Amerikan Eğitim sistemini 1996-1999 yılları arasında Cincinnati Üniversitesinde ikinci doktoramı yaparken yakından tanıma fırsatım olmuştu. O yıllarda eğitimde ciddi sorunlar yaşadıklarını gözlemlemiştim. Özellikle şehir merkezindeki (urban schools) okullarda ciddi sorunlar vardı. Daha sonra 2011 yılında tekrar Wisconsin Üniversitesine iki aylık bir çalışma için gelmiştim. O zaman eğitimde biraz daha bir iyileşme görmüştüm. 2014-2015 yıllı içinde online eğitimi çalışmak için Boston’da Northwesthern Üniversitesine ziyaretçi öğretim üyesi olarak geldim. Burada çocukları ilkokul ve ortaokula giden bir veli olarak sistemi yakından gözlemleme şansım oldu. Ayrıca, yaygın eğitimin ve informal eğitimin işleyişini anlamak için kendim yaygın eğitim kurslarına katılıyorum. Çocuklarımla mümkün olduğu kadar müzelere gidiyoruz ve etkinliklere katılıyoruz. Ayrıca, Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin halka açık etkinliklerine katılma şansım oluyor. Bu etkinliklerde özellikle eğitim fakültesi ve okullar arasındaki işleyişi yakından gözlemleme fırsatı yakalayabiliyorum. Boston, sadece Amerika’nın değil dünyada metre kare başına innovasyon yaratacak potansiyel kişiye sahip olma açısından birinci sırada yer alan bir şehir. Dolayısıyla, buradaki eğitim sisteminin de diğer eyaletlere göre daha başarılı olduğu söylenebilir. Beni ilgilendiren, özellikle yakından takip ettiğim konular uzmanlık alanlarım olan eğitim yönetimi ve eğitim programları. Eğitim programlarının çağın gereksinimlerine uygun ve bilimsel olduğunu söylemek zorundayım. Diğer bir gözlemim de, her tür okuryazarlığı öğrencilere içselleştirecek etkinliklerinin nitelik olarak doyurucu ve nicelik olarak yaygın olması. Özellikle yazma program ve uygulamalarını gördükten sonra bizim neden okuryazar olamadığımızı maalesef öğrenmiş bulunmaktayım.  Bu yazıda da sizinle deneyimlerimi paylaşmaya çalıştım. Keyifle okumanızı diliyorum.

Sistem ve Yönetim

Amerika’daki Eğitim Sistemi merkezi olmayıp, eyaletlerce yürütülmektedir. Hatta aynı eyalet içinde farklı okul bölgelerinde farklı uygulamalar görmek mümkündür. Ancak, sistem merkezi olmamasına rağmen programlarda ve kurumlarda amaçlar ve erişilebilirlik açısından paralellik gözlenmektedir. Bu paralelliğin sebebi de 2007 yılından beri 48 eyalette uygulanan eğitimde ortak standartların olmasıdır  (www.corestandard.com). Bu standartlara ulaşılıp ulaşılmadığı okullarda yapılan standart sınavlarla belirleniyor. Okullar bu standartları yakalamak için bizdeki test tekniklerine dönmüş durumdalar. Burada bir grup ABD’deki programlardaki standartlaşmayı savunurken bir grup da buna karşı çıkmaktadır. Standartlaşmayı savunanlar, hesap verebilirlik ve ABD’li öğrencilerin uluslararası ve ulusal düzeyde düşük puanlar aldığını, bunun büyük Amerika’ya yakışmadığını, bunun da ancak standart bir eğitimle verebileceklerini düşünüyorlar. Buna karşı çıkan grup ise, ABD’nin şu an içinde olduğu eğitim çıkmazının aslında bir şans olduğunu, verilen eğitimin yetenek temelli bir eğitim olduğunu, yeteneklerin özgürce sınav baskısı olmadan açığa çıktığını, onun için hem ekonomide hem de bilimde birinci sırada olduklarını söylemektedirler. Eğer standart eğitime geçilirse bu özelliklerini yani birey temelli ve yetenek temelli eğitimi kaybedeceklerini vurgulamaktadırlar.

