| Okul Öncesi Eğitimin Örgütsel Engelleri |
|
|
| Yazar Dr. Celal Teyyar UĞURLU | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Yazının birinci bölümü için lütfen tıklayınız Tablo 4 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Sorunlara Yönelik Görüşlerinin Karşılaştırılması
Tablo 1 de anasınıfı ve anaokulu öğretmenlerinin okulöncesinin sorunlarına ilişkin ortalama ve standart sapma değerlerine yer verilmiştir. Bu duruma göre en düşük aritmetik ortalama =2,8869 ile anasınıfı öğretmenleri, =2,9333 ile anaokulu öğretmenleri “Okul öncesi eğitim kurumlarının ilköğretime bağlı olarak eğitim vermeleri bir sorundur” yargısına “kısmen katılıyorum” düzeyinde görüş bildirmişlerdir. Yirmi anket maddesi içerisinde en düşük değeri alan “Okul öncesi eğitim kurumlarının ilköğretime bağlı olarak eğitim vermeleri bir sorundur” yargısı anasınıflarının ilköğretim okulları bünyesinde bulunmasının en az sorun olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Öğretmen görüşlerinde de anasınıflarının ilköğretim okulları bünyesi yaygınlaştırılmasının daha sağlıklı olacağı, anaokulu yapılanmasının öğrencilerin servisle taşınması zorunluluğunu doğurması nedeniyle velilere külfet getirdiği vurgulanmıştır. Ayrıca “Okul öncesi eğitim kurumları ders programı öğretmene gerekli esneklik sağlamaması bir sorundur” yargısı ise en düşük ortalamayı alan ikinci sorun olarak görülmüştür. Bu duruma göre en düşük aritmetik ortalama =3,0655 ile anasınıfı öğretmenleri, =3,2000 ile anaokulu öğretmenlerine aittir. Öğretmen görüşlerinde de programın etkinlik temelli olduğu, öğrencilerin yeteneklerini geliştirmeye yönelik kazanımların seçilmesinin öğretmenlere ait olduğu ve aynı kazanımların birçok defa alınabilmesinin öğretmenin uygulamada kolaylıklar sağladığı ifade edilmiştir. Sorun olarak en yüksek değeri =4,6726 ortalama ile “Okul öncesi eğitim kurumlarının önemi konusunda ailelerin yeterli bilgiye sahip olmamaları bir sorundur” yargısı “tamamen katılıyorum” düzeyinde almıştır. Bu durum okulöncesi eğitimde ailelerin bilinçlendirilmesinin önemini ortaya koyması açısından önemlidir. Bu sonuç, Kerem ve Cömert(2005) tarafından yapılan “Okul Öncesi Eğitimin Sorunları ve Çözüm Önerileri” araştırması tarafından da desteklenmektedir. Bu araştırma sonucuna göre öğretmenler 3.sırada en önemli sorunu ana-baba eğitimi olarak belirlemişlerdir. “Okul öncesi eğitim kurumlarının çocuklar için bakım yeri olarak görülmesi,” “Okul öncesi eğitim kurumlarının, çocukların gelecekteki kişilik temellerinin oluşmasına hizmet edeceğine olan toplum inancının zayıflığı,” “Okul öncesi eğitim kurumlarına alan uzmanları tarafından rehberlik hizmetleri verilmemesi,” “Okul öncesi eğitim kurumlarında sınıf içi donanım eksikliği,” “Okul öncesi eğitim kurumlarında, okul bahçesinin öğrenci faaliyetlerine uygun olmaması” “tamamen katılıyorum düzeyinde en yüksek ortalamayı alan diğer sorunlardır. Okul öncesi eğitim kurumları öğretmenlerine diğer öğretmenlere göre daha düşük sosyal bir değer atfedilmesi, sınıf öğrenci sayılarında standartlara uyulmaması, aileler için gerekli eğitim faaliyetleri konusunda yetersiz kalınması, okul öncesi eğitim kurumları koşullarının 0-6 öğrenci ve ruhsal yapısına uygun olmaması, rehberlik hizmetlerinin verilmemesi , üniversitelerde alınan eğitimin ve üniversitelerdeki öğretim elamanlarının yetersiz olması, okul öncesi eğitim kurumlarının denetiminin alandan gelen yeterli denetmenlerce yapılmaması, okul öncesi eğiitm kurumlarının özürlülere yönelik fiziki ve sosyal düzenlemelerin yapılmaması sorunları “katılıyorum” düzeyinde değerlendirilmiştir. Tablo 5 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Okul Türlerine Göre t Testi Sonuçları
