• JoomlaWorks Simple Image Rotator

Sayfayı Facebook'ta Paylaş

SAYFAYI FACEBOOKTA PAYLAŞ

Mankurtlaştırma Sürecİ

Zİyaretçİ_Defterİ
Title:
Name:
E-posta yaz:
Content:
Image Verification: Captcha Image Reload Image
   
 

Tevfik Yıldız: ..

Merhabalar, yayın ilkeleri aşağıdaki gibi net unsurlar içeren derginizde, ingilizce hazırlanmış ve ticari alandaki bir inceleme yazısının (Starbucks hakkında) yayınlanmış olmasını garipsedim. Saygılarımla. "Yayın İlkeleri Dergide ağırlıklı olarak eğitim olmak üzere diğer bilim ve sanat alanlarında hazırlanan yazılara yer verilir...." "Yazım İlkeleri Yayın dili Türkçedir."

Pazartesi, 09 Ağustos 2010

Hüdai ÇAMAK: Tersinim

 

              EVRİM Mİ? TERSİNİM Mİ?

 

     …..Non-lineer dinamik yapılar….Stokastik süreçler…. Kendi kendine organize eden yapılar…. Sonuç evrim(miş)…

      Dostlar sevinin. Her gün bir parça daha gelişip güzelleşiyor(muş)uz.

      Ohhh! Ne güzel… Evrim amca her gün bir kaç kuruş atıyormuş kumbaramıza…

       İleride kullanılmak üzere..

       Her gün bir parça daha da zenginleşiyor(muş)uz.

       Bunu genlerimize işleyip diğer nesillere aktararak…

       Babadan evlatlara kalan miraslar gibi.

       Bu daha da güzel…..

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

HüdAi ÇAKMAK: Tersinim

                        EVRENDEKİ DÜZEN RASTLANTI MI?

 

     Evrende üç yüz milyon galaksi bulunduğu zannedilmektedir. Galaksiler arasında da milyonlarca ışık yılıyla ifade edilebilen dev aralıklar, mesafeler vardır. Bir ışık yılı ise saniyede üç yüz bin km hızla giden bir ışık huzmesinin bir yılda alacağı yol demektir. Bu da yaklaşık dokuz katrilyon km’dir.      İlginç olan aralarında korkunç denebilecek boşluklar bulunan bu galaksiler ve galaksileri meydana getiren milyarlarca yıldızın kütle çekimleriyle birbirlerine bağlanmış olması, bu bağlantıların son derece hassaslığıdır.Süpernova denilen dev yıldızların patlamaları sonucu uzaya savrulan göktaşları ayrı tutulursa bütün gök cisimleri hassas dengeler ve kurallarla birbirleriyle bağlıdır ve devamlı hareket halindedir. Bu dengeli ve kurallı hareketler evrenin bütünlüğünü kapsar.      Daha da ilginç olan ise süpernova patlamaları sonucu uzaya savrularak serseri mayınlar gibi başıbozuk bir halde dolaşıp duran, kendilerinden daha büyük gök cisimlerinin çekimlerine kapılarak onların üzerlerine düşen, bir bakıma düzensizliği simgeleyen bu göktaşları yaşamın oluşma şartlarına çok büyük katkılarda bulundukları gibi ileri ki zamanlarda evrenin çökmesine de neden olacaklarıdır.     Süpernova denilen dev yıldızların merkezlerindeki nükleer fırınlarda oluşan ağır elementler bu yıldızların patlaması sonucu sağa sola savrulan göktaşlarıyla evrenin çeşitli bölgelerine gitmekte, buralarda dünyamız gibi sert kabuklu, yaşa

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

                 LAİKLİK NEDİR? NE DEĞİLDİR?

