headerimage
Nasılsın? (Dedi ve Gitti) Yazdır E-posta
Okunma Sayısı: 624
Yazar Betül Dilek KABADAŞ   


Psikologları neden seviyorum biliyor musunuz? Sadece dinliyorlar. Anlat anlatabildiğin kadar, saçmala, ağla, zırla, arada bas kahkahayı, sonra yeniden. Parasıyla değil mi? Zaten adı çıkmış deli doktoruna, delir gitsin. Ama seviyorum psikologları, parasıyla da olsa dinliyorlar. (Peh sen öyle san; artık onların da dinlemeye tahammülü kalmadı, para gücünü kaybediyor bazı alanlarda). Dünyanın en zor işlerinden biri de DİNLEMEK!


Bizim kız (Nermin) geçenlerde, son demine gelmiş bir yanardağ misali patlayıverdi üstüme.


- Anlamıyorum Betül insanları, dinlemiyorlar, hem soruyorlar hem de dinlemiyorlar!

 

- Ne oldu?!

 

- Yahu madem nasılsın diye soruyorlar, neden cevabını beklemiyorlar.

 

- Nermin baştan anlatsana şunu söz dinleyeceğim Tongue out

 

- Bu hafta bu dördüncü oldu Betül, vallahi kükreyeceğim sonunda.

 

- Anlatacak mısın, bak vazgeçeceğim dinlemekten.

 

- Dur gitme anlatacağım. Sabah xxxx geldi, “Nasılsın” deyiverdi, tam “İyi değilim!” diyecektim ki kimse yok. Yahu insan kendi sorduğu sorunun cevabını almadan gider mi?! Öğlene yakın yyyy geldi. “Nasılsın Nermin!” dedi. Bir an duraksadım, cevap versem mi vermesem mi? Nasıldım ki acaba? Ohoho sen düşünmeye devam et, çoktan gitti adam.

 

-  Eee, sonra.

 

-  Akşamüzerine doğru zzzz geldi. Merdivenlerden çıkarken karşıladım. Gülümsedim, o da gülümseyerek “Nasılsın Nerminciğim demez mi?”

 

-  Der Tongue out

 

-  Tam açtım ağzımı “İyi değil!” diyecektim ki merdiven basamaklarında uzadı, kayboldu gitti boşlukta adam. Sanırım şaka bu, kötü bir şaka değil mi? Lütfen bana öyle olduğunu söyle, yalan konuş gerekirse; ama söyle şaka değil mi bu?

 

-  Hayır, şaka değil, sanırım senin yeni fark ettiğin acı gerçeğin, onlarınsa bir kelimelik yalanları.

 

-  Nasıl yani?

 

-  İnsan keşfetmek için bakmalı demişti Ekrem Hoca hatırlıyor musun? Tıpkı o resimdeki Kızılderili gibi. Keşfetmek için bakan bir şeyin nasıllığını görür. Ama göz bu yanılabilir, işte onun için Nasıl? diye sormalı insan, kendi içinde bir anlık düşünme payı, sonra Nasılsın? başkalarını düşündüğünü gösteren özveri için ayrılmış zaman payı. Ve  “Dinlemek” kadim bilgelik.

 

-  Bağırmak istiyorum Betül, bağırmak.

 

-  Bağır hadi.

 

-  İyi değilim, iyi değilim, iyi değilim, iyi değilim…

 

-  Ben neredeydim kız bunlar olurken?! Cry

 

-  Kursa bakayım demiştin ya hani, oradaydın sanırım.

 

-  Aaaa evet ya doğruya. Ya kızma bana; ama çok gülesim geldi de gülemedim. Biraz gülsem.

 

-  İyi, gül de bana da anlat ben de güleyim bari.

 

-  Ya belki de güleceğin bir şey değildir.

 

-  Olsun anlat, yine de güleceğim anasını satayım.

 

-  Sat anasını satayım.