ABD Eğitim Sistemi federal düzeyde ABD Eğitim Bakanlığı  (U.S. Department of Education) tarafından yürütülmektedir (http://www.ed.gov).  Eyalet düzeyinde eyalet yöneticisi validir ve bazı eyaletlerde vali eğitim işlerinden sorumlu bakan atayabiliyor. Her eyalette mutlaka Eğitim Kurulu  (State Board of Education) var. Eğitim ile ilgili kararlar büyük oranda bu kurul tarafından alınıyor. Her il ve ilçede de bu kurullar bulunuyor. Bu kurullar bütçeden yatırıma, programdan öğretimin değerlendirilmesine kadar her konuda karar alabiliyorlar. Bazı eyaletlerde (örneğin California) de eğitim bakanlığının başında superintendent- il milli eğitim müdürü gibi düşünebiliriz bulunuyor. Eyalet düzeyindeki bu yapılanmanın aynısı illerde ve ilçelerde de görülüyor.  Yani, her okul bölgesinin başında bir superintendent bulunuyor. O ilde veya ilçedeki üst eğitim yöneticisi bu superintendentlardır. Okulları okul müdürü yönetmektedir. Ancak parasal işleri okul aile birliği yürütmektedir. Okuldaki birçok para toplamaya dayalı faaliyetleri de gönüllü velilerle birlikte okul aile birliği tarafından yürütülmektedir.

Eğitim basamağında yıllar eğitim bölgelerine göre değişmekle birlikte genellikle ilkokul 5 yıl, ortaokul 3 yıl ve lise 4 yıldır.

Eğitimin Finansmanı

ABD’de eğitim bütçesini federal bütçe ve yerel bütçe oluşturuyor. ABD Eğitim Bakanlığı eyaletlerdeki öğrenci sayısını dikkate alarak eyaletlere para aktarımında bulunuyor. Eyaletlerde de yerel vergiler o mahalle ya da muhite dönüyor. Örneğin Federal bütçeden her öğrenciye ayrılan para 2000 dolar olsun. X eyaletinin de bunun üzerine 1000 dolar eklediğini düşünelim.  Buna ek olarak, o eyaletteki mahallelerden elde edilen vergiler doğrudan o mahallelerdeki kamu kurumlarına dönüyor. Aynı ilçede bütçeler farklı olabiliyor. İlçenin gelişmiş kesiminde bir öğrenciye harcanan para 10 bin dolar olurken gelişmemiş kesimde bu 3000 dolar veya eyalet hiç kaynak ayırmamışsa 2000 dolarda da kalabiliyor. Eğitimde uçurumu yaratan da okulun hangi bölgede olduğu ile ilgili oluyor. Parası çok olan, iyi bağış yapılan ve çok vergi toplanan yerlerde, eğitime çok para harcanırken; bağış ve vergisi az olan yerlerde eğitime para harcanması da federal hükümetin gönderdiği ile sınırlı kalmaktadır.  Böylece,  girdinin kalitesi doğrudan çıktıyı etkiliyor. Okuduğum bir makalede devlet okulunda okuyan bir öğrenciye harcanan paranın 2000 dolar ile 22000 dolar arasında değiştiği, başkan çocuklarına yıllık 250 bin dolar harcandığını yazıyordu.

Formal Eğitim

ABD’de formal eğitim devlet ve özel okullar tarafından gerçekleştiriliyor. Özel okullar sistemdeki okulların %24’ünü  (öğrenci sayısı olarak %10’unu) oluşturuyor ve bu sayının son istatistiklere göre azaldığı görülmektedir. ABD’de formal eğitim örgün ve yaygın eğitim şeklinde yürütülüyor.  Örgün eğitim, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite şeklinde olmaktadır. Yaygın eğitim, halk eğitim kurumları  (Community Education) tarafından yürütülüyor. Halk eğitimleri üç dönem şeklinde yürütülüyor. Güz, bahar ve yaz aylarında çok çeşitli programlarla gerçekleştiriliyor. İstisnalar hariç eğitimler akşam 18:00-21:00 saatleri arasında çoğunlukla liselerde gerçekleştiriliyor.