      Gerçekte çok basit çözümü son derece kolay olan bu konunun yanlış, eksik ve bilim dışı yorumlarla devamlı kaşınarak bir kangren haline getirilmeye çalışıldığını ibret ve endişeyle izlemekteyiz.     Bilindiği gibi İslam dini Allah yolunda cihada, İla-yı Kelimetullah için çalışmayı emreden ve isteyen bir dindir. Kuran-ı Kerim’de Allah (c.c) yolunda savaşmayı can ve mal ile cihadı emreden ayetler Hz. Peygamberin bizzat yaptığı mücadele ile bu hususu teşvik eden hadisler bulunmaktadır. Bundan dolayı İslam fetihleri yalnız Allah’ın hükmünü yeryüzünde hakim kılmak ve insanları bu dini tanıtmak için yapılmıştır.      Yapılmıştır ama insanların zorla İslamlaştırılmaları hedef alınmamıştır. Pek çok ülke fethedilmiş olmalarına rağmen burada yaşayan insanların bazı koşulları yerine getirdikleri takdirde dinlerinde kalmalarına izin verilmiştir. Bu durum Hz. Peygamberin dinde zorlama yoktur hadisiyle en güçlü şekilde ifadesini bulur.Bu mantık nice yüzyıllar sonra laiklik olarak gündeme gelecek, dünyada barış ve huzur için olmazsa olmaz ilkelerden birini oluşturacaktır.      Nice yüzyıllar önce ortaya konulmuş olan laiklik ilkesi günümüzde her ne kadar dinin devlet işlerine karıştırılmaması olarak tanımlanır ise de bireyleri dolaysıyla toplumları derinden ve güçlü bir şekilde etkileyen dinin, toplumların en büyük örgütlenmesi olan devletten soyutlanması doğal devlet kavramıyla uyuşmaz. Bu kuram (dinin devlet işlerine karışmama kuramı) olsa olsa yapay devletlerde s

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

 

   EVRİM KONUSUNDA CHARLES DARWİN’İN ŞÜPHELERİ

       Evrim teorisi genelde akıl, mantık ve bilim dışı bir teoridir ve pek çok bilimsel bulgularla (kendi temel ve mekanizmalarıyla da) çelişir ve teorinin kurucusu Charles Darwin’de bunun farkındadır.Darwin kalan ömrü boyunca ortaya koyduğu evrim teorisinin gerçekliği yönünden şüpheler içinde bocalayıp durmuştur. Bu bocalama evrim teorisi müsveddelerinin uzun zaman (yaklaşık on dört yıl) bir sandıkta saklı durmasına neden olmuştur.       1858 yılına gelindiğinde Darwin, Alfred Russel Wallace’in ufak farklılıklarla evrim teorisine benzeyen bir teori yayımlamak üzere olduğu duyumunu almasaydı muhtemel ki daha uzun yıllar sandıkta duracaktı. Bir bakıma evrim teorisinin ortaya çıkma nedeni bir başkasına kaptırılma korkusu olmalıdır.      Darwin korkularını ve endişelerini bir kenara koyarak on dört yıl sonrada olsa teorisini yayınlamaya cesaret edebilmiştir ama şüpheli bocalayışları devam edip gitmiştir. Türlerin Kökeni kitabındaki ifadeleri bu bocalayışın boyutunu kolayca ifade eder. Aynı zamanda bu ifadeler Darwin’in uzun yıllar gözlemlediği yaşamdaki yaratılış harikalıklarından nasıl etkilendiğinin açık kanıtlarıdır.     Darwin Türlerin Kökeni isimli yapıtında kendine şu soruları sormaktan alamamıştır.       -…Birincisi türler başka türlerden belli belirsiz aşamalardan geçerek türediyse neden her yerde sayısız geçişsel biçimlere (ara formatlara) rastlamıyoruz?Bu gün gör

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

 

       BİR YARATICININ VAR OLDUĞU GERÇEĞİ VE MATERYALİZM

       İnsanoğlu var edildiği ve düşünmeye başladığı ilk anlardan itibaren yaratılışı merak etmiştir. Bu merak önce; ben neden, nasıl, niçin var edildim şeklinde kendine yönelikti. Fakat daha sonra var oluşun bütünlüğü keşfedilmeye başlanınca bu soru; biz nasıl, neden, niçin var edildik şekline dönüşmüş, bu konuda çok ve çeşitli teoriler, düşünceler üretilmiştir.      Var oluşun nedenleri, niçinleri, nasılları konusunda üretilen yanıtların çokluğu ve çeşitliliğine rağmen bütün bunları iki büyük grupta toplamak mümkündür. Tanınmış bir bilim insanına göre varoluş ya yaratılmıştır ya da yaratılmamıştır.       Eğer yaratılmış ise bir yaratıcı iradenin olması gerekecektir. Fakat materyalistler yaratılışı kabul etmek için yokluktan bir şeylerin meydana geldiğini, ortaya çıktığını kabul etmek gerekir; bunu da bilim ret eder diyerek yaratılışı inkâr ederler, kanıt olarak bilimi gösterirler. Yadsınamaz bilimsel bir gerçek olan maddenin (enerjinin) sakımı kanunu bu görüşü onaylar gibidir. Tersinim teorisi ise materyalistlerin bu kanunu eksik bu nedenle yanlış yorumladıkları görüşündedir.       Maddenin (enerjinin) sakımı kanunu hiç bir maddenin yoktan var vardan da yok olmayacağını ancak şekil değiştireceğini belirtir.      Materyalistler varoluşu önce maddeye dolaysıyla evrene indirgerler. Ardından da maddenin sakımı kanu

