Devlet ve Özel Hastanelerdeki Hekimlerin İş Tatmin Düzeyinin Karşılaştırılması

Sayı 16- Yönetim ve İnsan Kaynağı (Ağustos 2007)

Özet

Bu çalışmanın amacı, devlet ve özel hastanelerindeki doktorların iş tatminini bulmak ve özel hastanelerde çalışan doktorların işlerinden devlet hastanelerinde çalışanlara göre daha fazla tatmin olduğunu göstermektir. Çalışma, işlerin bazı yönleri açısından tatminsizlik olmasına rağmen doktorların işlerinden oldukça tatmin olduklarının bulunması amaçlanmıştır. Sonuçların analizi devlet ve özel hastanelerindeki doktorların işlerin bir çok yönünden tatmin düzeylerinin farklı olduğunun çıkarılması öngörülmektedir.

1. GİRİŞ

Ülkemizin en önemli ihtiyaçlarından biri olan sağlık hizmetlerinin sorumluluğunu yüklenen doktorların huzurlu ve verimli çalışabilmeleri için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Genel ekonomik koşullarla birlikte hastanelerdeki çalışma ortamı göz önüne alındığında doktorların kurumlarından ayrılmaya veya mesleklerini yarı zamanlı olarak özel hastanelerde ya da polikliniklerde sürdürmeye başladıkları gözlenmektedir. Bu durum ise, sağlık sektöründe genel kaliteyi düşürmekte ve istenilen nitelikte hizmetin verilmesini zorlaşmaktadır. Hizmet kalitesinin yükseltilmesi, daha etkili ve verimli çalışma ortamının oluşturulması ancak karmaşık örgüt yapılarında iş tatminsizliğinin bireysel ve örgütsel nedenlerinin daha iyi anlaşılması ve gerekli önlemlerin alınmasına bağlıdır.

2. KONUNUN ANLAMLANDIRILMASI

2.1. İş Tatmini

İş tatmini en genel anlamda iş ortamına ilişkin olumlu yada olumsuz duyguların tümü şeklinde ifade edilmektedir.

İş tatmininin unsurları:

* İş tatmini, bir iş durumuna duygusal yanıttır. Böyle olunca görülmez, sadece ifade edilebilir.

* İş tatmini genellikle, kazançların ne ölçüde karşılandığı veya beklentilerin ne kadar aşıldığının belirlenmesidir.

* İş tatmini, birbiriyle ilişkili çeşitli tutumları temsil eder.

Bunun dışında kurumsal olarak bilindiği üzere işin kendisi, terfi imkanları, yönetim tarzı, çalışma arkadaşları gibi faktörler de iş tatminiyle ilgilidir. İş tatmininin teorik temelleri, Maslow’un 1954’te “İnsan İhtiyaçları Hiyerarşisi Kuramı” ve Herzberg’in 1959’da “Çift Faktör Kuramı” ile oluşmuştur. İşin ilginç ve zevkli olmasının iş tatminini sağlayan olumlu bir etken olduğu da yine kuramsal olarak bilinmektedir. Çeşitlilik, beceri ve yeteneklerin kullanılması, işin monotonluğu, iş çevresi ile ilgili değişkenlerden bazılarıdır. Bu değişkenlere ilave olarak iş tatminini etkileyen boyutlar ise, başarma hissi, yönetimle ilişkiler, çalışanlarla ilişkiler, istihdam güvenliği, daha çok sorumluluk, farkına varılma yüksek ücret, terfide fırsat, rol açıklığı, kararlara katılma, serbestlik  iyi koordine edilmiş iş ve nihayetinde bütün bunlar iş tatminini etkileyen değişkenler olarak sayılabilir. Algılanan iş stresi de, iş tatmini etkileyen faktör olarak görülmüştür.

2.2. İş Tatminini Etkileyen Bireysel ve Örgütsel Faktörler

İş tatmini, çalışmalarda çoklu değişkenler tarafından anlaşılabilen karmaşık bir olgu olarak tanımlanır. Bu değişkenler bireysel ve iş çevresi olmak üzere iki başlık altında toplanabilir. İş tatminini etkileyen bireysel değişkenler; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, kişilik ve işte geçirilen süre, iş çevresi ile ilgili olanlar ise; ücret ve terfi, fiziki çalışma koşulları, iş ve işin özellikleri, kararlara katılma, iletişim, mesleki düzey ve geri besleme olarak sayılabilir.

Cinsiyet; yapılan araştırmalar cinsiyet değişkeninin iş tatmininde bir etken olmasına rağmen hangi cinsin daha çok tatmin sağladığı konusunda tutarsız sonuçlar gösterdiği tahmin edilmektedir. Bazı çalışmalarda cinsiyet ile iş tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur.

