headerimage
Okul Öncesi Eğitimin Örgütsel Engelleri Yazdır E-posta
Okunma Sayısı: 1300
Yazar Dr. Celal Teyyar UĞURLU   

 

 

Yazının birinci bölümü için lütfen tıklayınız


Tablo 4 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Sorunlara Yönelik Görüşlerinin Karşılaştırılması

Okul türü

N

ss

Okul öncesi eğitim kurumları, çocuklar için bakım yeri olarak görülmesi bir sorundur.

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,5298

4,5000

,97222

1,04221

Okul öncesi eğitim kurumları öğretmenlerine diğer öğretmenlere göre daha düşük sosyal bir değer atfedilmesi bir sorundur.

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,9107

3,7667

1,48329

1,25075

Okul öncesi eğitim kurumları, çocukların gelecekteki kişilik temellerinin oluşmasına hizmet edeceğine olan toplum inancının zayıflığı bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,4524

4,2333

3,88581

1,22287

Okul öncesi eğitim kurumlarında sınıf öğrenci sayılarında standartlara uyulmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,1190

4,3333

1,11500

,95893

Okul öncesi eğitim kurumlarının, aileler için gerekli eğitim faaliyetleri konusunda yetersiz kalmaları bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,0000

3,8667

1,03819

1,07425

Okul öncesi eğitim kurumları ders programı öğretmene gerekli esneklik sağlamaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,0655

3,2000

1,47693

1,42393

Okul öncesi eğitim kurumları koşulları  0-6 öğrenci fiziksel yapısına uygun olmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,0179

3,6333

1,24040

1,32570

Okul öncesi eğitim kurumları koşulları 0-6 yaş öğrenci ruhsal yapısına uygun olmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,8869

3,6333

1,26881

1,18855

Okul öncesi eğitim kurumlarının önemi konusunda aileler yeterli bilgiye sahip olmamaları bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,6726

4,5000

,63337

,82001

Okul öncesi eğitim kurumlarına ,alan uzmanları tarafından rehberlik hizmetleri  verilmemesi bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,3571

4,3667

,92397

,80872

Okul öncesi eğitim kurumlarında, sınıf büyüklüklerinin yeterli olmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,3512

4,0667

,98577

1,01483

Okul öncesi eğitim kurumlarında görevli öğretmenlerin yeterli  üniversite eğitimi alarak görevine başlamamaları bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,6726

3,9667

1,38641

1,12903

Okul öncesi eğitim kurumlarına öğretmen yetiştiren (üniversiteler)bölümlerin yeterli öğretim elamanına sahip olmamaları  bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,9881

4,2000

1,16325

,92476

Okul öncesi eğitim kurumlarında sınıf içi donanım eksikliği bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,5417

4,5333

,88807

,68145

Okul öncesi eğitim kurumlarında, okul bahçesinin öğrenci faaliyetlerine uygun olmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,5833

4,4333

,84355

,81720

Okul öncesi eğitim kurumlarının ilköğretime bağlı olarak eğitim vermeleri bir sorundur.

anasınıfı

anaokulu

150

48

2,8869

2,9333

1,52593

1,25762

Okul öncesi eğitim kurumlarının fiziki yapıları çocuk gelişim özelliklerine uygun olmaması bir sorundur.

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,1786

4,1000

1,07403

,99481

Okul öncesi eğitim kurumlarının denetimi alanda yeterli denetmenlerce yapılmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,9464

3,4667

1,17997

1,27937

Okul öncesi eğitim kurumlarında serbest kıyafet uygulamasına uyulmaması bir sorundur.

anasınıfı

anaokulu

150

48

3,0833

3,0000

1,50614

1,43839

Okul öncesi eğitim kurumlarında  özürlülere(görme, konuşma, fiziksel özür)uygun düzenlemelere sahip olmaması bir sorundur

anasınıfı

anaokulu

150

48

4,2619

3,9333

1,05102

1,04826

 

