|
Eğitişim Dergisi E-Eğitim, Bilim ve Sanat Dergisi Şubat 2007. Sayı: 14 ISSN 1307-1785 |
|
|
|
SOVYETLER BİRLİĞİNİ DÜNYADA EN ÖNE ÇIKARAN VE
ÇÖKMESİNİ EN FAZLA HIZLANDIRAN RUS MUCİZESİ Prof. Dr. Oktay Hüseyin (Guseinov) Akdeniz Üniversitesi (E) |
|
|
1. Yeni Savaş Silahları ve
Yıldızlar Savaşına İlk Adım İnsanoğlunun
Dünyanın çevresindeki kozmik uzaya çıkması, Ayın yüzeyine inip kalkması ve
gezeğenlere cihazları gönderebilmesi bilimin ve özellikle teknolojinin
yaklaşık 30 yıl önceki mucizesidir.
Bilindiği gibi bu yönde ilk önemli adımı Sovyetler Ülkesi atmıştır ve Yuriy
Gagarin’in kozmosa uçuşu, kozmik çağın başlangıcı olmuştur. Kozmosa ilk
insan uçuşu 1961 yılda baş vermişti ve
bu tarihi olay Rus mucizesi adlanır. Bu yıl, bu tarihi olayın 45 ve Gagarin’i
kozmosa uçuran kıtalar arası füzelerin yapımına ilk adımın 60 yılıdır. Ben
teorik fiziğin ve özellikle astrofiziğin çok farklı konularında çalışmış
biriyim. Hiçbir zaman füze konusuna yakın konularda çalışmadım. Ama benim
bilim danışmanım, çok farklı konularda çalışmaları ile Dünyada iyi tanılan,
fizik, fiziksel kimya ve matematik dallarında 27 farklı konuda kitap yazmış,
üç defa Sovyet Ülkesi kahramanı adını kazanmış Yakov Zeldovich (1914-1988) bu
konuda da çalışmıştır. Zeldovich 21 yaşında doktor, 25 yaşında
fizik-kimya konusunda profesör, 35 yaşında (1949 yılında), Sovyet kahramanı
unvanını Katyuşa denilen füzenin üretilmesinde sağladığı katkılardan aldı.
Sonra, Y. Zeldovich, bu unvanı, atom (1954) ve hidrojen (1956) bombalarının
yapımında sağladığı katkılardan aldı. Sovyetler Birliği’nde (1917 – 1992
yılları arasında), Y. Zeldovich gibi, üç kere Sovyet kahramanı unvanını
kazanmış bilim adamı ve mühendis sayısı, sadece sekiz kişi olmuştur. Bunların
içinde, Akademi başkanlarından üç kişi; atom üzere bütün incelemelerin
başkanı fizikçi İ. Kurchatov (1949, 1951, 1954), farklı konularda çalışan
deney yapan fizikçi A. Aleksandrov (1954, 1960, 1973) ve matematik-mekanikçi, jet uçaklarının
dayanıklılığı üzerinde en büyük uzman olan M. Keldısh (1956, 1961, 1971).
Yeni tip uçaklar icat edenler, S. İlyushin (1941, 1957, 1974) ve A. Tupolev (1945, 1957, 1972) gibi temel
ve teknoloji bilimcileri vardı. Diğer ikisi ise Zeldovichle atom ve hidrojen
bombalarını yapan Yr. Hariton (1949, 1951, 1954) ve A. Saharov idiler. (Bu üç
Yahudi kökenli fizikçi içinden, Nobel ödülü almış Saharov bir jübile
makalesinde benim işime büyük değer vermiş, ama ben burada onun bir Türk
insanları karşısı olduğunu kayıt etmek istedim. Türkiye de normal olarak,
düşünülmeden Batıdaki fikirler yayılmaktadır ve böyle olduğundan
Saharov’a da Gorbachov gibi hak etmedikleri saygı
vardır. Gerçekte bu iki kişiye Müslümanların saygısı olması çok yanlış.) Parçacık, çekirdek ve
atom fiziği benim iyi anladığım ve azda olsa çalıştığım konulardan
olduğundan, farklı atom bombalarının yapımından yazmak daha kolay ve mantıklı
olurdu. Ama, Kozmosa Uçuşlarla bağlı
jübile tarihi ve Yıldızlar Savaşı programının Sovyetler Ülkesinin çökmesine
yardımcı olması nedenleri ile, bu yazıya başladım. 1964’ten 1988 yılına kadar
Zeldovich ve onun bazı bombalar üzere çalışan arkadaşları ile tanıştığımdan
(örneğin Hariton, Saharov ve Fizik Nobel ödülü almış Ginzburg V.), onlardan
duyduklarımı da ara sıra kullanmış olurum. Bilindiği gibi Sovyet
sisteminde özel mülkiyet (toprak, fabrika, otel ve benzer) olmuyor ve tüm
kaynaklar (yer üstü, yer altı ve insan) hepsi parti lideri olan tek kişinin
elinde toplanır. Sistemi kuran çoğu zaman fanatik insanlar olur ve kurdukları
devleti dış ve iç düşmanlardan, hırsızlardan ve her tür ziyankarlardan
korumak istiyorlar. Ama, düşmanlar ve her tür pislik gibi adlananlar, hangi
kriterlerle belirlenir? Doğal olarak
bu belirleme yöneticilerin eğitim, bilgi ve kültür seviyesine bağlıdır.