Yaş; yapılan çalışmalar yaş ilerledikçe işten duyulan tatminin arttığını göstermektedir. Araştırmalar genç işgörenlerin yaşlı işgörenler oranla daha düşük iş tatmin düzeyine sahip olduğunu göstermektedir.

Ücret ve terfi; çok az kişi aldığı ücreti yeterli bulmaktadır. Genelde çalışanlar nadiren aldıkları ücret nedeniyle yüksek tatmine sahip olurlar. Ülkemizde ücret düzeyi, erkekler için kadınlardan, mavi yakalılar için beyaz yakalılardan evliler için bekarlardan daha önemli bir değişken olarak gözükmektedir. Netice itibariyle, sağlık sektöründe de benzer genellemelerin yapılması söz konusu olacaktır.

Fiziksel çalışma koşulları; çalışanların içinde bulunduğu çalışma ortamı ve onu etkileyen fiziksel koşullar verimliliği etkileyen önemli faktörler arasında sayılabilir. Bu koşulların en uygun düzeye ulaşması çalışanın moral yapısını etkileyebileceği gibi işletmeyle bütünleşmesini ve dolayısıyla iş tatminini de kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla fiziksel koşullarının iyileştirilmesi işgörenlerin iş tatminini artırmaktadır.

İş ve işin özellikleri; İşin ilginç olması, kişiye öğrenme fırsatı vermesi, bir sorumluluk gerektirmesi tatmin nedeni sayılabilir. Kişiler kendilerine yeteneklerini kullanma olanağı veren, çok yönlü ve özel nitelikler gerektiren işleri yaptıkça, kendilerine başarılı oldukları konusunda bilgi geldikçe işlerinden tatmin olurlar.

Kararlara katılma; çalışanlara kararlara katılma olanağı verildiği zaman, kendi görüş ve fikirlerine önem verildiğini düşünerek gerçek bir tatmin elde edebilirler.

İletişim; yapılan araştırmalarda iyi iletişimin olmamasının iş tatminsizliği doğurduğu, buna karşılık yeterli iletişimin her zaman iş tatmini doğurmadığı görülmüştür.

Mesleki düzey (statü); çalışanların mesleki düzeyleri de iş tatminlerini etkilemektedir. Meslek düzeyi ile iş tatmini arasında doğru orantılı bir ilişki vardır. Yaptıkları işte mesleki açıdan daha üst düzeyde bulunan kişiler, işlerinden daha fazla tatmin olmaktadırlar. Toplumda kabul gören daha üst düzeyde bulunanlar daha fazla iş tatmini sağlamaktadırlar.

Geri besleme ; genel geçer bir doğru olarak geri beslemenin iş tatmini ile arasında pozitif bir korelasyon olduğu bilinmektedir.

3. ARAŞTIRMANIN AMACI, ÖNEMİ ve KISITLARI

3.1. Araştırmanın Amacı ve Önemi

Gerek devlet gerekse özel hastanelerinde çalışan doktorların iş tatmin düzeylerini belirlemek ve devlet hastanelerinden ayrılmalarının yada yarı zamanlı olarak özel kurumlarda çalışmalarının nedenlerinin iş tatmini kavramı açısından açıklanabilir olup olmadığını belirlemek çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır.

İş tatmini, işgörenler açısından çalıştıkları kuruma bağlılıklarını artırıcı yada azaltıcı bir rol oynadığı bilinmektedir. Yapılan bir çok araştırmada iş tatmin düzeyi düşük olan personelin işten ayrılma oranlarının yüksek olduğu ve işyerine bağlılığın düşük olduğu görülmektedir.

İş tatmini kavramı açısından bir hizmet kuruluşu olarak hastaneler ele alındığında her hangi bir farklılık görülmeyeceği tahmin edilmektedir. Ülkemizde son yıllarda çok sayıda tıp doktorunun, devlet kurumlarından özel kuruluşlara  geçtikleri yada yarı zamanlı çalışmaya başladıkları gözlenmektedir. Bununla birlikte bazı devlet hastanelerinde görev yapan ve imkanı olduğu halde özel hastanelerini tercih etmeyen doktorların varlığı da söz konusu olabilir. Dolayısıyla özel sağlık kuruluşlarının her açıdan üstün olduklarını düşünmek yerine, devlet ve özel hastanelerinin güçlü ve zayıf tarafları belirlenerek, problemin bu çerçevede ele alınması daha doğru olacaktır.

3.2. Araştırmanın Değişkenleri

Araştırmanın değişkenleri aşağıda belirtildiği üzere sıralanmıştır;

  1. a. Hekimlerin iş tatmini ile yüksek ücret arasındaki ilişki.

Bu değişkende, araştırmada sonuçlandırılması amaçlanan ücret düzeyi ile hekimlerin iş tatmini arasındaki ilişkinin yapılacak olan anket sonuçlarıyla temellendirerek nihayetlendirilmesi söz konusu olacaktır.