Tablo 1 de anasınıfı ve anaokulu öğretmenlerinin  okulöncesinin sorunlarına ilişkin ortalama ve standart sapma değerlerine yer verilmiştir. Bu duruma göre en düşük aritmetik ortalama  =2,8869 ile anasınıfı öğretmenleri, =2,9333 ile anaokulu öğretmenleri  “Okul öncesi eğitim kurumlarının ilköğretime bağlı olarak eğitim vermeleri bir sorundur” yargısına  “kısmen katılıyorum” düzeyinde görüş bildirmişlerdir. Yirmi  anket maddesi içerisinde en düşük değeri alan “Okul öncesi eğitim kurumlarının ilköğretime bağlı olarak eğitim vermeleri bir sorundur” yargısı anasınıflarının ilköğretim okulları bünyesinde bulunmasının en az sorun olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Öğretmen görüşlerinde de anasınıflarının ilköğretim okulları bünyesi yaygınlaştırılmasının daha sağlıklı olacağı, anaokulu yapılanmasının öğrencilerin servisle taşınması zorunluluğunu doğurması nedeniyle velilere külfet getirdiği vurgulanmıştır. Ayrıca “Okul öncesi eğitim kurumları ders programı öğretmene gerekli esneklik sağlamaması bir sorundur” yargısı ise en düşük ortalamayı alan  ikinci sorun olarak görülmüştür. Bu duruma göre en düşük aritmetik ortalama  =3,0655 ile anasınıfı öğretmenleri, =3,2000 ile anaokulu öğretmenlerine aittir. Öğretmen görüşlerinde de programın etkinlik temelli olduğu, öğrencilerin yeteneklerini geliştirmeye yönelik kazanımların seçilmesinin öğretmenlere ait olduğu ve aynı kazanımların birçok defa alınabilmesinin öğretmenin uygulamada kolaylıklar sağladığı ifade edilmiştir.


Sorun olarak en yüksek değeri =4,6726 ortalama ile “Okul öncesi eğitim kurumlarının önemi konusunda ailelerin yeterli bilgiye sahip olmamaları bir sorundur” yargısı “tamamen katılıyorum” düzeyinde almıştır. Bu durum okulöncesi eğitimde ailelerin bilinçlendirilmesinin önemini ortaya koyması açısından önemlidir. Bu sonuç, Kerem ve Cömert(2005) tarafından yapılan “Okul Öncesi Eğitimin Sorunları ve Çözüm Önerileri” araştırması tarafından da desteklenmektedir.  Bu araştırma sonucuna göre öğretmenler 3.sırada en önemli sorunu ana-baba eğitimi olarak belirlemişlerdir.


“Okul öncesi eğitim kurumlarının çocuklar için bakım yeri olarak görülmesi,”  “Okul öncesi eğitim kurumlarının, çocukların gelecekteki kişilik temellerinin oluşmasına hizmet edeceğine olan toplum inancının zayıflığı,”    “Okul öncesi eğitim kurumlarına alan uzmanları tarafından rehberlik hizmetleri verilmemesi,” “Okul öncesi eğitim kurumlarında sınıf içi donanım eksikliği,” “Okul öncesi eğitim kurumlarında, okul bahçesinin öğrenci faaliyetlerine uygun olmaması”  “tamamen katılıyorum düzeyinde en yüksek ortalamayı alan diğer sorunlardır.


Okul öncesi eğitim kurumları öğretmenlerine diğer öğretmenlere göre daha düşük sosyal bir değer atfedilmesi, sınıf öğrenci sayılarında standartlara uyulmaması,  aileler için gerekli eğitim faaliyetleri konusunda yetersiz kalınması,  okul öncesi eğitim kurumları koşullarının  0-6 öğrenci  ve ruhsal  yapısına uygun olmaması, rehberlik hizmetlerinin  verilmemesi , üniversitelerde alınan eğitimin ve üniversitelerdeki öğretim elamanlarının yetersiz olması, okul öncesi eğitim kurumlarının denetiminin alandan gelen yeterli denetmenlerce yapılmaması, okul öncesi eğiitm kurumlarının özürlülere yönelik fiziki ve sosyal düzenlemelerin yapılmaması sorunları “katılıyorum” düzeyinde değerlendirilmiştir.


Tablo 5 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Okul Türlerine Göre  t Testi Sonuçları

Okul Türü           n                  X                  ss                     sd                       t                       p

Anasınıfı             150          80,96          11,13                 196                1,67            .589

Anaokulu              48          77,93            9,95

P<0,05

 

Tablo 6 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Atanma Şekillerine Göre  t Testi Sonuçları

Okul Türü             n                X                  ss                  sd                          t                       p

Kadrolu                               98          83,51               9,52              189                 4,32                  .094

Usta Öğretici        93          77,96           10,92

P<0,05

 

Tablo   2  ve  3’ de görüldüğü gibi  anasınıfı ve anaokulu öğretmenleri arasında okulöncesi eğitimin sorunlarına ilişkin görüşlerde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Aynı şekilde atanma kaynağına göre de kadrolu öğretmenlerle usta öğreticilerin görüşleri arasında da anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Usta öğreticilerin kadrolu öğretmenlerle benzer düşünmeleri, özellikle çoğunluğu lise mezunu usta öğreticilerin okul öncesi eğitimin sorunlarına hakim olduklarını ortaya koymaktadır.