Yıllar geçtikçe eğitim ve bilgi seviyesi artır, ama yeni gelmiş yöneticiler
daha fazla hırsızlık ve Ülkeyi baltalamak özellikleri ile ayrılırlar. Ama bir
şey değişmez olarak kalıyor. Devletin zenginliklerini (insan ve doğal)
istenilen konuya yöneltmek imkanı. Bu da ülkenin çok hızla kalkınmasına ve ya
çökmesine neden olabilir. İkinci
Dünya savaşı sırasında kısa menzilli,
ama çok hızlı ateş imkanı olan “Katyuşa” adlanan füzeleri Sovyetler ve uzun
menzilli büyük FAU füzeleri (Brown füzelerini) Almanlar yaptılar. Savaşın
bitmesi silahlanmanın hızını azaltmadı, çünkü Amerikalıların elinde atom
bombası vardı. Batı ve Doğu blokları arasında atom bombaları taşıyabilen uzak
menzilli füzeler üretme programı başlandı. Sovyetlerde atom ve hidrojen
bombaları üretimleri programından sonra bu en
büyük önem taşıyan program idi. Bu program (5 sayfalık) Stalin
(İosif Vissarionoviç Dzukatşvili,
Gürcü asıllı, 1879 – 1953 yıllarda yaşamış ve 1922 yıldan ölümüne dek
Komünist Partisinin lideri ve daha sonralardan aynı zamanda Devlet ve Genel
Kurmay başçısı) tarafından 13 Mayıs 1946 yılda imzalandı. 1942
yılında katyuşalar seri üretime başlandı ve 1943 yıldan sonra Zeldovich
Sibirya’da atom ve hidrojen bombaları konularında çalışmağa başladı. (Uygun
ortamlarda Zeldoviç’ten ve onun arkadaşları olan bu dehşet saçan silahları
yapan en büyük uzmanların, silahların yapımı ortamından, yerlerinden ve
Devletin en başında olan insanların davranışlarından bir sürü konuşmalar
duymuşum ve sorularıma cevaplar almışım. 70- 80 yıllarda bile bu sohbetler
çok gizli konuşulurdu. Kısa şekilde olsa da bunları bekle de yazdım.) Burada
doğal olarak Rusya arşivleri açılandan sonra gazeteler da yayımlanmış evrakları da kullanıyorum. Stalin
tarafından imzalanmış bu çok önemli ve çok gizli kararın ne şekilde olduğu ilgi
konusu olduğundan onun küçük kısmının Türkçeye çevirisini veriyorum: “Tam gizli olarak” (Özel dosya) Sovyet
Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Başbakanlık Müsteşarlığının Özel bölümüne 24 saat içinde geri verilmeli. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliyi Baş Bakanlığı. Karar No 1017 – 419 tamamen gizli 13 Mayıs 1946 yıl tarihli, Moskova,
Kremlin. Cetlerle silahlanma soruları Füzelerle silahlanmayı, bu konudaki
bilimsel araştırmaları ve deneysel çalışmaları çok önemli problem görerek,
Başbakanlık karar alır: 1-Sovyet
Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği
Başbakanlığına bağlı jetlerle silahlanma problemini çok önemli görerek,
aşağıdaki terkip de Özel Komite oluşturulsun: Malenkov G.M. – başkan Ustinov D.F. – başkan yardımcısı Zubovich İ.G. –başkan yardımcısı …” Malenkov
o zaman Politik (Siyasi Büro) üyesi,
Başbakan (Stalin’in) yardımcısı idi. Stalin onu kendi vazifesine
(Başbakan olarak) yetiştirirdi. Sovyet sisteminin kurucusu olan Lenin’in (Ulyanov
Vladimir İlich, 1870 - 1924) zamanında Başbakan vazifesi, partinin Genel
Başkanından daha önemli sayılırdı. Lenin 1924 yılın ocak ayında, uzun çeken
hastalıktan, ölenden sonra onun yerine Başbakan olarak Buharin getirildi. Ama Lenin hasta olduğundan
1922 yıldan başlayarak, Stalin tüm hakimiyeti kendi elinde toplamağa
başlamıştı ve bunu başarmıştı. Stalin yaşamının sonunda Başbakanlık görevini
Parti liderliğinden daha önemli duruma getirmeyi arzusunda olmuş ve bu iki
görevin bir kişinin elinde olmağını istemiyordu. Bu nedenle de Stalin
öldükten sonra Başbakan görevine Malenkov ve Parti Liderliğine Hrushev
(Kruşçev) getirildi. Ama Hrushev daha güçlü
çıktı ve Başbakan görevini üçüncü önemli görev durumuna saldı.
