Her yolculuğun kendine has bir adı ve anlamı vardır. Adı, KAZAKİSTAN, anlamına gelince, bu bölümü dönüşümde anlamlandırmayı uygun buluyorum, genel anlamıyla ifade edecek olursam bir iş seyahati. Aslına bakarsanız bir de şöyle bir durum var ki benim seyahatlerim muhakkak bir amaca yönelik olmuştur,sadece ve sadece gezmek için hiç yola çıkmadım,  bu sayede manevi kazanımlarım azımsanmayacak kadar çok ve değerlidir benim için.

Kazakistan’ da yayımlanan AHISKA Gazetemizin uzaktan katıldığım çalışma ortamına şimdi bizzat katılıyor olmanın heyecanı içerisindeydim. Hani her iş yerinin kendine has bir kokusu ve ruhu vardır. Mesela bir resim atölyesinin boya kokusunda sanat, bir sahafta tozla karışık kitap kokusunda geçmişin gizemi kokar.

Gazetedeyiz…

Yaşanmışlığın izlerinde gazete kokarken çok fazla geçmeden dostluk koktuğunu fark ediyorsunuz.

Almaatı Havaalanına indiğimde beni yağmur kokusuyla yeşil, çok büyük bir şehir ve sıcaklığıyla gülen iki yüz karşıladı. Zeynep ve Safiye. Daha ilk adımda şehrin görselliğine hayran kaldım. Sağlı sollu ağaçların ortasında geniş yollarda ilerlerken ağaçların yeşilinden yol kenarlarında ki evleri görmekte epeyce zorlandım. Yollar kadar kaldırımlarda oldukça genişti. Yayalar istisnasız yaya geçitlerini kullanıyor, araçlar yayalara öncelik tanırken bir tuhaflık vardı. Kulaklarımızı tırmalamasına bir türlü alışamadığımız korna sesi yoktu burada ve insanlar hınca hınç oraya buraya yetişmeye çalışmıyor, birbirini itip kakmıyorlardı. Kadınlar kıyafetlerinde özgür açık ya da daha kapalı giyinebilmenin rahatlığıyla dolaşıyorlar, yine ne gariptir ki hiçbir göz ya da bakış onları taciz etmiyordu. Alışverişte, restoranda, mağazalarda ve pazarda insanlar gerektiği kadar konuşuyorlar, birbirlerini yormuyorlardı.

Ulaşım, toplu taşıma olsa da yoğunlukla rengi bizde ki gibi sarı olmayan sivil taksilerle yapılıyor, taksi çağırdığınızda size aracın marka ve modeli ile plakası mesajla bildiriliyor, sonrasına gelen mesaj da ise verdiğiniz adreste sizi beklediği iletiliyordu.

Ve parklar…

Göz alabildiğine yeşil, peyzaj uygulamaları iddialı ve bakımlı. Yeşil bir şehrin için de olan parkı hayal edebiliyor musunuz?

Bu ülkeye geldiğim günden beri ve bu şehre sürekli esnediğimi söylersem lütfen beni ayıplamayın, uyuşukluk değildi bu başka bir şey. Önce saat farkıdır dedim, sonrasında yorgunluk olmalı diye düşündüm, günler geçmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Ve sonra anlaşıldı ki, havasının temizliği ile Almatı’nın huzuruna esir olmuştum. Güzel ve güçlenen bir ülkenin ayak sesleri vardı her yerde, böyle güzel bir esaretti işte benimkisi. Çevreleyen karlı dağların heybetiyle selamlıyordu batıyı göz alabildiğine uzanan topraklarıyla. Kazakistan Cumhuriyeti 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan bir Türk devleti. Türk Konseyi ve TÜRKSOY üyesi, Yüzölçümü Batı Avrupa’nın yüzölçümü kadar, tarih boyunca Orta Asya’ da Türk boylarının beşiği olmuş ve KAZAK kelimesinin açılımında olduğu gibi sert, özgür ve yiğit.

