Benim Ülkem

Benim ülkemde nedense her zaman ve herkesimde bir isyan vardır. Benim ülkemde insanlar hep açtır yada hep açıkta gezerler. Benim ülkemde her zaman için eşitsizlik vardır. Benim ülkemde esnafta ağlar, tüccarda ağlar halkta ağlar, yöneticilerde; nedense benim ülkem hep ağlar.


Ama genel manada baktığımda herkes kendince haklıdır; derler ki devlet eğitimde eşitsizlik yapar ve kendi zevk ve sefaları için eğitimi rant oluştururlar ve böylece biz de aç kalırız; Ben kendimi bildim bileli nerede oturup bu konuyu konuşsak ya şöyle olsa ya böyle olsa falan filan işte;yani bu konuşmaları gitsek bir kahve köşesinde konuşsak da aynı. Hani derler ya “özgürlüğün en üst düzeyde olduğu yerlerdir üniversiteler, insanlar istediği şekilde düşünüp fikrini söyleme özgürlüğüne sahiptir.” yani söylentide böyledir ama uygulamada nasıldır bilemiyorum. Neyse bu konular bizi aşar yani diyeceğim üniversitede de konuşsak da hep aynıdır. Neymiş efendim eğitimde şu problemler var neymiş efendim eğitimde eşitsizlik var. Herkes bunların farkında söz çok ama icraat yok velhasıl.


Bu meseleyi düşünürken, bir tarihçi olarak geçmişte yaşadığım birtakım şeyler akılıma geldi bizim bir hocamız vardı, Allah ona sağlık sıhhat versin bize hep anlatırdı efendim şöyleydik de böyle olduk böyleydik de şöyle olduk, şunu biz yaptık bunu biz verdik daha neler neler. Bende derdim ki tabi ki içimden söylerdim tamam hocam da senin anlattığın dönem çok eskide kaldı yani biz ne yapalım şimdiden sonra ne yapalım derdim tabi kendimce söylerdim yoksa kalkıp bunları söylersem adam ya beni dersten atacak ya da o dersten geçmek bir başka bahara kalacaktı.


İşte benim ülkem böyle bir ülke dosdoğru konuşamazsın, konuşursan ceza alırsın, benim ülkemde konuşmak yasak hele hele çok bilme gibi bir lüksünde olamaz düşünemezsin çünkü yasaktır. Mesela üniversite de mi okuyorsun, sana verilmiştir kocaman bir internet merkezi uygulanan programla bir işe de yapamazsın gidersin orada bol bol CHAT yaparsın böylece düşünmeye de zamanın kalmaz ki kontrol altında tutulasın! orada farklı düşünen insanlar bulunamaz aslında bulunurda bulunmasa daha iyi olur… onlar bilmezler ki en büyük başarıların farklı farklı düşüncelerin bütününden oluştuğunu! bilirler de işlerine gelmez.aman boş verelim bunları niye içimizi karartıyoruz ki ne güzel işte hayat yemene, içmene, gezmene baksana kardeşim sende düşünmeyiver olsun bitsin değil mi?


Şu an o kadar çok şey yazmak istiyorum ama dedim ya artık bende bu düzenin bir parçası olmaya karar verdim ne gerek var şimdi kafamızı ağrıtalım işte laf olsun diye konuşalım bitsin.


Ben bir ülkeyi yıkmak isteseydim eğitim sisteminden başka şeyleriyle uğraşırdım; çünkü eğitim sistemiyle devlet yıkmaya çalışırken milyonlarca insanın onuruyla da oynamak istemezdim yani gayem neyse direkt onu yapmak isterdim.


Öncelikle o ülkenin dilini aşama aşama kaldırırdım; efendime söyleyeyim vatandaş yüksek lisans mı yapıyor önüne bir engel koyardım yani bizim dilimiz öğreneceksin derdim alırdım oraya bir tarzanca koyardım, benim dilim daha üstün bunu bilirsen adam olacaksın bilemezsen ise yok olacaksın derdim; heee şunu da söyleyeyim hemen o dilimi öğrenivermekte yok dilimi iyi anlamak için kültürümü öğreneceksin yoksa beni yanlış anlarsın filan deyip bu arada kendi kültürümü de bu şekilde empoze ederdim. ondan sonra gelelim gelecek kuşaklarına onlara derdim ki en iyi arabayı biz yaptık, en iyi yemeği biz yaptık, en iyi şarkıyı biz söyledik derdim tabii onların okul kitaplarını da yazdırırdım ki onlara yön veren aydın kesimi yok mu bunları aracı olarak kullanır evet kitabın söyledikleri doğru dedirtirdim. böylece onlarda araştırmaz düşünmez ve kabul ederlerdi aralarında bir kaç tanesi başını mı kaldırıyor? ya da tehlike mi olacak hemen ona yakışan bir iftira atardım olur biterdi zaten bunları uygulamak içinde belli bir alt yapıyı oluştururdum.

