headerimage
Hesap Verin! Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Yazar Fatma Yolcu   


 

Bana genç diyorsunuz, yarınlarımız diyorsunuz. Bana enkaz halinde bir bugün bırakıp benden aydınlık bir yarın bekliyorsunuz.

 

Böyle diyerek, tüm sorumluluğu bizim (gençlerin) omuzlarımıza yükleyerek kurtulamaz, aklanamazsınız. Hesap vermek zorundasınız. Anlatın, hesabını verin biz gençlere, memleketimin neden bu halde olduğunun hesabını.

 

Ay sonunu getiremeyen işçilerimizin hesabını, mutsuz olan, yarından bir beklentisi olmayan, geçinemeyen işçilerimizin hesabını verin, işsizlerimizin hesabını.

 

Çokuluslu altın avcılarına peşkeş çekilen dağlarımızın, ovalarımızın, can çekişen toprağımızın hesabını verin. Kendi işletemediğimiz madenlerimizin hesabını.

 

Ürünü tarlasında kalan, mazot parasını ödeyemeyen çiftçimiz için ne diyeceksiniz, nasıl hesabını vereceksiniz merak ediyorum. Milletin efendisi olmaları gerekirken köle haline getirdiğiniz köylülerimizin hesabını.

 

Tarikatların, cemaatlerin kucağına atılan çocuklarımızdan; ağalara, şeyhlere bırakılan insanımızdan bahsedin. Anlatın hadi, anlatın.

 

Bilimin yerine büyüye inandırılan; çalışmak yerine hileye, rüşvete, kısa yoldan köşeyi dönmeye inandırılan; düşünmek, araştırmak, sorgulamak yerine biat etmeye alışan, dogmalara inanan insanlarımızdan bahsedin. Hadi hesabını verin. Bu duruma düşen insanlarımız sizin eseriniz.

 

Kültürüne, tarihine yabancılaşan, düşünmeden yaşayan, araştırmayan, sorgulamayan, eline bir kitap dahi alıp okumayan, yazmayan gençlerimiz de sizin eseriniz.

 

Ey büyüklerimiz (!) hadi bekliyorum sizleri, hesabını verin! Henüz bitmedi hesabını vermeniz gereken şeyler.

 

Faizini dahi ödeyemediğimiz dış borçlarımızdan bahsedin. Sonu gelmeyen borçlar aldınız. Aldığınız her borçla beraber emperyalistlere tavizler verdiniz, önü alınamaz tavizler, telafisi olmayan tavizler.

 

Tüm bunların hesabını nasıl vereceksiniz, ülkemin yarınları karartılmış gençlerine.

 

Ya vurgunların, talanın, dolandırıcılığın hesabını nasıl vereceksiniz. Doğmamış yetimin hakkını yiyenlerin hakkından gelebildiniz mi? Yurdumun varını yoğunu batan geminin mallarını yağmalar gibi yağmalayanlara ne oldu?

 

Anlatın, hadi anlatın bana sağlıkta yaşanan, yaşanmış skandalları anlatın.

 

Eğitim sistemimizi anlatın. Çok başlı eğitim sistemimizi, bir devrim yasası olan Tevhid-i Tedrisat’ın son halini anlatın bana. Okullardaki şiddeti, uyuşturucuyu anlatın. Yarış arabalarına çevirdiğiniz çocukları anlatın. Verin hesabını artık okulsuz köylerin, eğitimsiz gençlerin ve de okutulmayan çocukların. Üniversite mezunu olup da işsiz olan ya da kendi işini yapamayan gençleri anlatın bana. Cemaatlerin bir ahtapot gibi sardığı eğitimimizin ne hallerde olduğunu anlatın.

 

Sanatsız kalan, ruhsuz bir bedenden farkı olmayan halkımı anlatın. Nerede tiyatrolarımız, sergilerimiz, sanat merkezlerimiz?

 

Bilim insanlarımızın başına gelenleri anlatın bana. Baskı altındaki aydınlarımızı.

 

Faili meçhul cinayetler ne oldu? Ne oldu Uğur Mumcu’yu, Bahriye Üçok’u, Turan Dursun’u, Muammer Aksoy’u, Abdi İpekçi’yi, Necip Hablemitoğlu’nu, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve bunlar gibi sayısız değeri, aydını öldürenlere, katledenlere. Ne oldu Sivas, Maraş, Çorum... Ne oldu ne!

 

16. yy. şeyhülislamı Ebussuud Efendi fetva vermiş, Yunus Emre’nin ve onun şiirlerini okuyanların katlini vacip gören.

 

Bu şekilde daha kaç aydının katli vacip görülecek, kaç aydın katledilecek anlatın hadi. Bu dipsiz kuyunun hesabını verin.

 

Kahraman gibi karşılanan teröristleri, lider gibi görülen katilleri kim besledi yıllarca, bunu anlatın bana.

 

Anlatın artık, hesap verin hesap.

