|
|
Eğitişim Dergisi E-Eğitim, Bilim ve Sanat Dergisi Haziran 2009. Sayı: 23 ISSN 1307-1785 |
|
|
OKTAY MUALLİM Dr. İkram Çınar |
|
|
2007 yılının başlarıydı.
Oktay hocadan bir elmek aldım. Kısa bir özgeçmiş ve
bir de makale göndermişti. Eğitişim Dergisinde yayınlanmasını istiyordu. Hiç
tanımıyordum. Emekli olduktan sonra köşesine çekilip torunlarıyla vakit
geçirmek yerine bilimden kopmamaya çalışmasından etkilendim. Ama Eğitişim Dergisi
sosyal bilimler alanında yayın yapıyordu. Fizik ilgi alanıma girmiyordu, hele
ki astrofizik. Gerçi bilim felsefesi bağlamında kuantum okumalarım oluyordu
ama fizik yine de bana çok uzaktı. Makalesini okudukça hayran
kaldım. Farklı biriydi. Fiziği herkesin anlayabileceği kadar somutlaştırarak
yazıyordu. Bilimi ve Türkiye’deki bilim anlayışını sorguluyordu. Bilim
kültürünün, araştırmanın ve fizik öğretiminin zayıflığından şikâyetçiydi.
Ders kitaplarının yetersizliğinden de söz ediyordu. İyi yetişmemiş ya da
alanını iyi kavramamış bilim yazarlarının yazılarını okurken genellikle
pişmemiş yemek yediğimi düşünürüm. Oktay hocanın yazılarını okurken yemeğin
iyi bir aşçının elinden çıktığını düşündüm. Okuyucu onun yazılarında
bilgeliği hissediyor. Bu da sağlam bir bilimsel altyapısının olduğu ve
alanının zirvelerinde dolaştığını gösteriyordu. Böyle birisinden damıtılmış
bilgileri almamak ahmaklık olurdu. Üstelik kendisi alamasa bile öngörüleriyle
başkalarının Nobel ödülünü almalarına vesile olmuş ve yine üretmek isteyen
bir bilgine ortam sağlamak herkesin görevidir. Kendisiyle
karşılaşamadım. Birkaç kez telefonla konuştuk. Genellikle elmekle
yazışıyorduk. Kendisiyle Azeri ağzıyla konuşmam çok hoşuna gidiyordu. Ortak yazarlı olmayan
yazıları Azerbaycan dilinde oluyordu. Eğitimini Rusça almış ve genellikle
Rusça okuyup yazmış biri olarak Türkiye Türkçesi ile oldukça iyi yazıyordu.
Yine de onları Türkiye Türkçesine aktarmak gerekiyordu ve onu da ben
yapıyordum. Böylece daha bir anlaşılır olduğunu düşünüyorum. Yazılarını
çeviriden sonra kendisine gönderip onay alıp öyle yayınlıyordum. Ondaki bilgeliği görünce
bir fizikçi bakış açısıyla onu sosyal olayları değerlendirmeye teşvik etmek
istedim. Bir fizikçinin sosyal olayları yorumlaması ilginç olacaktı. Çok
değerli yazılar çıkardı. Hatta bunu sevdi. Evren, Evrenler, Allah ve İslam
yazılarından sonra laiklik üzerine birlikte bir kitap hazırlamayı önerdi. (Ne
yazık ki yoğunluğum sebebiyle ileri bir tarihte bununla ilgilenebileceğimi
söyledim ve erteledik.) Bu yazılarında bana kalırsa önemli teolojik
yaklaşımlar bulunuyor. Rusya ve Rus kızlarıyla evlenmek üzerine yazdığı
değerlendirme en çok okunan yazıları arasında. Oktay hocayı onu daha
yakından tanıyan meslektaşlarının anlatımına bırakmak istiyorum. Oktay
hocanın vefatını duyan Moskova Kozmik Araştırma Enstitüsünden Prof. Genadiy Besnovatiy-Kogan şöyle diyor: “Oktay, 20-21 asırların en yetenekli Azeri
astrofizikçisiydi, belki de bütün tarihin. O fizikçi-filozoftu, fizikçi-matematikçi
değildi, sırf bu yüzden onun en önemli çalışmaları-en derin fikir ve düşünce
analizlerinin sonuçlarıdır, formül ve uzun hesap yapmalar değil... İyi ki
astrofiziğin yeni bölgesinde çalışmaya başladı, orda çalışmaları çok verimli
oldu. Ayrıca Zeldoviç’in yanında okuyup
çalışabildiği için de çok şanslıydı. Bence
Oktay’ın en önemli çalışmalarından biri Zeldovic’e birlikte
vardıkları sonuç olan Supernova olayı zamanı ansızın
Nötrino ışıması patlaması öngörüsü olmuştur
(1965 yılında öngörüdü, 1987 yılında Magellan bulutunda Supernova
SN1987A patlayış zamanında gerçekten de nötrino
bulundu) Bu sonuç deneysel fizikte Supernova nötrinosu aranması gibi önemli bir branşın
açılışı olmuştur. Diğer mühim iş Kara Deliklerin Çift sistemlerde aranması
olmuştur ve gerçekten de sonuçta Kara Delikler orada bulunmuşlardır... Son
yıllarda biz Oktay`la çok nadiren, o Moskova’ya geldiğinde buluşuyorduk. Onun
ölüm haberi beni sarstı.” Uluslararası Astronomi Derneğinin temsilcisi N. G. Bochkaryov da Astrokuryer
Dergisinde (http://www.prao.psn.ru)16 Nisan 2009 tarihinde şunları yazmış: 24 Mart 2009 tarihinde Oktay Huseynov
hayata veda etti. Astronomi derneği adına, astronomi derneğinin üyesi Oktay Huseynov’un-ünlü astrofizikçi, O, hatıralarımızda bilimin aktif entuziasti, astronomiye adanmış hizmetin örneği, ilginç fikirlerin yazarı, fikirlerini öğrenci ve iş arkadaşlarıyla her zaman paylaşmaya hazırdı, aynı zamanda Azerbaycan ve Türkiye’de bilimin kabiliyetli bir düzenleyicisi olarak anılacaktır... (Rusçadan çeviriler için Leyla Hüseyin’e teşekkür ederim) Onun çalışmalarını ve bilgin kişiliğini bilenler
arkasından böyle diyor ama ya buradakiler? Hocanın yazıları Eğitişim’de
bir süre yayınlandıktan sonra engellemeye çalıştılar, dikkate almadım. Bir bilginin kimseye
borcu yoktur ama başta ülkesi ve yurttaşları olmak üzere bütün insanlığın ona
borcu vardır. Onu ve çalışmalarını tanıtarak ömrünün boşa gitmediğini
göstermek, kadirşinas olmak bir görevdir. Böylesi bilginler sadece ortaya
koyduklarıyla değil, hayat hikâyeleriyle bile öğretici olmayı sürdürürler.
Oktay hocayı anarken bilmemiz gereken onun bize değil, bizim ona ihtiyacımız
olduğudur. Onu minnet ve rahmetle
anıyorum. UYARI: Bu yazının tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi yazının
tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz, başka internet sayfalarında bütün
halinde yayınlanamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan
başlığa aktif link verilerek kullanılabilir. |
|
|
|