 

Tablo 7 Okulöncesi Eğitim Öğretmenlerinin Hizmet Yıllarına Göre   Varyans Analizi  Sonuçları

Okul Türü             Kareler Toplamı               Sd                          Kareler Ortalaması         F              p

Gruplararası          281,185                             4                               70,296                 ,585                ,674

Gruplariçi           23189,588                          193                          120,153

Toplam             23470,773                               197

P<0,05

 

Araştırma kapsamında hizmet yıllarına göre yapılan karşılaştırmalarda anlamlı bir fark bulunmamıştır.  Bu durum daha fazla hizmet  yılına sahip öğretmenlerle sisteme yeni giren öğretmenlerin sorunlara bakışları arasındaki benzerliği ortaya koymakla birlikte, öğretmenlerin ilerleyen zaman içerisinde sorunlarının değişmediği şeklinde yorumlanabilir.


Öğretmenlere uygulanan ankete ekli açık uçlu sorulara verilen cevaplar sonucunda,  çocuk istismarı, okulöncesi eğitimde Türkçe öğretimi, okul öncesi eğitimde bilgisayar ve oyun, okul öncesi eğitim kurumlarına öğretmen yetiştirmede üniversitelere ilişkin görüşler tespit edilmiştir.


Öğretmenlerden açık uçlu sorulara alınan cevaplardan elde edilen görüşler;

 

Okul öncesi eğitimde çocuk istismarına ilişkin görüşler:

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesine göre “Çocuğun yetiştirilmesinden sorumlu olanlar, bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanamazlar. Devlet çocuğu anne-babanın ya da çocuğun bakımından sorumlu başka kişilerin her türlü kötü muamelesinden korumak, çocuğun istismarını önlemek ve bu tür davranışlara maruz kalan çocukların tedavisini amaçlayan sosyal programlar hazırlamakla yükümlüdür” (Akt.Aral ve Gürsoy, 2001) denilmektedir. Okulöncesi dönemde de çocuğa zarar verecek eylem ve davranışlardan çocukları korumak amaçlanmaktadır.


Okul öncesi dönemde çocuk hakları ve çocuk istismarının en başında yayın organları gelmektedir. Televizyon programları, çocukların izledikleri zaman dilimlerinde çocuk psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.


Anaokulu ve anasınıflarında özellikle özel günlerde ve sene sonu etkinliklerinde çocukların gösteri malzemesi olarak kullanılmaları, çocukların fiziksel ve psikolojik olarak hırpalanmalarına neden olmaktadır. Program esnasında, zorlanarak bazı hareketleri ve oyunları sergilemek zorunda olan çocukların psikolojik olarak olumsuz etkilenebilmektedirler. Çocuğun doğallığı ve özgürlüğü  bu durumdan zarar görebilmektedir. Aral’ın(2001) yaptığı çalışmada çocukların % 65.72’sinin anne ya da babası tarafından fiziksel istismar edildiklerini belirlemiştir Çocuk ihmal ve istismarı kapsamlı bir olgu olmasına karşın çocuğa yönelik istismar kapsamında fiziksel istismar ön plana çıkmaktadır. Tablo 1 de görüldüğü gibi, okulöncesi öğretmenler ifadelerinde en çok aile içi şiddet konusunda çocukların istismara maruz kaldıklarını belirtmişlerdir.


Yeterli eğitim almadan okulöncesi eğitimde görevlendirilen öğretmenler, çocuklar için bir başka istismar konusu olarak görülmektedir. Bilinç gelişiminin en önemli yaşlarında çocukların, yeteri kadar eğitim almamış sadece çocukların bakım sorumluluğunu üstlenebilecek  kişilerin görevlendirilmesi, çocuk gelişimi açısından olumsuzluklar yaratabilecektir.


Tablo 8  Çocuk istismarına ilişkin görüşlerde en çok tekrar edilen sorunlar

Görüşler

frekans

Aile içi şiddet

58

Okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması

24

Eğitimsiz aile

16

Öğretmenlerin eğitimsel yetersizliği

12

Zorunlu yıl sonu gösteri çalışmaları

10

Televizyon programları

8

Ayrılmış eşler

4

Oyun alanları eksikliği

4

Cins ayrımcılığı

3

 

Görüşlerine yazılı olarak başvurulan 95 öğretmenden 34’ü çocuk hakları ve çocuk istismarı konusunda hiçbir görüş belirtmemişlerdir. Yukarıda ifade edilen görüşlerden “aile içi şiddet”, öğretmenlerin, “öğretmenlik formasyonu eksikliği”  ve “okulöncesi eğitimin zorunlu olmaması” çocuk istismarı açısından önemli görülmektedir.