  1. b. Hekimlerin iş tatmin düzeyi ile işin sorumlulukları ve stresi arasındaki ilişki.

“b” değişkeni ile yine hekimlerin iş tatmin düzeylerinin işlerinde yaşadıkları büyük sorumluluk  ve stresle ilişkilendirilmesinin söz konusu olacağı tahmin öngörülmektedir.

  1. c. Hekimlerin iş tatmini düzeyi ile işin fiziksel olanaklarının (teknoloji gibi) arasındaki ilişki.

Şüphesiz ki, bu değişkenle bulguların karşılaştırılması sonucunda sonuçlanması gereken veri teknoloji olarak (tahlil makineleri, hekimlerin kendilerini -ülkenin neresinde çalışıyor olurlarsa olsunlar-) ve mesleki bilgi anlamında güncel tutma (internet erişimi  ile bilgi akışına erişebilme, yeni konulara aşina olma ve bilgilenme) sonuçları ile iş tatminleri arasında bulgular neticesinde bir sonuca ulaşabilmek hedeflenmiştir.

  1. d. Hekimlerin iş tatmin düzeyi ile çalışma arkadaşları arasındaki ilişki.

Her meslekte olduğu üzere diğer meslektaşlarla paylaşılan çalışma ortamı ve beşeri ilişkiler mesleki başarıyı etkilemede önemli bir unsur olarak karşımıza çıkar. Dolayısı ile, bu değişkenle iş arkadaşları ile yine iş tatmini arasında bir bağlantı kurma amaçlanmıştır.

Her değişkenin içeriğinde var olan “ hekimlerin iş tatmini düzeyi” ifadesi bağımlı değişken, “yüksek ücret, işin sorumlulukları ve stresi, fiziksel olanaklar, çalışma arkadaşları arasındaki ilişki” ifadeleri ile bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir.

3.3. Araştırmanın Kısıtları

Zaman ve maliyet kısıtları göz önüne alındığında araştırmada sağlık personelinin  içerisinde yalnızca hekimler araştırma kapsamına alınmıştır. Şöyle ki; pratisyen hekimler, klinik şefleri, başhekim yardımcıları ve başhekimler örnekleme dahil edilmiştir.

4. ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ

4.1. Araştırma Soruları

* Özel hastanelerindeki doktorların genel iş tatmin düzeyleri ile Devlet hastanelerindeki doktorların iş tatmin düzeyleri ve alt boyutlarındaki tatmin düzeyleri arasında fark olduğu öngörülmektedir.

* Sağlık sektöründe İdari görevi olan doktorların ile idari görevi olmayan doktorlarının iş tatmin düzeyleri arasında fark olduğu düşünülmektedir.

* Kadrolara (statü) göre iş tatmin düzeyleri arasında fark olduğu öngörülmektedir.

* Cinsiyetlere göre iş tatmin düzeyleri arasında fark olduğu düşünülmektedir.

* Yaş gruplarına göre iş tatmin düzeyleri arasında fark olduğu düşünülmektedir.

4.2. Araştırmanın Modeli

Devlet hastaneleri ve özel hastanelerindeki doktorlarının iş tatmin düzeylerinin karşılaştırılması ve doktorlarının devlet hastanelerinden ayrılma veya özel sağlık kuruluşlarında çalışma nedenlerinin iş tatmin kavramı açısından açıklanabilir olup olmadığı ortaya konulmak istenmektedir. Dolayısıyla uygulanması planlanan araştırma, tanımlayıcı bir çalışmadır.

4.3. Araştırmada kullanılacak ölçek

Ölçek 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm  demografik sorulardan meydana gelmiştir. İş memnuniyeti ve iş sonuçlarının ölçüldüğü ikinci bölümde, iş tatminini oluşturan 7 boyut ve bu 7 boyutu temsil eden toplam 30 ifade bulunmaktadır. İş tatminini etkilediğini düşünülen ve ölçekte bulunan 7 boyut sırasıyla şöyledir. İşin niteliği,  iş güvencesi, çalışma ortamı, iletişim, çalışma arkadaşları, ücret, iş koşulları. İş tatminin ölçmek üzere hazırlanan sorular 5’li Likert tipindedir.  Deneklerin her bir ifade için 1 ile 5 arasında kendilerine en uygun şıkka katılma derecelerini gösteren “kesinlikle katılıyorum”, “katılıyorum”, fikrim yok”, “katılmıyorum”, “kesinlikle katılmıyorum” seçeneklerinden kendilerine en uygun şıkkı işaretlendirmeleri istenmiştir. Seçeneklerin puanlaması sırasıyla 5, 4, 3, 2, 1 olarak belirlenmiştir. “kesinlikle katılıyorum”’a “5” puan verilirken “kesinlikle katılmıyorum”’e “1” puan verilmiştir. Böylece ifadelerden elde edilen puanlarla iş tatmin düzeyleri belirlenecektir. Üçüncü bölümde işe bağlılığı tanımlayıcı ve hekimlerin görev yaptığı hastane ile ilgili toplam 8 sorudan oluşmaktadır. 3. bölümün son sorusu, soru no:8’de hekimlerin sıraladığımız 6 faktörü 1’den 6’ya kadar derecelendirmeleri istenmiştir. Bölüm 4’de ise anket uygulanan hekimlere anket sorularının dışında kalan görüşleri ve önerilerinin sorulduğu “Düşünce ve Öneriler” bölümü yer almaktadır. Ölçeğin değerlendirilmesinde SPSS istatistik paket program kullanılacaktır.

