| Eğitimle Bir Ülke Nasıl Yıkılabilir? |
|
|
| Yazar Medine KORKMAZ |
|
Eğitişim Dergisi. Sayı: 8. Ekim 2004. Bir ülkenin kalkınmasında temel unsur eğitimdir. Eğitim ” Belli bir toplumun varoluşunu ve ilerleyişini güvenceye bağlamak amacıyla üyelerine gerekli bilgi, beceri, düşünce ve davranış kalıplarını aktarması sürecidir ". (1)
Örneğin Japonya, sözü edilebilecek bir sanayi hammaddesine ve yer altı kaynaklarına sahip olmamasına rağmen bugün en gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Bu gelişimde en önemli etken ise insan öğesidir. İkinci bir örnek olarak da, İkinci Dünya Savaşı’ ndan yenik çıkan ve büyük kentleri önemli derecede hasar gören Almanya’ yı verebiliriz. Almanya’ nın kısa zamanda mucizevi bir şekilde kalkınmasında iyi eğitim görmüş halkı en büyük rolü oynar. Türkiye' de yaşanan 1960 Devrimi ve 12 Mart 1971 Müdahalesine sebep olan bunalımın en önemli etkenlerinden biri de Türk halkının büyük çoğunluğunun okuma yazma bilmeyecek kadar eğitimsiz olmasıdır. "Devlet" adlı eseriyle tanınan Platon: "Devlet içinde en kutsal ve mükemmel etkinlik eğitim etkinliğidir. Çünkü insanlar, yaratılışlarında hayvanların en evcillerinden sayılırlar. Bununla beraber onlar eğitim aracılığıyla canlıların en iyisi olabilirler (...) Buna karşılık sistemli bir eğitim görmezlerse hayvanların en ilkeli olmak eğilimine sahiptirler" (3) demektedir.
Madem ki eğitim bir ülkenin kalkınmasında bu kadar önemlidir, öyleyse toplumu meydana getiren bireyleri, 1.Aile içinde 2.Okul içinde 3.Toplum içinde olumsuz yönlerde eğiterek ülkeyi yıkmak mümkündür. Bunun için yapılması gerekenler aşağıda sıralanmıştır.
Özellikle gençlerin karşılaştıkları sorunlarla bahsedebilmeleri için ihtiyaç duydukları ilgi ve destek aileleri tarafından verilmezse, çareyi aile dışında arayabilir ve alkol, uyuşturucu gibi bataklıklara düşebilirler. Psikolojik ve biyolojik yönden sağlıksız bireylerden oluşan bir toplumun da gelişmesi düşünülemez. Okullardaki eğitimin bozulması için ise aşağıdakiler yapılmalıdır.
- İlköğretimi bozuk olan bir ülkenin orta ve yüksek öğretimi de bozuk olacaktır. Bu nedenle bütün bir eğitim düzeninin temelini teşkil eden ilköğretim kademesinin bozulması gerekir. - Devlet bütçesinin çok küçük bir miktarı eğitime yatırılmalı çünkü en karlı yatırım eğitime yapılan yatırımdır.
- Ülkedeki siyasal iktidar değiştikçe eğitim sistemi de ona göre değiştirilmelidir. Hükümetler kendi siyasi görüşlerine uygun olan eğitim sistemini ülkede uygulamalıdır. Kısaca eğitim sistemi, yaz-boz tahtasına çevrilmelidir.
- Eğitimle hiçbir ilgisi bulunmayan politikacılar, eğitim kuruluşlarına müdahalelerde bulunmalı, görevlerinde başarılı olan yöneticiler mümkün olduğu kadar kısa bir sürede yerlerinden uzaklaştırılmalıdır. - Okul yöneticileri seçilirken onların liderlik davranışı göstermelerine, iş ile insan ihtiyaçlarını dengelemelerine ve niteliği artırmalarına değil torpillerine bakılmalıdır. - Eğitim sistemi; vatanı ve milleti için çalışan, halka hizmet ruhuyla dolu, birlikte üretip birlikte paylaşmasını bilen, araştırıcı, sorgulayıcı, bilimin yolundan giden, ulusal ve evrensel değerlere saygılı, insancıl, duyarlı, ilerici niteliklerle donatılmış insanlar değil, emperyalist sömürü ve bağımlılığı savunan, kendi refah ve mutluluğunu düşünen, bireyci, ülke sorunlarına duyarsız ve ezberci insanlar yetiştirmeye yönelik olmalıdır.
- Ülkedeki ilgili bakanlık, eğitimde istenilen nitelikleri taşıyan öğretmenlerin yetiştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmamalıdır. Böylece bir makinenin ürettiklerini tek tek bozmaktansa makineyi bozmak daha kolay olacağından, öğrencileri yetiştirecek öğretmenlerin iyi yetişmemeleri sağlanmış olur. - Yetişmekte olan bir gencin çok geniş bir platformda toplumsallaşması gerekirken gelişme öğrenmeyi sadece adı ve işlevi ile sınırlayan okullar açılmalıdır. - Eğitimde verimi düşürmek için programlar daha çok geleneksel ve ezbere dayalı bilgileri içermeli, güncel, öğrencinin sorununu çözmeye dönük ve ilgisine yönelik bilgilere yer verilmemelidir.
- Okullara kayıt yapılırken devletin karşılamadığı giderleri öğrencilerden isteyerek, okullara ticarethane, öğrenciye müşteri, öğretmene tahsildar gözüyle bakılması sağlanmalıdır. - Öğretmen maaşları ne kadar az olursa, nitelikli insanların bu mesleği seçme ihtimalleri de o kadar azalmış olur.
- Kitap, dergi ve gazete okuma alışkanlığı bireylere kazandırılmamalı, okullarda sadece üzerinde "kütüphane" yazılı işlevsiz kapılar bulundurulmalıdır.
Bunların yanında bireyin içinde yasadığı toplumda da çeşitli bozulmalar gerçekleştirilmelidir. Örneğin, bilimle ve bilgiyle hiç bir alakası olmayan fakat çok kolay şöhret olan insanlar görsel iletişim araçlarıyla yeni yetişen bireylere model olarak sunulmalıdır. Ülkedeki televizyon kanalları tarafından; ilgi çekici gereksiz ve bos hatta psikolojik ve ahlaki yönden zararlı programlar sürekli yayınlanarak insanlar televizyon bağımlısı haline getirilmeli, bu şekilde insanların dünyadaki önemli gelişmelerden haberdar olmaları engellenmeli, dikkatleri başka yönlere çekilmelidir. (Ülkemizdeki Tele vole denilen program türleri gibi) Kaynaklar:
[1] DOGAN, İsmail (1997), Değişen Türkiye de Bilim ve Kültür, Ankara imaj yayınevi [2] ÜSTÜN Ahmet (2002) Eğitim Üzerine, Ankara, Ütopya Yayınları
[3] DOGAN, 1997:119,A.g.e |






Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.