Cılavuz Köy Enstitüsü Yaşantılarım-7

Öncesi ve Sonrası ile CILAVUZ KÖY ENSTİTÜSÜ YAŞANTILARIM – 7 -Gerçekler ayrıntılarda Gizlidir- Yeni Yerleşkeye Taşınıyoruz Çorum’un ortasından Ankara-Samsun yolu geçiyor. Kentin doğusuna doğru ilerleyen Samsun yolunun kenti geride bıraktığı yerde, yolun üstündeki parkın doğusunda Devlet Hastanesi bulunuyor. Onun karşısında ve yolun altında da yeni Çorum İlköğretmen Okulu yerleşkesi yer alıyor. Doğu-Batı yönünde dikdörtgen prizması […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

2025 ÖSYM Sınav Sonuçları

2025 Yılı ÖSYM Sınav Sonuçları ile Ülkenin Gelişmişliği Arasında Bir ilişki Var mı? Bir ülkenin gelişmişliği şöyle tanımlanır; ülkenin ekonomik büyüklük (GSYH), insani gelişmişlik (HDI), eğitim düzeyi, sağlık hizmetlerine erişim, teknolojik altyapı gibi birçok gösterge üzerinden ölçülür. Ancak her olgu doğrudan eğitimin niteliği, gelişmişlik düzeyinin hem nedeni hem de sonucu olarak ta ilişkilendirilmektedir. Eğitim kalitesi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Hukukçu Gözüyle Milliyetçilik ve Halkçılık

 Sunuş Aşağıda, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki önemli aydınlardan biri olan Prof. Dr. Yavuz Abadan’ın 23 Mayıs 1938’de Ankara’da verdiği ve kitapçık olarak yayınlanan konferans metni sunulmuştur. Kitapçık, o sıralarda sadece hükümet değil, aynı zamanda devlet olan Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından yayınlanmıştır. Konferans metnini sunmadan önce konferansın niteliği hakkında bazı belirlemeler yapmak istiyorum. Osmanlı Devleti tarihe karışmış […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Masallar Çok İşlevli Bir Organizmaya Benzer

Okurun ve dinleyicinin masala ilgisini artırmak için her masalcı, masalı detaylandırmış, ballandırmış ve ona birçok işlev yüklemiş. Öylesine işlev yüklemiş ki, masalların her bir parçası ayrı ayrı işlev gören büyük bir organizmaya dönüşmüş. Örneğin bir kafa düşünelim: Saç, kaş, göz, kirpik, kulak, burun, ağız, damak, diş, dil, çene, deri… Nasıl ki kafada hepsinin ayrı işlevi […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kayıtsızlar – Gli indiffereti

Açıklama: İtalyan düşünürü Antonio Gramsci, bu metni henüz 26 yaşındayken, 1917 Şubat ayında “Geleceğin Şehri” adlı gazetede yayınlamıştır. Yazı İtalyancadır. Yazıda halkı insan, yurt ve dünya sorunlarıyla ilgilenmeye, bilinç sahibi olmaya, taraf tutmaya ve tarihin öznesi olmaya çağırmaktadır. Yurt ve dünya sorunlarıyla ilgilenmeyen insanlardan nefret ettiğini daha ilk cümlede söylemekte ve açık ifadelerle siyasetsizleştirilmişliği yermektedir. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Savaşa Karşı Umudu ve Adaleti Aramak

Dünyanın Çivisi Gerçekten Çıktı mı? 13 Haziran 2025 sabaha uyandığımda radyoda İsrail’in İran’a saldırdığı anlatılıyordu. Haberlerden anlıyoruz ki çok kapsamlı ve büyük bir saldırı gerçekleşmiş ve önemli mevkilerdeki kişileri ve merkezleri bombaladığı belirtiliyor. Lübnanlı Amin Maalouf’un çok önemsediğim Çivisi Çıkmış Dünya kitabını okuduğum dönemde, sanırım dünyanın çivisi bugünkü kadar çıkmamıştı gibi gelmişti bana. Kitap, temelde […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Kara Lastikle Kanatlanan Umutlar

Gittiğim bir etkinlikte sergilenen çocukluğumda ayağımda özenle taşıdığım kara lastik ayakkabıları minyatür sempatik haliyle görünce gözümün önünde neler canlandı bir bilseniz. Yetmedi yıllar öncesinden zihnime kazınan kokusu da ansızın gelip yeniden burnumun ucuna konuverdi. Kokuyla birlikte çocukluğum, memleketim, ailem ansızın gelip oturdu tüm sıcak yüzleriyle göğsümün orta yerine.  Bazı nesneler ve kokuları böyle büyülüdür işte. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Eğitilmiş Köpekler

Yıllar önce okuduğum Einstein’ın eğitim, din, siyaset hakkındaki veciz sözlerinin toplandığı kitapta eğitim hakkında söylediği,  zihnime kazınan şu sözünü görmüştüm: “İnsani ve ahlaki şeylerden yoksun bir eğitim alanların eğitilmiş bir köpekten farkı yoktur.” Ne tesadüftür ki; büyük beğeni ile okuduğum bu kitabın, bu sözünün görsel açıklamasını okuduktan birkaç gün sonra bir televizyon haberinde gördüm. Seyrettiğim […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Aile İnsanın Yuvası, Milletin Temelidir

Dünya genelinde uzun süredir aile karşıtı bir program uygulanıyor. Ailenin kötü ve modası geçmiş bir kurum olduğu, bir insana (hayat yoldaşına) yıllarca katlanmanın sıkıcılığı dillere dolanıyor, ihanet ve aldatmanın kaçınılmazlığından söz ediliyor, yuva kurmanın pahalı, çocuk yetiştirmenin masraflı, zahmetli ve zaman alıcı olduğu propagandası bulabildikleri her kanaldan topluma şırınga ediliyor. Bu kötü propaganda evlenme çağında […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