İnformal Eğitim

ABD’de informal eğitim de formal eğitimi tamamlayıcı ve koordineli olarak yapılmaktadır.  Örneğin okullar erken kapanıyorsa Kızlar ve Erkekler Kulübü o gün programına erken başlayabiliyor. İnformal eğitim sunan ya da informal olarak yararlanılan temel kurumlar şunlardır.

Erkekler ve Kızlar Kulübü (Boys and Girls Club), sadece çocuklar değil yetişkinlere yönelik de eğitsel, sportif ve sosyal faaliyetler yapmaktadırlar. Çocuklar vasıtasıyla bazen velilere de ücretsiz birçok program sunmaktadırlar.

Genç Hristiyan Erkekler Kulübü (YMCA) sportif ve sosyal etkinlikler sunuyor.

Serbest Zaman Etkinlikleri Bölümü  (Recreation Department) o ilçede veya eyalette yaşayan insanlara sportif ve sosyal etkinlikler sunmaktadır. Özellikle öğrencilerin büyük çoğunluğu bu bölümün hazırladığı yıllık sportif faaliyetlere kulüp düzeyinde katılıyorlar. Okulun paydos olmasından hemen yarım saat sonra öğrencileri bu kulüplerde görmek çok mümkün. Genellikle saat 15:00-18:00 saatleri arasında öğrenciler spor alanlarında spor yapmaktadırlar.

Hayvanat bahçeleri, müzeler, özellikle bilim, sanat ve çocuk müzeleri, çocuk hastaneleri ve parklar çocuklara yönelik çok sayıda öğrenme etkinlikleri sunmaktadırlar.

Hayvanat bahçelerinde okullardan gelen öğrencilere bilgi sunmak üzere sınıflar oluşturulmuştur. Ziyaretlerinin akabinde burada kavramsal boyutta eğitim de verilmektedir. Ayrıca, her hayvan ve bitki ile ilgili bilgiden sonra dokunmatik veya elle çevirerek yapabilecek sınavlar konulmuş. Yine, çocuklara hayvan sevgisi ve duyarlılığını kazandırmak için hayvanlarla ilgili etkinlikler yaptırılmaktadır. Ailelerin büyük çoğunluğu yıllık giriş bileti alıp çocuklarını sık sık hayvanat bahçesine götürmektedirler.

Bilim müzelerinde her konuyla ilgili hemen hemen hem görsel hem de işitsel bilgiler sunulmaktadır. Ayrıca, çocukların orada yapacakları etkinlikler bulunmaktadır.  Çocuk müzeleri normal sosyal yaşamı minyatürleştirerek çocuklara etkileşim ortamı hazırlayarak öğrenme fırsatı sunmaktadır.  Sanat müzeleri de çocuklara ücretsiz ve çocuklar için özel seanslar düzenleyerek etkinlikler yaptırmaktadır.

Çocuk hastaneleri de çocuk hastaları bilinçlendirmek ve eğitimden koparmamak için aslında hem formal hem de informal eğitimler sunmaktadırlar. Uzun süre hastanede kalmak zorunda olan hasta çocuklar için formal eğitim programı hastane okullarında devam etmektedir. İnformal olarak koridorlar, duvarlar, asansörler bile onların dikkatini çekecek ve anlayacakları şekilde bilgi ve kavramlarla donatılmıştır.

Parklarda öğrencilerin hem eğlenme ve hem de öğrenme yerleri olarak tasarlanmıştır. Parklarda özelikle yaş grupları ayrılmıştır. Farklı yaş grupları için farklı farkındalık etkinlikleri sergilenmektedir. Çoğunluğu etkileşime dayalı etkinliklerdir. Çocuklar fiziksel olarak güçlenmenin yanında sosyalleşme, liderlik becerileri, etkileşim, grup çalışmalarını buradan edinebilmektedir.

