headerimage
Uyumsuz Çocuklar ve Sınıf Yönetimi Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 26
ZayıfMükemmel 
Yazar Mukaddes SARIBAŞ   

Eğitişim Dergisi, Sayı 2. Haziran 2003

UYUMSUZ ÇOCUKLAR VE SINIF YÖNETİMİ

 

Mukaddes Sarıbaş

 

GİRİŞ

 

Bazı çocuklar, elinde olmayan sebeplerle başkalarıyla anlaşmakta zorlanır, uyuşmazlığa düşer, onlardan farklı davranır, problem çıkarır ve mutsuz olur. Çevreyi de olumlu veya olumsuz etkiler. Toplumun ve bireyin mutluluğu uyumla örtüştüğü için bu durum toplum içinde birey için de mutsuzluğa yol açar.

 

Uyumsuzluk; biyolojik, psikolojik, sosyo-ekonomik, fiziksel, bedensel, kalıtımsal ve eğitimsel kaynaklı olabilir. Problemli davranış ilerlemeden evvel alınacak tedbirlerle uyumsuzluk önlenebilir.

 

Sınıf yönetimini etkili kılmak için öğretmenin, uyumsuz çocuklarla özellikle ilgilenmesi gerekir. Bunun için öğretmenin yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz; öncelikle uyumsuz çocukların sınıflandırılması hakkında bilgi edinilmeli, uyumsuz olduğu düşünülen çocukta sınıflandırılmış davranışların belirtilerinin görülüp görülmediği gözlenmeli, bazı özel yöntemlerle ve çevredekilerin yardımıyla teşhis konulmalı, uyumsuz davranışların nedenleri araştırılmalı ve sonuç olarak bu davranışları düzeltme yolları izlenmelidir. Yani uyumsuz çocuklar için elden geldiğince özel eğitim programları hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

 

1. UYUMLU VE UYUMSUZ ÇOCUKLARIN TANIMI

gidişe ayak uyduranlar uyumlu, uyduramayanlar uyumsuz...

 

“Bütünün parçaları arasındaki ahenk” uyumun sözlük anlamına yakın bir tanımlamadır. İnsan organizmasının uyumunu ele aldığımızda onun biyolojik uyumlu konumuzu pek fazla enterese etmez. Bizi ve konumuzu bağlayan onun sosyal uyumu yani çevresindeki insanların isteklerine uygun davranıp davranamadığıdır.

 

Sonuç olarak uyum; bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliği ve içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilmesi ve sürdürebilmesidir (Çağlar, 1981, Sayfa: 12). Yani birey hem kendisiyle hem de çevresiyle uyumlu bir ilişki içinde olmalıdır. Bu vasıflara sahip kendisiyle ve çevresiyle ahenkli ilişkiler kurabilen çocuklar içinde “uyumlu çocuklar” diyebiliriz.

 

“Uyumsuz çocuklar” Kendi benliği ile ve çevresiyle dengeli ve etkili ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmede güçlük çeken, bu yüzden gelişimleri sekteye uğrayan ve çevresindekilerin olağan ilişkileriyle düzeltilemeyen davranış kalıplarına sahip olan çocuklardır(Çağlar, 1981, Sayfa: 13).

 

 

2. UYUMSUZ ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ

Uyumsuz çocuklar için, antisosyal, anormal, davranış bozukluğu olan çocuklar gibi çeşitli kavramlar kullanılmaktadır. Bunlar daha ziyade bütün uyumsuzluğu anlatan kavramlardır. Bazen de hepimizin kullandığı serseri, kavgacı, dengesiz, ters gibi belirgin bir uyumsuzluğu temsil eden kavramlar kullanılır. Yani problemli çocuklar uyumsuz davranışlarını temsil eden kavramlarla etiketlenir.