Hatırlatalım ki Sovyetler Birliğinde önemine göre şu sırada gelirlerdi. Parti
Lideri, Parlamento Başkanı, Başbakan, Parti liderinin ideoloji meseleler
yardımcısı, KGB başkanı, Milli
Savunma bakanı, Dışişleri bakanı, Moskova ve Leningrad illeri parti liderleri
(bu görevlerde çalışanlar mutlak Politik Büro üyesi olurlardı). Bunlardan
sonra Merkezi Komitenin katipleri ve Başbakanın birinci yardımcıları
gelirlerdi. Üstinov Milli Savunma bakanı olmuş. Komite üyelerinden Berg A.İ.
sonralar Akademi üyesi oldu ve bir kere kahraman adı kazandı. Füze üretim
teknolojisi yeni tip uçaklar yapımınkinden çok farklı olduğundan ve çok
önemli diğer işleri yaptıklarından, ünlü uçak proje mühendislerinin hiç biri
bu komitenin üyesi değildi. (Türkiye de ünlü sözü geniş kitle arasında
tanınmak anlamına gelir. Bu bir katil ve hırsız da olabilir. Böyle insanlarla
gurur da duyulur. Ama Sovyetlerde bu yasak idi. Ünlü insan olarak tanınanlar, ülkesi ve milleti için büyük ve Dünyada
saygı ile karşılanan işler yapanlar olurdu. Bende ünlü sözünü bu anlamda
kullanıyorum.) Füze
üretimi ile bağlı olan işleri Stalin direkt olarak kendi kontrolünde tutacağı
da, kararda altı çizilerek yer
alıyordu. Komite, bizzat Stalin’in kendisine, muntazam surette, plan ve programları, her üç aylık
mali ayrılmaları rapor etmeli idi. Bu kararda Dört çok büyük bilimsel
araştırma merkezlerinin oluşturulmasının yönergesi verilmişti: 1. Füzeler; 2.
Füze muharrikleri; 3. radyo bağlantı cihazları; 4. jiroskoplar üretimi. Kararda kongre
meseleleri de yer almıştı: Füze deneme poligonlarının yerlerinin
belirlenmesi, Alman FAU füzelerinin bulunmuş kalıntı ve parçalarında 10 tane
A -4 (FAU-2) füzesi yığmak, özel
amaçlı ekseri birliklerin kurulması ve bir çok diğerleri. Özet
olarak karar, bir büyük skalada ülkenin
seferberlik planı idi. Bu plana göre,
büyük ve çok karmaşık bilim ve teknik meselenin çözümü için intelek (müdrike)
gücünü, finans imkanlarını ve sanayini
konsantrasyon edilmeli idi. Unutmamak
gerekir ki bu yıllarda atom bombası programı Sovyetler birliği için bir
numara olarak kalırdı. Fiziki - kimyacı Semyonov N.N. zincirleme kimyasal
tepkimeleri oluşturduğu için Nobel ödülü
ve iki kes Sovyet kahramanı adı almıştı (1966, 1976). Üç kere kahraman Hariton ve Zeldoviç 1939 yılda zincirleme
atom tepkimeleri konuda ilk teorik makalelerini yazmışlar. Ama Amerika da
teorik fizikçi Oppenheimer Robert başçılığın da 1945 yılda atom bombası
yapılmış ve Japonya da kullanılmıştı.
Doğal olarak Sovyetler tüm gücünü atom bombasının üretme imkanını bulmak ve
üretimine geçmeye serf ediyordu. Sovyetler Birliyi Atom bombasını 1949 da ve hidrojen
bombasını 1953 yılda elde etti. Çok ilginçtir ki Sovyet atom ve hidrojen
bombalarının üretiminin başında duran üç teorik fizikçiler, her biri 10 yıl
yaş farkı sırası ile, Hariton,
Zeldovich ve Saharov, Oppenheimer gibi Yahudi kökenlidirler. 2. Korolyov’un R -7 Füzesi. Aynı 1946 yılda Doğu
Almanya da büyük bir Bilim merkezi organize edildi. Bu merkezinde ürünlerini
ve fikirlerini denemek için, merkeze
bağlı olan bir fabrikası vardı.
Kısa zamanda merkezde çalışan Sovyet
uzmanlarının sayısı 700 e ve alman çalışanlarının sayısı yaklaşık olarak 6000
ulaştı. Bu merkezin çalışması sonucu,
bir buçuk yıl geçmeden, deneme için 11 tane A -4 (FAU-2) markalı
füze hazırlandı. Bir yılda bundan sonra, 10
Ekim 1948’de, Hazar denizinin
güneyinde yerleşen, Astrahan iline bağlı olan, Kapustin Yar uçuş alanından
Sovyetlerin kendi (Almanlarla ilişkilı olmayan) R – 1 markalı füzesinin uçuşu
denendi. (R- Roketa -Füze sözünün birinci harfi dır.) Bu da Sovyet
uzmanlarının çok büyük hızla Alman teknolojisinin sırlarını öğrenmiş ve çok
büyük hızla ilerlemelerinin göstergesi idi. Almanya’nın
yenilmesinden hemen sonra,
Werner fon Brown (Alman FAU -2 sinin baş proje mühendisi) Amerika’ya götürülmüştü
ve yeni tip Füzeler üretiminde çalışıyordu. Bunu ve Amerikanın ekonomik ve
teknik imkanlarını göz önüne alsak, füze üretiminde Sovyetlerin önde olmasına
inanmak imkansız olurdu. Ama Sovyetler birliyi çok ireli gitmişlerdi, bu da
tüm kaynakların gerekli konulara yöneltilmesi imkanının ve çok ciddi şekilde
çalışmaların sonucu idi. Aynı zamanda da bu, eski liderlerin ciddi olarak
çalışmalarının ve uzmanlar için güzel imkanların oluşturulmasının sonucu idi.