 

-  Ya ben kursa bakayım diye gittim ya hani. Gel otur dedi hoca, ayıp olmasın diye iliştim kalorifer peteğinin üzerine. Belli derin bir konuyla ilgili bir şeylerden bahsedecek “Bizim deniz romanımız yok! Nedeni ne sizce?” dedi hhhh hoca, dedi demesine de kimseye söz vermeden konuştu 30 dk boyunca. Biri parmaklarını kıtlattı, öteki kâğıdı karaladı, diğeri masanın üzerindeki kitabın sayfalarını çevirdi biri de hani bana hani bana dedi J. Geçtik başka bir konuya, yanılmıyorsam 25 dk kadar daha konuştu.

 

-  Ders 60 dk değil mi?

 

Smile

 

-  Yahu bu insanlar nasıl yazı yazılır, neden yazamıyorum, ben nasıl yazabilirim gibi sıkıntılarına çözüm olsun diye geliyorlar bu kursa.

 

-  Bence insanların yazmaktan ziyade, önce kafalarının içini konuşarak dökmeye, sonra dökülenleri usta bir el yardımıyla toparlayıp kâğıda nakşetmeye ihtiyaçları var.  Zaten bildiklerini konuşmaya geliyor adamlar bu kursa. Eee ona da fırsat vermezsen, nasılsın der dönüp gidersen, ya da kendi sorunun cevabını kafanda onun yerine sen verirsen, konuşursun dinleyen olmaz. Bir insanı dinleyerek çok şey öğretebilirsin.

 

-  Eğer biri bana “Nasılsın?” derse “İyi değilim, iyi değilim, iyi değilim!…”  diye bağıracağım Betül.

 

-  Bağırırsan dinlemezler.

 

-  Ya ne yapayım.

 

-  Allah vere (zaten olmuş ağız alışkanlığı, günaydın der gibi) “Merhaba nasılsın?” derse biri, tut yakasından “Gel bakalım buraya madem sordun dinleyeceksin” de oturt sandalyeye, anlat, anlat, anlat…

 

-   Ay saçmalama, hem dinlemez ki!

 

-   O zaman sus arkadaşım, sus… Niye susuyorsun diye sorarsa dinleyecek adam gibi biri, uzun uzun anlatırsın…

 

 


 

Yorumlar  

 
+4 #1 2010-01-10 17:39
Mutsuzluk yazılarının bulunduğu bir sayıda mutluluk veren bir yazı, ne güzel
Alıntı
 
 
+4 #2 2010-01-30 14:48
Çok keyifli bir sohbete dair sözleri kaçırarak okudum yazınızı ve değdi. Akıcı, eğlenceli, sıkıcı tekrar ve ayrıntılardan uzak bir yazı..
Emeğinize sağlık Dilek Hocam..
Alıntı
 
 
+1 #3 2010-03-07 20:25
Nasılsın? deyip geçmeyi istemiyorum....
Alıntı
 
 
+1 #4 2010-03-08 23:44
Nasılsın diyene "iyi olmasaydım burda olmazdım" de ve geç
Alıntı
 
 
0 #5 2010-09-14 13:49
arkadaşım bu kadar da deyil herkezin dinleyeni vardır anlatmasını bilene binleyeni vardır konuşmasını bilene iki özelikte yoksa yapcak birşey yok gecen gün samatya sayilinde gezerken yanlız oldunu farkettim gece güzel deniz güzel kendi kendime konuşurken kenarda şarap icen ihtiyarı gördüm oda yanlız başına iciyordu ve boşboş konuşuyordu eline bakarak yaklaştım ve sordum kiminle konuşuyorsun elimdeki karıncaya anlatıyorum dertlerimmi o beni anlıyor en azından bana karışmıyor insanların dırdırları kötüdür şarapcı amcamda boşa şarapcı olmadı
Alıntı
 
 
0 #6 2011-09-11 10:20
süper bişey
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Designed by vonfio.de