4.4. Ana Kütle ve Örneklem

Araştırmanın ana kütlesini Türkiye’deki devlet ve özel hastanelerinde görev yapan doktorlar oluşturmaktadır.  Ana Kütle Devlet İstatistik Enstitüsünün en güncel 2004 yılı verilerinden elde edilmiştir. Söz konusu 2004 yılı verilerine göre ülkemizde 122.589 kadar tıp doktoru olduğu bilinmektedir. Takdir edilmelidir ki araştırmanın tüm ülkede uygulanması hem zaman hem de ekonomik nedenlerden ötürü imkansızdır. Bu nedenle, Devlet Planlama Müsteşarlığı ve Devlet İstatistik Enstitüsü başkanlığının “istatistiki bölge birimleri sınıflandırması” çerçevesinde* düzey 2’den 26 bölgeye ayrılan tüm ülke her bölgeden random yöntemi uygulanarak 12 il örneklemi seçmek araştırmanın kapsamı açısından uygun bulunmuştur. Söz konusu 12 ildeki kamu ve özel hastane sayılarının il bazında dağılımları, DİE ’nin kaynaklarından yararlanılarak belirlenen 12 ilin  hastanelerinde çalışan pratisyen hekim, klinik şefi, başhekim yardımcısı ve başhekimlerin toplam sayısı 72.481’dir.

Tablo I  – İstatistiki bölge sınıflandırması, düzey 2, 12 ilde hizmet veren kamu ve özel hastane sayıları.

Tablo II  – İstatistiki bölge sınıflandırması, düzey 2, 12 ilde görev başında olan hekimlerin il bazında dağılımı.

12 ilde toplam 468 hastanenin 236 tanesi özel, 232 tanesi devlet hastanesidir. 468 hastanede görev yapan 72.481 hekimin yaklasik olarak 30.000’i özel hastanelerde, 42.000’i devlet hastanelerinde çalışmaktadır. Anket cevaplama oranının ortalama % 70 ile % 90 arasında değişeceği tahmin edilmektedir. Bu varsayıma dayalı olarak, araştırma evreni % 95 güvenilirlik ve % 5 hata oranı ile temsil edecek örneklem büyüklüğü yaklaşık olarak hekimlerin %5’i olarak tasarlanmıştır. Bu bağlamda 11 kamu hastanesi, 12 özel hastanede anket çalışması uygulanacaktır. Anket uygulanacak hastane sayıları illere dağıtılarak Kamu Hastaneleri, Üniversite Hastaneleri ve Özel Hastaneler olarak 3 torba hazırlanacak[1] ve torbalardan çıkan sonuçlarla hastane isimleri belirlenecektir. Bu aşamanın ardından, yaklaşık olarak, anket cevaplama oranları da göz önünde bulundurularak, özel hastanelerde görev yapan 1.000 hekimle, kamu ve üniversite hastanelerinde ise 1.200 hekimle görüşüleceği öngörülmektedir. Görüşülmesi planlanan doktor sayıları uyarınca belirlenen hastanelerin hekim sayısı dağılımı da göz önünde bulundurularak random yöntemi ile anket uygulanacak hekimler birer adet yedekleri ile (bulunamama, cevap verilmek istenmemesi…vs. gibi nedenlerden ötürü) belirlenecektir.  Anketin uygulanacağı doktorların belirlenmesinde, orantılı basit tesadüfi örnekleme yönteminden yararlanılması planlanmaktadır.

4.5. Araştırma Öngörülerine Göre Hipotezlerin Doğrulanma Olasılıkları

Özel hastanelerde görev yapan hekimlerin genel iş tatmin düzeyleri ile Kamu hastanelerinde görevli hekimlerin iş tatmin düzeyleri ve alt boyutlarındaki tatmin düzeyleri arasında fark vardır.