(O zamanlar KGB başkanı Beriya bile Zeldoviç ve arkadaşları ile çok saygı ile davrandığını biliyorum.
Stalin ve Beriya, çok gaddar olmaklarına rağmen (Lenin ve diğer çok sayıda
devrimciler çok kadar olmuşlar), kesin biliyorlardı ki, örneğin Bakan
görevine insan bulmak, büyük bilim adamı elde etmek den çok daha kolaydı.)
Böyle çalışma sonucu Sovyetler Birliyi ilk kıtalar arası Füzeleri elde etti
ve 4 Ekim 1957 yılda ilk uydunu Dünya yörüngesine fırlattı. Daha sonra 12 Nisan
1961 yılda, Yuriy Gagarin, ilk insan olarak Kozmosa çıkarıldı. Bu
zamana kadar 99 Sovyet ve Rus
astronotu (Rusça- kosmanaftı) Dünyanın dışına çıkarak görev yapmışlar. Doğal
olarak Yuriy Gagarin’den önce ve sonralarda deneyler amacılı olarak hayvanlar
ve bitkiler kozmosa fırlatılmışlar. Rus mucizesi olarak astronot uçuşlarının
ilk devri adlanır. Sovyetler Birliğinde Milli Savunma Bakanlığına bağlı fabrikalarda
genelde seri üretime hazır olan silahlar yapılırlardı. Yeni projelerin
üretilmesi ve gerçekleşmesi, çok büyük
mali imkanları olan, Makine Yapma
Bakanlığına bağlı, çok sayıda büyük
gizli bilim-üretim birliklerinin ve fabrikalarının görevi idi. (Bu Bakanlığın adı hiç de
Savunma Bakanlığına benzemiyor. Gerçek de bu da Savunma Bakanlığı idi. Bu
oyun, Savunmaya yapılan masrafların az gözükmesi için yapılmıştı. Gerçekte
Savunma masrafları Milli Bütçenin % 30’unu aşmıştı.) Aşağıda
o zamanlar bu Bakanlığın Birinci Bakan Yardımcısı olan Sovyet Kahramanı
Boris Balmontom’un yeni yayımlanmış yazısından bazı bölümleri
kullanarak yazıyı devam ediyorum. Yukarıda yazdığım gibi Sovyetler Birliğinin elinde
hiçbir tane de uçuşa hazır şekilde
olan FAU -2 Füzesi yok idi. Ama Amerikalılar 100 böyle füzenin parça ve
bağlantılarını New Mexico eyaletinde ki Füze deneme merkezi White Sendse
getirebilmişler. Onlar bu Füzelerden birini 1946 yılının Mayısında
uçurmuşlar, yani iki buçuk yıl Sovyet
Füzesi R -1’den önce. FAU -2 Füzesini ise Sovyetler Ekim 1947 yılda
uçurmuşlar. Ve ilk R -1 Füzesi uçandan
sonra çalışmalar pratik olarak tamamen Almanların iştiraki olmadan devam etmiştir.
Doğal olarak kıtalar arası Füzeler içi en önemli
amaç, ağır atom bombalarını hedeflere ulaştırmak idi. Bu meselede, rekabet yalnızca ülkeler arasında
değildi. Çok sert rekabet Sovyet füze üreten firmalar arasında da var
idi. Başbakanlığın 20 Mayıs kararı ile R -7 füzesinin işlenmesi Korolyovun
Deneme Konstrüksyon Bürosu -1‘e verilmiştir. (Başta adlarını
verdiğim en ünlüler gibi, S.P.
Korolyov da Akademi üyesi idi. Kahraman adlarını 1956 ve 1961 yıllarda
kazanmış ve Sovyet füzesi babası sayılır.) İki diğer kıtalar arası, kanatlı
füzelerin işlenmesi ünlü Lavochnikov (daha hafif olan “Burya” – Tufan tipli
füze) ve Myasishevski (ağır füze)
Konstrüksyon Bürolarına havale edilmişti. O zamanlar Devlet başçılarının planlarında uzaya
uçuşlar hiç yok idi. Ama
Korolyov üretilen savaş
füzelerini modernize ederek, idare
edile bilen, Uzay gemilerini de düşünüyordu. Mayıs 1954 yılda o, Ustinova
birkaç ton ağırlıkta olan Uyduların Dünya yörüngesine çıkartmak planlarını
takdim etmişti. Bu yazıda insanların
Uzayda uçmak ve çalışmak imkanlarından da yazıyordu. Korolyov’un
bu fikrini Keldış destekledi. “Burya” adlı füzenin ilk uçuşu 1957 yıl 1 eylül da
gerçekleşti ve başarısız oldu. 1960 yılın sonuna kadar bu tip füzelerin 18
uçuşu denenmiş ve bunlardan 8
başarısız olmuşlar. Burya
füzeleri görünüşü ile, üçken şekilde
kanatları olan, uçağı hatırlatıyordu.