İyi insan Olmak

İyi İnsan Olma Sürecinde, Zeka, Erdem ve Etik Değerler Ne Kadar Önemli İyi İnsan Olmak İçin Zeki mi Olmak Gerekir Aşağıdaki sosyal medyada alınan yazının Ömer Hayyam tarafından belirtildiği belirtiyor. Ömer Hayyam’ın eserlerini inceledim, ancak bu metnin ona ait olduğuna dair açık bir kanıta ulaşamadım. Yazı şöyle, ”Zeki bireyler ahlaki olmaktan çok etik olmaya eğilimlidir, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Çocukları Tanıma ve Okuma Alışkanlığı

Çocukların okuma alışkanlığı 06-12 yaş arasında kazandırılır. Bu yaş aralığı okul öncesi, ilkokul ve ortaokul sınıflarına denk gelmektedir. Bu yaşlarda okuma alışkanlığı kazanan çocuklar iyi bir okur olur. Sonucunda bilgilenme ve başarılı olma eşgüdümlü olarak sürüp gider. Bireysel farklılıklar hep vardı, var olacaktır. Bireysel farklılıklar zenginlik sayılır. Yeter ki anlayıp içselleştirebilmek. Bireysel farklılıkları yaratan temel […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Cumhuriyet

Cumhuriyet Bütün dünya arzun çeker, Fen aldı bu Cumhuriyet. Çinpolattan temel dizer, Ön aldı bu Cumhuriyet. Zulmeti aydınlattı, Bir güldür dünyada bitti, Milleti çok hür yaşattı, Fen aldı bu Cumhuriyet. Kemal Ata’nın değeri, Bu dünyanın cihangiri, Düşmanından kan damarı, Kan aldı bu Cumhuriyet. Hafız İkram, Türk ünümüz, Şerefli, şanlı günümüz, Ebedî, bakî, dinimiz, Gün aldı […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ümmetten Millete

Ümmetten Millete: Bir Bekâ Stratejisinin Tarihsel Analizi “Ümmet” kavramı, İslam medeniyetinin kolektif hafızasında derin izler taşıyan hem teolojik hem de siyasi bir ağırlığa sahip bir mefhumdur. Ancak bu kavramın tarihsel gerçeklikten koparılarak hamasi bir siyasi söyleme dönüştürülmesi, altında yatan karmaşık dinamikleri ve acı tecrübeleri göz ardı etmek anlamına gelir. Bugün Türkiye’ye yöneltilen “ümmet birliği” çağrılarını […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Sosyalleşme ve Medya

En yakın sosyal çevremiz ailemiz… Akraba, dost ve arkadaş sosyal çevremiz de yabana atılır gibi değil. Ya öğrenim gördüğümüz, çalıştığımız sosyal çevremiz? Sarar sarmalar bizi. Farkında olmadan hayatı öğretir. Dilimizi, inancımızı, gelenek ve göreneklerimizi bu sosyal çevrelerden öğreniriz. Öğrendiklerimizle kaynaşırız aile, dost, arkadaş çevremizle.. Hayat okuludur sosyal çevremiz. Yüz yüze iletişim ve etkileşimle ediniriz sosyalleşmeyi, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Dedim Dedi

Dedim Dedi Dedim, suvalıma cevap ver, felek, Ne sebepten bize zulum edersin? Zulümkâr olmişsin kolun bükülmez Bilmem felek, gene neler edersen? Dedi, beni yaratmışdır şahların şahı, İnsana vermiştir devleti, malı. Siz içün kalmamiş hakikat yoli, Ne dilegin vardur söyle, ey insan? Dedim, sana hep ayandur insanın feli, Koymazsın axmaya denizi, göli. Neyle çeksen yıxarsın tağları, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Ana Kür’üm

Vatan Vatan yoluna gel sen de belin sık, Sabırlar tükendi, beklemez artık. Karanlık gecede yanmayan ışık, Gün doğandan sonra kime lazımdur? Vatandan savuşma Allah aşkına, Olmiya ki insanlar geri sakına. Toyda ellerinde olmiyan kına, Toy geçenden sonra kime lazımdur? Koççax oğulların gözliyer, Vatan, Yer yoktur, çalışmak olmaz ki haçan. Ağır bir hasta vermiş ise can, […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

Saralmış Yapraklar

Saralmış Yapraklardan Yükselen Ses: İbrahim Seferov’un Hafıza ve Mücadele Güncesi Bazen bir insanın hayatı, sadece kendi ömrünü anlatmaz; o yaşamın izleri, bir milletin hafızasına, bir halkın acılarına, sevinçlerine, sürgünlerine ve umutlarına da dokunur. Geçtiğimiz yıllarda tanıma şansına eriştiğim ve tanıştığımızda 80’li yaşlarında olup günümüzde ise doksan yaşını geride bırakmış İbrahim Safarov, böyle bir hayatın taşıyıcısıydı. […]

Yazının devamı İçin tıklayınız

“Ben”

“B Ə N” “Bən”  ġaftani çox ġalındur Hərkeş oni cıramaz ki. Yürəgə də sıx yapuşur Əlləşsə də yolamaz ki. Çox “bən” demə bənin galmaz, “Bən” sözündən xeyir gəlməz. “Bən” diyanın yüzi gülməz Gendi yolun bulamaz ki. Kibrin “bən”in gudurdiyer, Halal-haram yedurdiyer, İnsanluğun yügüdiyer Yerdə bişe galamaz ki. Dost-tanışdan uzax gezma, Gıniyana haman gızma, Xoş sözdən […]

Yazının devamı İçin tıklayınız