Destan, gerçek üstü ile gerçeğin, efsane ile tarihin birbirine karıştığı, bir kahraman ya da önemli bir tarihsel olayı övüp yücelten manzume yazılardır.

Destan, kültürleri yeniden üretir. Destanlar, milletlerin kültür kodlarını taşır. Aynı destanı bilen kuşaklar birbirine benzer ve milletin devamlılığını sağlar. Örneğin Manas Destanı o dönemin kültürünü ve Türklerin yaşam tarzını anlatır. Yine Ergenekon Destanı’nı bilen, duyan ve dinleyen kuşaklar kendilerini yeniden kurtarır.

Destanlar yeni kuşaklara önerilerde bulunur, örneğin Manas Destanı’nda “mankurt” kelimesini öğrendik. Manas Destanı’nda atalarımız sanki olacakları sezmiş gibi çocukların mankurtlaşmaması gerektiğini söylemektedirler. Bilindiği gibi mankurtlaşmak kendi kültüründen uzaklaşarak başka kültürlere girmek, başkalarını efendi bilip ona hizmet etmektir. Destanlar, milletlerin ve kültürlerin olmasa olmazıdır.

Mankurtlaşmamış bir gelecek ve milletimizin tarihsel devamı için çocuklarımızı destan ve masallarla büyütmeliyiz yani mankurtlaşmamış bir gelecek için mankurtlaşmamış dil, kültür ve çocuklar gerekir.