 

Problemli çocuklar, fazla asabiyet, huzursuzluk, rahatsızlık, okula ilgisizlik, akademik çalışmalarda başarısızlık, aşırı kıskançlık, aşırı hırslılık, dikkatsizlik, öfkelilik, utangaçlık, korkaklık, güvensizlik, duygusallık, hassaslık gibi davranışlar gösterebilirler. Elbette bu davranışları normal insanlarda da gözlemlemek mümkündür. Sorun bu davranışların ciddi anlamda süreklilik göstermesidir. Uyumsuz çocuklarda bu davranışların bazıları ya da çoğu süreklidir.

 

 

3. SINIFTA UYUMSUZ ÇOCUKLAR

Davranış bozukluğu olan çocukların okul çağındaki oranı yapılan araştırmalarca % 1-2 olarak saptanmıştır. Bu çocukların elden geldiğince özel eğitim görmeleri gerekir. Bunda en önemli rol öğretmene düşer. Öğretmen uyumsuz davranışlar hakkında bilgi sahibi olmalı, uyumsuz çocuklar için neler yapabileceği konusunda kendisini geliştirmiş olmalıdır ki bu çocuklar topluma kazandırılabilsin, sonları iyi olsun. Uyumsuz davranışlar ve yapılması gerekenler hakkında yeterli bilgi ve beceriye sahip olan öğretmen önce çocuktan ziyade uyumsuz davranışlar üzerinde durmalı, gerekli sınıflandırmayı yapmalıdır. Sonra uyumsuz çocuğu adeta incelemeye tabi tutmalı, çocuğu tanımalı, onunla ve çevresiyle ilişki kurmalı, bazı yöntemler (testler, teknikler vs.) kullanarak gerekli tanı ve teşhisi koymaya çalışmalı ya da bunun için yardımcı olmalıdır. Daha sonra hem çocuğu hem de uyumsuz davranışlarını bir bütün halinde ele alarak bu davranışların nedenlerini çevrenin ve çocuğunda yardımıyla bulmaya çalışmalıdır. Bu üç aşamayı geçtikten sonra, özellikle uyumsuz davranış çocukta tam olarak yerleşmemişse yani erken teşhis edilmişse, yeni ve uyumlu davranış oluşturma kolay olacaktır. Yani dördüncü aşamada sıra uyumsuz öğrencilerin eğitilmesidir.

 

Öğretmenin sınıf yönetimini etkili kılmak için, uyumsuz öğrenciler için nasıl bir yol izleyeceğini sonlara nasıl yaklaşacağını, onları nasıl eğiteceğini, yukarıda saydığımız dört aşamayı uzunca ele alarak yanıtlayabiliriz.

 

 

a) Uyumsuz Çocukların Sınıflandırılması

Öğretmenin, sınıftaki uyumsuz öğrencilerle karşılaşmadan evvel bu konuda onlar hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekir. Kişilerden ziyade genel davranışlar önemlidir. O nedenle aşına olunması gereken bir konu uyumsuz öğrencilerin nasıl sınıflandırıldığıdır.

Ülkemizde yürürlükte olan Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Yönetmeliğindeki sınıflandırmada uyumsuz çocuklar;

-  Duygusal bozukluğu olan çocuklar

-  Sosyal uyumsuzluğu olan çocuklar

-  Kültürel yoksunluğu olan çocuklar

-  Korunmaya muhtaç çocuklar

Olmak üzere dört kategoriye ayrılmıştır.

Daha belirgin ve daha anlaşılır olduğunu düşündüğüm kategorilendirmeyi ise Atalay Yörükoğlu ve Doğan Çağların sınıflandırmaları ile temellendirerek yapmaya çalışacağım.

 

1- Antisosyal Davranış Gösteren Çocuklar: Bunlar için davranış bozukluğu olan çocuklar demekte mümkün. Çocuğun çeşitli nedenlere bağlı olarak iç çatışmalarını davranışça yansıtması sonucu ortaya çıkmaktadır. Çevre veya kendi benlikleri nedeniyle suça yatkın olan evden, okuldan, işten kaçan, hırsızlık yapan çocuklarıdır.

 

2- Alışkanlık ve Yanlış Eğitim Problemi Olan Çocuklar: Özellikle çocukluk döneminde sıklıkla görülen parmak emme, tik, altını ıslatma, yalan söyleme gibi alışkanlıkları ile ilgili problemleri olan çocuklardır.