Okul öncesinde Türkçe öğretimine ilişkin görüşler:


Çocukların ailelerinden getirdikleri dil bozuklarını okul  ortamında düzeltmek zaman almaktadır. Ancak, bu dönemde verilen İngilizce eğitim öğrencilerin Türkçe dil etkinliklerini olumsuz etkileyebilmektedir. Öğretmenlerin yetersin Türkçe telaffuzu öğrencilerin dil becerilerin gelişmesine olumsuz  etki yapmaktadır. Öğretmenlerle velilerin çocuk dil gelişimi konusunda sürekli iletişim içinde bulunması, özellikle velilerin Türkçe’yi doğru kullanma konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuda aileler, evde çocuklarıyla olan ilişkilerinde çocuğun okulda geliştirdiği dil becerilerini destekleyici davranışlarda bulunması gerekmektedir.


Tablo 9 Okul öncesinde Türkçe öğretimine ilişkin görüşlerde en çok tekrar edilen sorunlar


Görüşler

frekans

Ailelerin şiveyle konuşmaları

86

Ailelerin okuma alışkanlıklarının olmayışı

31

Okul Aile  işbirliği eksikliği

27

Drama eğitimi eksikliği

15

 

Ailelerin şive farklılığı ve bozukluğu okul öncesi dönemde çocukların aynı ortam da birbirlerinden etkilenmelerine neden olarak bütün çocuklarda Türkçe dil etkinliklerinin amacına ulaşılamamasına neden olabiliyor. Öğretmen görüşlerinde yer verilen ailelerin dil etkinlikleri konusunda çocuklarını okul programlarına uygun olarak desteklemeleri gerektiği en çok vurgulanan noktalardan biridir. Okullarda ve AÇEV aracılığı ile annelere verilecek Türkçe güzel konuşma kurslarının sorunu aşabileceği vurgulanmaktadır. Öğretmenlerin drama eğitimi konusundaki eksiklikleri ve bu eksiklikten kaynaklı olarak öğrencilerine drama eğitimi verememeleri çocukların Türkçe dil gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Türkçe dil çalışmalarını desteklemek amacıyla, öğrencilere hikaye okuma, şiir ezberletme, tekerleme ezberletme, tiyatrolara götürme gibi etkinliklerin Türkçe dil  becerilerini artırabileceği öğretmenler tarafından ifade edilmektedir.


Okul öncesi eğitimde bilgisayar-oyun  konusuna  ilişkin  görüşler:


Etkili bir oyun ve eğitim aracı olarak bilgisayar günümüzde çocuklar için de gerekli bir araç olmuştur. Okulöncesi eğitim sınıflarında internete bağlı bilgisayarların olmaması ve öğretmenlerin bilgisayar eğitimi konusunda yetersiz olmaları öğrencilerin yeterli bilgisayar eğitimi almalarını engellemektedir. Bazı öğretmenler bilgisayarların kitabın yerini aldığına dikkat çekerek okul öncesi eğitimde ikinci planda olması gerektiğine işaret etmişlerdir. Çocukların hayal güçlerinin ve el göz koordinasyonlarının gelişimi için oldukça yararlı bulunmaktadır. Çocuğun oyun ihtiyacının bir bölümü de bilgisayar aracılığıyla gerçekleşmektedir. Ancak, seçici olunarak eğitici oyunlar, filmler, oyunlaştırılmış  matematik işlemleri gibi bilgisayar oyunları tercih edilmelidir. Bilgisayarlar öğrenme aracı olarak değil de vakit geçirme çocuğu oyalama aracı olarak kullanılmamalıdır. Denetimli  belli bir süreyle sınırlı  ve seçilmiş programlarla verilen bilgisayar eğitiminin daha yararlı olacağı vurgulanmaktadır.


Tablo 10 Okul öncesinde eğitimde bilgisayar-oyun  konusuna ilişkin görüşlerde en çok tekrar edilen sorunlar


Görüşler

frekans

Bilgisayarların denetimsiz kullanımı

65

İnternet bağlantılı bilgisayar sınıflarının eksikliği

17

Öğretmenlerin bilgisayar kullanım  bilgisi eksikliği

12

Bilgisayarların kitabın yerini alması

4


Devamı için lütfen tıklayınız...

 


 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Designed by vonfio.de