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

üdai ÇAKMAK: tersinim

                    TERSİNİM TEORİSİ    Tersinim teorisi Türk düşünür ve yazarlarından Hüdai ÇAKMAK’ın ortaya attığı teoridir. Teorinin kurgulayıcısı Hüdai ÇAKMAK bu konuda şunları yazıyor.      -Varoluş insanoğlunun var edildiği ilk anlardan beri ilgisini çekmiş, konusunda pek çok teoriler üretilmiştir. Bu teoriler çok ve çeşitli olmasına rağmen varoluş bir yaratıcının eseridir ya da değildir, rastlantılarla oluşmuştur cevaplarına uygun olmak üzere iki büyük grupta toplanır.     Bir teori gerçek olduğu kuvvetle inanılan bir varsayım üzerine kurulur, ayrıntılanır ve kanıtlanmaya çalışılır. Ulaşılan bilimsel sonuçlar genelde doğru olduğu kuvvetle inanılan varsayıma uygun olarak yorumlanır. Temel varsayımın yanlış olabileceği hiç bir zaman düşünülmez. Bu da bilimin olması gereken tarafsızlığına gölge düşürdüğü gibi pek çok hata ve yanlışlara yol açar, teorileri bilim dışına iter.      Örneğin evrim teorisinin doğruluğu kuvvetle inanılan varsayımı milyonlarca tür ve cinste olan tüm canlıların rastlantılarla oluşmuş bir canlı hücresinin zamanla evrimleşmesi sonucu oluştuğudur. Bir evrim teorisi taraftarı hiç bir zaman bu temel varsayımın yanlış olabileceğini düşünmez. Bilimsel bulguları bu temel varsayıma uygun yorumlanmaya çalışır. Bu yorumların temel kanun ve ilkelerle çelişip çelişmediğine pek dikkat etmez. Kimileri görmezlikten, bilmezlikten gelinir.      Tersinim teorisinin kurgulanma yöntemi bu uygulamanın tamamen tersidir. Önce bilimsel sonuç daha sonra ulaşılan sonuca göre varsayım ilkesine dayanır. Bu nedenle bilimin ortaya koyduğu tüm kanun ve ilkelerle uyumludur, hiç

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

                    EVRİM TEORİSİ VE TERSİNİM TEORİSİ

      Henüz doğruluğu kanıtlanmamış, kanıtlanması da hayli şüpheli bir teoriyi insan aklının bir zaferi gibi takdim etmek en hafif tabiriyle bilimsel tarafsızlığa görmezlikten gelmek, taraf tutmaktır. Evrim teorisi temelini teşkil eden bir canlı hücresinin rastlantılarla nasıl oluştuğu sorusunu bile tatmin edici bir cevap verememektedir. Bu konudaki verdiği cevaplar bilimin gerektirdiği deney ve gözlemlerle sınanarak ortaya koyma yerine derin bir hayal gücüne dayanır.     Gerçektende evrim teorisinin kurgulanma yöntemi de hatalıdır. Doğruluğu kuvvetle inanılan; bir canlı hücresinin rastlantılarla meydana geldiği, zamanla evrimleşerek bu gün hayranlıkla görüp incelediğimiz canlılar dünyasını meydana getirdiği temel varsayımına dayanır.     Temel varsayım en baştan doğru kabul edildiğinden ayrıntılar buna uygun yorumlanır. Gerektiğinde en bilinen ve tartışılmayan doğal kanun ve ilkeler bile görmezlikten, bilmezlikten gelinir. Hiç bir zaman temel varsayımın yanlış olabileceği düşünülmez. Bunun nedeni ise temel varsayımın doğru olduğunu kabul etme mecburiyetidir.     Bir bakıma gidilmesi gereken mecburi istikamettir.     Tersinim teorisi doğruluğu kuvvetle inanılan bir varsayım yerine bilimsel bulguların ortaya koyduğu sonuçların sentezlerini temel alır. Bu nedenle karşıtı gibi görünen teorilerin doğruları ve temelleri tersinim teorisinin doğruları ve temelleri olur. Örneğin maddenin sakımı kanunu, entropi kanunları, canlıların zaman içinde değişmesi, mutas