 

3- Duygusal Gelişimle İlgili Problemi Olan Çocuklar: Bu gruptaki çocuklarda sorun çevreden ziyade çocuğun kendisini rahatsız eden problemlerdir. Kaygılar, korkular, saplantılar, düşünceler, uyku bozuklukları, sinir, kapris, kıskançlık, düşmanlık, gaddarlık, utangaçlık bu sorunlardan bazılarıdır. Bu belirtileri gösteren çocukların çevre ile ilişkileri çok bozuk değildir. Ancak güvensiz, kararsız, gergin öfkeli vs. çocuklardır.

 

4- Gelişim Bozukluğu Olan Çocuklar: Bu çocuklarda uyumsuzluğa neden olan anormal gelişimler görülür. Bunlar daha ziyade bedensel nedenlerden kaynaklanır. Salaklık, konuşma güçlüğü, okuma-yazma güçlüğü gibi.

 

5- Ağır Ruhsal Bozuklukları Olan Çocuklar: Bu gruptaki çocuklarda ileri derecede uyumsuzluk olarak nitelendirilen ruhsal hastalıklar görülür. Şizofreni, paranoid, depresyon gibi.

 

6- Cinsel Problemi Olan Çocuklar: Bazı cinsel sorunları olan çocuklardır. Mastürbasyon, narsizm, röntgencilik, homoseksüellik, biseksüellik, fetişizm, teşhircilik, mazoşizm, sadizm eğilimleri görülebilir.

 

Uyumsuz çocukların sınıflandırmasını bu şekilde altı başlıkta ele aldıktan sonra ilerdeki konularımızda bu gruplardaki çocukların ne şekilde eğitilmesi gerektiği üzerinde duracağım.

 

b) Sınıftaki Uyumsuz Çocukların Tanınması ve Teşhisi

Uyumsuz çocukların mümkün olduğunca erken tanınması uyumsuzluğun önlenmesi açısından önemli bir gelişmedir.

Sınıftaki uyumsuz çocuklar için öğretmenin yapması gereken ikinci aşama, yukarıda yaptığımız sınıflandırmaklardan hangisine dahil edilebilecek belirti ve davranışların bu şüpheli öğrencilerce sergilendiğidir. Bunu da saptadıktan sonra öğretmen artık birebir uyumsuz olduğu düşünülen çocuk üzerinde durmaya başlamalıdır. Diğer özür gruplarında erken teşhis çok önemli olamayabilir. Ancak uyumsuz çocuklar için bu çok önemlidir. Uyumsuz davranışlar ne kadar erken teşhis edilirse düzeltilmesi o kadar kolay ve olumlu olur. Çünkü gecikme uyumsuz davranışı pekiştirir, kronikleştirir. Bu da hem birey hem toplum için kayıptır. Eğitim önlemlerinin etki sınırı içindeyken uyumsuz davranışları dikkate almak ve düzeltmek gerekir. Çocuk 0-4 yaş arası evde uyumsuz davranışlar sergilerse çocuk psikiyatrisine götürülmelidir. Okul döneminde ise öğretmen ve uzmanlar bu konuda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmalı ve gerekirse aile ile işbirliği içinde sorunun saptanmasına ve çözülmesine çalışmalıdır.

 

Teşhis için özellikle öğretmenin çok şansı vardır. Sınıf içindeki öğrenciyle en çok ilişki içinde olan, bunları tespit edebilecek nitelikte yetişmiş olmanın da getirisiyle, öğrenciyi yeterince tanıyan öğretmen birçok yöntem kullanarak da bu teşhisi yapabilir. Sınıf içinde toplu veya bireysel çeşitli tarama, yoklama, derecelendirme teknikleri ve araçlarını kullanabilir. Özellikle toplu tarama yöntemleri öğretmen için uygulaması da kolay olan bir yöntemdir. Bazı testler uygulayabilir, kişilik testleri, cümle tamamlama testleri gibi.