Kanatların altında, iki taşıtıcı füze yerleşirlerdi ve sırası ile,
yakıtları bitenden sonra,
ayrılırlardı. Daha sonra, yaklaşık 17.5 km yüksekliye ulaşmış füze,
kendi tepkili motörünü ve yakıtını kullanarak uçuyordu. Bu tip füzenin son modelleri, Hazar denizinin
güzeyinde yerleşen Vladimirovka uçuş alanından, Kamçatka’ya (Rusya’nın tam
doğusunda yarım ada.) ulaşarak
R-7 Füzesinin biraz eski modeli R -5M, 1956 yılda atom bombası taşıyarak
korkunç bir denemeden çıkmıştı. Eski Stalingrad, şimdiki adı ile Volgograd ın Korolyovun ünlü R -7 Füzesi devamlı modernize
olunarak ve değişen amaçlara hizmet ederek devam etti ve ediyor. Dünyada
herkesin duyduğu “Vostok” ve “Soyuz” ( Doğu ve Birlik ) R -7’nin modernize
olunmuş halleridirler. Bu günde Dünyanın yörüngesine yük taşıyan ve idare
edilen gemilerde onlardır. Örneğin
2005 yılda kozmosa 26 taşıyıcı- füze çıkış yapmışlar. Bu yaklaşık Dünyadan
kalkan füzelerin yarısı idi. Dünya yörüngesine kozmos da çalışmak için 35 cihaz çıkarılmıştır. Bunlardan 14
di Rusya Devletinin gerekli işlerini
yapmak için. Doğal olarak bilimin ve teknolojinin hızla ve
güçlü şekilde gelişmesi beni çok sevindirir. Amma bunlar tüm insanların
sağlığına ve ekonomik durumuna yardımcı olursa ve özellikle kendi halkına. Ama bu her zaman böyle olmuyor. Allah tarafından halklara
verilen zenginlikler bile ( petrol, doğal gaz, balık ve tüm doğanın
zenginlikleri ), örneğin, Kafkasya,
Orta Asya ve diğer doğal zenginlikler bol olan yerlerde.
Buralarda insanların bazıları milyon
dolarları para olarak saymıyorlarsa
da, nüfuzun yarısının ekmekle domatesi
bile, doyunca yemek imkanları yok.
Böyle olduğunda, insanların
vatana ve liderlere sevgileri çok
fazla artıyor ve durumlarının kötü olmasını,
dış düşmanlara bağlıyorlar. Sovyetlerde de benzer durum vardı.
İnsanlar çalışıyor di, paralar daha fazla atom bombaları, füzeler ve diğer
silahların üretimine gediyor di. Ülke güçlü oldukça liderlere saygı artıyor
di. Ama genelde Ruslar silahlanmayı
çok sevseler de, kendi durumlarını kritik şekilde tartışmağı severler.
Medyada ve kültür alanında çok sayıda
Yahudi ve Ermeni olması, çok sayıda siyasi fıkraların ve insanları uyandıran
sahneler ortaya çıkırdı. Bu fıkraları yayılması da, yurt dışından destek
alırdı. 3. Yıldızlar Savaşı
Devri. “Buranlar” – Kar Fırtınaları 1972’ yılında Amerikalılar “Space Shuttle“- uzay
gemisi programı üzerinde çalışmalarını ilan ettiler. Sovyet uzmanlarının
hesaplamaları gösterdi ki Uzaya çıkmak için yararlı olan kıtalar arası füze sistemlerinin bu yolla
geliştirilmesi ekonomik olarak elverişli değildir. Ama askeri alanda önde
olmak, diğer ülkelere akıl ve yüksek yaşam seviyesi ile değil, güç ile
baskı yapmak daha kolay. Diğer yandan ülkenin
insanları da ekseri gücü daha
fazla önemsiyorlardı. Amerikalıların Shuttle lerinin Sovyet füzelerinden bir üstünlüyü
olacaktı. Onlar daha manevra olacaklardı ve kozmosta
uçarken, bir anda yönünü değiştirip,
Moskovanın üzerine gelerek Kremlini vura bilirlerdi. Böyle bir atom
bomba patlayışı korkunç bir olaydı.