Halk kütüphaneleri hemen hemen her ilçede var ve kitap, CD, online kitap ve dergi verme işlerinin dışında çocuk ve yetişkinlere yönelik sosyal etkinlikleri ya düzenliyorlar ya da bu etkinlikleri destekliyorlar. Verdikleri indirim kuponları ile öğrencileri ve yetişkinleri müzelere gitmeye teşvik ediyorlar. Ayrıca o eyaletteki kütüphaneler arasında işbirliği olduğu için bulunduğunuz yerdeki kütüphaneye başka bir yerdeki kitabı getirtmeniz çok kolay oluyor.

Buradaki eğitim ortamlarına bakıldığında eğitim programının anlamını keşfediyorsunuz. Eğitim programını okul ve okul dışındaki planlı faaliyetler olarak tanımlıyoruz. Burada okul ve okul dışındaki etkinliklerin iyi planlandığı söylenebilir.

İnformal eğitimin formal eğitimin başarısına ciddi oranda katkısı olduğunu düşünüyorum. Araştırmacılarda aldığımız formal eğitimin öğrenmemizde %20 gibi bir etkisinin olduğunu söylüyor. Ancak bu % 20 bizim informal ortamlarda öğrendiklerimizi anlamlandırmada çok önemlidir. O anlamda formal eğitim önemlidir. Gözlemlerime göre infomal eğitim ortamında alınan bilgiler formal eğitim ortamında kavramlaştırılıyor ve çocuğun kafasında bir anlam kazanıyor. Buradaki formal eğitim,  dolaylı yoldan öğretim, bireyselleştirilmiş ve çok da zorlamayan bir eğitim.  Herkes kendi yetenekleri doğrultusunda ilerleyebilir.  İnformal ortamlar aile ile başlayıp doğal ve yapılandırılmış çevrelerle devam etmektedir. Çocukların etrafındaki yetişkinlerin kavramlaştırma yetenekleri çocukların gördükleri şeyleri kavramlaştırmada oldukça etkili. Burada aileler müzeler ve hayvanat bahçelerine yıllık abonelik alıp yıl içerisinde çocuklarını defalarca bu mekânlara götürebilmektedir.  Ailelerin kendilerinde kavramlaştırma becerisi olmasa dahi bu ortamlarda verilen eğitimlerle çocuklar informal ortamlardan birçok bilgiyi doğru kavramlarla öğreniyorlar. Okula gittiklerinde okulda bu bilgiler anlamlandırılıyor ve kavramlaştırılıyor.  Dolayısıyla, çocuk edindiği bilgileri zihninde anlamlandırıyor ve kolayca uygulamaya dökebiliyor.

Alternatif Eğitim Akımları

ABD’de kamu eğitimine farklı kesimlerce eleştiriler getirilmekte ve yeni akımlar ve anlayışlar uygulanmaya konmaktadır. Bunlardan bir kısmı üniversitelerin laboratuvar okullarıdır. Bu okullarda farklı yaklaşımlar farklı adlarla test ediliyor. Bunun dışında da farklı gruplar benimsedikleri görüşe göre farklı yaklaşımlarla eğitim kurumları açıp işletiyorlar veya doğrudan kendileri evde çocuklarına eğitim verebiliyorlar. Yaygın olan alternatif eğitim kurumları, Montessori Okulları, Charter Okulları, Ev Okulları, Valdrof okulları, Magnet Okullardır.  Ancak, bu okullara da ciddi eleştiriler var. En büyük eleştiri eğitimin devletin görev olduğu ve taşeronlaştırılmaması gerektiğidir. İkinci eleştiri de ABD’de gibi çok kültürlü ve çok dilli bir yapıda bu kurumların öğrencileri gerçeklerden uzak eğitmesidir.