 

Öğretmen sınıfta uyumsuz olduğunu düşündüğü çocuk ya da çocuklar üzerinde titizlikle çalışmalarını sürdürdüğünde, kanaatleri, psikolojik test veriler, eğitim testleri verileri, akran ve diğer öğretmenlerden toplanan veriler, kişilik envanterleri ve testleri ile toplanan veriler, cümle tamamlama testi, öğrenci derecelendirme ölçekleri verileri ve sonucu uyumsuzluğundan şüphe edilen çocuğun teşhisi öğretmence konulabilir. Daha ileri derecede çalışmalar için bireysel ve çok yönlü incelemelere tıbbi teşhis, psikiyatrik ve psikososyal teşhise başvurulabilir.

 

Sınıftaki uyumsuz çocukların teşhisine yardımcı olabilecek iki yöntemden bahsetmek istiyorum. İkisi de uygulanması kolay ve öğretmen için oldukça yardımcı olabilecek yöntemlerdir.

 

Birincisi davranış derecelendirme ölçekleri. Uyumsuzluğu saptamada önemli bir yöntemdir. Ancak tek dayanak olamaz. Öğretmen tarafından öğrencilerde gözlenip betimlenecek davranışlar belirlenip buna göre bir davranış derecelendirme ölçeği hazırlanabilir. Belirlenen davranışlar, az-orta-çok, iyi-orta-kötü gibi derecelere bölünür, her dereceye sayısal bir değer verilir. Sonuçları kaydetmek üzere sonuç kayıt çizelgesi hazırlanır. Çocuğun bu davranışlarda gösterdiği genel seviye sürekli izlenimler sonucu belirlenir ve derecelendirilir. Öğretmenin bu ölçeği özenle hazırlaması ve uygulamada objektif olması gerekir.

 

Öğretmenin, uyumsuz çocukların ilk tanınması için kullanabileceği ikinci bir yöntemde cümle tamamlama testidir. Bu testi de yine öğretmen kendisi sınıftaki öğrencileri özellikle uyumsuz olduğunu düşündüğü öğrencileri baz olarak hazırlayabilir. Öğrenci hakkında içsel ve dışsal birtakım davranışlarının nedenlerini veya bilinmeyenleri açığa çıkarmada etkili bir yöntemdir. Etkili ve kendisine yardımcı olabileceğini (ipucu verebileceğini) düşündüğü kritik bazı kelimelerle başlayan cümlelerin sonu boş bırakılarak hazırlanır. Öğrencilerin bu yarım bırakılan cümleleri kendilerine göre tamamlamaları istenir. Örneğin;

Babam ......

Okuldan .........

Arkadaşlarımla birlikte ..................

Bence .............

Evde olmak ...............

Annem benim için .....................

İnsanları ................

 

Şeklinde yarım cümleler hazırlanabilir. Daha sonra bu testler dikkatle okunup incelenerek çocuk hakkında önemli veriler toplanabilir.

Derecelendirme ölçekleri, cümle tamamlama testleri dışında öğretmen uyumsuz çocukların teşhisi için, sınıf resimleri, sınıf oyunları, öğrenci tarama listesi, kendi hakkında düşünceleri, kendi kendini test etme gibi yöntemleri daha önce saydığımız birçok yöntem ve araçlara ek olarak kullanabilir.

 

c) Sınıftaki Uyumsuz Davranışların Nedenleri

Bireye göre her davranışın bir nedeni vardır. Biz anlayıp anlamlandıramasak ta eylemi gerçekleştiren kişice bunun bir gerekçesi vardır. O halde bizim uyumsuz diye nitelendirdiğimiz davranışlarında uyumsuz çocukça bir açıklaması vardır. Uyumsuz davranış ortaya çıkmasına sebep olan nedenler Doğan Çağlar’a göre;

-  Kalıtım

-  Bedensel nedenler

-  Temel ihtiyaçların doyurulamaması

-  Çevre ve sosyo-ekonomik etmenler ve

-  Yanlış eğitim’dir.

Uyumsuzluğun nedenleri araştırılıp, bulunup uyumsuzluk kontrol altına alındığında sorun ortadan kalkabilir.