Okul Türü n X ss sd t p Anasınıfı 150 80,96 11,13 196 1,67 .589 Anaokulu 48 77,93 9,95
P<0,05
Tablo 6 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Atanma Şekillerine Göre t Testi Sonuçları
Okul Türü n X ss sd t p Kadrolu 98 83,51 9,52 189 4,32 .094 Usta Öğretici 93 77,96 10,92
P<0,05
Tablo 2 ve
Tablo 7 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Hizmet Yıllarına Göre Varyans Analizi Sonuçları
Okul Türü Kareler Toplamı Sd Kareler Ortalaması F p Gruplararası 281,185 4 70,296 ,585 ,674 Gruplariçi 23189,588 193 120,153 Toplam 23470,773 197
P<0,05
Araştırma kapsamında hizmet yıllarına göre yapılan karşılaştırmalarda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu durum daha fazla hizmet yılına sahip öğretmenlerle sisteme yeni giren öğretmenlerin sorunlara bakışları arasındaki benzerliği ortaya koymakla birlikte, öğretmenlerin ilerleyen zaman içerisinde sorunlarının değişmediği şeklinde yorumlanabilir. Öğretmenlere uygulanan ankete ekli açık uçlu sorulara verilen cevaplar sonucunda, çocuk istismarı, okulöncesi eğitimde Türkçe öğretimi, okul öncesi eğitimde bilgisayar ve oyun, okul öncesi eğitim kurumlarına öğretmen yetiştirmede üniversitelere ilişkin görüşler tespit edilmiştir. Öğretmenlerden açık uçlu sorulara alınan cevaplardan elde edilen görüşler;
Okul öncesi eğitimde çocuk istismarına ilişkin görüşler: Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesine göre “Çocuğun yetiştirilmesinden sorumlu olanlar, bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanamazlar. Devlet çocuğu anne-babanın ya da çocuğun bakımından sorumlu başka kişilerin her türlü kötü muamelesinden korumak, çocuğun istismarını önlemek ve bu tür davranışlara maruz kalan çocukların tedavisini amaçlayan sosyal programlar hazırlamakla yükümlüdür” (Akt.Aral ve Gürsoy, 2001) denilmektedir. Okulöncesi dönemde de çocuğa zarar verecek eylem ve davranışlardan çocukları korumak amaçlanmaktadır. Okul öncesi dönemde çocuk hakları ve çocuk istismarının en başında yayın organları gelmektedir. Televizyon programları, çocukların izledikleri zaman dilimlerinde çocuk psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Anaokulu ve anasınıflarında özellikle özel günlerde ve sene sonu etkinliklerinde çocukların gösteri malzemesi olarak kullanılmaları, çocukların fiziksel ve psikolojik olarak hırpalanmalarına neden olmaktadır. Program esnasında, zorlanarak bazı hareketleri ve oyunları sergilemek zorunda olan çocukların psikolojik olarak olumsuz etkilenebilmektedirler. Çocuğun doğallığı ve özgürlüğü bu durumdan zarar görebilmektedir. Aral’ın(2001) yaptığı çalışmada çocukların % 65.72’sinin anne ya da babası tarafından fiziksel istismar edildiklerini belirlemiştir Çocuk ihmal ve istismarı kapsamlı bir olgu olmasına karşın çocuğa yönelik istismar kapsamında fiziksel istismar ön plana çıkmaktadır. Tablo 1 de görüldüğü gibi, okulöncesi öğretmenler ifadelerinde en çok aile içi şiddet konusunda çocukların istismara maruz kaldıklarını belirtmişlerdir. Yeterli eğitim almadan okulöncesi eğitimde görevlendirilen öğretmenler, çocuklar için bir başka istismar konusu olarak görülmektedir. Bilinç gelişiminin en önemli yaşlarında çocukların, yeteri kadar eğitim almamış sadece çocukların bakım sorumluluğunu üstlenebilecek kişilerin görevlendirilmesi, çocuk gelişimi açısından olumsuzluklar yaratabilecektir. Tablo 8 Çocuk istismarına ilişkin görüşlerde en çok tekrar edilen sorunlar