Eğitim Denetimi

Federal düzeyde eğitimin denetimi bakana bağlı Denetim Ofisi  (Office of Inspector General) tarafından yürütülmektedir. Temel amaçları vatandaştan toplanan vergilerin eyaletlerce paranın yasal, etkili ve verimli kullanılıp kullanılmadığını denetlemektir. Eyalet ve okul bölgelerindeki denetim de eyaletlere ve okul bölgelerine göre farklılaşmaktadır. Örneğin Ohio’da okul bölgelerinde kolaylaştırıcılar denilen (Facilitator) bir grup var. Bunların farklı alanda doktora dereceleri var.  Okul müdürleri okullarında bir sorun yaşadıklarında bu uzmanları hemen arayıp yardım istiyorlar. Uzmanlar okula gelip okul müdürünün sorunu çözmelerine yardımcı oluyor. Okuldaki denetim okul müdürünün görevidir. Okul müdürü, sınıflara giderek gözlem yapar ve dönüt verir. Ancak son yapılan bir araştırmada bir müdürün ABD genelinde ortalama gözleme ayırdığı sürenin 6 dakika olduğu bulunmuştur. Ancak bunun ilkokul ve ortaokula ve liseye göre değişeceğini düşünüyorum. Benim yaptığım gözlemlerde ilkokullarda müdürler daha çok sınıftalar ve öğretimsel liderlik rollerini daha fazla gerçekleştiriyorlar.  Ortaokul ve liselerde sürdürücü liderlik rolleri daha çok gözlenmektedir.

Dersler ve Ders Kitapları

Ders kitapları okullar tarafından sağlanıyor. Öğrenciler yılsonunda kitaplarını teslim ediyorlar. ABD’de özel okullarda sadece din dersleri var. Devlet okullarında Din ve Ahlak Bilgisi dersi yoktur. Özellikle kitaplarda gerçek ve kanıta dayalı bilgiler çok acık ve sade bir dille anlatılmış. Öğrencilere bilim okur-yazarlığını içselleştirmek için çok fazla uygulama örnekleri var. Son yıllardaki projelere bakıldığında doğayı ve evreni keşfe yönelik çok fazla okullarda projeler olduğunu görüyoruz. Örneğin, Boston’da 5. Sınıf öğrencileri bilim kampına götürüyorlar. Öğrenci projeleri bilimdeki sınıflama, bilimsel araştırma yapma, gezegenlerde yaşama şeklinde yürütülüyor.

ABD’de Eğitimin Olumlu ve Olumsuz Yönleri

Olumlu Yönleri

* Eğitime verilen değer ve alınan eğitimin piyasada karşılığını bulması. Aileler, politikacılar, toplum ve eğitim kurumları eğitimi önemsiyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe kazanç ve yaşam standartları da ona paralel olarak değişiyor. Onun için aileler çocuklarını üniversiteye göndermek için para biriktiriyorlar.

* Eğitimde bireysel farklıkları zenginlik olarak görme ve bu bireysel farklılıklara yönelik eğitim verme.

* Etkinlik tabanlı ve yetenek tabanlı eğitim. Her yetenek alanının önemsenmesi ve olumlu olarak algılanması.

* Okulda verilen bilgilerin gerçeklere ve kanıtlanmış bilgilere dayandırılması. Bu bilgilerin her yaş grubuna yönelik basitleştirilerek verilmesi. Güneş sistemi okul öncesi çocuklar için farklı, ilkokul için farlı, orta okul için farklı, lise için farklı kelime sayısı ve etkinlikleri ile verilmektedir. Dolayısıyla programları spiral olarak yürütüyorlar.

* Öğrenciye saygı ve sevgi. Özellikle son yıllarda okullar farklı değerlerle ön plana çıkıyorlar. Bunlardan sevgi ve saygı ile yaklaşma (caring others) ön plana çıkmış durumda.

* Yabancı öğrencilere İngilizceyi öğretme çaba ve azimleri. Sadece Boston’da ilkokul, ortaokul ve liselerde 600.000 yabancı öğrenci var. Bunlar doğrudan sınıflara alınıyor. Her öğrencinin seviyesi belirleniyor ve okuldaki derslerle birlikte dil desteği sürdürülüyor. Bunun için yüzbinlerce İngilizce öğretmeni istihdam ediyorlar.