 

Sınıftaki uyumsuz davranışlar sınıf yönetimini olumsuz etkiler. Hem öğretmen, hem diğer öğrenciler, hem işlenen konu, hem de uyumsuz öğrencinin kendisi sonuçlardan olumsuz etkilenir. Sınıf yönetimini etkin ve olumlu kılmak için öğretmenin yapması gerekenlerden biri de sınıftaki uyumsuz davranışları ortadan kaldırmak veya bir şekilde uyumlu davranışlarla ikame etmektir. Bunu başarabilmek için başta saydığımız uyumsuz davranışların sınıflandırılması ve uyumsuz çocukların teşhisi aşamalarını geçtikten sonra çocuk ve sergilediği uyumsuz davranışlar bir bütün olarak el alınmalı ve davranışın nedenlerine inilmelidir. Uyumsuz davranışın çocukla birlikte ele alınmasının nedeni çocuğun etiketlenmesi değil, çocuğun hangi özellikleri onu uyumsuz davranışa yöneltiyor bunu  bulmaktır. Yoksa özünde çoğu çocuk uyumlu ve olumludur.

 

Yukarıda uyumsuz davranışların nedenlerini başlıklar halinde vermiştim şimdi bu nedenleri üzerinde duracak olursak;

 

Kalıtım: Uyumsuz davranışlar doğuştan getirilen bazı özellikler sonucu olabilir. Fazla asabiyet, duygusallık, inatçılık gibi. Ancak yapılan araştırmalar ve uzmanların görüşü uyumsuzluğun kalıtımsal nedenlerinin eğitim çevre gibi etkenlerle bertaraf edilebileceği yönündedir.

 

Bedensel Nedenler: Bedensel nedenler uyumsuz davranış sergilemede önemli derecede etkilidir. Çeşitli beden özürleri (görme bozukluğu, işitme bozukluğu, kamburluk, şaşılık, yürüme bozukluğu, çeşitli organ anormallikleri), hastalıkları (özellikle kronik ve bulaşıcı hastalıklar), bazı hormonal bozukluklar, kazalar ve şoklar bedensel uyumsuzluk nedenleridir. Bedensel uyumsuzlukları olan çocuklar bedenin diğer çocuklardan farklı olmalarından kaynaklanan uyumsuzluğun yanı sıra birde çevredekilerin onlara bedensel özürlerinden dolayı bakış açılarından kaynaklanan bir uyumsuzluk yaşarlar ki bu onlar için ilk uyumsuzluklarından daha önemlidir ve asıl uyumsuz olma nedenleri budur. Çoğu zaman çevredekilerce olumsuz karşılanmak uyumsuzluklarının asıl nedenidir. İnsanlık seviyesine erişmemiş insanlarca ve toplumlarca bu kusurlar çoğu zaman olumsuz karşılanmaktadır.

 

Temel İhtiyaçların Doyurulamaması: Her bireyin normal olarak yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli bazı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların en azından asgari düzeyde doyurulması şarttır. Biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlar yeterli derecede doyurulamayınca kişilerde uyumsuzluğa sebep olur. İhtiyaçların doyurulması halinde bu uyumsuzluklar ortadan kalkar.

 

-   Çevre ve Sosyo-Ekonomik Nedenler: Çocuk çevresinden ve çevresindeki insanlardan etkilenir. Onları sever veya sevmez. Sevdiklerine özellikle yönelir, onlardan etkilenir. Aile en etkili çevredir. Aileden alınanlar çok önemlidir. Çocuk çoğu şeyi ailede öğrenir. Daha sonra yakın çevre akraba ve arkadaşlar etkilidir. Çocuğun uyumlu veya uyumsuz davranışlar sergilemesine kaynaklık edebilecek ikinci bir güçtür. Yine çocuğun içinde bulunduğu aile ve çevrenin ekonomik ve sosyal durumu çocuğu etkiler. Okul ise çocuk için bir başka önemli çevredir. Bireysel farklar, gerekli rehberlik, öğretmenin tutumu önemlidir ve dikkat edilmesi gereken hususlardır. Aile, yakın çevre, arkadaşlar, okul ve sosyo-ekonomik etmenlerin olumsuzlukları çocukla uyumsuzluklara neden olabilir.