Ahıska Türklerine 71 yıl önce ki büyük sürgünde kucak açmış, misafirliğini gösterip bağrına basmış bu topraklarda, Uygur, Özbek, Rus, Alman kültürüne ait insanları haklarıyla birlikte huzur içinde barındırıyor olması bu ülkede görünen huzurun, görünmeyen sistemini çok mükemmel bir şekilde kurduğunu ve çarkların kendiliğinden tıkır tıkır işlediğini tarihsel anlamda geçmişin gücü ile geleceğe yeni yeni adımlar atıldığını görebiliyorsunuz.

Çok çeşitli kültürü barındıran ülkede hepsinin kendine has mutfaklarından bahsetmeden geçemeyeceğim.  Aradığınız tüm lezzetleri bulabileceğiniz restoranların yanında benim favorim sırasıyla Özbek ve Uygur mutfağı oldu. Özbekistan yemeklerinde en çok aklınıza gelen Özbek pilavı, çorbaları ve Samsa. Samsa kırmızı et ve tavuk etinden yapılan bir börek. Etlerin lezzeti Orta Asya’nın doğal bitki örtüsünden olacak ki oldukça lezzetliydi, restoranlarda güler yüz ve müşteri memnuniyeti ön planda olduğu gibi gittiğimiz yerlerin seçimini yapan AHISKA Gazetemizin sorumlusu ve Baş Editörü Rovşan Beyin damak tadıyla yola çıktığımızdan olacak ki kendisinin iyi bir gurme olduğunu da anlamış olduk. Baş editörümüz Rovşan bey ve çok değerli eşi kaldığım iki hafta boyunca her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüş, Rovşan beyin gazetede ki çalışma disiplini,  Ahıska konusunda ki projeleri ve tecrübesini takdir ve saygıyla karşılamıştım. Gazetemizdeki arkadaşlarımız beni bir an bile yalnız bırakmamışlar, yabancılık çekmemem için ellerinden gelenin çok daha fazlasını yapmışlardı.

Orta Asya’dan başlamıştı hepimizin hikâyesi, yani geçmişim o çınarların hangi dalıydım kim bilir. Hissettiğim şu ki köklerimiz buralardan nice sürgünler verip Ahıska’ ya, Posof’ a ve dünyaya ulaşmış. En nihayetinde insanız ve yok birbirimizden farkımız. Toprak toprağa sular suya karışmış ben geçmişimin çok ama çok gerilerinde bir yolculuğa çıkmıştım.

Günün ya da geleceğin şaşasında boğulmak değildi benim için yaşamak…

Yaşamak… Geçmişin gücü ile geleceğe sarılmak…

Günler ve çalışmalarımız hızla ilerliyor, buralara alışmaya başlamışken artık dönüş için geriye sarıyordu zaman. Uzak geçmişimden yakın geçmişime yol alma zamanı geliyordu. Kazakistan a gelirken, uzun bir yolculuğun ardında bıraktığım sevdiklerim ve memleketimin burukluğunu hissetmeye başlamıştım. Her zaman böyle olmazdı bu sefer başka.

İnsanın insana olan saygısı ve değerini gördüğüm, daha önceleri basın ve medyadan ilgiyle takip ettiğim Türk dünyasının asil lideri Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan NAZARBAYEV’in güçlü liderliğinde gücüne güç katan bu güzel ülkeden ayrılma zamanı gelmişti.

TÜRK BİRLİĞİ adıyla çıkacak olan dergimizin ve AHISKA gazetemizin, Türklerin nefes aldığı her yerde olduğu gibi dünyanın 10 ülkesinde yaşamakta olan Ahıskalı soydaşlarımın eline geçmesi ve aramızda birleştirici bir unsur olması inancıyla bu pencereyi de elbirliğiyle açıyoruz. Öncülüğünü yapan ve emeği geçen herkese dualarımız sonsuzdur. Adı KAZAKİSTAN olan iş seyahatimin anlamı ne oldu dersiniz, tek kelime ile ifade etmekte zorlansam da samimiyetin, gerçekliğin ve huzurun tadıyla anlamı büyük bir aile oldu.

Biz hepimiz yeniden Orta Asya’dan çıktık yola…

Geçmişin gücü ile geleceğe…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile