenekler doğrultusunda çeşitli öğrenme yaşantıları sağlamak önemlidir. Grup etkinlikleri öğrencilerin bireysel güven ve bireysel kontrol duygularını geliştirebilecekleri kadar esnek olmalıdır.

Bu etkinliklerin çocuğun küçük ve daha büyük grup çalışmalarında deneyim kazanabilecekleri bir biçimde örgütlenmeleri önemlidir. Öğretmen uyum içinde bir ilişki sergilediği zaman toplumsal iklim içinde tüm izleyenler için anahtar kişi olacaktır. Diğerleriyle olan ilişkilerdeki toplumsal yetenek, paylaşma, anlayışlı ve nazik olunca, sorumluluğunu kabul etme, bir sınıf ortamında öğrencinin değerli olduğu duygusunu yaratacak ve aynı zamanda gelişime yönelik çabalarında da cesaretlendirecektir.

Öğretimsel liderliğin etkililiği; okuldaki çalışma iklimine yansıması öğretimin geliştirilmesine yönelik etkinliklere yansıması oranındadır. Öğrencilerin başarılı bir öğrenim sağlayabilmeleri için yeterli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Öğretmenlerde (öğrenciler gibi) bireysel gereksinimleri, yetenekleri ve ilgileri olan farklı bireyler olarak algılanmalıdır. Öğretmen ve öğrencilerin içinde bulundukları genel çevre ve koşulların doğası öğrenme öğretme ortamında öğrenci ve öğretmenlerin eylem ve düşüncelerini etkilemektedir.

Olumsuz koşullarda yüksek bir verim beklemek ve bu koşulları dikkate almaksızın yapılan bir öğretimsel liderlik çok açık olarak görülen bir gerçeğe gözünü kapamaktır. Öğretmenin işini yapmasına yardım edecek koşulları düzenleyen, örgütleyen bir öğretimsel liderlik, öğretmenin öğrencilere yüksek nitelikte bir öğrenim deneyimi sağlama konusundaki en üst yeterliğinin farkına varmasına yardım edecektir. Yeterli eğitimsel koşullar, sonuçlanan öğretim ve öğrenimin etkililiği ile sınanabilir. Yalnızca öğrenci öğrenmenin oluşacağını garanti edebilir. Öğrenmenin oluşabilmesi temelde öğrencinin gönüllülüğüne bağlıdır ancak öğretme öğrenme koşullarının niteliği öğretmenin öğrenme ortamındaki liderlik yaklaşımında başarılı bir öğrenmenin derecesini etkilemektedir. Öğretmen bir sınıf lideri olarak mesleki yeterliliği okulda kendisine sağlanan iş koşullarının yardımıyla öğrenmeyi tüm yönleriyle harekete geçiren, cesaretlendiren, artıran, rehberlik eden bir birey olarak kabul edilebilir.

Öğretimsel liderin öğretmenlerin kendi rolünü liderin rolünü nasıl tanımladıklarının farkında olması önemlidir. Okul liderinin, personelinin bütün olarak ve birey olarak niteliklerini göz önüne alması da oldukça önemlidir. Öğrenciler için geliştirilmiş öğrenim koşullarını ve öğretmenler için geliştirilen çalışma koşullarını sağlamanın belki de en iyi yolu budur. Bunun yanında eğer herkes tarafından çözüm bulma konusunda yeterli ilgi ve isteklilik varsa öğretmen için çalışma koşullarının geliştirilmesi ile genel olarak öğretme öğrenme ortamı konusunda daha fazla şeyler yapılabilir.

Denetimsel lider öğretme ve öğrenmenin niteliği üzerinde tartışmasız bir etkiye sahiptir. Öğretmen ve müdürün bireysel niteliği öğretmenin verimini etkileyecektir. Sınıf öğretmeni ve müdürün bireysel özellikleri öğretmenlik mesleğini üst derecede etkileyecektir.

Daha iyi bir öğrenme ortamı sağlama

Öğrenmenin deneyimden kaynaklanan bir davranış modeli olduğu varsayılmıştır. Değişim süreci öğrencilerin kendilerine ve olgunluk düzeylerine uygun olarak hazırlanmış eğitimsel olarak istendik amaçlara etkin olarak katılmaya başladıkları zaman ortaya çıkmaktadır. Öğrenmenin amacı anlama (kavrama)dır. Ancak gerçek bilgi anlamanın sadece bir parçasıdır. Öğrenme çocuğun etkin katılımını içermektedir. Kavrama yalnızca etkin bir katılımla olanaklıdır. Öğrenmenin en etkili biçimde oluşması ise öğrencinin öğrenmeye gereksinmesi olduğunu hissetmesi ile olanaklıdır.

Denetim ve öğretimin önemli bir parçası da düşünmeyi teşvik etmektir. Bu teşvik öğrenmeyi geliştirmeyi sağlayacaktır. Öğrenme düşünme ve deneyimin sonucunda oluştuğu için öğretmenin anlamı öğrencilerin düşünmesini sağlamak ve bu düşünme süreçlerini öğrenme yaşantılarına dönüştürmelerine yardım etmektir. Çocuk ve gençlerin bütün olarak gelişmelerini sağlamaya yönelik öğrenme yaşantılarının niteliğine ve çeşidine yeterli dikkat gösterilmelidir.

Öğrenme ayrıca düşünmenin belli niteliklerinin seçimini ve öğrencinin bu nitelikleri önemini kavramasını da içermektedir.

Uyarıcı ve tepki arasındaki bağların oluşumu, bir öğrenme koşulunda meydana gelir. Öğrencilere nasıl hareket edilmesi ve eylemlerini nasıl değiştireceklerini fark etmeleri konularında öğretmenlere yardım edilmesi öğretmenin neyi elde etmesinden daha önemlidir. Öğretmen ve okul koşulları, amaç, tutum, alışkanlık, bilgi ve değerlere ilişkin gelişmenin doğası ve düzeyini belirlemede temel etkendir. Öğrenci tamamen öğretmen ve okul çevresi tarafından yaratılan değişime tepki veren yaşayan bir organizmadır. Tüm öğrenmeler aynı örgütleme sürecinin boyutlarıdır. Öğretmen ve eğitimsel liderlerin aşağıdaki öğrenme ilkelerini anlamaları ve bellekte tutmaları önemlidir:

  1. Öğrenme yaşantı içinde oluşur.
  2. Davranış öğrenilir.
  3. Öğrenme niceliksel, niteliksel, işlevsel ve yaratıcıdır.
  4. Öğrenme etkin bir süreçtir.
  5. Öğrenme amaçlı ve anlamlı olmalıdır
  6. Öğrenme yetişme ve gelişmeyle ilgilidir
  7. Yetişme ve gelişme süreklidir
  8. Herhangi birisi neyi yaşadığını öğrenir ve öğrendiğini yaşar
  9. İlk önce birkaç şey öğrenilebilir.
  10. Çoğu şeyler öğrenmeyi etkiler.


Öğrenmeye Hazır Bulunuşluk

Öğrencinin kolay ve etkili olarak öğrenebildiği durumlarda, onun gelişmesinde belirli bir evredir. Gelişmenin herhangi bir evresinde çocuklar bazı etkinlikler için hazırdır (bazıları için ise hazır değildirler). Öğrenmeye isteklilik olgunluk düzeyleri tarafından olduğu kadar, çevresel etkenler tarafından da belirlenir. İsteklilik, öğrenciler açısından öğrenme yaşantılarını ayarlamada önemli bir etkendir. Bir çocuğun istekli olmadığı şeyleri öğrenmesine girişimde bulunan öğretim yararsız ve hatta onun açısından doğrudan zararlı olabilir bile. Eğer sınıf ortamı yeterli uyarmayı sağlarsa bir öğrenci kendi yetenekleri içindeki bir şeyi öğrenmeye hazırdır. İsteksizlik, görme, işitme bozuklukları gibi koşullar belirli fiziksel kusurlara bağlı olabilir. Düşük zekâ ya da yetersizlik öğrenmede çeşitli öğrenme biçimleri açısından isteksizliğe yol açabilir. Belirli çevresel faktörlerdeki yetersizlikleri (araç-gereç eksikliği, zayıf aydınlatma, öğretmenin hazırlıksız olması gibi) öğrencinin olgunluk düzeyi yeterli olsa bile öğrenmeyi engelleyebilir. Sonuçta öğrenci öğrenme için hazır olmalıdır. İstekliliği (hazır bulunuşu) mevcut olup olmadığını belirlemenin güvenli yolu, öğrencinin hareketlerinin gözlenmesidir.