* Ödev politikaları çok etkili.  Velilerle ve öğrenci ile sene başında anlaşma imzalanıyor. Ödevler çok yakından takip ediliyor. Ödev gitmediğinde hemen eve gerekçesini yazmanız için sarı kağıt gönderiyorlar. Hastalık nedeni ile yapılmayan ödevler ve sınavlar için fırsat tanınıyor. Ödevlerin yapılmasında yönlendirme ve bilgilendirmeleri çok iyi yapıyorlar.

* Okuldaki olanakları ve fiziksel koşulları göreceli olarak daha iyi.

* Öğrencilere özgüven yerleştiriyorlar. Çocuğun en ufak çabasını bile inanılmaz derecede ödüllendiriyorlar. Dolayısıyla her çocuk bir şeyler yapabileceğin ilişkin inanç geliştiriyor.

* Üniversite ile okul işbirliği oldukça yaygın. Üniversiteler eğitim ile ilgili projelerini okullarda öğretmenlerle işbirliği halinde gerçekleştiriyorlar. Öğretmenler okulda hem uygulayıcı hem de üniversitenin okuldaki koordinatörleri oluyorlar. Bu öğretmenler aynı zamanda üniversitede lisansüstü öğrencileri. Dolayısıyla hem bilimsel süreçlerden haberdarlar, hem de uygulayıcılar. Herhangi bir programın uygulamada işleyip işlemediği uygulamacılar tarafından görülüyor ve işlemeyen kısımları üniversiteyle işbirliği halinde geliştirilebiliyor. Bu öğretmenler ileriki yıllarda da üniversiteye geçebiliyorlar. Özellikle eğitim fakültelerinde alan deneyimi olmayan hoca çok nadirdir.

Olumsuz Yönleri

* Bulunduğunuz yerin posta kodu sizin nasıl bir eğitim alacağınızı belirliyor. İyi bir muhitte iseniz iyi bir eğitim alacağınız büyük oranda bellidir. Bazı insanların bu nitelikli eğitimi alma şansları neredeyse hiç yoktur. Dolayısı ile fırsat ve olanak eşitliği sorunu var.

* Teninizin rengi, dininiz, etnik kökeniniz, ırkınız hala insanların sizinle etkileşime girip girmemesinde etkili olabiliyor. Yasalar her türlü ayrımcılığı önemeye çalışsa da insanların tavırları çok çabuk değişmiyor.

* Okul öncesi eğitim zorunlu değil ve pahalı. Ancak valiler vasıtasıyla okulöncesi eğitimde yaygınlaştırma çabaları var.

* Eğitimde standartlaşmaya ve teste dayalı bir eğitime gitme çabası var.

* Üniversite eğitiminin çok pahalı olması ve iyi üniversiteler dışındaki yükseköğretim kurumlarının çok sıradan eğitim sunmaları.

Sonuç

Her ülkenin eğitim sisteminde farklı başarılar ve sorunlar var. Amerikan Eğitim Sisteminde de sorunlar var. Bu sorunların bazıları Türk Eğitim Sistemindeki sorunlara benziyor. Ancak, aradaki fark sorunları çözmedeki yaklaşımlardır. Buradaki çözümlerin daha yaratıcı, kalıcı ve soruna odaklı olduğu söylenebilir.  Diğer bir konu da Amerika iyileri dünya havuzundan seçiyor.  Kendi sisteminde iyi olmasa da hiç eğitimine para yatırmadan beyin göçüyle sistemini yürütebiliyor. Son olarak, çocukların informal olarak çevreden ve yetişkinlerden öğrendiklerini kavramlaştıracakları okullara, okulda öğrendikleri kavramları anlamlandıracakları nitelikli çevreye ve yetişkinlere ihtiyaçları var. Bunlardan birisinin eksik olması eğitimin nitelikli olarak ilerlemesini engelliyor.

Kaynaklar

Common Core State Standards Initiatives.  www.corestandard.com.

U.S. Department Of Education. http://www.ed.gov

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yönetici Giriş Paneli

Scroll to top