Görüşlerine yazılı olarak başvurulan 95 öğretmenden 34’ü çocuk hakları ve çocuk istismarı konusunda hiçbir görüş belirtmemişlerdir. Yukarıda ifade edilen görüşlerden “aile içi şiddet”, öğretmenlerin, “öğretmenlik formasyonu eksikliği” ve “okulöncesi eğitimin zorunlu olmaması” çocuk istismarı açısından önemli görülmektedir. Okul öncesinde Türkçe öğretimine ilişkin görüşler: Çocukların ailelerinden getirdikleri dil bozuklarını okul ortamında düzeltmek zaman almaktadır. Ancak, bu dönemde verilen İngilizce eğitim öğrencilerin Türkçe dil etkinliklerini olumsuz etkileyebilmektedir. Öğretmenlerin yetersin Türkçe telaffuzu öğrencilerin dil becerilerin gelişmesine olumsuz etki yapmaktadır. Öğretmenlerle velilerin çocuk dil gelişimi konusunda sürekli iletişim içinde bulunması, özellikle velilerin Türkçe’yi doğru kullanma konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuda aileler, evde çocuklarıyla olan ilişkilerinde çocuğun okulda geliştirdiği dil becerilerini destekleyici davranışlarda bulunması gerekmektedir. Tablo 9 Okul öncesinde Türkçe öğretimine ilişkin görüşlerde en çok tekrar edilen sorunlar
Ailelerin şive farklılığı ve bozukluğu okul öncesi dönemde çocukların aynı ortam da birbirlerinden etkilenmelerine neden olarak bütün çocuklarda Türkçe dil etkinliklerinin amacına ulaşılamamasına neden olabiliyor. Öğretmen görüşlerinde yer verilen ailelerin dil etkinlikleri konusunda çocuklarını okul programlarına uygun olarak desteklemeleri gerektiği en çok vurgulanan noktalardan biridir. Okullarda ve AÇEV aracılığı ile annelere verilecek Türkçe güzel konuşma kurslarının sorunu aşabileceği vurgulanmaktadır. Öğretmenlerin drama eğitimi konusundaki eksiklikleri ve bu eksiklikten kaynaklı olarak öğrencilerine drama eğitimi verememeleri çocukların Türkçe dil gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Türkçe dil çalışmalarını desteklemek amacıyla, öğrencilere hikaye okuma, şiir ezberletme, tekerleme ezberletme, tiyatrolara götürme gibi etkinliklerin Türkçe dil becerilerini artırabileceği öğretmenler tarafından ifade edilmektedir. Okul öncesi eğitimde bilgisayar-oyun konusuna ilişkin görüşler: Etkili bir oyun ve eğitim aracı olarak bilgisayar günümüzde çocuklar için de gerekli bir araç olmuştur. Okulöncesi eğitim sınıflarında internete bağlı bilgisayarların olmaması ve öğretmenlerin bilgisayar eğitimi konusunda yetersiz olmaları öğrencilerin yeterli bilgisayar eğitimi almalarını engellemektedir. Bazı öğretmenler bilgisayarların kitabın yerini aldığına dikkat çekerek okul öncesi eğitimde ikinci planda olması gerektiğine işaret etmişlerdir. Çocukların hayal güçlerinin ve el göz koordinasyonlarının gelişimi için oldukça yararlı bulunmaktadır. Çocuğun oyun ihtiyacının bir bölümü de bilgisayar aracılığıyla gerçekleşmektedir. Ancak, seçici olunarak eğitici oyunlar, filmler, oyunlaştırılmış matematik işlemleri gibi bilgisayar oyunları tercih edilmelidir. Bilgisayarlar öğrenme aracı olarak değil de vakit geçirme çocuğu oyalama aracı olarak kullanılmamalıdır. Denetimli belli bir süreyle sınırlı ve seçilmiş programlarla verilen bilgisayar eğitiminin daha yararlı olacağı vurgulanmaktadır. Tablo 10 Okul öncesinde eğitimde bilgisayar-oyun konusuna ilişkin görüşlerde en çok tekrar edilen sorunlar
Devamı için lütfen tıklayınız...
|