Üst yüzey bilim ve teknik uzmanları bu tehlikeyi Ustinov ve Brejnev’e
anlatmağa çalışıyorlardı. Sonuçta Shuttle benzer uzay gemilerinin üzerinde
çalışmaların başlanmasının gerekli olduğuna Akademinin Başkanı Keldış ve Savunma Bakanı Ustinov vardılar. (
Sovyetler Devletinde bilim üretimi ağırlıklı olarak akademinin çok sayıda ve
çok büyük enstitülerinde ( bilim merkezlerinde ) gerçekleşirdi. TÜBİTAK
toplam olarak oradaki büyük bilim merkezlerinin biri ile kıyasta bile, büyük sayılmaz ve
yapabildiği işlerle ise, kıyaslamak bile doğru olmaz. Orada Akademi başkanı
Ülkedeki tüm bilim ve teknolojini koordine eden kurumun başında sayılırdı.
Akademi başkanı aynı zamanda, Parlamentoda ve parti başkanlığında bilim ve teknoloji
gruplarının başkanı görevini yapıyordu.)
Keldış Sovyetlerin parti lideri olan Brejneve mektup yazarak Shuttle
benzer çok kez kozmosa uçup dönebilen gemilerin üretilmesinin önemini
anlattı. Bu da 1976 yılda böyle gemilerin üretilmesine yol açan, gizli kararın çıkmasına neden oldu. Şimdi yazılanlara göre, Shuttlenin savaş hedefi olan yeri vurmak
için manevra başlaması ve hedefe ulaşması arasında 4 (dört ) dakika zamanın
geçmesi gerekirmiş. Diğer yandan, atom bombası taşıyan füzeleri ile yüklenmiş savaş gemileri, Sovyetler ülkesinin dört bir yanında
yüzüyorlardı (Aynen Amerika çevresinde Sovyet gemileri yüzdükleri gibi.) Ve bu gemileri kullanarak atom bombasını
(Burada ben hep atom bombası sözünü kullanan zaman onun çeşitlerinden söz
etmiyorum, ama onların farklı amaçlı ve farklı güçler de olduklarını
okuyanlar bilmeliler.) Moskova ya 5 (beş) dakikada ulaştırmak imkanı vardır.
Burada verilen zamanlar füzelerin hedefe yöneltilmesi hazırlığının belirlenme
(keşfetme) imkanından sonraki sürelerdir. Ama Shuttel tipli gemilerin savaş
amaçlı, çok farklı imkanları da vardı. Ama olan olmuştu. Brejnev kararı imzaladıktan
sonra idare edilen (pilotluk yapılabilen) ve defalarla kozmosa uçabilen uzay
gemileri yapımına yönelen işlerde, yaklaşık 15 yıl içinde, bir milyondan fazla
insan çalıştı. Bu işlere katılan kurum ve fabrika sayısı
1200 (bin iki yüzü aşıyordu).
(Türkiye’de böyle konuşmalara çok fazla rast gelmek olur: Türkiye Dünyada en
büyük süper güç olabilir. Buna liderlerimiz ve Türkiye de yaşayan mason
grupları imkan vermiyorlar.) Her bir “Soyuz” (Birlik) tipli uzay gemisinin
uzaya kaldırılması, ortalama olarak
Sovyet halkına maliyeti 65 milyon
dolar idi. Uçuş için yeterli kader güvenli olmayan Shattle’nin, her bir
uçuşunun maliyeti 500 – 600 milyon dolar idi. Kullanış için gerekli olan ve
kozmosa kaldırılan yükün bir kilosunun masrafı, Amerika’ya Sovyetlerinkinden
2 -3 daha fazla idi. Bunun nedeni onların daha kötü çalışması değildi. Onlar
her bir çalışana ortalama olarak 3 – kat daha fazla para ödüyorlardı. (Bu iş hep böyledir. Bir ülke içinde bile.
Örneğin Bakü’de ortalama olarak İngiliz firması, Türk firmasından 2-3 defa ve
Azerbaycan firmasından 5 kere daha fazla ödeme yapıyor.) Sonuç da hem
Amerika, hem de Rusya kozmosa 30 ton gerekli yükü taşıya bilen gemileri elde
ettiler. Ama bu kader çok yük taşıyan gemilere şimdi gerek kalmadı (ikinci
süper güç çöktü). Kazanan olarak
Japonlar oldu. Onlar uzay bilimlerini ve teknolojisini çok geliştirdiler ve
çok daha az masraflarla. Sovyetlerin Tufan tipli füzeler üzere çalışmaları,
adına benzer olayla, Sovyetler Birliğini dağıtmağa yardımcı oldular.
Zamanında, büyük “Buranın” meselelerini kısman çöze bilen ve çok daha düşük
maliyeti olan, mini “Buran” üretimi planı da olmuştu. Ama bu mini “Buran”
(kütlesi sadece 22 – 24 ton olan) planı kabul görmemişti. Bu tür, mini uzay
gemilerini, daha küçük ve ucuz olan “Proton” füzelerinin modernize olunmuş
türleri de kaldırabilirlerdi. Yuriy Gagarinin
kozmosa uçtuğu günden şimdiye
kadar, Dünyanın çevresine 99 Sovyet ve
Rus astronotu- kosmonaftı gitmiştir. Bu güne kader Dünya çevresinde olmuş insanların ve Aya gedenlerin sayısı 440
olmuş. Bildiğimiz gibi Amerikalılar Ayın yüzeyine yenmeği ve sonra da oradan
kalkarak Dünyaya dönmeyi becerirler. Sovyetler de ayın yüzeyine yenmeyi
biliyorlardı ama kalkmağı bilmiyorlardı. Ama Ayın yüzeyine yendirilmiş mekanizmaları- makineleri (Örneğin Lunoxod
– Ayda gezen) çalışırlardı. Bunları tamir etmek ve bazı parçalarını
değiştirmek gerekirdi. Bu yakın yıllarda duyduklarıma ve okuduklarıma göre,
bazı gönüllü uzmanlar bu işleri yapmak
için kesin ölümü göz önüne alarak Aya gediyorlardı. Ama bunları gerçekten
olduklarını kesin bilemiyorum. Zaten böyle bilgiler çok gizli tutulardı.