Araştırmamızın amacı dahilinde öngörülen “Özel hastanelerde görev yapan hekimlerin genel iş tatmin düzeyleri ile Kamu hastanelerinde görevli hekimlerin iş tatmin düzeyleri ve alt boyutlarındaki tatmin düzeyleri arasında fark vardır.” hipotezimizin elde edilecek bulgular dahilinde geçerli kılınacağı öngörülmektedir. İstatistiksel olarak söz konusu iki grup hekimin arasında anlamlı farklar bulunduğu takdirde alt faktörler açısından durum incelenecektir.

İdari görevi olan hekimler ile idari görevi olmayan hekimlerin iş tatmin düzeyleri arasında fark vardır.

Araştırmamızın bu hipotezinde Kamu ya da Özel Hastane hekimleri ana ayrımı yapılmayacaktır. Sonuç olarak idari kadroda görev yapan hekimlerin idari kadroda yer almayan hekimlere nazaran (hekimlik becerisi ve is tatmini gibi alt faktörler incelendiğinde) daha az tatmin olacakları tahmin edilmektedir. Dolayısıyla hipotezin bulgular nihayetinde kabul edilmeme olasılığı varsayılmaktadır.

Hekimlerin statülerine göre iş tatmin düzeyleri arasında fark vardır.

“Hekimlerin statülerine göre iş tatmin düzeyleri arasında fark vardır.” hipotezimizde statü arttıkça tatmin düzeylerinde az da olsa bir artış olduğu görülmesi incelenecek olan bulgular neticesinde olasıdır. Diğer taraftan alt faktörler (yönetsel ortam, liderlik, çalışma arkadaşları, işin niteliği, ücret ve muayene koşulları boyutları açısından) de incelenerek hipotezimizin doğrulanacağı öngörülmektedir.

Hekimin görev yaptığı il ile göre iş tatmin düzeyleri arasında fark vardır.

H4 hipotezinde bulgularla kanıtlanmaya çalışılacak olan coğrafi konum ve is tatmini arasındaki korelasyonun “0” olarak nihayetleneceği varsayılmaktadır. Araştırmacı olarak bizler ne kadar bulguların nihayetine güvensek de öngörü olarak is tatmini ile görev yapılan il arasında anlamlı bir iliksi olmadığı kanaatindeyiz. Dolayısıyla bu hipotez geçerli olamayabilir denilebilir. Ancak bu hipotez taşra illerinde özellikle cinsiyet değişkeni ile incelendiğinde özel ve kamu hastaneleri artı kadın-erkek değişkeni arasındaki farklılıkların kadınların alehine (tatmin düzeylerinin düşüklüğü olarak) gündeme geleceği kuvvetli şekilde tahmin edilmektedir.

Yaş gruplarına göre iş tatmin düzeyleri arasında fark vardır.

Yaş grupları ile “iş tatmini” arasında incelenecek olan bulgular neticesinde, ayni zamanda genel geçer bir doğru olarak bilinen, yas faktörü ile tatmin düzeyi arasında anlamlı bir iliksi söz konusu olacağı yönündedir. Şöyle ki, Kamu ya da özel sektör ayrımı yapılmaksızın 30-40 yas aralığında görev yapan hekimlerin is tatmin düzeylerinin yas oranları daha yüksek olan hekimlerden anlamlı şekilde farklı olacağı tahmin edilmektedir. Yine bilinen bir gerçeklik olarak yas arttıkça is tatmini düzey oranlarının da ayni paralellikte olacağı öngörülerimiz içindedir.

3.3. Araştırmanın Varsayımları (Sayıltıları)

Denenmeyen yargılar olarak karşımıza çıkan “Varsayımlar”, bilindiği üzere, araştırma sonuçlarının geçerliliği ve yargıların doğruluğu ile doğrudan ilişkilidir. Araştırmamızın varsayımları aşağıda belirtildiği üzeredir;

  1. a. Hekimlerin ücretleri ile iş tatminleri arasında doğrudan bir ilişki vardır.

  2. b. Yeni mezun hekimler ile mesleğinin artık son yıllarına gelmiş hekimlerin iş tatmini düzeyi diğer yaş grubundaki hekimlere nazaran daha yüksektir.

  3. c. Kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin tatmin düzeyleri özel hastanelerde çalışan yada hem kamu ve yarı zamanlı olarak devlet hastanelerinde çalışan hekimlerden daha düşüktür.

  4. d. Teknolojik imkanları yüksek hastanelerde çalışan hekimlerin motivasyon ve iş tatminleri, teknolojisi düşük sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerden daha yüksektir.