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

                      TERSİNİM TEORİSİNİN MEKANİZMALARI

        Tersinim teorisinin belli başlı mekanizmaları özetle şunlardır.        1)-Tersinimsel değişim: Tersinim teorisi varoluşu canlılık ve cansızlık olarak ayırmaz bir bütün olarak kabul eder. Entropi kanunları ise doğal şartlara bırakılmış düzen sahibi sistemlerin zaman içinde bozuma (tersinime) uğraya-cağını düzenlerin düzensizliğe gideceğini belirtir.

       Maddeler moleküllerden, moleküllerde atomlardan oluşur. Atom ve moleküller ise sistem ve düzen sahibi oluşumlardır. Maddeler de doğal şartlarda ve zaman içinde değişimler gösterir. Örneğin bir granit kaya zamanla çürür kimi metaller oksitlenir.      Daha kompleks düzen sahibi cansız oluşumları örneğin son model bir arabayı doğal şartlara bıraktığınızda kullanmadığınız halde ciddi şekilde tersinimsel değişime uğradığını (bozulduğunu) görürsününüz. Tersinimsel değişim düzen sahibi sistemlerin kompleksliği ve zamanla doğru orantılıdır.        2)-Canlılarda tersinimsel değişim: Canlılarda tersinimsel değişimler evrim teorisinin mutasyonları karşıtıdır ve negatif değişimi ifade eder.Tüm canlılar basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünsel kurgusudur. Dolaysıyla tersinimsel değişimlerden daha çok ve daha güçlü etkilenirler. Canlılar bu etkilerden varedilişlerinde kendilerine eksiksiz verilmiş savunma mekanizmala

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

                     TERSİNİM TEORİSİ VE DOĞAL İLKELER

      Varoluş dediğimiz muazzam sistem tam bir düzen içindedir. Nice milyar yıllardan beri değişmeden var ve işler olan doğal kanun ve ilkeler bu düzenin inkâr edilemez kanıtlarıdır. Düzensizliklerde kanun ve ilkeler bulunmaz. Bu nedenle düzensizdirler. Kanun ve ilkelerin ortaya konulması, işlerlik kazanması bilgi, irade ve kudret üçlemesinin ürünleridir. Doğal kanun ve ilkeler pek çoktur. Pek çoğu hakkında henüz bilgimiz bulunmamaktadır. Aşağıda evrim ve tersinimle ilgili bir kaçından bahsedeceğiz. Teorilere uygunluğu konusunu okuyucuya bırakıyoruz.

       Düzenleri (sistemleri) bozmanın kolay, yapmanın zor oluşu ilkesi: Bir şeyi yapmak, ortaya koymak her zaman zordur. Eser ne kadar ayrıntılı, hassas ve kompleks ise ortaya koymak o kadar güç olur. Ortaya konulan eserleri bozmak ise son derece kolay ve basittir. Eğer o düzen ya da yapı ayrıntılı ve hassas bir komplekslik gösteriyorsa bozmak o kadar kolay olur. Bir bakıma eserlerdeki incelik, hassaslık ve komplekslik yapmakla doğru, yıkmakla ters orantılıdır.Bir sanatkâr yıllar süren çabalarla göz nuru dökerek bir eser örneğin bir heykel meydana getirir. Bu sanat eserini bozmak için bilinçsizce yapılacak bir darbe yeterde artar bile. Yıllar süren emek ve çabalarla sırçadan bir saray yapabilirsiniz ama atılacak bir taş bu sırça sarayı kırıp yıkmaya yetecektir.Nice mühen