Güdüleme ve Öğrenme

Güdüleme öğrenme için gereklidir. Önceden güdülenen öğrenci, daha yüksek bir düzeyde sorumluluğunu yerine getirir ve daha hızlı öğrenir. Öğrenciler açısından anlam ve anlayışa sahip ve yine onların ilgilerine, etkilerine uyarlanmış hedef amaçlar ve öğrencilerin olgunluk düzeyleri yaralı güdüsel araçlardır. Sınıf yaşantıları tasarlanan önemli amaçlara ilişkin girişimlere yeterli katkıları sağladıklarında çok daha anlamlı ve ilginçtirler. Sınıf öğretmeni, eğitimin önemli amaçları geliştirmek için öğrenciler açısından değerli amaçları sürekli kullanmalıdırlar. Daha büyük başarılar için öğrencileri güdüleme girişiminde sınıf içinde birçok teknik kullanılır. Bunlar övgü, ödül, özel ayrıcalıklar, bir amaç ile çalışma, azarlama gibi şeyleri kapsar. Bununla birlikte rahat bir öğrenme ortamında bilişsel çalışmalar, duygusal gerginlik ve başarısızlık duyguları mevcut değildir. Sınıf neşeli ve mutlu bir yer olmalıdır. Çünkü öğrenciler, ilgileri ve değerli etkinlikleri ile meşgul olurken başarının hazzını yaşamaktadırlar.

Bir çocuğun davranışını anlamanın temeli onun temel gereksinimlerinin tanınmasıdır. Çocuğun yetişmesi, bir bakıma yetenekleri kendi çalışmasındaki yaşantılarına ilişkin başarının bir sonucu olarak geliştirilir. Öğretmenin bu etkenleri göz önüne almaması öğrencinin etkili öğrenme ve yeterli gelişimini engeller. Öğretmen, her bir çocuğun tutum, gereksinim, ilgi ve öğrencilerin etkinliklerini planlarken anlaması ve her bir çocuğun hangi şeyleri başarabileceğini yeterlik düzeylerini göz önünde bulundurmaları gerekir.

Başarı, ilgilerin ve enerjinin güdüleyicisidir ve genellikle üst edimin (performansın) ortaya çıkmasını sağlar. Okulda tekrar eden başarısızlık öğrenme sürecini engeller ve çocuğun kişiliği açısından telafisi mümkün olmayan zararlar meydana getirebilir. Sürekli başarısızlık yetersiz okul süreçlerini etkiler. Öğrencilerin gereksinimleri olgunluk, ilgileri yetenekleri uygun olguları gerekir. Öğrencilerin yapamayacakları sorumlulukları onlardan yapmalarını istemek ve beklemek öğretmen için trajik olabilir. Aynı şekilde öğrenci için çok kolay olan okul sorumluluklarının zararlı olanları tespit edilmelidir. Sonuçta başarı ya da başarısızlığın oluşmasını belirlemek öğretmen açısından yeterli değildir. Fakat başarı ya da başarısızlığın öğrenme etkinliklerinin dışında nasıl ve niçin geliştiğini öğretmen ve denetmenler açısından önemli bir olgudur.

Her bir öğretme ve öğrenmenin koşulu tek tek öğrencilerin gereksinmeleri açısından bazı hazırlıkları yerine getirmelidir. Öğrenme bir sosyal düzenlemede oluşan bireysel bir konudur. Eğitimde araştırmalar eğitimsel liderlerin bilmesi gerektiği yararlı sınıf uygulamaları açısından birçok bulgular elde etmiştir. (Eğitimsel liderler öğrenme için koşulları geliştirme aracıyla öğretimi geliştirmede öğretmenlerle çalışırken) Öğretimsel liderler öğrenmenin içinde en iyi biçimde oluşabildiği bir iklimin gelişmesinin temelini oluşturan ilkelerin anlaşılması yönünde öğretmenlere yardım ettiği zaman kendi görevlerini en iyi biçimde yerine getireceklerdir. Bu iklim etkili öğrenme için önemlidir. Öğretimin etkinliği, öğretim yöntemi, öğrenme-öğretme iklimi ve diğer değişkenler kadar, büyük ölçüde öğretmen ve öğrenci özellikleri tarafından da beklenir. Öğrenmenin içinde oluştuğu koşulların ve iklimin yapısı, öğrenmenin etkili olup olmayacağını belirlemede önemli bir etkendir. Öğrenme koşullarının gelişmesi her bir durumda farklı bir sorunu meydana getirir. Öğretimsel lider nitelikli öğretmeye yön veren bir çevresel düzenlemedeki açık ve yol gösterici bir okul programının hazırlanması işi için sorumluluk kabul etmelidir.

Öğrenme Ortamını Geliştirme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir