Yaklaşık on yıl önceydi... Fetullahçı terörün ülkenin ilerici insanlarını linç ettiği yıllardı. Hayatını cüzzamla mücadeleye adamış halkçı bir hekim, kurduğu dernekle yüzlerce kız çocuğuna eğitim olanağı sağlayan ilerici bir kadın olan Türkan Saylan ölüm döşeğinden kaldırılmış ve tutuklanmıştı. Cumhuriyet ordusunun seçkin bir subayı olan Yarbay Ali Tatar üzerine atılan iftiralar karşında çaresiz kalmış, onurunu ve haysiyetini korumak adına hayat hakkından vazgeçmişti. İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Fatih Hilmioğlu’nun oğlunun cenazesine katılma talebi bile reddedilmişti. Bir işgal gücünden bile daha acımasızdılar…

O günlerde İzmit’te özel bir rehabilitasyon merkezi sahibi olan genç bir meslektaşımla ülkenin içinden geçmekte olduğu süreci konuşuyorduk. Kaygılı ve üzgündük. Ayrılırken, “ Umutsuz olmamak lazım. Ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler bir yerde duvara toslayacaklar. Çünkü ahlakları yok!” demişti. Evet, duvara tosladılar…

Ahlaksızlık, cehalet, kötülük eninde sonunda hep kaybetmiştir. Eğer böyle olmasaydı 21. Yüzyıla ulaşmış bu muhteşem insan uygarlığı kim bilir kaç kere barbarlarca yok edilirdi. Oysaki barbarlar bütün acımasızlıklarına karşın hep yenildiler. Giordano Bruno’yu yakan Engizisyon mahkemesi gibi. G. Bruno tek başına yenilmez sanılan koca bir ortaçağa meydan okudu ve kazandı. 1920’lerde bizim topraklarımızı işgal edenler de yenildiler. Çünkü bir halkın anayurdunu savunmasından daha haklı ne olabilirdi ki? 1940’larda Moskova önlerine kadar ilerleyen Hitler’in ölüm makinesi Sovyet halklarının haklı direnişi karşında yenildi ve Hitler kendini ateşe vermek zorunda kaldı. Tüm insanlık tarihi benzer sayısız zaferle doludur. Tarih hep ileriye akar. Hayatın diyalektiği gereği bu böyledir.

Son yıllarda sosyal medya aracılığıyla her gün onlarcasını izliyoruz… Yüzlerce sahtekâr kendini şeyh, hoca, mehdi, mesih, alim, uzman vb. ilan etmiş. Daha da kötüsü bu sahtekârlar çevrelerine hatırı sayılır kalabalıklar toplamışlar. Gazeteleri, televizyonları, şirketleri, devlet bürokrasinde adamları var. Yan bakanı duman ediyorlar. Biri, “ Keşke Yunan kazansaydı.” diyor. Biri, “ Altı yaşındaki kızla nikâh kıyılabilir.” biçiminde fetva veriyor. Bir başkası, “ Çok eşlilik yasal olsun.” diye televizyon kanallarını dolaşıyor. Daha neler neler… Hepsinin sanki dokunulmazlığı var… Ülkenin aydınları, akademisyenleri konuşmaktan korkarken bu ilkel sürü gemi azıya almış durumda.

Toplumumuzu tarikatlar ve cemaatler aracılığıyla kuşatma bir soğuk savaş politikasıdır. NATO, CİA ve diğer Batılı emperyalist merkezler bu yapıları kurmuş, finansmanını sağlamış ve siyasi olarak desteklemiştir. Fetullah Gülen işe Komünizmle Mücadele Dernekleri’nde başlamıştır. Hepsinin varlık nedeni aynıdır. Hepsi yabancı ve yerli sermayeye tekellerine hizmet etmek, onların toplumu kolayca teslim almalarını sağlamak için kurulmuştur. Hepsinin amacı ülkenin ilerici, yurtsever, aydınlanmacı, emekçi birikimini boğmaktır. Bir toplumu zayıf düşürmenin, sömürgeleştirmenin, nihayet yok etmenin bundan daha etkili yolu olabilir mi?