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

         TERSİNİM TEORİSİ TANITIMI

Tersinim teorisi Türk düşünür ve yazarlarından Hüdai ÇAKMAK’ın ortaya attığı teoridir. Teorinin kurgulayıcısı Hüdai ÇAKMAK bu konuda şunları yazıyor.      -Varoluş insanoğlunun var edildiği ilk anlardan beri ilgisini çekmiş, konusunda pek çok teoriler üretilmiştir. Bu teoriler çok ve çeşitli olmasına rağmen varoluş bir yaratıcının eseridir ya da değildir, rastlantılarla oluşmuştur cevaplarına uygun olmak üzere iki büyük grupta toplanır. Bir teori gerçek olduğu kuvvetle inanılan bir varsayım üzerine kurulur, ayrıntılanır ve kanıtlanmaya çalışılır. Ulaşılan bilimsel sonuçlar genelde doğru olduğu kuvvetle inanılan varsayıma uygun olarak yorumlanır. Temel varsayımın yanlış olabileceği hiç bir zaman düşünülmez. Bu da bilimin olması gereken tarafsızlığına gölge düşürdüğü gibi pek çok hata ve yanlışlara yol açar, teorileri bilim dışına iter. Örneğin evrim teorisinin doğruluğu kuvvetle inanılan varsayımı milyonlarca tür ve cinste olan tüm canlıların rastlantılarla oluşmuş bir canlı hücresinin zamanla evrimleşmesi sonucu oluştuğudur. Bir evrim teorisi taraftarı hiç bir zaman bu temel varsayımın yanlış olabileceğini düşünmez. Bilimsel bulguları bu temel varsayıma uygun yorumlanmaya çalışır. Bu yorumların temel kanun ve ilkelerle çelişip çelişmediğine pek dikkat etmez. Kimileri görmezlikten, bilmezlikten gelinir.Tersinim teorisinin kurgulanma yöntemi bu uygulamanın tamamen tersidir. Önce bilimsel sonuç daha sonra ulaşılan sonuca göre varsayım ilkesine dayanır. Bu nedenle bilimin ortaya koy

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Hüdai ÇAKMAK: tersinim

 

       BİR YARATICININ VAR OLDUĞU GERÇEĞİ VE MATERYALİZM

       İnsanoğlu var edildiği ve düşünmeye başladığı ilk anlardan itibaren yaratılışı merak etmiştir. Bu merak önce; ben neden, nasıl, niçin var edildim şeklinde kendine yönelikti. Fakat daha sonra var oluşun bütünlüğü keşfedilmeye başlanınca bu soru; biz nasıl, neden, niçin var edildik şekline dönüşmüş, bu konuda çok ve çeşitli teoriler, düşünceler üretilmiştir.      Var oluşun nedenleri, niçinleri, nasılları konusunda üretilen yanıtların çokluğu ve çeşitliliğine rağmen bütün bunları iki büyük grupta toplamak mümkündür. Tanınmış bir bilim insanına göre varoluş ya yaratılmıştır ya da yaratılmamıştır.       Eğer yaratılmış ise bir yaratıcı iradenin olması gerekecektir. Fakat materyalistler yaratılışı kabul etmek için yokluktan bir şeylerin meydana geldiğini, ortaya çıktığını kabul etmek gerekir; bunu da bilim ret eder diyerek yaratılışı inkâr ederler, kanıt olarak bilimi gösterirler. Yadsınamaz bilimsel bir gerçek olan maddenin (enerjinin) sakımı kanunu bu görüşü onaylar gibidir. Tersinim teorisi ise materyalistlerin bu kanunu eksik bu nedenle yanlış yorumladıkları görüşündedir.       Maddenin (enerjinin) sakımı kanunu hiç bir maddenin yoktan var vardan da yok olmayacağını ancak şekil değiştireceğini belirtir.      Materyalistler varoluşu önce maddeye dolaysıyla evrene indirgerler. Ardından da maddenin sakımı kanu

Pazartesi, 26 Temmuz 2010

Melahet Babayeva: Melahet

Selam deyerli İkram hoca! Derginizde Erdoğan Uygurun bir mekalesini okudum. Sizden temenne ediyorum ki, onunla iletişim kura bilmem için site ve ya numarasını bana veresiniz. Erdogen Uygur hoca H.Cavid `in Topal Teymur piyesi simli kitab yadiyi icin benim onunla konushman cok faydali olacak. Onceden teshekkur ederim!