 

-   Yanlış Eğitim: Eğitim insanlarda doğru, olumlu ve uyumlu davranışın gelişmesini amaçlar. Planlı, programlı ve titizlikle verilmeyen eğitim tam tersi sonuçlar doğurabilir. Yanlış eğitim çocuklarda uyumsuz davranışların gelişmesinde önemli bir etmendir. Çocuklara uygun eğitim olanakları sunularak önce kendisi, sonra çevresi tanıtılmalıdır. Bu sayede çocuğun kendi yetenek ve imkanlarını bilmesi, çevresini ve toplumu tanıması ve dengeyi kurması sağlanmış olur. Kararlı, düzenli, doğru ve istikrarlı bir eğitim uyumsuzluklara neden olamayacağı gibi mevcut uyumsuzlukları da sona erdirir.

 

Uyumsuz davranışların nedenlerini bulmak ve irdelemek öğretmene, nedenlere uygun çözüm yolları geliştirmesi açısından yardımcı olacaktır. Uyumsuz çocuğun tanınmasının ardından uyumsuz davranışlarının nedeni de bulunduğunda geriye artık dördüncü ve son aşama kalıyor. Uyumsuz davranışın kaynağına inip uygun çözüm yolu geliştirmek, doğru eğitimi vermek ve yeni ve istendik davranışı çocuğa kazandırmak.

 

 

d) Uyumsuz Çocukların Eğitimi

Uyumsuz çocukların temel, özel istek ve ihtiyaçları dikkate alınarak uygun eğitim programı hazırlanmalıdır. Öğretmenin tekelinde sınıftaki uyumsuz çocuklar için yapılabilecekler ise sınıfta uyumsuz çocuklar için çocuğu merkez alan bir eğitim programı kullanılmasıdır. Sınıf yönetimini etkili kılmak için de bu şarttır. Önce engelleri ortadan kaldırmak sonra amaçlarını başarmak gerekir. Yani önce saydığımız ilk üç aşamayla uyumsuz davranışları ve çocukları tanımak, kaynağına inmek gerekir ki bu bilinenler sayesinde doğru yöntemlerle engelleri ortadan kaldırılabilsin ve amaçlanan eğitim bu çocuklara verilebilsin. Uyumsuz çocuklar üzerinde öğretmen gerekli incelemeleri yapıp doğru tespitleri edildikten sonra eğitimde varılmak istenen amaçlara ve bu amaları gerçekleştirmek için çocuğa gereken davranışları kazandırmaya yönelik uygun etkinlikleri belirlemelidir. Etkinliklerin içeriği, uygulamanın şartları, şartların uygunluğu, yöntem ve yaklaşımların doğruluğu ve çocuğun durumu hepsi bir bütün halinde uyumlu bir biçimde ele alınmalıdır. Öğrencinin yetenekleri, fiziki, zihni, sosyal, duygusal vs. olgunluk seviyesi ve kişilik özelliklerine uygun amaç, ilgi ve ihtiyaçları objektif olarak sağlanmalıdır. Çocuğun yaşadığı toplum ve çevre, uyumsuzluğunun nedenleri, bireysel farklılıkları dikkate alınmalıdır. Öğretilenler bir şekilde çocuğun özellikleri dikkate alınarak istek ve ihtiyaçlarına uydurulmalıdır. Çocuğun davranış bozukluklarının düzeltilmesi, akranlarıyla normal ilişkiler kurmasının sağlanması ve bu çocukların sınıfta sorun olmaktan çıkması gerekir.