Gelinen noktada çürüme, yozlaşma, ahlaki çöküntü, inanç istismarı, yasadışı kazanç kontrolden çıkmış gözüküyor. Gün geçmiyor ki kafayı cinsellikle bozmuş bir meczup(lar) sokak ortasında kadınlara, çocuklara musallat olmasın. Artık kendilerini kanunun üstünde gören bu çevreler, ahlak bekçiliğine soyunuyor, açıkça yaşam biçimlerine müdahale etme hakkını kendilerinde bulabiliyorlar.

Eğer en kısa sürede kamu gücü ciddi önlemler almazsa bir on yıl sonra yeni Talibanların, El Kaidelerin, İşidlerin bu topraklardan çıkacağını söylemek için deha olmak gerekmez. Yarın bir gün ülkemiz İşid vari aşırıcı örgütlerin, cemaatlerin, tarikatların iç savaş alanı olmadan gerekli önlemler alınmalıdır. Nihayet 15 Temmuz 2016’da yaşananlar bu bağlamda ciddi dersler içermektedir.

Özellikle eğitimin laik, bilimsel, kamucu yanının güçlendirilmesi son derece önemlidir. Günümüzde kontrolsüz bir biçimde faaliyet gösteren yüzlerce okul hem ülkenin kanunlarını hem de eğitim biliminin en temel ilkelerini yok saymaktadır. Kamu gücü ya bu okulları denetim altına almalı ya da kapatmalıdır. Bu ülke onlarca yıl en zeki çocuklarını Fetullah Gülen’e teslim etmenin bedelini çok ağır ödedi.

Bir ülke birkaç günde, birkaç yılda yıkılmaz. Osmanlı İmparatorluğu 17. Yüzyılda Batı karşısında ağır yenilgiler almaya başladığında neye uğradığını şaşırdı. Çünkü Osmanlı medreseleri soruna doğru teşhisi koyabilecek nitelikte insanlar yetiştirmekten çok uzaktı. 16. Yüzyılda Takiyüddin Efendi’nin rasathanesini top ateşiyle yıktıran Osmanlı aslında kendi geleceğine ihanet etmişti. Nihayet Osmanlı bütün ıslahat hareketlerini batıdan devşirdiği askerler, mühendisler vb. aracılığıyla yapmak zorunda kalmıştır. Yakın tarihin en güçlü imparatorluğu çağı ıskalamanın bedelini tarihe karışarak ödemiştir. Tüm bu tarihi hamaset için değil, bugünü ve geleceği doğru kavrayabilmek için okumalıyız.

 Bu satırları sakınarak yazıyorum. Bir hukuk devletinin sağlaması gereken en temel güvencelerden yoksun olduğumun bilincindeyim. Ama yazdığım her satırın haklılığının ve meşruluğunun da bilincindeyim. Bu ülke çok büyük bir ülkedir; eğitimli, kentli, modern değerleri özümsemiş oldukça geniş bir toplum kesimi var. Umutlu ve iyimser olmak için onlarca sebebimiz var. Kendine saygısı olan, ülkesini seven her yurttaş cesur olmak, yan yana olmak zorundadır. Doğru olan, meşru olan, haklı olan mutlaka kazanacaktır.

Yeri gelmişken Mustafa kemal Atatürk'ü saygıyla yâd etmek istiyorum. Kurduğu laik cumhuriyet, gerçekleştirdiği devrimler, yaşadığı hayat, ortaya koyduğu fikirler onu 20. Yüzyıl’ın en seçkin şahsiyetlerinden bir yapmıştır. Son yirmi yılda yaşadıklarımız bu gerçekliği teyit etmiştir.

Bu ülkeyi korumak, yaşanabilir, medeni, ileri bir yurt yapmak hepimizin onur borcudur... Bunun sorumluluğundan kaçarsak hep beraber kaybederiz.

Hem aklın yolu birdir hem de korkunun ecele faydası yoktur... Bu toplum bu ülke bu ortaçağa teslim edilmemelidir. Emeğimize, onurumuza, ülkemizin aydınlık birikimine yan yana durarak, omuz omuza vererek sahip çıkmalıyız…

Unutmamalıyız ki uygarlık aklın ve cesaretin meyvesidir.            

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yönetici Giriş Paneli

Scroll to top