5. SONUÇ ve ÖNERİLER

Ülkemizin sağlıklı insan gücünü koruyan yegane kurum hastanelerdir. Hastanelerde halka nitelikli sağlık hizmeti sunmada doktorlara büyük görevler düşmektedir. Önümüzdeki yıllarda uygulanacak sağlık yasaları ve sosyal güvence kurumlarının tek elde toplanacağı öngörüsü hayata geçirildiğinde özellikle özel hastanelere ihtiyaç ve talebin artacağı aşikardır. Dolayısıyla bugün sayısı devlet hastaneleri ile başa baş olan özel hastanelerinin sayısının artırılması ve özel hastanelerinin önündeki bürokratik işlemlerin sadeleştirilmesi gerekmektedir ki devlet ve üniversite hastaneleri hekim yetiştiren birer okul misyonuna dönüşebilsinler.

Ancak hastanelerinin sadece sayılarının artırılması problemi çözmemektedir. Bugün hastanelerdeki doktorların yaşamış oldukları sıkıntılar bu kurumlara yeterli talebi oluşturmamaktadır.

Araştırmadan elde ettiğimiz bulgular ışığında özel hastaneler ile devlet hastaneleri arasında iş tatmini açısından anlamlı farklılıklar bulunacağı öngörülmektedir.  Kamu hastanelerindeki doktorların yaklaşık olarak yarısının özel hastanelere geçmek istemeleri düşünülmekte ve buna bağlı olarak devlette işlerin istenildiği gibi yürümediği sonucuna ulaşılacağı beklenmektedir.

Özel hastaneler ile devlet hastanelerindeki doktorların iş tatmin düzeyleri karşılaştırıldığında özel hastanelerdeki doktorların iş tatmin düzeylerinin devletteki doktorlardan daha yüksek olması araştırmanın ispatlanabilecek bulgularından olacaktır.

Alt boyutlar açısından durum incelendiğinde yönetsel ortam, çalışma arkadaşları, işin niteliği, ücret boyutları arasında özel ve devlet hastaneleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark beklenmektedir.

İdarecilerle idareci olmayanlar arasındaki tatmin düzeyinin idareciler lehine yüksek çıkması beklenen bir sonuç olacaktır. Yani idarecilerin iş tatmini idari görevi olmayanlara göre yüksek çıkabilir bunun yanında idareci olanların hekimlik eğitimlerini uygulamada eksik olduğu bilinerek ters bir beklenti içine de olmak istatistiksel olarak anlamlıdır.

İş tatmin düzeyinin kadrolar açısından farklı çıkmayabilir zira, alt boyutlarda yönetsel ortam, işin niteliği ve iş güvencesi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunması olası sonuçlardan biri olarak beklenmektedir.

Cinsiyetler arasında fark bulunması beklenmemektedir. Bunun yanında, yaş grupları açısından 30-40 yaş grubu ile 50-60 yaş grubu açısından anlamlı fark bulunması genel geçer bir kural olarak olası sonuçlar arasında mevzubahis olacaktır.

Devletin devlet hastanelerinde iş tatminini artıracak uygulamaları sağlamaları ve doktorlarını tatmin etmesi ivedi bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. İş tatminin artırılması bir hizmet kuruluşu olarak kamu ve üniversite hastanelerinin müşteri konumunda olan hastalara yansıyacak ve gelecekte daha kaliteli sağlık hizmeti sunulmasına imkan sağlanması söz konusu olabilir. Bu ve benzeri çalışmaların sayısının artırılması gerekli görülmektedir, zira araştırılacak konu “sağlık hizmeti veren hekimlerin iş tatmin düzeyleri”dir. Bundan sonraki çalışmalarda yalnızca doktorlar ile değil diğer sağlık personeli (ebe, hemşire, sağlık memuru…vb.) ve bunların sorunları üzerinde çalışmalara da ihtiyaç bulunmaktadır.

EKLER

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması
( İ B B S )

Avrupa Birliği’nin bölgesel düzeyde uyguladığı müktesebata uyum çerçevesinde; Müsteşarlığımız koordinasyonunda ve Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı’nın da katkılarıyla İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması çalışması tamamlanmıştır. Bu çalışma sonucunda ; Düzey 1 olarak 12, Düzey 2 olarak 26 ve Düzey 3 olarak da 81 (il) İstatistiki Bölge Birimi tanımlanmış olup, Bakanlar Kurulu’nun 2002/4720 sayılı kararı 22 Eylül 2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.


Resmi Gazete – 22 Eylül 2002 – Sayı 24884

28/8/2002 Tarihli ve 2002/4720 Sayılı Kararnamenin Eki

KARAR

Madde 1- Bölgesel istatistiklerin toplanması, geliştirilmesi, bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması, bölgesel politikaların çerçevesinin belirlenmesi ve Avrupa Birliği Bölgesel İstatistik Sistemine uygun karşılaştırılabilir istatistiki veri tabanı oluşturulması amacıyla ülke genelinde İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması tanımlanmıştır.