 

Çocuk davranış bozukluğunun derecesine göre uyumsuzluk gösterir. Öğretmen de bu dereceyi göz önünde bulundurarak çocuğun gelişim seviyesine uygun onun için anlamlı olacak ders ve etkinliklerden çeşitli konuları çocuğun yararına sunmalı. Çocuğa yetenek sınırları içinde aşabileceği problem durumları yaratarak çalışmasını düzenlemeli, çeşitli konulara duyarlılık özendirilmeli. Sınıfta işbirliği içinde çalışmalar özendirilmeli. Çocuğa yapabileceği sorumluluklar verilmeli. Başkalarına yardım etme alışkanlığı kazandırılmalı, bunun için fırsatlar sunulmalı. Konuşma, okuma, yazma becerilerini yetiştirmesine yardım edilmeli. Pratik yapabilme imkanı sunulmalı. Doygunluk sağlayan motive edici çalışmalar için olanak sağlanmalı. İlgilerine göre seçme imkanı yaratılmalı. Programlar esnek olmalı. Her etkinlikte çocuk rahatlama, doyum ve boşalma olanağı bulmalı. Rehberlik hizmetleri sağlanmalı. Her çocuğun bireysel ihtiyaçlarının ahenkli şekilde sağlanmasına dikkat edilmeli. Çocuğu yenilimlerinden ve uyumsuz davranışlarından uzaklaştıracak etkinlikler düzenlenmeli ve bu şekilde çocuğun tahtayı silmek, bir şeyleri getirip götürmekle görevlendirilerek yerinden kalkma ihtiyacının yaramazlıkla değil olumlu işlerle doyurulmasını sağlamak. Bu etkinlikler uyumsuz çocuğun gerilimlerini azaltır ve normale dönemsine, yetenek sınırları içinde akademik gelişimini sağlamasına imkan verir. Ancak normalleştirme her uyumsuz çocuk için farklı etkinliklerle sağlanmalıdır. Örneğin üstün zekalı uyumsuz bir çocuğu uyuma zorlarken onu köreltmek yerine çocuğa uygun uyum yolları aranarak ve çocuğun zeka ve yetenekleri doğru yollara kanalize edilerek uyum sağlanmalıdır.

 

Uyumsuz çocukların eğitimi çok yönlü etkinliklerin birleşimidir. Uyumsuz çocukların eğitimi ve sınıfın yönetimi adına öğretmene düşen çalışmalar şunlardır:

 

Uyumsuz çocukların akademik gelişimlerinde genel öğretim metotları uygulanırken motivasyona dayanmak ve uygun şekilde öğretim yapmak gerekir.

Elden geldiğince bireysel ve grup için terapötik hizmetler verebilir.

Uyumsuz çocukların eğitim öğretimlerinde sanat ve iş çalışmalarının önemi büyüktür. Ham kendilerini ifade etme hem de geliştirme imkanı bulurlar. Bu tür çalışmalara yer verilmelidir.

Çevre terapisi çocuğun çevresiyle irtibat kurulmalıdır.

Sportif etkinlikler aracılığıyla eğitim ve terapi sağlanabilir.

Mülakat-görüşme teknikleri kullanılarak bu çocuklarla doğru zamanlarda görüşme yapılmalı, uygun önlemler alınmalıdır. Bunun için kapımız çocuğa hep açık olmalıdır.

Çeşitli boş zaman aktiviteleri uygulanarak düzeltilmeli sonra normal akademik eğitime geçilmelidir.

Bence uyumsuz çocukların eğitim ve öğretiminde en önemli görevli öğretmendir. Yeterli ilgi ve bilgi ile bu çocukların uyumlu hale gelmesine ve sınıfta sorun olmaktan çıkmasını sağlayarak hem uyumsuz çocuklar için hem de sınıf yönetimi adına çok önemli ve olumlu çalışmalar yapmış olacaktır.

 

 

KAYNAKÇA

 

BAŞAR, Hüseyin, Sınıf Yönetimi, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1999

ÇAĞLAR, Doğan, Uyumsuz Çocuklar-Eğitim, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara 1981

ÖZYÜREK, Mehmet, Sınıfta Davranış Değiştirme, Karatepe Yayınları, Ankara 1999

YÖRÜKOĞLU, Atalay, Çocuk Ruh Sağlığı, Özgür Yayınevi, İstanbul 1992

http://sirnakram.kolayweb.com/hbehic.htm

 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Designed by Dizaynom