Herkes biliyor ki, füze uçuşa kalkan ve uzay gemisinin (ve ya uyduyu) Dünya yörüngesine çıkartılmasına
kadar, çok sayıda arızalar oluyor ve astronot adayları ölürler. Bu insanların
adları gizli olarak kalırdı. Ama Sovyet astronotu Komarov Dünya yörüngesine kalktığı için adı
duyuruldu (böyle uçuşların haberleri sabahtan akşama kadar verilerdi) ve
sonra arıza sonucu uydu yörüngesini değişerek Dünyadan ebedi olarak uzaklaştı. 4. Uluslararası Uzay İstasyonları Bilindiği gibi, uzay araştırmaları çok masraflı
olduğundan, düşman ülkeler bile benzer konular da müşterek çalışmaları tercih ediyorlar. Uzun
yıllardır idare edile bilen termonuklear tepkimeleri konusunda ki
araştırmaları ve kozmik neytrino kayıt etmek çalışmalarını Amerika ve
Sovyetler Birliği (şimdi ise Rusya)
müşterek yürütüyorlar. Bu ülkeler birlik de, Uluslararası Kozmik İstasyonunu
kurmağa başladılar. Ama şimdi, bu istasyonun planlandığı ve yapımı başlandığı
şekilde, pek iyi olmadığını hem bazı
Amerika ve bazı Rusya uzmanları tartışmağa başlamışlar. Örneğin Amerika
da, böyle bir istasyonu yalnızca
astronotların gedişi ve birlerinin diğerlerini değişmesi için, pek karlı olmadığını biliyorlar. Diğer
yandan, bu istasyon, uyduların ve onların içinde çalışan
cihazların tamiri için pek uygun değil.
Böyle nedenlerle de çok masraflı olan Uluslar arası Uzay İstasyonunun
gerekliği kuşku uyandırmıştır. Ama ortada bir Uluslararası anlaşma var ve böyle projeyi durdurmak çok
zor. Benzer şeylere her bir ülke içindeki projeleri araştırsanız rastlaşa
bilirsiniz, özellikle bilim ve teknoloji açısından az gelişmişlerde.
Yetkililer böyle yanlış işlerin sürdürülmesinin devamını hep desteklerler,
çünkü kendi prestijleri ve işlerinde ilerlemeleri, Devlet parasından çok daha
önemlidir. Böyle yollarla Ülkede ve Dünyada tanınmak ve saygı görmek çok daha
kolay. Dünya yörüngesine çıkarılan her bir uydunun,
tüm kullanış zamanı boyunca, gerekli
yörüngede tutulması lazım. Ama çok seyrek de olsa, oradaki gazların
oluşturduğu sürtünme küveti,
Dünyanın kütle çekim küvetinin
basit olmayan etkileri ve uydunun şekli ile bağlı olan bazı küvetler, onun
yörüngesini yavaş – yavaş değiştirir.
Bu etkileri zaman - zaman aradan kaldırmak da ek masraflar gerektirir. Yörünge ye
gerekli düzelişler yapılmazsa, uydu Dünyanın atmosferinin daha yoğun
katlarına girerek yanar. Ama uydu büyükse, onun parçaları yer üzerine düşerek
tehlike yaratırlar. Örneğin
Amerikanın, kütlesi 77 ton olan, Skyleb
adlı uzay istasyonu, Avustralya kıtasının batısın da, nüfuzu az olan
bölgeye düşmüştü. Uluslararası Uzay İstasyonun şimdiki kütlesi 180 tondur ve
benzer olay baş verse, çok daha büyük tehlike ile yüzleşebiliriz.. 5. Aya
İnsan Uçuşları Biliyoruz ki insanların bazıları karnını ekmekle
doydurmağa uğraşır, diğerlerinin yemek, ev ve gezmek gibi ihtiyaçlarını
kolayca giderir. Müzik, dans ve spor
türleri her toplumun ilgisini çekse de, toplumların bunlara olan ihtiyacı aynı değil. Daha da
fazla farklar toplumların temel bilimlere ve yeni teknolojiler üretimi
isteklerindedir. Bu büyük istek Yahudileri, Japonları, İngilizleri, Almanları
ve bazı diğer Avrupa milletlerini,
Dünyada saygılı ve zengin yapmıştır. Füzeler üretmek ve kozmosa çıkmak
o kadar masraflı ki, insanların bilgilere ihtiyaçlarını gidermek için, böyle projeler işe koyulmaz. Böyle
projelerin hepsinin gerçekleşme kaynağı, yeni askeri silahların üretilmesi ve
savaşlardan galip çıkmadır. Şimdiki zaman kıtalar arası füze ve atom
bombaları sayısı açısından Rusya Amerika den geride değildir. Ama kalite
acısından geridedir. Böyle durum yaklaşık olarak 20 yıl bundan sonraya dek
devam edecek. Uzun Yıllardır Ayda bir uzay üs kurmak dan söz edilir. Ekonomi açıdan idare edilen termonuklear
istasyonlar için yanacak olan Helyum – 3 izotopunu Aydan getirmek, yerde toplamaktan
(üretmek den) daha ucuz başa gelir. Ama böyle amaçlı istasyonun çalışmasına
çok zaman vardır. Bekle de yaklaşık 100 yıl. Bilindiği gibi,
termonuklear tepkimelerin oluşması için yaklaşık 10 milyon derece
sıcaklığı elde etmek gerekir. Ama bu zorluğu Amerikalılar, yaklaşık
25 yıl bundan önce aştılar.