Tercihim eğitimsiz bilinçsiz toplumlar olurdu mesela bunlardan bir tanesi benim güzel ülkem olabilir. Her şeyin en güzelini bizim yaptığımızı söylerdim adeta bunu yapılamayacak olmayacak bir şeymiş gibi gösterip ilgilerini çekerdim. onların kendi kültürlerinin gelişemediğini yada barbar olduklarını söylerdim. kendi ülkemden güzel manzaralar çeker benim ülkem bu derdim, onların ülkesinden de nerde kötü olmayacak şeyler var onu çekerdim ve karşılarına geçip ben buyum. siz ise bu derdim. onlarda bir aşağılık kompleksi yaratırdım. Öyle şeyler yapardım ki geçmişlerinden onları utandırırdım yani belki de geçmişlerinde gurur duyacakları şeyler vardır bunları da kendimce bir şeyler uydurup yada örgütlenmeler yoluyla karalardım.


Toplumların huzur ve refaha ulaşmalarında eğitimin etkisi tartışılamayacak kadar ortadadır. Bu ülkede eğitim kurumlarını pasif duruma getirirdim,ne bileyim oradaki görevlileri birbirine katar birbirleri aleyhinde sayısızca davalar açtırırdım ki böylece çalışıp bir takım eksikliklerin giderilmesine uğraşmasınlar yani tam anlamıyla bir keşmekeşlik yaratırdım. Ondan sonra bu ülkede gelecek kuşakları yetiştirecek bireyleri seçmede büyük önem gösterirdim. Mesela öğretmen mi alınacak? Alırdım bir otobüs şoförünü öğretmen yapardım mesela baytarları öğretmen yapardım hayvan eğitir gibi öğrenci yetiştirsinler ki bu virüs uzun vadede de iş yapsın! Asıl öğretmenliğe hak edenleri de boşta bırakırdım ki onlarda bir şeylerin kökünü kazsınlar ne bileyim işte bu sıkıntıdan dolayı sağa sola zarar versinler ondan sonrada derdim ki sizin ülkenizde böyle eğitim olduğu için bak kocaman öğretmen olacak birey bile suç işliyor izin eğitiminizde sorun var derdim:)) gelin şu bizim eğitim sitemimize bir bakın derdim artık kademe kademe hedefime ulaşmaya başlardım böylece kendi kültürümü ve uygarlık anlayışımı bir nevi dikte ederdim. insanların temel değerleriyle oynardım.


Eğitim sistemlerini o kadar kopuk hale getirirdim ki iyice kafaları karışsın bir önceki sistemleri bir sonraki sistemleri birbirlerini reddetsin. En yüksek öğretim kadrolarından mezun olanları işsiz bırakır böylece onların hayallerine çomak sokardım ve “yaşasın kötülük” diye bağırırdım. ya düşünüyorum da gerçekten böyle bir imkan verilse bana bunları yapar mıydım diye? Fakat yapamam gibi geliyor yani başta söylemiştim ya bir ülkeyi yıkmak istiyorsam o ülkenin insanlarına zulüm etmezdim zira zulüm bile adaletli olunca zulüm olur.


Anlayacağınız o ülkenin bütün temel taşlarıyla oynar o ülkeyi bu şekilde yıkmaya çalışırdım. Böylece alın size yıkılmış bir ülke, benim güzel ülkem!!


Ben açıkçası benim güzel ülkemin eğitim sistemini anlatmak istedim ama inanın ki canım çok sıkıldı ne bileyim içim iyice karardı ve bu güzel ülkem benim değilmiş gibime geldi.


Kalbiniz hangi güzel şey için çarpıyorsa doğacak güneş onu sizlere getirsin. Mutlu yarınlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir