| Tarihe Yeniden Bakmak |
|
|
| Yazar Dr. İkram ÇINAR |
|
Kaynak: Çınar, İkram. 2004. "Tarihe Yeniden Bakmak." Eğitişim Dergisi. Sayı: 5. (Ocak 2004)
TARİHE YENİDEN BAKMAK Dr. İkram Çınar
Tarihin Çağlara Ayrılarak İncelenmesi
Geçmiş, geleceğe yön verir. Geçmiş nasıl yazılırsa yetişen kuşaklar o geçmişe bakarak geleceğin doğrultusunu çizmeye çalışırlar. Başka deyişle nasıl bir gelecek tasarımı yapılmışsa, ona göre bir geçmiş yazılır. Bu anlaşılabilir bir durumdur. Perşembenin nasıl olmasını istiyorsanız ona göre bir Çarşamba düzenlerseniz yetişen kuşaklar büyük ölçüde verilen doğrultuda yollarına devam ederler ve tasarım gerçekleşir. Tasarımın gerçekleşmesi yetişen kuşaklara yüklenen paradigmaya ve onun niteliğine bağlıdır.
Paradigma: Dünyaya nasıl bakılması gerektiği konusunda bir takım önerme ve tezler... Aldığımız eğitim ve deneyimler sonucu kazandığımız bakış açısı... Farkına varmadan taktığımız psikolojik bir gözlük...
YAKINÇAĞ 1789- .........?
Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışının batılılar için anlamı olabilir ama sözkonusu olan tüm insanlık tarihini bilimsel olarak açıklamak ise “Batı Roma’nın yıkılışının Pigmeler, Amazon yerlileri, Peştunlar ya da Tatarlar için nasıl bir dönüşüme yol açtığını açıklamak” zorunluluğu vardır. Benzer soruları diğer çağların başlangıç ya da bitişleri için de sorabiliriz. Üstelik böylesi bir açıklama devletler ya da hanedanlar tarihi açısından açıklayıcı olsa bile uygarlık tarihi bakımından yeterli değildir. Ayrıca “yakın çağ” bir türlü bitmek bilmemekte, geleceğe yönelik kestirimde bulunmamıza olanak sağlamamaktadır.
Bu yaklaşıma göre;
? Hangi sınıflama ufkumuzu açar
Aşağıda Toffler’in üç dalga yaklaşımı ele alınmakta ve tarihsel sınıflama yapılmaktadır. Yaklaşıma göre üç büyük teknolojik buluş tüm toplumsal yapıları, kültürleri, değerler sistemini baştan aşağı değiştirmiştir. Bunlar ve yol açtıkları gelişmeler aşağıda sıralanmıştır. Bunlar yapılırken bir teknolojik determinizme düşmemek için uygarlık tarihi de göz önünde tutulmalıdır. Örneğin karasabanın, buharlı makinenin ya da bilgisayarın bulunuşunu tetikleyen ekonomik, siyasal, kültürel ... mekanizmaların neler olduğu bilinmelidir.
Yaşama biçimi: Göçebelik, küçük gruplar, aşiretler Önderler: Büyücüler, Şamanlar, Kâhinler, aşiret şefleri İşbölümü: Kadın-Erkek Eğitim: Yaygın eğitim, ailede ve çevrede Enerji: İnsan enerjisi İletişim: İşaretler ve konuşma
İnsanlık bu koşullarda yaşayıp giderken, muhtemelen ateşin bulunuşunun da etkisiyle karasaban keşfedilmiştir. Karasaban ilk dalgaya yol açmıştır: Tarım toplumu ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki gelişme ve değişmeler karasabanın devrim yaratan sonuçlarıdır.
(Geleneksel Toplum) Karasabanın bulunuşuyla başlar. (-6000)
Temel üretim etkeni: Toprak Temel yerleşim birimi: Köy Yaşama biçimi: Yerleşik yaşam (tek tanrılı dinlerin yayılması, geleneklerin ortaya çıkışı) Dünya görüşü: Geleneklerin belirlediği durağanlık İdeoloji: Teosantrik, ümmetçilik, erkek egemen düşünüş. Önder: Din adamları, ulema, aristokratlar (doğumdan kazanılan yetki) Eğitim: Yaygın eğitim, dinsel örgün eğitim (isteğe bağlı) seçkinlerle sınırlı formal eğitim İşbölümü: Soylular, Askerler, Köleler ve Serfler (maraba) Değerler: Dindarlık (tasavvuf), namus (=kadın) Aile tipi: Geniş aile (çok eşlilik), kadının itilmişliği Güvence: Aile Enerji: Doğal (insan, hayvan, rüzgâr) İletişim: Söz ve Yazı
Sanayi Toplumu (Modern Toplum) Buharlı makinenin icadı ile başlar. (1750-1950)
Reform, Rönesans ve Aydınlanma Felsefesinin birikimi sonucu ortaya çıkmıştır. Geleneksel düşünceden mekanik düşünceye geçilmiştir (Newton Fiziği).
Temel üretim etkeni: Sanayi, emek yoğun üretimden teknoloji yoğun üretime geçiş Temel yerleşim birimi: Kent Yaşama biçimi: Kentlileşme Dünya görüşü: Aydınlanma, akılcılık, bilimsellik (pozitivist), laiklik, ulus devlet İdeoloji: Kapitalist ve sosyalist temsili demokrasi, güçlü merkeziyetçilik Önder: Bilginler, örgüt (sendika, dernek, parti) liderleri Eğitim: Yetişkinlikte tamamlanan kitle eğitimi (zorunlu) İşbölümü: Kapitalistler, İşçiler, hizmet sektörleri, bilimsel işbölümü (bürokrasi), uzmanlaşma Değerler: Değişme ve yenileşme, rekabet, tasavvufun ayak bağı olması, laiklik, ulusçuluk, eşitlik, özgürlük, insan hakları, temsili demokrasi, kalkınma, rekabet, verimlilik, tutumluluk Aile tipi: Çekirdek aile, kadın haklarında gelişmeler, güvence; aile ve sigorta Güvence: Aile ve sigorta Enerji: Petrol, kömür Öncü Bilim: Fizik, kimya İletişim: Basın, televizyon Sorunlar: Büyük savaşlar, işsizlik, grevler, dikta rejimleri (faşizm, komünizm), yabancılaşma, bunalım, hazcılık, sınıflar arası farkın büyümesi, terör
Yukarıdaki değişme ve gelişmelerin genel adı “modernleşme” olarak da bilinir. Atatürk’ün 20’li yıllarda Türkiye’de yaptığı devrimlere bu açıdan bakıldığında, Atatürk ilke ve devrimlerinin anlamı daha iyi kavranabilir. Atatürk, bir tarım toplumu olan Türkiye’yi modern toplum haline getirmek için gereken düzenlemeleri yapan kişidir. Bu açıdan bakıldığında aşağıdaki bilişim toplumunu da görünce “Atatürk ilke ve devrimlerine artık ne gerek var” sorusu sorulabilir. Ancak bilinmelidir ki tarım toplumundan modernliği atlayarak bilişim toplumuna geçilemez.
Bilgisayarın bulunuşuyla başlar. 1950- Mekanik düşünceden kuantum düşünce ve teknolojisine geçiş (Kuantum Fiziği) önemli bir belirleyicidir.
Ekonomi: Bilgi ekonomisi, Temel üretim etkeni: İnsan sermayesi (bilgi), Üretim araçları: Robotlar ve nanoteknoloji Yaşama biçimi: Kentli, aykırı yaşam biçimleri Dünya görüşü: Büyük anlatıların çöküşü, çokkültürlülük, postpozitivizm, küreselleşme, sermayenin küreselleşmesine karşı ulusçuluk İdeoloji: Eğitim: Kitle eğitimi (zorunlu), yaşam boyu eğitim (zorunlu) İşbölümü: Bilişimciler, medya, hizmet sektörleri, adhokrasi, teleiş, Değerler: Hızlı değişme, rekabet, eşitlik, özgürlük, bireyin hakları, zaman, yaratıcılık, işbirliği, özdenetim, hazcılık, ahlak, çevrecilik, kalite, özgerçekleştirim, ademi merkeziyetçi yönetim, doğrudan demokrasi (sanal demokrasi) Aile tipi: Çekirdek ailenin parçalanması ya da daha güçlenmesi, kadın egemen düşüncenin ağırlığı, Enerji: Doğal (güneş, rüzgâr), nükleer İletişim: Elektronik ağ Öncü Bilim: Kuantum elektroniği, moleküler biyoloji, çevre bilimleri
Sonuç
UYARI: Eğitişim Dergisinden yapacağınız her türlü alıntı için kaynak belirtmeniz ve sayfaya bağlantı vermeniz gerekmektedir. Yazıları bütün olarak kendi sayfanızda yayımlamanız yasaktır. Ancak, başlık ve bazı küçük alıntılarla, yazının tanıtımını yapabilir ve "Devamı için TIKLAYIN!" diyerek, konuklarınızı bu sayfaya yönlendirebilirsiniz.
|