Termonuklear tepkimeleri de idare ede
bildiler. Ama alınan enerjinin
maliyeti, giderin üzerinde oldu. Burada bilimsel açıdan çözülmemiş bir önemli
problem kalmasa da, teknik açıdan çok zor problemlerin çözülmesi gerekir.
Yaklaşık 40 yıl önce Sovyetler de
havyarı, kimyasal yollarla elde ettiler. Aynen balığın ki gibi
olmuştu, ama maliyeti çok fazla. Şimdiki zaman fizikçiler için, altını yapay yollarla elde etmek zor bir
mesele değil, ama yene de maliyeti
daha fazla olur. Önemli deneyler yapan
zaman, örneğin kozmik neytrino detektörleri, için yüz tona yakın, altından
paha olan galyum elementi kullanılır.
Bu da bilimsel işlere büyük para
masrafına alışık bir şey olduğunu gösterir. Ama Ayda uzay üs kurmak ve
ya Marsa yenip – kalkmak, ülkenin ekonomisini çökeltecek kader çok para
gerektirir. (“Buran” projesine benzer.) Bunu göz önüne alan “Rusya- kozmosun”
başkanı, Ayda Uluslararası üs kurma programına çekintili bakıyor. Aynı
projeni Amerikanın Kozmik Araştırma Merkezinin başkanı Longston da, Aya insanlı uçuşları desteklemiyor. Şimdiye kadar uzaya kalkmış 440 astronot olmuş.
Şimdiki zaman Rusya da uzay programı üzere çalışan astronot sayısı
38’dir. Bu sayıya, önceler uçmuş olanlar, uçmamışlar ve eğitim alanlar da
dahildirler. Avrupa kozmos acentesine kayıtlı olan insan sayısı 12’dir, ama Amerikanın NASA’sında
95 astronot vardır. Uluslararası Uzay İstasyonunda son 5 buçuk yılda,
11 ülkeden 116 astronot olmuş.
Bunlardan ikisi: Rus Vinogradov
P. ve Amerikalı Williams J., simdi orada çalışıyorlar. 1971
yıldan sonra, uzayda uzun zaman çalışan 6 “Salyut” (Top ile selamlamak-
alkışlamak) tipli ve bir “Mir” (Barış) tipli istasyon Sovyet çalışmışlar. Bilindiği
gibi, ilk kozmosa uçan büyük hayvan Layka (Havlayan) adlı köpek
olmuştu. Layka’nın başına neler geldiğini bilmiyoruz. Ama o Dünyada tanındı
ve ona şiirler bile yazıldı (örneğin
böylesi: Layka yapıyor ham – ham, bizler alırız ilham.) Daha
sonra Gagarin uçtu ve yaklaşık bir
saat kozmosta kaldı. Uçuştan önceden,
onun kozmosta olacağı zaman, Hruşev’le telefon konuşması ve Dünyaya seslenmesi kasete ye
yazılmıştı. Doğal olarak uydu Dünya yörüngesine çıktıkta bu kasetteki yazı
seslendirildi. Sonralar bildik ki, çok genç ve sağlam Gagarin Füze yerden
ayrılan zamandan kendini kayıp etmiş
ve ininceye kadar yalnızca küfürler yağdırmış. İlk uçuşlara dayanaklı olmak
çok zor olmuş. Sonralar kozmosa ihtiyar bile gitmişti. Şimdiki zaman, uydular
ve kozmik istasyonlar çok sayıda savaşla bağlı olmayan meseleler çözüyorlar:
İletişim, televizyon görüntüleri, hava durumu tespitleri, gemilerin izlenmesi
ve yöneltilmesi, Dünyanın yüzeyinin ve iç katlarının öğrenilmesi, olabilecek
depremlerin izlenmesi, Dünyada yapılamayan
bilimsel çalışmalar ve diğerleri. |
|
|
|