| Siyaset Yap(a)mamak |
|
|
| Yazar Özgür ÖZTÜRK |
|
Siyaset deyince insanın aklına hemen hükümet, muhalefet devlet gibi terimler geliyor. Oysa siyaset yaşamın ta kendisidir. Futbol, tüccarın çevirdiği dümenler, müteahhit, öğretmen, belediye başkanı, öğrenci, ev hanımı.. Kısaca hayata şekil veren her şey siyasettir. Yani yaşamdır. Birbirinden ayrı düşünmek bilimsel bir hatadır. Birbiriyle iç içe olan bu iki kavrama karşı nedense hayata sıkı sıkıya bağlıyken siyasetten de bir o kadar uzak durmaya çalışıyoruz. Ama uzak durmamız mümkün değil. Sadece kendimizi kandırıyoruz, araştırmıyoruz, sorgulamıyoruz ve ilgilenmiyoruz. 2000 Eylül ayında artık üniversiteyi kazanmıştım ve bir yandan tebrikler bir yandan da öğüt ve nasihatler peş peşe geliyordu. Hep bir ağızdan söylenen şey şuydu; ''siyasi olaylara karışma!'' Evet söylemek istedikleri şuydu; yönetenler daha iyi bilir, sen daha gençsin, maşa olarak kullanılırsın... Evet masum ve haklı gibi görünen tüm bu tavsiyeler aslında bir kabullenmişliğin, sinmişliğin ve vatan için bir şeyler yapmanın anlamsızlığını haykırmaktan başka bir şey değildi.
İnsan solucan olamaz ve yosun gibi tarafsız davranamaz. Korkuların üzerine gitmek ve korkuyu yenmekten başka hiç bir çıkış yolumuz yoktur. Ülkemizde onlarca sorun bizden yani bu ülkenin insanından çözüm yolları beklerken bizler köşelerimize çekilip bana ne diyemeyiz. Çünkü bir başka Türkiye yok! Bizler baş eğen bir millet olmadık ve önümüze duran tüm güçlükleri yenecek koşulların sahibiyiz. Tek ihtiyacımız olan ise birliktelik. Örgütlülük! Bu Cumhuriyet, açlığın, soygunun, ahlaksızlığın ve her türlü yozlaştırmanın yaşandığı bir yer olmamalı.
Yapacağımız her şey zulmedenlerin düşlerini karabasanlara çevirmek için yapacağımız her şey özgür ve bağımsız bir ülke için! Peki ne dersiniz, buna değmez mi?
|






Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.