Madde 2- İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasında iller “Düzey 3” olarak tanımlanmış; ekonomik, sosyal ve coğrafi yönden benzerlik gösteren komşu iller ise bölgesel kalkınma planları ve nüfus büyüklükleri ile dikkate alınarak “Düzey 1” ve “Düzey 2” olarak gruplandırılmak suretiyle hiyerarşik İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması yapılmıştır.

Madde 3- “Düzey 3” kapsamındaki İstatistiki Bölge Birimleri 81 adet olup il düzeyindedir. Her il bir İstatistiki Bölge Birimini tanımlamaktadır.

“Düzey 2” İstatistiki Bölge Birimleri, “Düzey 3” kapsamındaki komşu illerin gruplandırılması sonucu tanımlanmış olup, 26 adettir.

“Düzey 1” İstatistiki Bölge Birimleri ise “Düzey 2” İstatistiki Bölge Birimlerinin gruplandırılması sonucu tanımlanmış olup, 12 adettir.

Bu Kararın yayımı tarihinden sonra kurulacak iller, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar daha önce dahil olduğu İstatistiki Bölge Birimi içinde değerlendirilecektir.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması kodlandırılmış olup, ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.

Madde 4- Tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca; bölgesel istatistiklerin toplanması, geliştirilmesi, bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması ve bölgesel politikaların çerçevesinin belirlenmesi gibi çalışmalarda, bu Karar ile belirlenen İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması esas alınacaktır.

Madde 5- Bu Kararın uygulanmasında ortaya çıkacak tereddütleri gidermeye Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı yetkilidir.

Madde 6- Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 7– Bu Karar hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

1 Sayılı Cetvel :

ANKET MADDELERİ

BÖLÜM 1. DEMOGRAFİ SORULARI

1.1        Görev yaptığınız hastane……………………..

1.2        Kadronuz?

Pratisyen Hekim

1

Klinik Şefi

2

Başhekim Yardımcısı

3

Başhekim

4

1.3        Kaç yıldır aynı kadrodasınız?………………………..

1.4        Halen görev yaptığınız hastanedeki toplam çalışma süreniz?………

1.5        Yaşınız? ………..

1.6        Cinsiyetiniz?………..

1.7  Çalıştığınız kurumun size sağladığı bir ek gelir var mı?

Evet

1

Hayır

2

1.8  Hastanedeki görevinizin dışında kazanç elde ettiğiniz bir ek iş yapıyor musunuz?

Evet

1

Hayır

2

1.9  Yabancı dil yeterlilik düzeyiniz?

Hiç bilmiyorum

1

Literatürü takip etmekte zorlanıyorum

2

Literatürü takip edebiliyorum

3

Konumla ilgili yabancı dille makale yazabilirim

4

Konumla ilgili yabancı dille makale yazabilir ve konferans verebilirim

5

BÖLÜM 2. İŞ MEMNUNİYETİ VE İŞ KOŞULLARI

Aşağıda ki ifadenin doğruluk derecesine göre 5-4-3-2-1 seçeneklerinden birisini daire içerisine alınız. Lütfen tüm soruları yanıtladığınızdan emin olunuz.

İŞİN NİTELİĞİ

KK

K

FY

KM

KKM

2.N1

Yaptığım işte tüm potansiyelimi kullanabiliyorum.

5

4

3

2

1

2.N2

Yaptığım iş kişisel gelişimime katkı sağlamaktadır

5

4

3

2

1

2.N3

Sevdiğim bir işi yapmaktayım

5

4

3

2

1

İŞİN GÜVENCESİ

KK

K

FY

KM

KKM

2.G1

İşimi kaybetme endişem bulunmamaktadır.

5

4

3

2

1

2.G2

İş sözleşmemin yenilenmeme ihtimali bende stres yaratıyor.