Cuma, 07 Mayıs 2010

Melahet Babayeva: melahet

Selam! Sayın "Eğitişim" dergisi bendeniz Babayeva Melahet Ramiz kizi Azerbaycan Devlet Pedaqoji Universitesinin edebiyat fakültesinin doktora öyrencisiyim. Temam: " Huseyin Cavid tiyatrolarinda tarihi shahsiyetlerin estetik gorunumudur". Bildiyiniz kibi H. Cavid İstanbul Univ-nin edebiyat fakultesinin oyrencisi olmushtur. Onun  eserleri turklere ve turklerin kardeshliyine aittir. Sizden rica ediyorum ki, bana sayqıdeyer derginizde mekale yayinlamaya yardim edesiniz. Onceden teshekkurederim. Size derin sayqilarla Melahet Babayeva!

Cuma, 07 Mayıs 2010

ali çapar: slm

hocam kolay bir kayıt sistemi oluştursanız iyi olur.. inanıngerçekten faydalanamıyoruz.. teşekkür ediyorum

Salı, 09 Mart 2010

Nurbay Deniz ATABEY: merhaba..

merhaba İkram Hocam sizin sayenisde bu siteden haberdar oldum. Uzun zamandır ne var ne yok diye bakmak istedim pek fazla zamanım olmadı aslında, bazen unuttum bazende yapılacakların arasında kaynayıp gitti. İlk defa bugün sitenizi inceleme fırsatı buldum gercekten güzel olmuş en azından iyi olmuş incelemeye, okumaya ve araştırmaya değer bir site. Size ve emeği geçen hocalarımıza başarılar diliyorum. Aydın ve yaşadığı toplumun sorunlarından kendini soyutlaştırmayan gençliğin takip edeceği bir dergi çıkardığınız için... Teşekkürler...

Çarşamba, 23 Aralık 2009

Okan SARIGÖZ: Gönülden Merhaba

Değerli İkram Hocam,

         Gençlere fikir veren, farklı düşünmelerini sağlayan, ufuklarını  genişleten ve onları belkide akademik olarak yönlendiren bir dergi çıkarttığınız için size gönülden teşekkür ederim. Umarım çabalarınızla ve yayınlanan makalelerle derginiz çığ gibi büyüyerek birçok alanda bir numara olur. Nice başarılı çalışmalarınıza...

Salı, 22 Aralık 2009

yakup: yakup_3399

Okunabilecek iyi dergilerden bir tanesi

Cuma, 06 Kasım 2009

ENES YUMLU: ÖGRENCİ KAYIT SİSTEMİ

LaughingBU DERGIDE YAZILARI OLAN ARKADAŞ VE HOCALARIMA ONCELIKLE TESEKKURU BORC BILIRIM.BILGILENDIRICI COK GUZEL YAZILAR BUNLAR.BIZLERDE OKTAY MUALLIM GIBI DEGERLI HOCALARIMIZIN VAR OLDUGUNU GECTE OLSA BURALARDAN OGRENIYORUZ VE DAHASI...HERSEY ICIN COK MINNETTARIZ ANCAK DIGER ARKADAŞLARIMIZIN DA KAYIT OLABILMESI ICIN DAHA KOLAY KAYIT SISTEMI OLUSTURULURSA SEVINIRIZ.TEKRARTESEKKUR EDIYOR SAYGILARIMI SUNUYORUM.....

 

Salı, 27 Ekim 2009

Hatice : Ertaş

sayın  Dr.İkram Çınar hocam son sayıdaki Kitapsız Televizyon adlı yazınızı okudum ve sizin doğru tespitlerinize katıldığımı belirtmek istedim.

ben kitap okuyan bir insanın hayatı ve dolayısıyla insanı da okuyabildiğini düşünüyorum.günümüzde yaşanan iletişimsizlikleri ve  aslında birer kitap olan insanların anlaşılamamasını gerçekten kitap okunmamasına bağlıyorum.

ellerinize sağlık.saygılarımla

Pazartesi, 19 Ekim 2009

İkram Çınar: Yeniden merhaba

Değerli Eğitişimciler,

Dergi yeniden tasarlandı ve daha bir etkileşimli bir hale geldi. Yazılarla ilgili görüş, eleştiri ve değerlendirmeleri ilgili yazının altına yazıp eğitişim sürecine katkıda bulunabileceksiniz. Bu ziyaretçi defterine ise daha genel görüşlerinizi yazabilirsiniz.

Haydi eğitişmeye!

 

 

 

Cumartesi, 17 Ekim 2009

 

Display Num