 

Hani insan haklarını gelecektiniz yurduma. Yoksa insan hakları deyince farklı şeyler mi anlıyoruz? Töreye kurban edilen kadınlarımızdan, çocuklarımızdan bahsedin. Onların haklarından. Töre cinayetlerini anlatın bana. Hadi anlatın.

 

Anlatın ne hale getirdiniz Mustafa Kemal’in ilkelerini, devrimlerini. Kanla, canla kazanılan, karşıdevrimle yok edilmeye çalışılan bu ilke ve devrimlerin hesabını verin.

 

Nerede tam bağımsızlık, ne oldu hayatta en hakiki mürşit ilimdire. Hesap verin. Hani yurtta barış, dünyada barış nerede.

 

Sonu gelmeyen özelleştirmelerle çoktan yürürlükten kaldırılmış devletçiliğin hesabını verin.

 

Uğur Mumcu’nun tabiriyle siyaset-ticaret-tarikat üçgeninin cumhuriyet müzelerine kaldırdığı laikliğin hesabını verin.

 

Siz büyüklerimiz (!) 70 yılda ne yaptınız, hesabını verin.

 

Ben yarınlarını bugünden kararttığınız gençlerim ve sizden yaptıklarınızın hesabını vermenizi istiyorum. HESAP VERİN…

 


Fatma Yolcu (İnönü Ün. EF Türkçe Öğretmenliği)


 

Yorumlar  

 
+7 #1 2010-04-16 21:31
En yakınımızdaki, yanıbaşımızdaki insanlar da bu hesapları vermeli, onları başımıza getirenler halk dedikleri yığın değil mi? Ancak yazınızı çok beğendim devamını bekleriz hocam... Sevgiler...
Alıntı
 
 
+6 #2 2010-04-16 23:44
Fatma çok güzel bir yazı yazmışsın, tebrik ederim.
Alıntı
 
 
+5 #3 2010-04-16 23:44
Değerli öğrenci arkadaşım,
Yazınız bir gencin çığlıklarını haykıracağı kadar muhkem, bir vatandaşın sorgulayışını haklı çıkaracak kadar yurdum gerçeği. Ancak yaşanan ve yaşatılan her acıya, kısıtlanmışlığa, zorlanmışlığa rağmen kendi gücümüzün farkındalığına varamamış olmamız, bugün bu cümleleri size kurduran.
"Zulüm yürürlükteyse kim suçlu:
Kendimiz
Ve kimdir onu yıkmak zorunda olan
Biz"
Oldukça manidar bir yazı olmuş.Sizi tebrik ederim.
Alıntı
 
 
+2 #4 2010-04-17 09:18
Türk toplumunun hafızası zayıftır Fatma'cım. Hafızamızın tozlu raflarında unutulmaya yüz tutan aslında bir an olsun aklımızdan çıkmaması gereken noktalara parmak bastığın için sana teşekkür ederim.

Editörün Notu: Hafızanın zayıflığı okuyan ve yazan bir kitle olmamaktan da kaynaklanır!
Alıntı
 
 
+2 #5 2010-04-17 10:10
Bahsettiğiniz olumsuzlukların yaratılmasında belki de en büyük sorumlu bizleriz. Çözüm arama çabasına düşersek ilk hesabın kendimizden sorulması gerektiği kanaatini taşıyorum. Değerli yazınız için teşekkürler...
Alıntı
 
 
+4 #6 2010-04-17 12:22
Ellerine, ağzına sağlık canım. İçinde yaşadığımız ülkenin ne halde olduğunu açıkça yazmışsın. Açık seçik bir Türkiye tablosu çizmişsin. Gerçi bu dönemde eleştirilen kişi ya da kurumlar daha bir destekleniyor maalesef. Ama sorumluluk sahibi olan, düşünebilen, araştırabilen, duyarlı olan her insan bu yazıyı okuyup düşünmeli bence.
Alıntı
 
 
+5 #7 2010-04-17 19:56
Yüreğine sağlık Fatma. Durumu o kadar iyi özetlemişsin ki benim sözlerim artık kifayetsiz kalır. Bir gün biz gençler ülkemizi bu hale getirenlerden mutlaka hesap soracağız...
Alıntı
 
 
+4 #8 2010-04-17 22:27
Yüreğine sağlık Fatmacığım. Gün olur devran döner, ağlayanlar bir gün güler...
Alıntı
 
 
-1 #9 2010-04-18 14:01
yolcu fatma hesap verin demiş. emredersıniz hanımefendi hemen verelim:
Ahaliye dağitılan bulgur, nohut, mercimek ,un ,kokmuş makarna, çürümüş patetes, çatal ,kaşık, deterjan, çamaşır makinesi, bulaşık makınesi, buzdolabi,çekyat zehirli kömür dağıtmak ...
Alıntı
 
 
-1 #10 2010-04-18 14:05
Aziz vatanin bütün kalelerine girmek, bütün tersanelerini zaptetmek, ordularıni ergenokondan içeri almak, haburda teröristi devlet rekani ile karşılamak...
CHP'ye vanda tuzak kurmak...
orduyla çatışmak .yargi ile atişmak, halkla vuruşmak...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Designed by Dizaynom