5

4

3

2

1

ÇALIŞMA ORTAMI

KK

K

FY

KM

KKM

2.Ç1

İstemediğim bir idari görevi yürütmekteyim

5

4

3

2

1

2.Ç2

İstemediğim halde başkalarının yerine muayeneye girmek zorunda kalıyorum

5

4

3

2

1

2.Ç3

İş yüküm çok fazladır

5

4

3

2

1

2.Ç4

Kendi uzmanlaşma çalışmalarım için zaman bulabiliyorum

5

4

3

2

1

2.Ç5

Hasta baktığım zamanlar dışında tamamen serbestim

5

4

3

2

1

2.Ç6

İhtiyaç duyduğum zaman izin alabiliyorum

5

4

3

2

1

2.Ç7

Çalıştığım kurumda bilimsel kongre ve sempozyumlara katılım teşvik ediliyor

5

4

3

2

1

2.Ç8

Çalıştığım kurum bilimsel araştırmalarım için destek sağlıyor

5

4

3

2

1

2.Ç9

İş performansım takdir edilmiyor

5

4

3

2

1

İLETİŞİM

KK

K

FY

KM

KKM

2.İ1

Problemlerimi rahatlıkla üst makamlara iletebiliyorum

5

4

3

2

1

2.İ2

Beni ilgilendiren her konuda bilgilendiriliyorum

5

4

3

2

1

2.İ3

Nöbet günlerim gibi beni etkileyen tüm faaliyetlerde fikrim alınır

5

4

3

2

1

ÇALIŞMA ARKAŞLARI

KK

K

FY

KM

KKM

2.A1

Her hangi bir problemim olduğunda çalışma arkadaşlarım bana yardımcı olurlar

5

4

3

2

1

2.A2

Çalışma arkadaşlarım fikirlerime değer veriyorlar

5

4

3

2

1

2A3

Çalışma arkadaşlarımla iyi ilişkiler içindeyim

5

4

3

2

1

2A4

Çalışma arkadaşlarım konularında uzman kişilerdir

5

4

3

2

1

ÜCRET

KK

K

FY

KM

KKM

2.Ü1

Hak ettiğimden daha az maaş alıyorum

5

4

3

2

1

2.Ü2

Maddi problemler sürekli olarak zihnimi meşgul ediyor

5

4

3

2

1

2.Ü3

Geçim sıkıntısı çekiyorum

5

4

3

2

1

İŞ KOŞULLARI

Çİ

İ

V

K

YOK

2.K1

Yemek hizmeti

5

4

3

2

1

2.K2

Ulaşım hizmeti

5

4

3

2

1

2.K3

İnternet erişimi

5

4

3

2

1

2.K4

Fotokopi ve bilgisayar çıktısı alma imkanı

5

4

3

2

1

2.K5

Çalışma odanız

5

4

3

2

1

2.K6

Spor tesisleri ve sosyal faaliyetler

5

4

3

2

1

BÖLÜM 3. İŞE BAĞLILIK

3.1 Genel olarak düşündüğünüzde görev yaptığınız kurumda çalışmaktan ne ölçüde memnunsunuz.

o Çok memnunum

o Memnunum

o Memnun değilim

o Hiç memnun değilim

3.2 Bugün yeniden meslek seçme imkanınız olsa tekrar doktorluğu seçer misiniz?

o Evet

o Emin değilim

o Hayır

3.3 Bugüne kadar ki deneyimlerinize dayanarak görev yaptığınız kurumda çalışmayı arkadaşlarınıza da tavsiye eder misiniz?

o Tavsiye ederim

o Emin değilim

o Tavsiye etmem

3.4 Görev yaptığım kurumu bir aile, kendimi de bu ailenin bir ferdi olarak görüyorum. İfadesine ne ölçüde katılıyorsunuz?

o Tamamen katılıyorum

o Katılmıyorum

o Kararsızım

o Katılmıyorum

o Hiç katılmıyorum

3.5 Görev yaptığınız kurumda ki motivasyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?

o Son derece yüksek

o Yüksek

o Orta

o Düşük

o Çok düşük

3.6 Genel olarak düşündüğünüzde kurumunuzun performansını nasıl buluyorsunuz?

o Çok iyi

o İyi

o Vasat

o Kötü

o Çok kötü

3.7 Fırsat bulursunuz özel bir sağlık kurumuna geçer misiniz? (özel bir sağlık kurumunda çalışıyorsanız bu soruyu cevaplamayınız)

o Evet

o Hayır

3.8 Aşağıdaki tabloda özel ve kamu sektöründe çalışan doktorların iş tatmini üzerinde etkisi olduğunu düşündüğünüz 6 faktörler verilmiştir. Sizden son olarak bu faktörleri önem sırasına göre sıralandırmanızı rica ederiz. Bunun için her bir faktörün sizin için önemini ayrı ayrı düşünün ve faktörlerin önüne görüşünüzü yansıtan rakamı yazın. (“1” rakamını en fazla önem verdiğiniz “6” Rakamını ise sizin için en az öneme sahip olan faktör için kullanınız.)

FAKTÖR

ÖNEM DERECESİ

İŞ GÜVENCESİ

(……….)

KURUMUNUZDA ÇALIŞMA ORTAMI

(……….)

ÜCRET

(……….)

YAPILAN İŞİN NİTELİĞİ

(……….)

FİZİKSEL ÇALIŞMA ORTAMI

(……….)

ÇALIŞMA ARKADAŞLARI

(……….)

BÖLÜM 4. DÜŞÜNCE VE ÖNERİLERİNİZ

Verdiğiniz cevaplara ek olarak belirtmek istediğiniz konuları bu bölümle bize aktarabilirsiniz.

Değerli katkılarınızdan ve sabrınızdan dolayı teşekkür ederiz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir